DOLANDIRICILIK, "MEDYUMLUK" ADI ALTINDA DİNİ İSTİSMAR EDEREK SUÇUN İŞLENMESİ

Cevapla
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
Mesajlar: 21794
Kayıt: 29 Tem 2012 17:08

DOLANDIRICILIK, "MEDYUMLUK" ADI ALTINDA DİNİ İSTİSMAR EDEREK SUÇUN İŞLENMESİ

Mesaj gönderen teoman » 05 Oca 2019 14:07

T.C
YARGITAY
15. EZA DAİRESİ
ESAS NO:2017/37373
KARAR NO:2017/29348
KARAR TARİHİ:27/12/2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, hakaret
HÜKÜM: 1- TCK'nın 157/1, 53,52/2-4,58. maddeleri uyarınca
2- TCK'nın 125/2-1,53,58 maddeleri uyarınca mahkumiyet


>DOLANDIRICILIK, İNTERNET SİTESİNDE "MEDYUM BİLGEHAN" İSMİ İLE SUÇUN İŞLENMESİ

Dolandırıcılık ve hakaret suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Müştekinin eşine büyü yapılmış olduğunu düşündüğü, bu sebeple internet ortamında bu yönde araştırma yaptığı, "medyum bilgehan" isimli sitede yer alan telefon hattını aradığı, telefona çıkan sanığın büyünün kaldırılması karşılığında 3000 TL para istediği, müştekinin toplam 2300 TL yatırdığının iddia edilmesi karşısında;eylemin TCK'nın 158/1-a maddesinde düzenlenen “dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine hükmolunması,

Bozmayı gerektirmiş
, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, CMK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 27/12/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.



T.C
YARGITAY
15. CEZA DAİRESİ
ESAS NO:2015/12066
KARAR NO:2015/28453
KARAR TARİHİ:10.09.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli (zincirleme) dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet


>DOLANDIRICILIK, İNTERNET ORTAMINDA “CİN MUSALLAT, UYKU SORUNU, EVDEN KAÇANLAR,VEKİF, RÜYA YORUMLARI,TILSIMLAR,EVLİLİK"-- " MEDYUM İSHAK HOCA" İSİMİ İLE SUÇUN İŞLENMESİ.

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Dolandırıcılık suçunun dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle işlenmesi, bu suçun temel şekline göre daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektiren bir durum olarak TCK'nın 158/1-a maddesinde düzenlenmiştir.Madde gerekçesine göre, burada dikkat edilmesi gereken husus, dinin bir aldatma aracı olarak kullanılmasıdır.

Din, bir topluluğun sahip olduğu kutsal kitap, peygamber ve Allah kavramını da genellikle içinde bulunduran inanç sistemi ve bu sisteme bağlı olarak yerine getirmeye çalıştığı ahlaki kurallar bütünüdür. Dini inanç, dine inanan, belirli bir dine mensup kişinin duygularıdır. Bir insanın dini inanç ve duyguları ile, doğup büyüdüğü, terbiyesini aldığı ailesi, çevresi ve içinde bulunduğu toplum arasında çok sıkı bir ilişki bulunmaktadır.

Bu nitelikli unsurun gerçekleşebilmesi ve suçun oluşabilmesi için, dini kurallara bağlı olanların, önem verdiği değerler, dini inanç ve duygular aldatma aracı olarak kötüye kullanılmalı, bu suretle gerçekleştirilen hile ile haksız bir yarar da sağlanmış olmalıdır.

Somut olayda; suç tarihi itibariyle eşi ile ailevi sorunları bulunan katılanın yaptığı araştırmada “cin musallat, uyku sorunu, evden kaçanlar, vefk, rüya yorumları, tılsımlar, evlilik...” gibi başlıklar altında bir kısım ritüeller ve dualarla insanların sıkıntılarının giderildiği telkin edilen “Medyum İshak Hoca” isimli internet sitesi üzerinden temin ettiği iletişim bilgileri ile irtibata geçtiği sanıkla yaptığı telefon görüşmelerinde medyum olarak tanıdığı sanıktan eşinin eve geri dönmesi için yardım talebinde bulunması, sanığın ikna edici konuşmaları ile bunu sağlayabileceğini, eşinin eve dönmemesi halinde parayı iade edeceğini söyleyerek, suç tarihleri arasında katılandan peyderpey toplamda 12.540 TL alması eyleminin TCK'nın 158/1-a maddesinde tanımlanan “zincirleme nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Dairemizin 26.02.2013 tarih ve 2011/19058 E, 2013/3429 K sayılı “bozma” ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 10.09.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


T.C
YARGITAY
23. CEZA DAİRESİ
ESAS NO:2015/4209
KARAR NO:2015/5582
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet, beraat

>DOLANDIRICILIK, İNTERNETTE SAYFA AÇIP " MEDYUM" AYRICA KENDİNE AİT KARTVİZİT BASTIRARAK SUÇUN İŞLENMESİ


Sanık ...'in medyum ... adı altında fal, büyü, büyü çözme, muska yapma gibi işlerle uğraştığı, adı geçenin buna ilişkin kartvizit bastırıp çevreye dağıttığı, ayrıca internette de buna dair sayfa açtığı, diğer sanık ...’in ise sanık ...’in daha önceden boşandığı ancak birlikte yaşamaya devam ettiği eski eşi olduğu, suç tarihine ... İlinde ikamet eden katılan ...’ın birtakım ailevi problemlerinin bulunduğu ve bu problemlere çözüm arayışı içerisinde olduğu, bu doğrultuda internet üzerinden yaptığı araştırma neticesinde sanık ...'in internetteki sayfasını gören katılanın sıkıntılarının çözümü konusunda kendisine yardımcı olabileceğini düşünerek sanıkla irtibata geçtiği, bu görüşme neticesinde katılanın 29/10/2010 tarihinde annesi ..., kardeşi ... ve arkadaşı ... ile birlikte sanığın bulunduğu ... İlçesine geldikleri, sanık ...'in katılanı ve yanındakileri karşılayıp evine götürdüğü, bu sırada evde diğer sanık ...’in de bulunduğu, burada yaptıkları görüşme sırasında sanık ...'in katılana "üzerinde büyü var, 400 gram altın getir, bu altınları 3 gün okuyacağım sana geri vereceğim, bu şekilde büyü bozulacak" dediği, bu sırada diğer sanığın da sanık ...'i destekleyici sözler söyleyerek katılanı etkilediği, katılanın sanık ... ile yaptığı bu görüşme neticesinde bir altın kolyesini, annesi ...'nın bir altın alyansını, bir taşlı yüzüğünü, kardeşi ...' un bir çift altın küpesini alıp adı geçen sanığa verdiği, ancak sanık ...'in "bunları okuyacağım ama bunlar yetmez" dediği, katılanın ...'e dönmesinden sonra sanığın sürekli olarak katılanı aradığı ve "verdikleriniz yetmedi, büyü cinin ağzında çabuk olun yoksa çarpılırsınız" diyerek katılanı korkuttuğu, bunun üzerine katılanın 4 adet çeyrek altın, 1 adet yarım altın ve 1 adet altın bileziği kardeşi ... ile ...'ya sanık ...'e gönderdiği, bir süre sonra katılanı bir kez daha arayan sanığın, "durumunuz çok kötü, cin sizi çarpacak, gönderdikleriniz yetmedi, biraz daha altın gönderin" dediği ve ...'e geleceğini söyleyerek katılandan yine kendisine verilmek üzere altın hazırlamasını istediği, sanığın söz konusu sözleri üzerine daha fazla korkuya kapılan katılanın 400 gram ağırlığında 16 burma bileziği ...'e gelen sanık ...'e teslim ettiği, daha sonraki zamanlarda sanık ...'in sık sık arayıp biraz daha altın istemesinden ve eski aldığı altınları iade etmemesinden şüphelenen katılanın araştırma yaptığı ve sanık ...’in medyumluk adı altında başkalarını dolandıran bir kişi olduğunu öğrendiği, bunun üzerine sanıktan şikayetçi olduğu, bu şekilde sanıklar ... ve ...’in iştirak halinde üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği somut olayda;

1-Sanık ... hakkında üzerine atılı dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Her ne kadar katılan vekili tarafından ... Cumhuriyet Başsavcılığına ibraz edilen iddianamede sanık ...’in diğer sanık ...’in katılana yönelik eylemlerine iştirak ettiği, katılanla yaptığı telefon görüşmesinde "altın gönderin yoksa cin sizi çarpar" şeklinde korkuttuğu iddia edilmiş ise de; katılan ve tanıkların aşamalarda alınan ifadelerinde bu iddiayı doğrulamadıkları, sanık ...’nin sadece diğer sanık ...’in evine gittiklerinde kendilerini ağırladığını beyan ettikleri anlaşılmakla; adı geçen sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak kesin, inandırıcı delil elde edilemediğinden bahisle verilen beraat kararında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,

2- Sanık ... hakkında üzerine atılı dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanığın hileli söz ve davranışlarla dini duygularını istismar ettiği katılandan haksız menfaat sağladığı, bu haliyle sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 158/1-a maddesinde düzenlenen “Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle” nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve sanığın bu suçu zincirleme olarak işlediği gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde 5237 sayılı TCK’nın 157. maddesinde düzenlenen “dolandırıcılık” suçundan hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/10/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.




T.C
YARGITAY
15. CEZA DAİRESİ
ESAS NO:2015/12669
KARAR NO:2018/6793
KARAR TARİHİ:17/10/2018
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanık ... hakkında TCK' nun 158/1-a, 39, 62, 53. maddeleri gereğince; sanık ... hakkında TCK'nun 158/1-a, 62, 53. maddeleri gereği mahkumiyet

>DOLANDIRICILIK, KARTVİZİT BASTIRIP ÜZERİNE "DİN ÜSTADI MEDYUM" VE TELEFON NUMARALARI DA YAZDIRARAK İŞLENMESİ


Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler sanıklar müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Müştekilerin psikolojik rahatsızlığı bulunan müşterek çocuklarını tedavi etmesi için sanık ... ile para karşılığı anlaştıkları, muskaların içinde fotokopi kağıtlarının bulunduğu, sanık ...'nin üzerinde telefon numaraları ve "Din Üstadı Medyum ..." ibareli kartvizit bastırdığı ve bu şekilde üfürükçülük ve muska yazmayı mutat meşgale haline getirdiği, eşi olan diğer sanık ...'in ise suçun işlenmesini yardımda bulunmak suretiyle kolaylaştırdığı ve bu şekilde şüphelilerin atılı suçu işledikleri iddia edilen olayda; sanıkların savunması, mağdurlar ve tanık beyanları ile dosya kapsamından sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerine yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, sanık ...'in diğer sanıkla beraber fikir ve eylem birliği içerisinde, suçun işlenişi üzerinde ortak hakimiyet kurarak atılı suçu gerçekleştirdiği anlaşıldığı halde, hakkında TCK' nun 37. maddesi yerine aynı maddenin 39. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin sübuta, delillerin takdirine, savunma hakkının kısıtlandığına, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelik temyiz itirazının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 17/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.



T.C
YARGITAY
15. CEZA DAİRESİ
ESAS NO:2015/10996
KARAR NO:2018/5084
KARAR TARİHİ:04.07.2018
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat


>DOLANDIRICILIK, İNTERNET ORTAMINDA "MEDYUM, HOCA" OLARAK TANITIP BU YOLLA SUÇUN İŞLENMESİ

Nitelikli dolandırıcılık suçundan, sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Katılanın kendilerini internette medyum ve hoca olarak tanıtan ... ve ... ile iletişim kurarak eşinin 20 yıldır huzursuzluğu, 2 yıldır da cinlerin musallat olduğunu söylediği, katılanı Antalya'ya çağıran sanıkların katılanın eşine muska yaptıkları ve bunun çözülmesi için bir hafta Antalya'da kalıp 4.000 TL vermesi gerektiğini söyledikleri, bu süre boyunca sanıkların katılanın eşine dualar okuyup bazı şeyler söyledikleri, katılanın 2000 TL parayı sanık ...'e ait banka hesabına internet üzerinden havale yaparak İstanbul'a geri döndüğü, katılanın Antalya'da iken sanıklara Karabük Eflani İlçesi'nde bulunan bir yerde hazine olabileceğini söylediği, bunun için İstanbul'a gelen sanıkların ev kiraladıkları, katılanın kalan 2000 TL parayı evinde sanık ...'a teslim ettiği, katılanın eşi ile birlikte sanıkların kiraladıkları eve 1 ay gidip geldiği, sanıkların katılanın eşine dualar okudukları, definenin bulunabilmesi için zekat vermesi gerektiğini belirterek 8.400 TL talep ettikleri, katılanın parayı verdiği, sanıkların hazineyi bulamadıklarını söyleyerek katılandan 15.000 TL daha istedikleri, ancak katılanın ...'e ait hesaba 300 TL havale ettiği, ayrıca sanıklara 434 TL değerinde kontör gönderdiği, bu şekilde sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek üzerilerine atılı suçu işledikleri iddia edilen olayda; sanık savunmaları,katılan beyanı ve dosya kapsamından; sanıkların üzerilerine atılı suçun sübut bulduğu anlaşıldığından mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde beraatlerine hükmedilmesi,

Kanuna aykırı olup
,
katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.07.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


T.C
YARGITAY
15.CEZA DAİRESİ
ESAS NO:2015/10200
KARAR NO:2018/5977
KARAR TARİHİ:25/09/2018
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM: Sanık hakkında ...nın 158/1-a, 62, 52/2-4, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet

>DOLANDIRICILIK, TELEVİZYONDA KENDİNİ "MEDYUM" OLARAK TANITARAK SUÇUN İŞLENMESİ

Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Sanığın,televizyonda kendisini medyum olarak tanıttığı için yanına tanıklarla birlikte gelen psikolojik rahatsızlığı olduğundan bahisle uyku problemleri yaşayan katılana, "atletini silkele" dediği, katılan bunu yapınca, atletin içinden bir muskanın yere düştüğü, yine sanığın katılana iyileşmesi için 7 kurban parası olarak 2 bin 800 TL, kesmesini, 212 gram 22 ayar altın ve GSM hattına iki adet 500 TL'lik kontör getirmesi gerektiğini söylediği, bilahare bunları getiren katılanın görmesini engelleyip sarmış olduğu kazağı katılanın çantasına koyup çengelli iğne ile iğneledikten sonra çantanın ağzını kapattığı ve katılana çantayı evinde bulunan karanlık bir yere koymasını, çantaya dokunmamasını ve kendisine sormadan çantanın açılmamasını, aksi takdirde açanın kül olacağını söylediği buna inanan katılanın çantayı açmadığı ve katılanın sanığa 800 TL ve 1.000 TL daha para gönderdiği sonrasında katılanın kızı 'in çantayı açıp kontrol ettiğinde çantanın içinde sadece kazağın olduğunu, altınların çantada olmadığını gördüğü şeklinde gerçekleşen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;sanık müdafiinin sanığın suçu işlemediğine dair temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25/09/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


T.C
YARGITAY
5. CEZA DAİRESİ
ESAS NO:2018/426
KARAR NO:2018/4098
KARAR TARİHİ:30.05.2018
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM: Sanıklar hakkında; TCK'nun 158/1-a., 168/2., 52/1-2, 53., CMK'nun 326/son maddeleri gereğince mahkumiyet


>DOLANDIRICILIK, ARKADAŞINI "MEDYUM" OLARAK TANITMAK SURETİ İLE SUÇUN İŞLENMESİ

Nitelikli dolandırıcılık suçundan, sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Müştekinin psikolojik sorunlar yaşadığı, bu durumu bilen ve aynı iş ortamında çalışan sanık ...'ın müştekiye kendisinin medyum olduğundan bahsederek bu hususta yardımcı olabileceğini söylediği, arkadaşı olan diğer sanığı da medyum olarak tanıttığı; sanıkların müştekiyi iyileştirebileceklerine inandırarak banka kredisi çekmesini sağladıkları, suç tarihi akşamında müştekinin evine giden sanıkların evde müştekiyi iyileştirme amaçlı eşine ve kendisine dua okuyup, muska yazacaklarını söyleyerek ve katılandan 3.500 TL para aldıkları, bu şekilde sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilen olayda; sanık savunmaları,müşteki beyanı,tanık ifadeleri ve dosya kapsamından; sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanıklar müdafiilerinin sübuta ve lehe hükümler uygulanmadığına ilişkin ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 30.05.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

Cevapla