Forum ana sayfa EMSAL KARAR TALEP FORUMLARI Borçlar Hukuku İcra dosyasında farklı miktarlar

İcra dosyasında farklı miktarlar

Sözleşme, Alım Satım, Bağış, Kefalet, Vekalet, Tazminat Davaları, Kusur Sorumluluğu, Sebepsiz Zenginleşme, Haksız Fiil, Faiz, Temerrüt Faizi, Gecikme Faizi, Zamanaşımı...

fatih57 Site Üyesi

Mesajlar: 37


sahillaleli yazdı:
burada önemli olan hesaplamada doğru parametrelere bakabilmekte. Her olay için farklı değerlendirmeler gündeme gelebiliyor. harçlar kanunu dahi önemli bu hesaplamalarda



sayın sahillaleli,biraz detaylandırırmısınız tam olarak ne dediğinizi çözümleyemedim.


IŞIKDEMİR Kullanıcı avatarı
Editör

Mesajlar: 1299
Konum: Virankaya


Sevgili fatih57;

Başka bir başlık altında ulaştığınızı bahsettiğiniz Yargıtay kararı da aslında tam olarak bundan bahsediyor.

Ancak ilâmda
"Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötü niyetli kabul edilir." ifadesini örneklendiriyor.

"Örneğin, alacağı kendisine tamamen ödenmesine rağmen icra takibine girişen veya kefil hakkında kefalet limitinin üzerindeki bir miktar için takip yapan alacaklı, İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi anlamında kötüniyetli sayılmalıdır. ( Bu konudaki bilimsel görüşlere ve Yargıtay uygulamasına örnek olarak: İlhan E.Postacıoğlu, Ödeme Emrine İtirazın İptali Mevzuunda Bazı Zaruri Açıklamalar, Batider, 1980, C:&, S:4, sayfa: 971-973; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20.6.1980 gün ve 1979/9-82 esas,1980/2073; 10.04.2002 gün ve 2002/19-282 Esas-2002/299 karar sayılı kararları )"

Yine aynı kararda alacaklının kötü niyetli davrandığını borçlunun ispatlaması gerektiğinden bahsediyor.

Zaten bu nedenle daha önceki mesajımda tazminata hükmedilme ihtimali olmadığı fikrimden bahsettim.

Tabi bu şekilde söylememiz tazminata hükmedilmeyeceği anlamına gelmiyor. Mahkemenin vereceği kararı bilemeyiz.

Siz yine de icra takibi başlatılan miktar ile itirazın iptali davasına konu edilen miktar arasındaki farkı, alacaklının ilk etapta sizden fazla bir miktarı tahsil talebinde bulunduğunu ve kötü niyet tazminatı talep ettiğinizi mahkemeye belirtin.













___________________________________________________________________________________________________________
*Verilen bilgiler hukuki danışmanlık kapsamında olmayıp herhangi bir konu ile ilgili olarak kesin bağlayıcılığı yoktur. Yalnızca tavsiye niteliğindedir. Olumlu veya olumsuz aksi durumlardaki sorumluluk ve hukuken meydana gelecek hususlar bilgi talep edene aittir.
Resim

fatih57 Site Üyesi

Mesajlar: 37


CoskunISIKDEMIR yazdı:
Sevgili fatih57;

Başka bir başlık altında ulaştığınızı bahsettiğiniz Yargıtay kararı da aslında tam olarak bundan bahsediyor.

Ancak ilâmda
"Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötü niyetli kabul edilir." ifadesini örneklendiriyor.

"Örneğin, alacağı kendisine tamamen ödenmesine rağmen icra takibine girişen veya kefil hakkında kefalet limitinin üzerindeki bir miktar için takip yapan alacaklı, İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi anlamında kötüniyetli sayılmalıdır. ( Bu konudaki bilimsel görüşlere ve Yargıtay uygulamasına örnek olarak: İlhan E.Postacıoğlu, Ödeme Emrine İtirazın İptali Mevzuunda Bazı Zaruri Açıklamalar, Batider, 1980, C:&, S:4, sayfa: 971-973; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20.6.1980 gün ve 1979/9-82 esas,1980/2073; 10.04.2002 gün ve 2002/19-282 Esas-2002/299 karar sayılı kararları )"

Yine aynı kararda alacaklının kötü niyetli davrandığını borçlunun ispatlaması gerektiğinden bahsediyor.

Zaten bu nedenle daha önceki mesajımda tazminata hükmedilme ihtimali olmadığı fikrimden bahsettim.

Tabi bu şekilde söylememiz tazminata hükmedilmeyeceği anlamına gelmiyor. Mahkemenin vereceği kararı bilemeyiz.

Siz yine de icra takibi başlatılan miktar ile itirazın iptali davasına konu edilen miktar arasındaki farkı, alacaklının ilk etapta sizden fazla bir miktarı tahsil talebinde bulunduğunu ve kötü niyet tazminatı talep ettiğinizi mahkemeye belirtin.



Konuya zaman ayırdığınız için teşekkür ediyorum,ALLAH razı olsun, coşkun bey.

Kaza tarihinde 2013 te sulh cezadan,kazada tam kusurlu olmadığımı ,tali kusurlu olduğumu delillendiren gerekçeli kararım var,

bu gerekçeli karar bana en güzel delil olacak inşallah.

itiraz dilekçemde fazla miktar istendiğini kötü niyet tazminatını talep ettiğimi belirttim.

hakime ilk duruşmada bunları söyledim,şuan dosya adli tıbba gitti,bakalım ne çıkacak.

sonucu sizlerle paylacağım,herşey için teşekkürler.














___________________________________________________________________________________________________________
*Verilen bilgiler hukuki danışmanlık kapsamında olmayıp herhangi bir konu ile ilgili olarak kesin bağlayıcılığı yoktur. Yalnızca tavsiye niteliğindedir. Olumlu veya olumsuz aksi durumlardaki sorumluluk ve hukuken meydana gelecek hususlar bilgi talep edene aittir.

IŞIKDEMİR Kullanıcı avatarı
Editör

Mesajlar: 1299
Konum: Virankaya


Hakkınızda hayırlısı olsun...
Resim

fatih57 Site Üyesi

Mesajlar: 37


Teşekkür ederim coşkun bey,

son olarak bişeydaha sormak istiyorum,

Sigorta şirketi karşı sürücü hakkındada dava açmış, kazada asli kusurlu olduğu halde tazminat aldığı için,

şimdi parayı ondan geri istiyor,oda büyük ihtimal geri vermediki davalık olmuşlar,

onların davasında ben taraf değilim,kendi aralarında.

şimdi benim merek ettiğim konu şu.

aynı konu için iki farklı mahkeme olurmu.sonuca gidilmesi için,önce bizim mahkeme bitmesi gerekmiyormu.?

veya bana mahkeme açmaları için önce onlarınki sonuçlanması gerekmiyormu,?

beni bu konuda aydınlatırsanız sevinirim.

ÖncekiSonraki

Dön Borçlar Hukuku