Forum ana sayfa İÇTİHAT PAYLAŞIM FORUMLARI Yargıtay Kararları Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları BAM KESİNLİK SEBEBİ İLE REDDİNE DAİR KARAR USULİ BİR KARAR OLUP TEMYİZ YOLU AÇIK

BAM KESİNLİK SEBEBİ İLE REDDİNE DAİR KARAR USULİ BİR KARAR OLUP TEMYİZ YOLU AÇIK


teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 21197


T.C
YARGITAY
22. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2018/14077
KARAR NO:2018/21298
KARAR TARİHİ:08.10.2018



>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNCE İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KESİNLİK SEBEBİ İLE REDDİNE KARAR VERİLMİŞ OLSA BİLE-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNİN İSTİNAF BAŞ VURUSUNUN KESİNLİK SEBEBİ İLE REDDİNE DAİR KARARI USULİ BİR KARAR OLUP BU KARARA KARŞI TEMYİZ YOLU AÇIKTIR.


Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-(a) maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir.
Somut dava itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya esas olan takip konusu miktar 945,75 TL asıl alacak ve 19,36 TL işlemiş faizdir.
İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş ve davacı taraf bu karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kesinlik sebebi ile reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davacı vekili temyiz talebinde bulunmuş ancak, Bölge Adliye Mahkemesince 25.06.2018 tarihli ek karar ile temyiz talebinin kesinlik sebebi ile reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin, istinaf başvurusunun kesinlik sebebi ile reddine dair kararı usuli bir karar olup bu karara karşı temyiz yolu açıktır. Belirtilen sebeple kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesine aykırı olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen 25.06.2018 TARİHLİ EK KARARIN BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA karar verildi.

Hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:


KARAR
Dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 08.10.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.



T.C
YARGITAY
22. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2018/14498
KARAR NO:2018/22760
KARAR TARİHİ:22.10.2018


Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427/3. maddesi gereğince ise; alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde, temyiz kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.

Mahkeme kararı davalı vekilince 05.04.2018 harçlandırma tarihli dilekçe ile temyiz edilmiştir. Mahkemece, 17.05.2018 tarihli ek karar ile kararın kesin olarak verildiği gerekçesi ile temyiz isteğinin reddine karar verilmiştir.

Somut dosyada; kısmi olarak açılan davada, kesinlik sınırının belirlenmesinde hüküm altına alınan tutarların değil alacağın tamamının dikkate alınması gerekir. Bu durumda, verilen kararın kesinlik sınırının altında kaldığından söz edilemeyeceğinden kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine ilişkin Mahkemece verilen karar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. maddesine aykırı olup Mahkemece verilen 17.05.2018 tarihli EK KARARIN BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA karar verildi.
Hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi...... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin...Bölge deposunda şoför olarak 27.04.2009 tarihinde çalışmaya başladığını, çalışma süresi boyunca hafta içi 08.00-18.30 saatleri arasında olmak üzere günde 10,5 saat çalıştığını, hafta sonu ise ek mesai ile birlikte çalışma saatlerinin 08:00-21:00 saatleri arasında 13 saati bulduğunu, ayda bir ya da iki kez hafta tatili yapamadığını, resmi tatillerde de çalışmasına rağmen bu çalışmaların karşılığının da eksik ödendiğini belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının 24.01.2013 tarihinden itibaren devamsızlık yaptığını, bu nedenle iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini, fazla mesai yapmadığını, yaptığı zamanlarda ertesi gün geç gelerek veya erken çıkarak telafi edildiğini, ücretlerinin ödendiğini, davacının çalıştığı süre boyunca çok kez rapor alarak işe gelmediğini, fazla mesainin ücrete dahil olduğunu ve hafta tatilini kullandığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.


Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraflarca temyizi üzerine Dairemizce tarafların sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, davacının fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacaklarının çalışma saatleri takip çizelgelerine göre hesaplanıp hüküm altına alınması ve süresinde yapılmayan ıslah dikkate alınmadan hüküm kurulması gerektiği gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan Mahkemece, bozma ilamının ikinci bendi gereğince bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın, süresinden sonra yapılan ıslah dikkate alınmadan dava dilekçesindeki bir kısım talebin kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

GEREKÇE
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil çalışması bulunup bulunmadığı noktasındadır.

Dairemizce fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacaklarının çalışma saatleri takip çizelgelerine göre hesaplanıp hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle yapılan bozmaya uyan Mahkemece, anılan alacaklar yönünden herhangi bir hesaplama yapılmadan dava dilekçesindeki miktarlar üzerinden hüküm kurulmuştur. Bozmaya uyulmakla taraflar lehine usuli kazanılmış hak oluşur ve bozmaya uyan Mahkemece bozmaya uygun işlem yapılmalıdır. Kısmi olarak açılan davada, ıslah süresinde yapılmadığından dava dilekçesindeki miktarların hüküm altına alınması yeterli olmayıp alacağın tamamının somut dava ile belirlenmesi gerekir. Belirtilen sebeplerle; bozmaya uyulmasına rağmen bozma doğrultusunda işlem yapılmadığı anlaşıldığından, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacaklarının çalışma saatleri takip çizelgelerine göre hesaplanıp alacak miktarları belirlenmek ve süresinde yapılmayan ıslah dikkate alınmadan hüküm kurulmak üzere kararın yeniden bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.10.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.


HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

Dön Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları