Forum ana sayfa EMSAL KARAR TALEP FORUMLARI Miras Hukuku İskan tapusu ve şerh

İskan tapusu ve şerh

Miras, Kanuni Mirasçılar, Veraset İlamı, Muris Muvazaası, Vasiyet, Miras Sözleşmesi, Reddi Miras, Saklı Pay, Tasarrufun İptali, Iskat, Tasarruf Nisabı, Tereke...

Mesaj 19 Ara 2018 16:11
M Fatih Site Üyesi

Mesajlar: 1


İyi günler. Benim Dedeme ve kardeşlerine zamanında iskanen verilen tapulara 1970'li yıllarda gelen kadastro çıkarılan tapulara dedemin adını yazmıyor(Akrabalar tarafından verilen rüşvet vs. sebeplerle). Daha sonra annem ve dayım 1995 yılında haklarını arıyorlar. Tapu genel müdürlüğüyle bir kaç resmi yazışma yaptıktan sonra yanlışlık olduğu Tapu genel müdürlüğünce de anlaşılıyor. Tapuya Dedemin tüm mirasçıları şerh olarak düşülüyor fakat asıl tapuya isim yazılması için mahkemeye başvurulması gerektiği söyleniyor. Fakat ne yazık ki o dönem mahkemeye falan gidilmiyor. Bugün baktığımızda tapudan şerhin kaldırıldığını gördük. Tapu il müdürlüğünde sorduğumuzda şerhin bir süresinin olduğunu söyledi bize. Resmi yazışma yaptığımızda ise 1995 yılında verilen cevaplara ve belgelerede istinaden ya taraflarla anlaşmamızı yada mahmekeye başvurmamızı söyledi. yalnız hangi avukata sorduysak başta çok olumlu cevaplar alsakta sonradan muammada kaldılar. Hatta kadastroda isminiz olmadığı için kazanamayız diyen bile oldu. yalnız iskanda adımız var ve şerh düşüldüğüne dair yazılı belgeler. Hata olduğunu ifade eden birçok yazılı resmi belgemiz var. Bu tapulara mahkeme yoluyla ismimizi yazdıramaz mıyız? yardımcı olabilecek yada fikir verebilecek değerli üyelerden cevap bekliyorum.



Mesaj 19 Ara 2018 23:26
admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28604



M Fatih yazdı:
İyi günler. Benim Dedeme ve kardeşlerine zamanında iskanen verilen tapulara 1970'li yıllarda gelen kadastro çıkarılan tapulara dedemin adını yazmıyor(Akrabalar tarafından verilen rüşvet vs. sebeplerle). Daha sonra annem ve dayım 1995 yılında haklarını arıyorlar. Tapu genel müdürlüğüyle bir kaç resmi yazışma yaptıktan sonra yanlışlık olduğu Tapu genel müdürlüğünce de anlaşılıyor. Tapuya Dedemin tüm mirasçıları şerh olarak düşülüyor fakat asıl tapuya isim yazılması için mahkemeye başvurulması gerektiği söyleniyor. Fakat ne yazık ki o dönem mahkemeye falan gidilmiyor. Bugün baktığımızda tapudan şerhin kaldırıldığını gördük. Tapu il müdürlüğünde sorduğumuzda şerhin bir süresinin olduğunu söyledi bize. Resmi yazışma yaptığımızda ise 1995 yılında verilen cevaplara ve belgelerede istinaden ya taraflarla anlaşmamızı yada mahmekeye başvurmamızı söyledi. yalnız hangi avukata sorduysak başta çok olumlu cevaplar alsakta sonradan muammada kaldılar. Hatta kadastroda isminiz olmadığı için kazanamayız diyen bile oldu. yalnız iskanda adımız var ve şerh düşüldüğüne dair yazılı belgeler. Hata olduğunu ifade eden birçok yazılı resmi belgemiz var. Bu tapulara mahkeme yoluyla ismimizi yazdıramaz mıyız? yardımcı olabilecek yada fikir verebilecek değerli üyelerden cevap bekliyorum.


Merhaba,

Aşağıda paylaştığım Yargıtay kararı sizin bahsettiğiniz olayla örtüşmektedir. Bu karara göre tapu iptal ve tescil davası açtığınız takdirde şu hususlar dikkate alınarak bir karar verilecektir: "çekişmeli taşınmaz başında olabildiğince yaşlı, yansız ve tarafsız mahalli bilirkişi ve taraf tanıkları eşliğinde yeniden keşif yapılarak, çekişmeli taşınmazın kim tarafından ne zamandan beri ne surette kullanıldığı, çekişmeli taşınmazın tespite esas tapu malikleri yahut mirasçıları tarafından kadastro tutanağında yazılı olduğu şekilde haricen tespit ve tapu maliki olan davalılara satılıp satılmadığı hususunda somut olgu ve olaylara dayalı ayrıntılı beyan alınmalı, somut uyuşmazlığın aydınlatılması bakımından gerekirse kadastro tespit bilirkişileri, tutanağın edinme sütununda yer alan hususlara ilişkin olarak 6100 sayılı HMK’nın 31. maddesi uyarıca tanık olarak dinlenmeli, şayet harici satış yoksa, tespite esas olup davacılarca da dayanılan tapu kaydına değer verilmesi gerektiği...


YARGITAY 16. Hukuk Dairesi
2015/9284 E.
2017/4535 K.

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ


Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sonucu .... Köyü çalışma alanında bulunan 186 ada ... parsel sayılı 78.641,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, harici satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ..., ... ve ... adlarına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar ... ve müşterekleri tapu kaydı ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak miras payı oranında tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Çekişmeli taşınmaz ....01.1947 tarih ve 118 sıra numaralı ve ... oğlu ... ..., karısı ..., oğlu ..., ..., kızları ..., ... ve ... adlarına eşit paylı olarak kayıtlı olan iskan tapusu ve mirasçılar arasında 1975 yılında yapıldığı belirtilen tapu dışı pay satışına dayalı olarak (Veli oğlu ... ... mirasçıları olan) ..., ... ve ... adlarına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar, tespite esas tapu kaydında malik olarak görünen ...’ın mirasçıları olup anneleri ...., ....’ın anne ve babası olan tapu malikleri ... ve ... ve yine anneleri ...’ın kardeşi olup bekar ve çocuksuz olarak öldükleri için kendilerinin de mirasçısı konumunda bulundukları tapu malikleri ..., ... ve ...’dan kendilerine intikal edecek olan miras paylarına yönelik olarak dava açmışlardır. Mahkemece de mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına dayalı olarak tespite esas tapunun çekişmeli taşınmaza uyduğu, ve anılan tapu kaydında davacılar murisi ... kayden malik olduğu halde, davacıların kadastro tespitinin aksini ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemenin tespite esas tapu kaydının taşınmaza uyduğuna ilişkin örtülü kabulüne rağmen, davacıların kadastro tespit tutanağının aksini ispatlayamadığı şeklindeki bu değerlendirmesi hatalı olduğu gibi; kadastro tespit tutanağında yazılı harici satışa ilişkin olarak alınan beyanlarda soyut nitelikte olduğundan uyuşmazlığı çözmek bakımından yeterli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.

Hal böyle olunca, çekişmeli taşınmaz başında olabildiğince yaşlı, yansız ve tarafsız mahalli bilirkişi ve taraf tanıkları eşliğinde yeniden keşif yapılarak, çekişmeli taşınmazın kim tarafından ne zamandan beri ne surette kullanıldığı, çekişmeli taşınmazın tespite esas tapu malikleri yahut mirasçıları tarafından kadastro tutanağında yazılı olduğu şekilde haricen tespit ve tapu maliki olan davalılara satılıp satılmadığı hususunda somut olgu ve olaylara dayalı ayrıntılı beyan alınmalı, somut uyuşmazlığın aydınlatılması bakımından gerekirse kadastro tespit bilirkişileri, tutanağın edinme sütununda yer alan hususlara ilişkin olarak 6100 sayılı HMK’nın 31. maddesi uyarıca tanık olarak dinlenmeli, şayet harici satış yoksa, tespite esas olup davacılarca da dayanılan tapu kaydına değer verilmesi gerektiği düşünülmeli, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmelidir. Açıklanan şekilde araştırma ve inceleme yapılmaksızın hüküm tesis edilmesi isabetsiz olup, davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacılara iadesine, ....06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.


Dön Miras Hukuku