Forum ana sayfa İÇTİHAT PAYLAŞIM FORUMLARI Yargıtay Kararları Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları BELEDİYE BAŞKANI DANIŞMANI, AYNI ZAMANDA BELEDİYEDE İŞÇİ, İŞÇİLİK ALACAKLARI

BELEDİYE BAŞKANI DANIŞMANI, AYNI ZAMANDA BELEDİYEDE İŞÇİ, İŞÇİLİK ALACAKLARI


Güntülü Kullanıcı avatarı
Moderatör

Mesajlar: 2550


T.C.
YARGITAY
22. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2015/32471
KARAR NO: 2018/17431
KARAR TARİHİ: 9.7.2018


>BELEDİYE BAŞKANI DANIŞMANI OLARAK GÖREV YAPARKEN AYNI ZAMANDA BELEDİYEDE İŞÇİ OLARAK ÇALIŞAN DAVACININ İŞÇİLİK ALACAKLARI TALEBİ



5521/m.1

5216/m.20

5510/m.4

ÖZET : Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 Sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır. 5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca, 4857 Sayılı Kanun'a göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş sözleşmesinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir. Dosya içeriğine göre, davacı, Belediye Başkanı Danışmanı olarak görev yaparken aynı zamanda Belediyede işçi olarak çalıştığını, danışmanlık sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirildiği ancak çalıştığı süre boyunca maaş almadığını beyan ederek işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı, davacının Belediye Başkanının görev süresinin bitmesi nedeni ile danışmanlık görevinin sona erdiğini, bu sebeple alacağının bulunmadığını savunmuştur. Bu durumda, davacı, danışmanlık sözleşmesinden kaynaklı alacağını talep etmemekle birlikte davalı ile aralarındaki iş ilişkisine dayalı işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir. Şu halde yapılacak iş açılan davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar vermektir. Davanın usulden reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

DAVA : Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, davacının davalı Belediyeye ait Büyükşehir Toplum Merkezi'nde 17/10/2009 tarihinden itibaren işçi sıfatıyla yönetici olarak çalıştığını, aynı zamanda 13/08/2009 tarihinden itibaren de belediye başkan danışmanlığı yaptığını, davalı Belediye ile davacı arasında 13/08/2009 tarihinde danışmanlık ve 17/10/2009 tarihinden itibaren ise iş sözleşmesi bulunduğunu, davalı belediyenin danışmanlık sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak işçilik alacaklarını karşılamadığını, davacının davalı Belediyede işçi olarak çalıştığını, davalının davacının SSK pirimlerini 4/1-a maddesi uyarınca yatırdığını, sözleşme gereğince de danışmanlık yaptığını ve sözleşme uyarınca Belediye Başkanının görev süresi ile 30/03/2014 tarihinde danışmanlık süresinin sona erdiğini, 5216 Sayılı Kanun'un 20. maddesi gereğince danışmanlık sıfatının 30/03/2014 tarihinde sona erdiğini, ancak işçi sıfatının sona ermediğini, danışmanlık ile işçilik ayrı statüler olduğunu, iş sözleşmesinin 30/03/2014 tarihinde feshedildiğini, ... çıkışının yapıldığını, davacıya işçi olması dolayısıyla herhangi bir ödeme yapılmadığını, 17/10/2009 - 30/03/2014 arası maaş alacağının bulunduğunu, hesaba esas kazancı ... kayıtlarında görüldüğü gibi olması gerektiğini, ayrıca emsallerine verilen ikramiyelerin de ödenmesi gerektiğini, çalışma dönemi olan 2009 - 2014 yıllarına ait yıllık ücretli izinleri kullandırılmadığı gibi izin ücreti de ödenmediğini, kıdem ve ihbar tazminatı da ödenmediğini belirterek fazlaya dair talep hakkını saklı tutarak kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve izin ücreti ve ücret alacağını istemiştir.

Davalı vekili, davacının danışmanlık görevi yaptığını, danışmanların sigortalı olmalarının 5510 Sayılı Kanun'un 4/2 hükmü gereği olduğunu, Yasa gereği Belediye Başkanının görev süresinin bitmesi ile sözleşmesinin sona erdiğini, bu sebeplerle herhangi bir alacağının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacının ... Başkanı Danışmanı olarak çalıştığı, 5216 Sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu'nun 20. maddesine göre; "Nüfusu 2.000.000'u aşan büyükşehir belediyelerine 10, diğer büyükşehir belediyelerinde 5'i geçmemek üzere başkan danışmanı görevlendirilebilir, danışman olarak görevlendirileceklerin en az 4 yıllık yükseköğrenim okullarından mezun olması şarttır, danışman olarak görevlendirilme, memuriyete geçiş, sözleşmeli veya işçi statüsünde çalışma dahil ilgililer açısından herhangi bir hak teşkil etmez, danışmanların görev süreleri, sözleşme süresi ile sınırlıdır, ancak bu süre belediye başkanını görev süresini aşamaz" şeklinde hüküm bulunduğu, bu sebeple Belediye Başkan Danışmanı olarak çalışan davacıya 5216 Sayılı Kanun'un 20. maddesi gereğince işçi statüsünde çalışma açısından herhangi bir hak verilemeyeceği, davacının işçi statüsünde ya da memur statüsünde olmadığı, 5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesine göre; "İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle (o kanunun değiştirilen ikinci maddesinin Ç, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemeleri kurulur." şeklinde hüküm bulunduğu, davacının İş Kanunu'na göre işçi sayılmadığı, bu sebeple İş Mahkemesi'nin görevli olmadığı, davacının memur statüsünde de olmadığından dolayı İdare Mahkemesi'nin de görevli olmadığı, bu sebeple genel görevli olan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşıldığından, görevsizlik kararı verilmiştir.

Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 Sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.

5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca, 4857 Sayılı Kanun'a göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş sözleşmesinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir.

Dosya içeriğine göre, davacı, Belediye Başkanı Danışmanı olarak görev yaparken aynı zamanda Belediyede işçi olarak çalıştığını, danışmanlık sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirildiği ancak çalıştığı süre boyunca maaş almadığını beyan ederek işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.

Davalı, davacının Belediye Başkanının görev süresinin bitmesi nedeni ile danışmanlık görevinin sona erdiğini, bu sebeple alacağının bulunmadığını savunmuştur.

Bu durumda, davacı, danışmanlık sözleşmesinden kaynaklı alacağını talep etmemekle birlikte davalı ile aralarındaki iş ilişkisine dayalı işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir. Şu halde yapılacak iş açılan davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar vermektir. Yazılı gerekçe ile davanın usulden reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Hükmün yukarda açıklanan sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 09.07.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.


www.kararara.com

Dön Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları