Borçluya başkasının hesabı üzerinden para gönderme

Sözleşme, Alım Satım, Bağış, Kefalet, Vekalet, Tazminat Davaları, Kusur Sorumluluğu, Sebepsiz Zenginleşme, Haksız Fiil, Faiz, Temerrüt Faizi, Gecikme Faizi, Zamanaşımı...
Cevapla
serwerron
Site Üyesi
Mesajlar: 26
Kayıt: 21 Ara 2017 13:58

Borçluya başkasının hesabı üzerinden para gönderme

Mesaj gönderen serwerron » 13 Şub 2019 14:20

A şahsı ile B şahsı bir iş yapıyorlar mal alım satımı. A şahsı para verecek B şahsı mal verecek. A şahsı kendi kardeşinin hesabından B şahsının kayın babasının hesabına B için parayı yatırıyor. B bunun karşılığında bir kısım mal veriyor ama bir kısım eksik kalıyor mal da yok para da yok diyor. B şahsına ait araç vb mallar kayın basına kayıtlı. Kime dava/takip açacaz?



Kullanıcı avatarı
IŞIKDEMİR
Editör
Mesajlar: 1546
Kayıt: 07 Eki 2016 15:19
Meslek: İcra Memuru
Konum: Virankaya

Re: Borçluya başkasının hesabı üzerinden para gönderme

Mesaj gönderen IŞIKDEMİR » 13 Şub 2019 17:25

Bir alışveriş bu kadar karmaşık hâle getirilemezdi :)

Parayı neden gönderdiğinize ilişkin delillerle birlikte B'ye alacak davası açmanız gerekir.
Resim

Kullanıcı avatarı
IŞIKDEMİR
Editör
Mesajlar: 1546
Kayıt: 07 Eki 2016 15:19
Meslek: İcra Memuru
Konum: Virankaya

Re: Borçluya başkasının hesabı üzerinden para gönderme

Mesaj gönderen IŞIKDEMİR » 13 Şub 2019 17:25

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, Esas: 2013/259, Karar: 2013/2543

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, müvekkilin davalı şirket ile olan ticari ilişkisi nedeniyle bir kısım mallar için davalıya sipariş verdiğini ve siparişe konu malların bedellerini 16.01.2009 tarihinde dört ayrı kredi kartı işlemi ile davalı şirkete ödediğini, ancak bedeli ödenen malların müvekkile teslim edilmediğini belirterek, davalıya ödenen 5.057 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsil edilerek müvekkile verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, yetki itirazında bulunmuş, davacının ödemeyi yaptığı satış temsilcisinin müvekkil şirketin eski çalışanlarından dava dışı S____ Ö____ olduğunu, adı geçen şirket çalışanının çeşitli suistimallerinin tespit edilmesi üzerine iş sözleşmesinin 22.01.2009 tarihinde feshedildiğini, S____ Ö____'nün iş sözleşmesinin feshi esnasında işlediği fiilleri ikrar ettiğini, bazı satış noktaları ile kendi başına menfaat ilişkisine girdiği, şahsi kampanya düzenlediği ve bunun sonucunda bazı satış noktalarında alacakları olduğunu beyan ettiği, S____ Ö____'nün bildirdiği firmalar arasında davacının da yer aldığını, müvekkilin Adana Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunması üzerine S____ Ö____ hakkında Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/____ esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını, bu dava sonucunda S____ Ö____'nün hangi satış noktası ile ne şekilde ticari ilişki kurduğu ve müvekkil şirketi ne şekilde zarara uğrattığının ortaya çıkacağını, bu nedenle ceza davasının bekletici sorun yapılmasını, davacı ile müvekkil şirket arasındaki uygulamaya göre sigara bedelinin ödenmesi ile mal tesliminin eş zamanlı olduğunu, müvekkil şirket kayıtlarına göre alacak tutarı kadar fatura kesildiğini ve bu kadar mal çıkışı, teslimi yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; BK'nun 182/2 maddesindeki "hilafına adet veya mukavele mevcut değil ise, satıcı ile alıcı borçları aynı anda ifa etmekle mükelleftirler" hükmüne göre aslolanın peşin satış olduğu, peşin satışta mal ile bedelin aynı anda verildiğinin kabulü gerektiği, bu kuralın aksini iddia eden davacının iddiasını yazılı delil ile kanıtlaması gerektiği, ispat külfetinin davacıda olduğu, davacının davasını yazılı delil ile ispatlayamadığı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 13.04.2011 tarihli ve 2010/9670 esas, 2011/4891 sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı davalıya mal almak için ödeme yaptığını, davalının malları teslim etmediğini belirterek, yapılan ödemenin davalıdan tahsilini istemiş, mahkeme BK 182/2.maddesi uyarınca peşin satış karinesinden hareketle ispat yükünün davacıda olduğunu kabul ederek davanın reddine karar vermiştir.

Davalı mahkemeye sunduğu 16.01.2009 tarihli, 408740 numaralı irsaliyeli fatura ile malları "Ö____ Ltd.Şti.ne" K____ Ö____ imzasına teslim ettiklerini savunmuştur.

Davacı mal tesliminin kendisine yapılmadığını belirterek itirazda bulunmuştur. Davalı malların üçüncü şahısa teslim edildiğini savunduğuna göre, bu savunma karşısında mal tesliminin kanıt yükü davalıya ait olacaktır. Davalının bu konuda delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece ispat yükünün davacıda olduğunun kabulü ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.

KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Resim

Cevapla