Forum ana sayfa EMSAL KARAR TALEP FORUMLARI İdare ve Vergi Hukuku İDARİ YARGILAMA USULÜNDE KANUN YOLLARI NELERDİR.

İDARİ YARGILAMA USULÜNDE KANUN YOLLARI NELERDİR.

İdare, Devlet Memurluğu, Disiplin Suç ve Cezaları, Yolluk, Özlük Hakları, Atama, Tayin, İptal ve Tam Yargı Davaları, İdarenin Sorumluluğu, Kamu Maliyesi ve Vergiler...

teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 21692


...................İDARİ YARGILAMA USULÜNDE KANUN YOLLARI SONUCUNDA VERİLEN KARARLAR..............................



İlk derece mahkemelerinin verdikleri ara kararlara, görev itirazı üzerine verilen görevsizlik kararlarına ya da yürütmenin durdurulması talepleri hakkında verilen kararlara karşı kanun yollarına başvurulamaz. Yargı kararlarının değişmezlik kuvvet ve niteliğine “kesin hüküm” denilmektedir.

Kesin hüküm şekli ve maddi olmak üzere ikiye ayrılır. Şekli anlamda kesin hükmün amacı bir davanın sona ermesine hizmet etmektir. Bir hükmün şekli anlamda kesinlik kazanabilmesi için mutlaka esasa ilişkin bir karar olması gerekmez. Usul ve şekle ilişkin kararlar da şekli anlamda kesinlik kazanma niteliğine sahiptir. Şekli anlamda kesinliğin sonuçları; bu karara karşı normal yasa yollarına gidilemez. Şekli anlamda kesinlik maddi anlamda kesinliğin ön şartıdır. Yani hüküm şekli anlamda kesinleşmeden maddi anlamda kesinleşemez. Maddi anlamda kesinlik, şekli anlamda kesinlik kazanmış kararlara tanınan kanuni kesinlik vasfıdır.

İdari yargıda kesin hükmün bazı istisnaları bulunmaktadır. Bunlar: Açıklama, yanlışlıkların düzeltilmesi, kararın düzeltilmesi ve yargılamanın yenilenmesidir. Yanlışlıkların düzeltilmesi yalnızca maddi hataların düzeltilmesi için başvurulacak bir yol olduğundan ve hukuki yanlışlıkların düzeltilmesi için kullanılamayacağından; ve açıklama da yargılama neticesinde verilen kararın açık ve anlaşılır olmaması durumunda taraflardan her birinin kararın açıklanması ve aykırılığın giderilmesine hususunda mahkemeye talep yöneltmesine ilişkin olduğundan, İdari Yargılama Usulünde Kanun Yolları kapsamında ele alınması doğru olmayacaktır.

Yukarıda izah edilen nedenlerle, kesin hükme ulaşma çabası doğrultusunda ve bir o kadar da kesin hükmün elde edilmesi sürecini uzatan mahkemelerin kararlarına karşı gidilecek kanun yolları sonucunda verilen kararları sırasıyla, temyiz, itiraz, kanun yararına itiraz, kararın düzeltilmesi ve yargılamanın yenilenmesi başlıklarıyla ele alacağız. Konunun kolay izahı ve hatırlatma açısından kanun yollarının kısa tanımı ve özellikleri üzerinde durulduktan sonra, kanun yolları sonucunda verilecek kararları ve sonuçlarını belirteceğiz.



:arrow: TEMYİZ KANUN YOLU SONUCUNDA VERİLEN KARARLAR


A. Genel olarak Temyiz:

Olağan kanun yollarından olan temyiz, ilk derece mahkemeleri tarafından verilen nihai kararların üst mahkeme tarafından hukuka uygunluk bakımından denetlenmesidir. İYUK md. 46-50 arasında düzenlenen temyiz, itirazdan farklı olarak işin maddi yönü ile ilgilenmemekte, aksine sadece hukuki yönden kararları irdelemektedir. İdare mahkemesinin ve Danıştay dairesinin nihai kararları, kararda bir hukuk kuralının yanlış uygulanması durumunda temyiz edilebilecek ve ilk derece mahkemesinin kararı sadece hukuka uygunluk bakımından inceleme konusu yapılacaktır. Temyiz merci temyiz ve cevap dilekçelerinde ileri sürülen temyiz sebepleri ile bağlı olmamasına rağmen, yeni bilgi ve belge araştırması, olay ve delil araştırması yapamaz ve ancak dosya üzerinden inceleme yapabilir. Dosya üzerinden yaptığı inceleme sonucunda, tarafların ileri sürmediği bir temyiz nedeni bulursa, bozma kararı verecektir.

İlk derece mahkemelerinin bütün kararlarına karşı temyiz yolu açık değildir ve bu kararların temyiz edilebilmeleri için bir takım şartlarınvarlığı gerekmektedir. İdari yargının görevli olduğu konularda davanın görev ve yetki yönünden reddedilerek dosyanın görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesi, kanun hükmü uyarınca temyiz edilemeyecek kararlardandır.



B. Temyiz İncelemesi:

Danıştay dava daireleri ile idare mahkemelerinin nihai kararlarına karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştay’da temyiz yoluna başvurulması gerekmektedir. Kararı veren Danıştay dairesi veya mahkeme, temyiz dilekçesine karşı cevap dilekçesi verildikten sonra veya cevap süresi geçtikten sonra, dosyayı Danıştay’a veya Kurula gönderir. Temyiz süresi geçtikten sonra yapılan temyiz başvuruları, kararı temyiz edilen yargı yerince ‘süre aşımı’ nedeniyle reddedilir. İlk derece yargı yeri kararlarından olan temyiz isteminin süreden reddine ilişkin kararlar ile temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlara karşı yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir (İYUK m. 48/6).

Danıştay’a gelen dosyalar, ilk inceleme yapılabilmesi için bir tetkik hakimine verilir (DK m. 62). İlk incelemede bir sakatlık bulunmazsa, ilgili daire ya da kurulca temyiz isteminin yerinde olup olmadığı karara bağlanır. Ön inceleme aşamasında eksiklik tespit edilen bazı durumlarda, özellikle süreye ilişkin hususlarda dosya ilk derece mahkemesine gönderilmeyerek, karar temyiz yeri tarafından verilir. Sakatlık varsa başvuru reddedilir.



C. Temyiz İncelemesi Sonucu Verilebilecek Kararlar ve Sonuçları:

Temyiz yeri olan Danıştay, temyiz incelemesi neticesinde bozma, onama, düzelterek onama ve kısmen onama, kısmen bozma kararlarından birini vermek durumundadır.



1. Bozma Kararları:
Danıştay tetkik hakimi tarafından yapılan inceleme sonucunda ön koşullar yönünden bir eksiklik görülmediği takdirde, ilk derece mahkemesinin kararında bozma sebeplerinin bulunup bulunmadığı karara bağlanır (İYUK m. 49). Bozma sebeplerinin bulunması halinde karar bozularak dosya ilk derece mahkemesine geri gönderilir. Temyiz mercii, ileri sürülen temyiz sebepleri ile bağlı değildir. İleri sürülmeyen bir temyiz sebebinin bulunması halinde de karar bozulur. Kararın bozulması icraya konulmuş olan ilk derece mahkemesinin kararının icrasını kendiliğinden durdurur. İlk derece yargı yeri, bozma sınırları içinde dosyayı öncelikli işlerin önüne alarak inceler ve yeniden bir karar verir (İYUK m. 49/3). Ancak bunun için bozma kararının taraflara tebliğ edilmesi gerekir. Aleyhine hüküm verilen taraf tebliği izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yoluna başvurabilir. Bu durumda ilk derece mahkemesinin karar düzeltme başvurusunun sonucunu beklemesi gerekmektedir. Karar düzeltme yoluna başvurulmaması ya da başvurulsa bile bu başvurunun reddi durumunda ilk derece mahkemesi Danıştay kararı doğrultusunda dosyayı öncelikli olarak inceleyerek davanın esası hakkında yeniden bir karar verir. İlk derece mahkemesi bozma kararı üzerine, kararını verirken iki farklı şekilde hareket edebilir.

İlk derece mahkemesinin bozmaya uymayarak eski kararında ısrar edip ‘direnme kararı’ vermesi mümkündür. Bu durumda, ilk derece mahkemesinin direnme kararı da temyiz edilebilir. Direnme kararının temyiz incelemesi Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunda yapılır. Bu kurul Danıştay dairesinin bozma kararını uygun bulursa, mahkemenin direnme kararını bozar. Aksi halde idare mahkemesinin kararını onaylar. Danıştay daireleri ve mahkemeler, Dava Daireleri Kurulunun kararlarına uymak zorundadırlar (İYUK m. 49/4).

İlk derece mahkemesinin temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararına uyma kararı vermesi de mümkündür.



2. Onama Kararları:

Yapılan inceleme sonucunda temyiz sebeplerinden hiçbiri mevcut değilse temyiz istemi reddedilirve temyiz edilen karar onanır. Bu kararla birlikte ilk derece mahkemesinin kararı kesinleşmiş olur. Bu karara karşı ancak İYUK m. 54 uyarınca kararın düzeltilmesi yoluna gidilebilir.



3. Düzelterek Onama Kararları:

Temyiz incelemesi sonunda karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse, karar düzeltilerek onanır (İYUK m. 49/2). HMK uyarınca; kararda tespit edilen sakatlık sadece rakam-yazım hatası gibi maddi yanlışlıktan ibaret ise kararı bozup mahkemeye göndermek yerine, kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilir. Aynı şekilde, HMK son uyarınca hükmün sonucu esas bakımından usul ve kanuna uygun olmakla beraber gerekçesi doğru değilse, temyiz yerinin, gerekçeyi düzelterek onama kararı vermesi uygun olacaktır.



4. Kısmen Onama ve Kısmen Bozma Kararları:

Temyiz incelemesi sırasında, uyuşmazlığın Danıştay’ın görevine girdiği anlaşılırsa, Danıştay davayı esastan karara bağlar. Danıştay’da kararın kısmen onanması ve kısmen bozulması da mümkündür. Ancak kararın kesinleşen kısmının, Danıştay kararında belirtilmesi gerekir (İYUK m. 49/5). Onanan kısım kesinleşmiş olur. İlk derece mahkemesi bozulan kısım bakımından yeni bir karar verir.



:arrow: İTİRAZ KANUN YOLU SONUCUNDA VERİLEN KARARLAR


A. Genel Olarak İtiraz:

İdare mahkemesinin İYUK m. 45’te sayma yolu ile belirttiği konular hakkında verdikleri kararlar ile tek hakimle verdikleri kararlara karşı kanunda aksine hüküm bulunsa bile mahkemenin bulunduğu yargı çerçevesindeki Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilecektir. İYUK m. 45/2’de “idare ve vergi mahkemelerinin yukarıdaki fıkra uyarınca verdikleri nihai kararlara karşı…” ifadesinden, ister uyuşmazlığı esastan çözen, isterse usuli nedenlerle mahkemenin işten elini çekmesi sonucunu doğuran nihai kararlara karşı itiraz yoluna gidilebileceği görülmektedir. Ara karar niteliğinde olan kararlara karşı itiraz yoluna gidilemez.

İtiraz temyizin şekil ve usulüne tabidir. Bu nedenle itiraza konu olabilecek kararlarda; süre, itiraz başvurusunun yapılması, itiraz dilekçesinin şekli, itiraz aşamasında duruşma yapılması ve itiraz sebepleri bakımından itiraz ile temyiz arasında herhangi bir fark bulunmamaktadır. Aradaki fark, itiraz ya da temyize konu kararın bozulması halinde itiraz ya da temyiz merciinin yetkilerinin kapsamıbakımındandır.

İtiraz süresi, kararın taraflara tebliğinden itibaren otuz gündür. İYUK m. 48/3 hükmünden hareketle, karara süresinde itiraz etmemiş olan taraf otuz gün içerisinde vereceği cevap dilekçesiyle karşı itiraz talebinde bulunabilir. İYUK m. 48/6 uyarınca, itiraz dilekçesini verirken gerekli harç ve giderlerin tamamını ödemeyen tarafa, kararı veren mahkeme tarafından on beş gün içinde eksikliklerin tamamlanması bildirilir. Bu süre içerisinde itiraz eden taraf harç ve giderleri tamamlamadığı takdirde mahkeme tarafından kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilir. İtirazın otuz günlük süre geçtikten sonra yapılması halinde de kararı veren mahkeme itiraz isteminin reddine karar verecektir. Bu kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içerisinde itiraz yoluna başvurulabilir.



B. İtiraz İncelemesi:

İtiraz incelemesinde ek bir araştırma yapılmadan ihtilaf çözülebilecek durumda ise Bölge İdare Mahkemesi kural olarak dosya üzerinden inceleme yapar ve işin esası hakkında karar verir. Dosyayı ilk derece mahkemesine göndermez. İtiraz konusu karardaki ihtilaf, dosyadan anlaşılacak nitelikte değilse, resen araştırma ilkesi uyarınca Bölge İdare Mahkemesi gerekli inceleme ve araştırmaları bizzat kendisi yapar ve işin esası hakkında yeniden karar verir ve dosyayı ilk derece mahkemesine göndermez. İYUK m. 20’de Danıştay ile idare mahkemelerinin bakmakta oldukları davalara ait her çeşit incelemeyi kendilerinden yapacakları ifade edilmiştir. Bu iki durum açısından, temyiz ile itiraz incelemesi arasında önemli bir fark bulunmaktadır: Temyiz incelemesi sonunda karar bozulduğunda dosya ilgili mahkemeye ya da daireye geri gönderilirken, itiraz incelemesi sonunda karar bozulduğunda dosya ilgili mahkemeye geri gönderilmeyip işin esası hakkında da Bölge İdare Mahkemesince karar verilmektedir.



C. İtirazın Sonuçları:
Bölge İdare Mahkemesi, itiraz başvurusu sonucunda ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararı yerinde bulursa kararı onar. Kararı yerinde bulmayarak bozması halinde işin esası hakkında kendisi karar verir. İtiraz konusu karardaki uyuşmazlık dosya kapsamından anlaşılabilecek nitelikte değilse Bölge İdare Mahkemesi gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak işin esası hakkında yeniden bir karar verir. Bununla beraber, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan itirazı haklı görür veya davayı mahkemenin görevinde bulmazsa kararı bozarak dosyayı yeniden bir karar verilmek üzere görevli ve yetkili mahkemeye gönderir.

İYUK m. 45/5 uyarınca, Bölge İdare Mahkemesinin kararları kesindir, bu kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamaz(İYUK m. 45/5). İtiraz yolunda temyiz yolundan farklı olarak, ilk derece mahkemelerinin Bölge İdare Mahkemeleri tarafından verilen kararlara karşı önceki kararlarında ‘direnme’ imkanı bulunmamaktadır.

İYUK m. 53/1 ve m. 54/1 uyarınca Bölge İdare Mahkemesinin itiraz üzerine verdikleri kararlar hakkında ‘Yargılamanın Yenilenmesi’ ve ‘Kararın Düzeltilmesi’ kanun yollarına gidilebilecektir.


:arrow: KANUN YARARINA TEMYİZ KANUN YOLU SONUCUNDA VERİLEN KARARLAR


A. Genel Olarak Kanun Yararına Temyiz:

İYUK m. 51’e göre, kanun yararına temyiz; Bölge İdare Mahkemesi kararları ile İdare Mahkemelerince veya Danıştay’ca ilk derece mahkemesi olarak verilip temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlara karşı Danıştay Başsavcısının ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden başvurabileceği özel bir temyiz yoludur. İlk derece mahkemesi kararının üst mahkemece gözden geçirilmesi amacı güdülmektedir. Bölge İdaresi mahkemesinin kararları kesin olup, temyiz edilemediğinden, bu kararların hepsi hakkında ve temyiz talebinin süreden reddedilmesi hallerinde de kanun yararına temyiz yoluna gidilebilir. Kanun yararına temyiz, kesinleşmiş kararlara karşı bir başvuru yolu olduğu için olağanüstü bir kanun yoludur ve kesinleşmemiş kararlar için kanun yararına temyiz başvurusu yapılamaz.

Kanun yararına temyiz belli bir süre ile sınırlandırılmamıştır.

B. Kanun Yararına Temyiz Sonucunda Verilen Kararlar:

Danıştay’da temyizen incelenmiş olan mahkeme kararları ile henüz taraflara tebliğ edilmemiş veya tebliğ edilmekle birlikte temyiz süresi geçmemiş kararlar için kanun yararına temyiz yoluna başvurulamaz. Ayrıca idare mahkemesinin tek hakimle verdiği kararlar, itiraz yoluna gidilmeden kesinleşmiş olsa bile kanun yararına temyiz edilemeyecektir. Bu kararlar bakımından, kanun yararına temyiz, ancak itiraz konusu yapılıp, Bölge İdare Mahkemesi tarafından onanması halinde Bölge İdare Mahkemesi kararları olmaları itibariyle söz konusu olabileceklerdir.

Kanun yararına temyiz yoluna başvurulabilmesi için iki şartın bir arada bulunması gerekmektedir. Bunlardan birincisi; kanun yararına temyiz yoluna başvurulacak kararın temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş olmasıdır. İkinci şart ise, temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararın yürürlükteki hukuka aykırı olmasıdır. Soyut hukuk kurallarına aykırılık her zaman kanun yararına temyiz nedeni değildir, karar yürürlükteki hukuka, mevcut hukuk düzenine aykırı olmalıdır.

Kanun yararına temyizin doğurduğu sonuçlara bakacak olursak; kanun yararına temyiz kararları üzerine ilgili mahkeme tarafından verilecek bir karar veya yapılacak bir işlem bulunmamaktadır. Dosya ilgili mahkeme tarafından yeniden ele alınmadığından, mahkemenin bozmaya uygun olarak yeni bir karar vermesi söz konusu olmayacaktır. Kanun yararına temyiz usulü, hukuki bir denetim olduğundan inceleme neticesinde verilecek bozma kararı tarafların hukuki durumunu etkilemez. Bozmaya konu kararın kesin hüküm niteliği devam eder. Amaç yanlış bir yargısal içtihadın yerleşmesini önlemektir. Diğer bir sonuç olarak, kanun yararına temyiz yolunda yürütmenin durdurulması istenemez, talep neticesinde verilen kararlar karar düzeltmesine ve yargılamanın yenilenmesine konu olamaz.

Başsavcının temyiz isteği yerinde görülürse,kanun yararına bozma kararı verilir . Temyiz yerinin kararı kısmen bozması da mümkündür. Bu gibi bozma kararları, daha önce kesinleşmiş bulunan mahkeme veya Danıştay kararlarının hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz (İYUK m. 51/2). Bu kararlar Resmi Gazete’de yayımlanır.



:arrow: KARARIN DÜZELTİLMESİ KANUN YOLU SONUCUNDA VERİLEN KARARLAR


A. Genel Olarak Kararın Düzeltilmesi:

İdari yargıda kararın düzeltilmesi, temyiz ya da itiraz mercilerinin temyiz ya da itiraz başvuruları üzerine verdikleri kararların kanunda belirtilen nedenlerden dolayı aynı mercilerce bir kez daha gözden geçirilmesini sağlayan olağan bir kanun yoludur. Karar düzeltme sebepleri İYUK m. 54’te tahdidi olarak sayılmıştır. Bunların dışında kalan bir nedenle düzeltme talebinde bulunulamaz.



B. Kararın Düzeltilmesi İncelemesi:

Karar düzeltme talebi üzerine, öncelikle istemin kabul edilip edilmeyeceği hakkında, bir ön inceleme yapılır. Sakatlık olmadığı takdirde karar düzeltme sebepleri bakımından inceleme yapılacaktır. Düzeltme istemleri üzerine yapılan ilk incelemede eksiklikler tespit edilirse, esasa geçilmeden düzeltme istemi reddedilir.

Düzeltme istemi ön şartlar yönünden kabul edilirse,düzeltme nedenlerinin bulunup bulunmadığı incelenir. Düzeltme nedenleri yoksa veya ileri sürülen nedenler, kanundaki nedenlere dayanmıyorsa, talep reddedilir. İleri sürülen nedenler varsa, eski karar kaldırılır ve dosya yeniden incelenerek karara bağlanır. Düzeltme isteminde bulunulmuş olması kararın yürütülmesini, durdurmaz. Fakat taraflardan birinin istemi üzerine Danıştay yürütmenin durdurulmasına karar verebilir. Düzeltme kararına karşı düzeltme isteminde bulunulamaz (İYUK m. 54/1).

Danıştay ve Bölge İdare Mahkemeleri, karar düzeltme isteminde ileri sürülen sebeplerle bağlıdırlar (İYUK m. 54/2).

Karar düzeltme incelemesinde, temyiz incelemesinden farklı olarak, yargı yerleri, tarafların ileri sürmüş olduğu karar düzeltme sebepleri ile bağlıdırlar, bu kapsamda inceleme yaparlar ve karar verirler. Tarafların ileri sürmedikleri sebepleri kendiliğinden araştıramazlar .

Karar düzeltme talebinin kabulü halinde yargı yeri şu ihtimaller dahilinde karar verebilir :

1.İtiraz ya da temyiz kararı üzerinde düzeltme: Karar düzeltme incelemesi sonunda, temyiz ya da itiraz üzerine verilen kararın kendisinde bir sakatlık tespit edilirse, bu karar düzeltilir.
2.İlk derece mahkemesinin kararında düzeltme: Karar düzeltme istemini esastan kabul eden yargı yeri, ilk derece mahkemesinin kararında bir değişiklik yapılması kanısına varırsa şu şekillerde karar verir:
3. Bozma Kararı: Temyiz ya da itiraz üzerine yapılan incelemede onanmış olan karar bu defa bozulur. Yani yargı yeri onama kararını kaldırır.
4. Onama Kararı: Yargı yeri daha önce vermiş olduğu bozma kararını kaldırarak onama kararı verebilir.

Temyiz üzerine verilen kararlara karşı, sadece bir kez karar düzeltme isteminde bulunulabilir. Düzeltme isteminde bulunma süresi on beş gündür (İYUK m. 54/1).


:arrow: YARGILAMANIN YENİLENMESİ KANUN YOLU SONUCUNDA VERİLEN KARARLAR


Kanunda tahdidi olarak sayılmış sebeplere dayanılarak esas hükmün kaldırılmasını ya da davanın yeniden incelenmesini sağlayan olağanüstü kanun yoluna yargılamanın yenilenmesi denir. Kararın düzeltilmesi ile yargılamanın yenilenmesi arasındaki en önemli fark; karar düzeltme yolu iradi bir hatanın, yargılamanın yenilenmesi ise irade dışı oluşan hataların düzeltilmesini sağlamaktadır.

Yargılamanın yenilenmesi istemi, kural olarak esas kararı vermiş mahkemece karara bağlanır (İYUK m. 53/3). Yargılamanın yenilenmesi istemi, kanunda belirtilen nedenlere dayanmıyorsa istemin reddine; dayanıyorsa istemin kabulüne karar verilir. Yargılamanın yenilenmesi isteminin reddinin temyiz edilebilmesi Danıştay tarafından kabul edilmiştir ; İstemin kabulüne karar verildiği takdirde, mahkeme davaya yeniden bakar.


SONUÇ

Sadece idare hukuku açısından değil, adli yargı kapsamında da temel amaç, kesin hükme ulaşmaktır. Bu bağlamda dava yolunda atılan adımların bir kısmı bize haklarımızı temin etmede hizmet ederken, bir kısmı da bu sürecin uzamasına sebep olmasıyla davanın sonucunun kesinleşmesine engel olmaktadır. Bu bağlamda ‘İdari Yargılama Usulünde Kanun Yolları Sonucunda Verilen Kararlar’ı incelerken bir takım eksikliklerle karşılaşmış bulunmaktayız.

İtiraz müessesi açısından, kanunda “İtiraz” ismi kullanılmış olmasına rağmen karşımıza bir tür temyiz yolu olarak çıkmaktadır. Zaten itiraz kanunda temyiz yoluna benzetilerek düzenlenmiştir. Ülkemizde yirmi sekiz farklı Bölge İdare Mahkemesi bulunmaktadır. Bu mahkemeler hali hazırda kendi aralarında içtihat birliğine varmış değillerdir. Aynı ya da benzer konulara ilişkin farklı kararlar verilmesi, idare yargı sistemi açısından içtihat birliğinin sağlanmasını engellemektedir. Kanaatimizce temyiz yolunda öngörülmüş olan ilk derece mahkemesinin eski kararında direnme hakkının itiraz yolunda öngörülmemiş olması, idari yargılama usulü açısından büyük bir eksikliktir. Bölge İdare Mahkemesi kararlarına karşı ilk derece mahkemelerine direnme imkanının tanınması ve direnme kararlarının Danıştay’ın ilgili dairesince incelenerek karara bağlanmasıyla, içtihat birliğinin sağlanması yoluna gidilmelidir.

İtiraz incelemesinin temyize tabi olmamasına rağmen kanun yararına temyiz kapsamına alınmış olması, normalde temyiz dışı olan Bölge İdare Mahkemesi kararlarının kanuna açık aykırılığı halinde bir üst değerlendirmenin yapılması ile sonraki kararlara yön verilmek istenmesi, kanaatimizce isabetli bir tercih olmuştur.

İYUK m.51’in başlığı “kanun yararına bozma”dır. Bozma, temyiz talebinin sonucunda gerçekleştiğinden madde başlığının “kanun yararına temyiz” olarak değiştirilmesi gerektiği kanaatindeyiz.[/i][/size]

HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

polike Kıdemli (**) Üye

Mesajlar: 113


Selamlar sormak istediğim konu danıştay da görülen idari dava dosyası ilgili dairenin vermiş olduğu Onama kararına karşı karar düzeltmesine gidilmiş olup ilgili daire daha sonradan bozma kararı verip dosyayı ilk derece mahkemesine yollamıştır Sormak istediğin soru idare bu dosya için karar düzeltme talebinde bulunabilir mi.

IŞIKDEMİR Kullanıcı avatarı
Editör

Mesajlar: 1392
Konum: Virankaya


2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararın Bozulması” başlıklı 49 uncu maddesinde ;

1. Temyiz incelemesi sonucunda Danıştay:

a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerine uyulmamış olması,

Sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozar.

2. Temyiz incelemesi sonunda karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise kararın düzeltilerek onanmasına karar verilir.

3. Kararın bozulması halinde dosya Danıştay’ca karar veren mahkemeye gönderilir. Mahkeme, dosyayı diğer öncelikli işlere nazaran daha öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir.

4. Mahkeme bozmaya uymayarak eski kararında ısrar edebilir. Israr kararının ilgili tarafından temyizi halinde, dava konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca incelenir. Danıştay’ın ilgili dava dairesinin kararı uygun görülürse mahkemenin kararı bozulur; aksi halde onanır. Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Genel Kurulları kararlarına uyulması zorunludur.

Yani şu an dosyanız ilk derece mahkemesinin bozmaya uyma veya kararda ısrar aşamasındadır.
Resim

polike Kıdemli (**) Üye

Mesajlar: 113


Günaydın Mutlu haftalar sizlerle olsun verdiğiniz bilgi için teşekkürler . Ben davacı olarak idare mahkemesinin red kararı danıştayca onanmıştı. Ancak ben karar düzeltmeye giderek bozma kararı çıktı. sorum şu aşamada idare mahkemesi danıştay kararına uyarsa davalı idare tekrar itiraz edip dosyayı danıştaya veya karar düzeltmeye gidebilir mi teşekkürler

IŞIKDEMİR Kullanıcı avatarı
Editör

Mesajlar: 1392
Konum: Virankaya


Bozma sonrası idare mahkemesinde yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen karar ile ilgili yasa yoluna başvurma hakları olacaktır.
Resim

polike Kıdemli (**) Üye

Mesajlar: 113


Teşekkür ederim yanlız ben karar düzeltmeye giderek bozma kararı verildi. karar düzltmenin tekrardan karar düzeltmeye gidilir mi. teşekkür ederim.

IŞIKDEMİR Kullanıcı avatarı
Editör

Mesajlar: 1392
Konum: Virankaya


Gidilmez. Top şu an ilk derece mahkemesinde...
Resim

polike Kıdemli (**) Üye

Mesajlar: 113


Teşekkür ederim verdiğiniz bilgi için son kez sorayım davacı karar düzeltmeye gitti ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararı davalı idare uygulayıp öylemi danıştaya taşır. yoksa karar düzeltmeden gelen dosyayı kesin olarak mı sonlandırı. Teşekkürler

Cengiz358 Site Üyesi

Mesajlar: 5


Kolay gelsin. Valilik tarafından yürütülen bir inceleme neticesinde ceza gerek görülen rapor kişinin disiplin amirine gereği yapılmak üzere gönderilmesine rağmen ceza uygulamadı. idare mahkemesine başvurdum. ehliyet reddi geldi. ben müştekiyim. kişi hakkında raporda ceza gerek görülmesine rağmen ceza uygulamadı. bu hukuksuzluğa karşı çıkamıyorum mu ki bana ehliyet reddi geliyor?

IŞIKDEMİR Kullanıcı avatarı
Editör

Mesajlar: 1392
Konum: Virankaya


viewtopic.php?f=23&t=565108

kamu görevlisinin disiplin suçu işlediğine dair ciddi bir suç duyurusu veya şikayeti halinde ilgili hakkında soruşturmanın yapılması zorunluluğu bulunmakta ise de, soruşturmanın sonucunda disiplin cezasına gerek görülmemişse şikayetçinin kendisini doğrudan ilgilendirmeyen bu sonuca karşı açtığı davanın incelenmesine ehliyet yönünden imkan bulunmadığı
Resim


Dön İdare ve Vergi Hukuku