Forum ana sayfa İÇTİHAT PAYLAŞIM FORUMLARI Yargıtay Kararları Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları HACİZ İHBARNAMESİ 89, MAAŞA HACİZ KONULMUŞSA AYRICA HACİZ İHBARNMESİ GÖNDERİLMEZ

HACİZ İHBARNAMESİ 89, MAAŞA HACİZ KONULMUŞSA AYRICA HACİZ İHBARNMESİ GÖNDERİLMEZ


teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 21219


T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2010/963
KARAR NO: 2010/13033
KARAR TARİHİ: 27.5.2010

>MAAŞ VE ÜCRET HACZİ--HACİZ İHBARNAMESİ GÖNDERİLMESİ--BORÇLUNUN 3. KİŞİDEKİ MAAŞINA HACİZ KONMASI


2004/m.78,89


ÖZET : Somut olayda 3. kişi kuruma yazılan haciz müzekkeresi ile borçlunun almakta olduğu maaş veya ücretin 1/4'ü ile diğer hak ve alacaklarının tamamı üzerine borç miktarınca haciz konulmasına karar verilmiş, 3. kişinin cevabı ile borçlunun birden fazla icra müdürlüğüne borcunun olduğu, kesintinin sıraya alındığı, sıra numarasına göre kesintiye başlanacağı bildirilmiştir. Artık bu aşamadan sonra verilen cevap kapsamına göre hareket edilmesi ve ödeme sırası gelen paranın icra dosyasına yatırılması zorunlu bulunmamaktadır. Yani borçlunun 3. kişideki maaşına haciz konmuştur. Buna rağmen icra müdürlüğünce 3. kişi kuruma aynı içeriği taşıyan 89 haciz ihbarnamelerinin gönderilmesi usulsüzdür.

4353 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca Bakanlıklar bulundukları yerlerde hazine vekilleri temsil eder. Bu durumda çıkarılacak haciz ihbarnamelerinin tüzel kişiliği bulunan ilgili Bakanlık muhatap gösterilerek gönderilmesi yerine TCDD'nin Adana şubesine gönderilmesi de doğru değildir.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Takibin kesinleşmesinden sonra alacaklının İ.İ.K.nun 78 ve müteakip maddeleri gereğince borçlunun hak, alacak ve malları üzerine doğrudan haciz konulmasını isteme hakkı vardır. Alacaklının, İ.İ.K.nun 78. maddesi gereği borçlunun şikayetçi 3. kişi konumunda olan kurumdaki hak ve alacaklarına doğrudan doğruya haciz müzekkeresi gönderilmesi halinde 3. kişinin borçluya ait hak ve alacak var ise haciz gereği işlem yapması, yok ise haczedilecek mal ve hak bulunmadığını icra dairesine bildirmesi gerekir. 3. kişinin doğrudan doğruya İ.İ.K.nun 78. maddesine göre istenen haciz sebebiyle anılan işlemlerin dışında herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla. 3. kişi nezdinde kesinleşen haciz konusu bir alacak yoktur.

Ancak haciz konusu paranın varlığı halinde 3. kişi para üzerine haciz koymakla yetinmelidir. Haczin tekemmülü için 3. kişiye İ.İ.K.nun 89. maddesi gereğince haciz ihbarnamesinin de ayrıca tebliğ edilmiş olması şart değildir. Borçlunun 3. kişide parası varsa, 3. kişiye gönderilen haciz müzekkere yazısı birinci haciz ihbarnamesindeki şartları ihtiva etmese bile geçerli ve yeterli olup, borçlunun 3. kişideki parası haczedilmiş sayılır. Haciz tebliğ yazısını alan 3. kişi, artık borçluya ödeme yapamaz. Sadece icra dairesine ödemede bulunabilir. Borçlunun 3. kişiden alacağı yok ya da borca yeterli değil ise, işte o zaman haciz yazısı ile 89/1 haciz ihbarnamesi arasındaki özellik ortaya çıkar.

Bir başka deyişle, 3. kişide paranın bulunmaması halinde İ.İ.K.nun 89. maddesindeki koşulları taşımayan haciz yazısı ile anılan maddedeki sonuçlar doğmaz ve borç 3. kişinin zimmetinde sayılamaz.

Somut olayda 3. kişi kuruma 28 Mayıs 2009 tarihinde yazılan haciz müzekkeresi ile borçlunun ( Emin D. ) almakta olduğu maaş veya ücretin 1/4'ü ile diğer hak ve alacaklarının tamamı üzerine borç miktarınca haciz konulmasına karar verilmiş, 3. kişinin 13.7.2009 tarihli cevabı ile Emin D. birden fazla icra müdürlüğüne borcunun olduğu, kesintinin sıraya alındığı, sıra numarasına göre kesintiye başlanacağı bildirilmiştir. Artık bu aşamadan sonra verilen cevap kapsamına göre hareket edilmesi ve ödeme sırası gelen paranın icra dosyasına yatırılması zorunlu bulunmamaktadır. ( HGK.nun 1.12.1999 tarih ve 1999/12-1003 E. -1017 K. ) Yani borçlunun 3. kişideki maaşına haciz konmuştur. Buna rağmen icra müdürlüğünce 3. kişi kuruma aynı içeriği taşıyan 89 haciz ihbarnamelerinin gönderilmesi usulsüzdür.

Öte yandan haciz ihbarnameleri 'TC Devlet Demir Yolları 6. Bölge Personel İşleri/Adana" şubesine gönderilmiştir. 4353 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca Bakanlıklar bulundukları yerlerde hazine vekilleri temsil eder. Bu durumda çıkarılacak haciz ihbarnamelerinin tüzel kişiliği bulunan ilgili Bakanlık muhatap gösterilerek gönderilmesi yerine TCDD'nin Adana şubesine gönderilmesi de doğru değildir.

O halde mahkemece şikayetin kabulü yerine yazılı gerekçelerle reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarıda yazılı sebeplerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 27.5.2010 gününde oy birliğiyle karar verildi.


HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

Dön Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları