Forum ana sayfa İÇTİHAT PAYLAŞIM FORUMLARI Yargıtay Kararları Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları NAFAKA BORCU İÇİN FAZLADAN YAPILAN ÖDEMENİN İSTİRDAT DAVASI İLE GERİ ALINACAĞI

NAFAKA BORCU İÇİN FAZLADAN YAPILAN ÖDEMENİN İSTİRDAT DAVASI İLE GERİ ALINACAĞI


teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 20614


T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2018/3443
KARAR NO: 2018/7987
KARAR TARİHİ: 13.9.2018

>İCRA MÜDÜRLÜĞÜ HACİZ İŞLEMİNİ ŞİKAYET--HACİZLERİN KALDIRILMASI--NAFAKA ALACAĞI NEDENİYLE BORÇLUNUN MAAŞINA HACİZ KONULMASI


2004/m.361

ÖZET : İlamda hüküm altına alınan nafaka alacağının tahsili amacıyla başlatılan takipte, dosyaya herhangi bir ödemenin yapılmadığı, alacaklı vekilinin talebi üzerine icra müdürlüğünce yasa ve usule uygun olarak, borçlunun maaşına haciz konulduğu, şikayet tarihinden önceki tarihlerde maaşından bir kısım kesintilerin yapılarak dosyaya gönderildiği ve bu tahsilatların da bir kısmının alacaklı vekiline ödendiği, alacaklıya ödenmeyip icra dosyasında bekleyen bir kısmının ise borçluya iade edildiği, şikayet konusunun, alacaklıya yapılmış olan ödeme kısmına dair olduğu tespit edilmiştir. İcra müdürünün şikayetten önceki haciz işlemleri yasal zorunluluktan kaynaklandığı için, kesintilerin İİK. 361. md.sinin uygulanması suretiyle geri alınması mümkün değildir. Anılan istemin borçlu tarafından genel mahkemelerde açılacak bir istirdat (geri alma) davasında tartışılması gerekir.O halde, mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekir.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Alacaklının sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan ilamlı icra takibinde şikayetçi borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; takip dayanağı ilamın yargılaması sırasında mahkemenin ara kararı ile hükmedilen tedbir nafakasının, boşanma davasının reddine karar verilmesi nedeniyle, ret kararının kesinleştiği 09.09.2006 tarihi itibariyle sona ermesi gerekmesine rağmen, alacaklı tarafından icra dosyasından yapılan maaş kesintilerine devam edilerek tahsilatlar yapıldığını, borçlunun icra müdürlüğüne yaptığı, maaş üzerindeki haczin kaldırılması ve takip dayanağı ilamın kesinleşmesinden itibaren yapılan kesintilerin İİK'nun 361. maddesi gereğince borçluya iade edilmesine dair talebinin icra müdürlüğünün 17.12.2014 tarihli kararı ile reddedildiğini ileri sürerek icra müdürlüğünün ret kararının iptali ile fazladan tahsil edilen paraların borçluya iade edilmesini istediği, mahkemece, şikayetin kabulüyle icra müdürlüğünün 17.12.2014 tarihli işleminin iptaline ve bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Mahkemece hükme esas alınan 03.11.2015 havale tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde; 20.01.2006 tarihinde açılan boşanma davasında, 09.3.2006 tarihli ara kararla alacaklı lehine aylık 125,00 TL tedbir nafakasına hükmedildiği, 06.9.2011 ile 16.9.2014 tarihleri arasında geçen sürede borçlunun maaşından kesilerek tahsil edilen 4.605,00 TL'lik tutarın icra dosyasında blunup alacaklıya ödenmemiş olması sebebiyle icra müdürlüğünce borçluya iade ediliği, ancak boşanma davasının reddine dair takip dayanağı ilamın kesinleşme tarihi olan 09.9.2006 ile 04.8.2011 tarihleri arasında yapılan tahsilat toplamı olan 7.500,00 TL'nin alacaklıya ödenmiş olup icra dosyasında bulunmadığı ve bu tutarın da borçluya iadesi gerektiğinin mütala edildiği görülmüştür.

İİK'nun 361. maddesi gereğince icra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği, yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır.

Anılan madde hükmü, ilamlı veya ilamsız tüm icra takiplerinde, her ne sebeple olursa olsun, borçludan fazla para tahsil edilen her durumda uygulama yeri ve alanı bulunan, özel bir hükümdür. Buna göre, icra daireleri, hesaplama sonucunda fazladan tahsil edildiği ortaya çıkan tutarları, ayrı bir mahkeme hükmüne gerek olmaksızın, borçluya geri vermekle yükümlüdürler. Açıktır ki, burada, icra müdürüne kanun tarafından verilmiş, özel bir görev ve daha da önemlisi cebri icra gücünün kullanılması kapsamındaki bir yetki söz konusudur. İcra müdürü, dayanağı ve şekli ne olursa olsun, girişilmiş bir icra takibinde, borçludan tahsil edilen paranın, tahsili gerekenden daha fazla olduğunun (veya yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğunun) hesap sonucunda belirlediği durumlarda, cebri icra gücünü kullanarak, fazla tahsilatı borçluya geri verecektir(HGK'nun 2009/17-242 E., 2009/290 K. ve 24.06.2009 tarihli kararı). Şu halde İİK'nun 361. maddesi hükmünün uygulanabilmesi için icra dairesince borçludan "tahsil edilmiş" bir para mevcut olmalıdır.

Somut olayda, ilamda hüküm altına alınan nafaka alacağının tahsili amacıyla başlatılan takipte, dosyaya herhangi bir ödemenin yapılmadığı, alacaklı vekilinin talebi üzerine icra müdürlüğünce yasa ve usule uygun olarak, borçlunun maaşına haciz konulduğu, şikayet tarihinden önceki tarihlerde maaşından bir kısım kesintilerin yapılarak dosyaya gönderildiği ve bu tahsilatların da bir kısmının alacaklı vekiline ödendiği, alacaklıya ödenmeyip icra dosyasında bekleyen bir kısmının ise borçluya iade edildiği, şikayet konusunun, alacaklıya yapılmış olan ödeme kısmına dair olduğu tespit edilmiştir.

Bu açıklamalara göre, icra müdürünün şikayetten önceki haciz işlemleri yasal zorunluluktan kaynaklandığı için, kesintilerin İİK'nun 361. maddesinin uygulanması suretiyle geri alınması mümkün değildir. Anılan istemin borçlu tarafından genel mahkemelerde açılacak bir istirdat (geri alma) davasında tartışılması gerekir.

O halde, mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.


SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

CoskunISIKDEMIR Kullanıcı avatarı
Editör

Mesajlar: 468
Konum: Fethiye/MUĞLA



Karardan anladığım tüm nafaka alacakları için geçerli olmayıp icra dairesinin hesap hatası veya yanlışlıkla fazladan para ödemiş olması söz konusu olmadığından boşanma davasının reddedilmesi nedeniyle nafakanın hükümsüz kaldığı ve bu nedenle istirdat davası ile geri alınması gerektiği...
above us only sky...


Dön Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları