Forum ana sayfa İÇTİHAT PAYLAŞIM FORUMLARI Yargıtay Kararları Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları İŞÇİNİN İSTİFASI, BİR BAŞKA MAHKEMEDE TANIK OLARAK VERDİĞİ İFADE KENDİNİ BAĞLAR

İŞÇİNİN İSTİFASI, BİR BAŞKA MAHKEMEDE TANIK OLARAK VERDİĞİ İFADE KENDİNİ BAĞLAR


teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 21692


T.C.
YARGITAY
22. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2017/14773
KARAR NO: 2018/20436
KARAR TARİHİ: 1.10.2018


>İŞÇİNİN İSTİFASI, İŞÇİ İSTİFASININ BASKI ALTINDA OLUŞTUĞUNU BEYAN ETMİŞ İSE DE, BİR BAŞKA DAVADA TANIK OLARAK DİNLENDİĞİNDE İŞTEN KENDİSİNİN İSTİFA ETTİĞİ MAHKEME HUZURUNDAKİ BEYANIN BAĞLAYICI OLDUĞU.



4857/m.17,24

ÖZET : Dava, işçilik alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.

Taraflar arasında, davacının iş akdinin sona erme şekli ve fazla mesai yapıp yapmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

Her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde davacının işten çıkartıldıktan sonra baskı altında istifa dilekçesi imzalattırıldığını iddia etmiş ise de davacının tanık olarak dinlendiği bir başka dosyada işyerinden kendi isteğiyle ayrıldığını beyan ettiği anlaşılmakla, davacının iş sözleşmesinin haklı hiçbir sebep olmaksızın istifa etmek suretiyle kendisinin sona erdiğinin kabulüyle kıdem ve ihbar tazminatı isteminin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.

Davacının tanık olarak dinlendiği dosyadaki yeminli beyanına göre, fazla mesai ücret alacağının sadece son ay için hesaplanması gerekirken, mahkemece bu husus gözden kaçırılarak hatalı hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibarla karar verilmesi bozma sebebidir.


DAVA : Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 2010 yılı Ağustos ayında çalışmaya başladığını, sigortasının 14/10/2010 tarihinde bildirildiğini, 30/08/2014 tarihinde mesaiye kalmasının istendiğini, ancak mesaiyi kabul etmemesi sebebiyle işveren temsilcisi tarafından kalmak istemeyenlerin işi bıraksın gitsin tazminatlarının ödeneceği beyanı ile iş akdinin feshedildiğini, fesihten sonra baskı ile istifa belgesi imzalatıldığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ve yıllık izin ücret alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.

Davalı vekili, davacının istifa dilekçesini kendi el yazısı ile yazdığını, fazla mesai ücretlerinin tamamının ödendiğini ve davacının ödenmeyen ücret alacaklarının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş akdinin davalı tarafça davacının fazla mesai yapmak istememesi sebebiyle ve haklı olmayan sebeplerle feshedildiği bu haliyle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-) Taraflar arasında davacının iş akdinin sona erme şekli konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

Genel olarak iş sözleşmesini fesih hakkı hak sahibine karşı tarafa yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı ile iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren bozucu yenilik doğuran bir haktır. İşçinin haklı sebeple derhal fesih hakkı 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinde düzenlenmiştir. İşçinin önelli fesih bildiriminin kanuni düzenlemesi ise aynı Kanun'un 17. maddesinde ele alınmıştır. Bunun dışında İş Kanunu'nda işçinin istifası özel olarak düzenlenmiş değildir.

İşçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidir. İstifa iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla birlikte ... ilişkisi sona erer. İstifanın işverence kabulü zorunlu değilse de, işverence dilekçenin işleme konulmamış olması ve işçinin de işyerinde çalışmaya devam etmesi halinde gerçek bir istifadan söz edilemez. Bununla birlikte istifaya rağmen tarafların belirli bir süre daha çalışma yönünde iradelerinin birleşmesi halinde kararlaştırılan sürenin sonunda iş sözleşmesinin ikale yoluyla sona erdiği kabul edilmelidir.

İşçinin istifa dilekçesindeki iradesinin fesada uğratılması da sıkça karşılaşılan bir durumdur. İşverence tazminatların derhal ödenmesi ve benzeri baskılarla işçiden yazılı istifa dilekçesi vermesini talep etmesi ve işçinin buna uyması gerçek bir istifa iradesinden söz edilemez. Bu halde feshin işverence gerçekleştirildiği kabul edilmelidir.

Somut olayda, el yazılı istifa dilekçesinde davacı “ Çalışmakta olduğum ...Pul Otomotiv San ve Tic. Ltd. Şti.'nden kendi isteğim ve arzumla ayrılmak istiyorum. Çalıştığım süre içerisinde şahsıma göstermiş olduğunuz iyi niyetten dolayı teşekkür eder istifamı bilgilerinize sunarım" şeklinde beyanda bulunmuştur. Her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde davacının işten çıkartıldıktan sonra baskı altında istifa dilekçesi imzalattırıldığını iddia etmiş ise de davacının ... Mahkemesi'nin 2014/662 esas - 2015/717 karar sayılı dosyasının 23/03/2015 tarihli 2. celsesinde tanık olarak dinlenmiş olup “yaklaşık 3,5 yıl birlikte çalıştıktan sonra ben iş yerinden kendi isteğimle ayrıldım” şeklinde yeminli beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının mahkeme huzurundaki beyanının bağlayıcı olacağı açıktır. Hal böyle olunca davacının iş sözleşmesinin haklı hiçbir sebep olmaksızın istifa etmek suretiyle kendisinin sona erdiğinin kabulüyle kıdem ve ihbar tazminatı isteminin reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

3-)Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının fazla mesai yapıp yapmadığı noktasındadır.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanık beyanlarına göre davacının hafta içi 08.00-18.30 saatleri arası 1 saat ara dinlenme ile, cumartesi günleri ise 08.00-13.00 saatleri arası 45 dakika ara dinlenme ile çalıştığının kabulüne göre haftada 6,75 saat fazla mesai yaptığı hesaplanmıştır. Davacının tanık olarak dinlendiği ... Mahkemesi'nin 2014/662 esas - 2015/717 karar sayılı dosyasında “biz 08.00 - 18.30 saatleri arasında çalışıyorduk, yarım saat öğle tatili, 2 sefer 15'er dakika çay molamız vardı, cumartesi günü çalışmamız ise 13.00'e kadar sürüyordu, Pazar günü ise ... yoğunluğu olursa ayda 1-2 kez çalışıyorduk, Pazar günü ... yoğunluğuna göre 15.00 - 16.00 ya da 17.00'e kadar çalışıyorduk, haftada 3 kez 18.30'dan sonra fazla çalışmamız oluyordu, 21.00'e kadar çalışıyorduk, ücreti 1'e 1,5 şeklinde elden ödeniyordu. Benim davalı işverenden son ayın fazla mesai ücreti dışında fazla mesai ücreti alacağım yoktur” şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Davacının mahkeme huzurunda ki bu yeminli beyanı kendisini bağlamakta olduğundan fazla mesai ücret alacağı davacının yeminli beyanına göre sadece son ay için hesaplanması gerekirken mahkemece bu husus gözden kaçırılarak hatalı hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibarla karar verilmesi bozma sebebidir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 01.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

Dön Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları