Doğal Ölüm Banka Kredisi

Bankacılık İşlemleri, Mevduat, Faiz, Banka Kredileri, Kredi Kartları, Banka Kartları, Havale, Tüketici Kredisi, Mortgage, Tüketici Hakları, Tüketici Hakem Heyeti, Tüketici Mahkemeleri...
Cevapla
pinararun
Yeni Üye
Mesajlar: 2
Kayıt: 15 Ağu 2019 23:00

Doğal Ölüm Banka Kredisi

Mesaj gönderen pinararun » 16 Ağu 2019 11:41

Merhabalar,
Babam 24.07.2019 tarihinde vefat etti. Vefat etmeden 2 sene öncesinde bankadan kredi çekmişti. Sigortanın kredi borcunu karşılaması için gerekli evraklarla başvurumuzu yaptık, ancak bankadan red cevabı geldi. Gerekçe olarak da kredi çekildiği zaman herhangi bir hastalığının olup olmadığı hakkında saglık raporu kısmının doldurulmamış olmasını öne sürülmektedir. Sigorta eden kişi veya kurum tarafından babama herhangi bir hastalığı olup olmadıgı sorulmamış, sağlık raporunun tam doldurulmadıgı bugüne kadar beyan edilmemiş, daha agır şartlarda prosedür uygulanmamış veya sağlık taraması yapılmamıştır. Babamın 12 sene önce kalp rahatsızlığı başladı. Bugüne kadar da sadece kontrolleri yapıldı ve düzenli ilaçlar kullandı. Ölüm belgesinde ise ölüm nedeni doğal ölüm olarak geçmektedir.

Sigorta tarafından kredi borcunun kapatılması için ve bugüne kadar ödenen paranın tamamının yada bir kısmının geri alınabilmesi için sigortanın öne sürdügü gerekçeye karşılık dava açmalı mıyız? Bu sürece nerden ve nasıl başlamalıyız?
Mevcut hastalığı ile ölüm nedeni arasında illiyet bağı var mıdır?

Konuyla ilgili bilgilerini paylaşırsanız sevinirim.



Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
Mesajlar: 23020
Kayıt: 29 Tem 2012 17:08
Meslek: "Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir."

Re: Doğal Ölüm Banka Kredisi

Mesaj gönderen teoman » 16 Ağu 2019 12:14

pinararun yazdı:
16 Ağu 2019 11:41
Merhabalar,
Babam 24.07.2019 tarihinde vefat etti. Vefat etmeden 2 sene öncesinde bankadan kredi çekmişti. Sigortanın kredi borcunu karşılaması için gerekli evraklarla başvurumuzu yaptık, ancak bankadan red cevabı geldi. Gerekçe olarak da kredi çekildiği zaman herhangi bir hastalığının olup olmadığı hakkında saglık raporu kısmının doldurulmamış olmasını öne sürülmektedir. Sigorta eden kişi veya kurum tarafından babama herhangi bir hastalığı olup olmadıgı sorulmamış, sağlık raporunun tam doldurulmadıgı bugüne kadar beyan edilmemiş, daha agır şartlarda prosedür uygulanmamış veya sağlık taraması yapılmamıştır. Babamın 12 sene önce kalp rahatsızlığı başladı. Bugüne kadar da sadece kontrolleri yapıldı ve düzenli ilaçlar kullandı. Ölüm belgesinde ise ölüm nedeni doğal ölüm olarak geçmektedir.

Sigorta tarafından kredi borcunun kapatılması için ve bugüne kadar ödenen paranın tamamının yada bir kısmının geri alınabilmesi için sigortanın öne sürdügü gerekçeye karşılık dava açmalı mıyız? Bu sürece nerden ve nasıl başlamalıyız?
Mevcut hastalığı ile ölüm nedeni arasında illiyet bağı var mıdır?

Konuyla ilgili bilgilerini paylaşırsanız sevinirim.

Bu olayınız ile ilgili olarak muhakkak bir avukat yardımından yararlanmanızı öncelikle öneririm. Bu şekil bankanın ret kararının hukuka uygun olmadığını söyleye bilirim.

YARGITAY 17. Hukuk Dairesi
2014/402 E.
2015/11229 K.


Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi S. K.'un dava dışı Şekerbank'tan zirai kredi çektiğini, kredi çektiği banka ile anlaşmalı davalı sigorta şirketince murise hayat sigortası yapıldığını, kredi sözleşmesi devam ederken murisin yakalandığı mide kanseri hastalığı sonucu vefat ettiğini, davalı sigorta şirketinden bankaya kredi borcunu ödemesi için başvurulduğunu ancak davalı sigorta şirketince zararın teminat dışı olduğu belirtilerek kredi borcunun ödenmediğini, müvekkillerin aleyhine dava dışı banka tarafından yapılan icra takibi nedeniyle davacıların tüm kredi borcunu faiziyle birlikte ödemek zorunda kaldıklarını belirterek 30.000,00 TL sigorta bedeli ile fazladan ödemek zorunda kaldıkları 18.500,00 TL nin mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı sigorta şirketi vekili, davacıların tazminat talebinin muris beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve hastalığını gizlediği için teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece; toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, murise kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihten bir gün sonra “mide kanseri” teşhisi konduğu, murisin rahatsızlığının teşhis sürecini beklemiş olsa idi bu sözleşmesinin imzalanmayacağı, murisin poliçedeki “daha önce mide rahatsızlığınız var mı? sorusuna hayır cevabı verdiği ve rahatsızlığını gizlediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, dava dışı bankadan alınan kredi dolayısıyla davalı sigorta şirketi tarafından yapılan hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

Dosya kapsamına göre davacıların murisinde poliçe imzalanmadan önce mide rahatsızlığı bulunmakta ise de muris “mide kanseri” hastalığını ilk kez 14.01.2011 tarihinde yapılan teşhis sonucu öğrenmiştir.Davalı sigorta şirketi ile davacıların murisi S.K.arasında hayat sigortası poliçesi 13.01.2011 tarihinde imzalanmış olup muris poliçenin imzalanmasından sonra kanser hastalığını öğrenmiş olup bu rahatsızlığını gizlemesi söz konusu değildir.Kaldı ki mide kanseri hastalığının muris tarafından gizlendiği ve rizikonun murisin bu rahatsızlığını gizlemesinden kaynaklandığı ispat yükü kendisine düşen davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiştir. Bu halde; işin esasına girilerek, tüm deliller toplandıktan sonra sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 26.10.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.





YARGITAY 17. Hukuk Dairesi
2013/18506 E.
2015/10521 K.


Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiş, davacı vekilince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 09.06.2015 Salı günü davacı vekili Av. M.. Ş.. ile davalı vekili Av. G. G. geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü.

-K A R A R-
Davacı vekili, müteveffa E. E.'ün kullandığı konut kredisi nedeniyle davalı şirket nezdinde hayat sigortası poliçesi imzaladığını, bankaya tüm primin ödendiğini, E. E.'ün 06.03.2011 tarihinde vefat etmesi üzerine davalıya ihbarda bulunduklarını ancak davalının cayma hakkını kullandığını ileri sürerek ödeme yapmaktan kaçındığını belirterek ıslahla birlikte 65.000 TL'nin ölüm tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, müteveffanın sigorta sözleşmesi akdedildiği anda mevcut olan hastalığını müvekkilinden kasten gizlediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile toplam 22.904,06 TL tazminatın -10.000 TL'si dava, 12.904,06 TL'si ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte- davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı sigorta şirketi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

Davacıların murisi E. E.ile davalı sigorta şirketi arasında konut kredisi sözleşmesi kapsamında hayat sigorta poliçesi tanzim edildiği iddiasıyla eldeki dava açılmış, mahkemece sürprim uygulaması yapılarak davanın kısmen kabulü ile 22.904,06 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Davacıların talebine konu poliçenin incelenmesinde, taraflar arasında 5 yıl için 130.000 TL bedelle Tüketici Kredilerine Yönelik ..... Sigortası Poliçesi tanzim edildiği, poliçe prim bedelinin 893,31 TL olarak belirtildiği ve bu bedelin tamamının davalı sigorta şirketince konut kredisi bedelinden tahsil edilerek kesildiği anlaşılmıştır.

Davalı sigorta şirketi vekili, her ne kadar poliçe tanzim tarihinde kanser hastası olan sigortalının bu durumu müvekkilinden saklaması nedeniyle poliçenin geçersizliğini ileri sürmekte ise de; sigortalının hastalığını davalı sigorta şirketinden kasten sakladığı hususunda bir delil bulunmadığı gibi, poliçe bedelinin tamamının davalı tarafça tahsil edilmesi nedeniyle taraflar arasına geçerli bir sözleşmenin kurulduğu hususu tartışmasızdır.

Poliçenin incelenmesinde poliçenin hiçbir sayfasında sigortalının imzasının bulunmadığı, sigortalının sağlık beyanının alınmadığı anlaşılmaktadır. Sigorta şirketi olan davalının, poliçenin tanzimi sırasında basiretli bir tacir gibi davranarak sigortalıya bu hususlarda gerekli soruları yöneltip, cevaplarını alması gerekmektedir. Basiretli bir tacir gibi davranmayarak, sigortalıya gerekli soruları yöneltmeyen, poliçede imzasını almayan, ancak buna rağmen poliçe prim bedelinin tamamını tahsil eden davalı sigorta şirketinin, sigortalının bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürerek bu durumdan lehine sonuç çıkarması kabul edilemez. Bu nedenle, davacının poliçe bedelinden miras hissesine düşen kısmın tamamını talep etme hakkının olduğu kabul edilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde sürprim uygulaması yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozma sebebi yapılmıştır.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numara-
lı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 1.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 1.565,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 13.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

pinararun
Yeni Üye
Mesajlar: 2
Kayıt: 15 Ağu 2019 23:00

Re: Doğal Ölüm Banka Kredisi

Mesaj gönderen pinararun » 16 Ağu 2019 16:23

cevabınız için teşekkürler. Ancak bugün öğrendik ki sigorta tarafından sorulan sağlık sorusuna babam hayır cevabı vermiştir.
2012 yılında kalp rahatsızlıgı geçirip stant takılmıştır. 2012, 2014 yıllarında bu teşhiş konulmuştur. fakat 2018 yılında yapılan kontroller sonrasında bu teşhiş konulmamıştır.
bankadan çekilen kredi ise 2017 tarihlidir.
Ayrıca epikriz raporuna göre ''babam hastanede bypass ameliyatı oldu ameliyat başarılı geçti kalple ilgili herhangi bir koplikasyon oluşmadı. Yoğun bakıma alındı ancak ypgun bakımda tansiyon düşmesi nedeniyle vefat etmiştir.'' diye yazmaktadır. Mevcut hastalık nedeniyle vefat etmemiş gözükmektedir.

Bu durumda dava açarsak kazanma olasılığımız nedir?

Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
Mesajlar: 23020
Kayıt: 29 Tem 2012 17:08
Meslek: "Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir."

Re: Doğal Ölüm Banka Kredisi

Mesaj gönderen teoman » 16 Ağu 2019 20:03

Benim şahsi kanaatim sigortanın bu bedeli ödemesi yönündedir. Yinede hukuk yolunda akıbet ne olur bunu da tam kestire bilmek mümkün olmamaktadır. Kişinin her ne kadar kalp rahatsızlığını bildirmemesi ve onun doğal ölümü bu kapsamda değerlendirilmemesi gerekir diye düşünüyorum.
HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

Cevapla