Değeri 20TL olan ayakkabıyı kapı önünden çalan hırsız hakkında değer azlığı indirimi uygulanması gerektiği hk.

Kavramlar: yargıtay kararları, yargıtay kararları 2019, yargıtay kararları 2018, yargıtay kararları 2017, yargıtay kararları fetö, son yargıtay kararları, yargıtay kararları nereden bulunur...
Cevapla
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 28921
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Değeri 20TL olan ayakkabıyı kapı önünden çalan hırsız hakkında değer azlığı indirimi uygulanması gerektiği hk.

Mesaj gönderen Admin » 01 Eki 2019 13:59

Ceza Genel Kurulu 2018/202 E. , 2019/506 K.
Kararı veren
Yargıtay Dairesi : 17. Ceza Dairesi
Mahkemesi :Asliye Ceza
Sayısı : 347-909

Sanıklar ... ve ...'in nitelikli hırsızlık suçundan TCK'nın 37. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 142/2-h, 143, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba ilişkin Konya 15. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 31.12.2015 tarihli ve 347-909 sayılı hükümlerin, sanıklar ve müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 17. Ceza Dairesince 18.04.2016 tarih ve 3089-5458 sayı ile;


"Mahkemece sanıkların işledikleri kasıtlı suçtan verilen hapis cezalarının kanuni sonucu olarak TCK'nın 53/1,2,3 maddelerinde belirtilen hakları kullanmaktan kanunda belirtilen usule uygun olarak yasaklanmalarına ilişkin kararın, karar tarihi itibarıyla usul ve yasaya uygun olduğu, ancak 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması sırasında aynı maddenin birinci, ikinci ve dördüncü fıkralarındaki bazı sözcüklerin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 140-85 sayılı iptal kararının anılan Kanun maddesinin 1. fıkrasındaki 'hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak' hükmü gereğince infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür." açıklamasıyla onanmasına karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 07.02.2018 tarih ve 41147 sayı ile;
"26.03.2014 tarihli takdir kıymet ve teslim tutanağı incelendiğinde, mağdur ...'nın kapısının önünden çalınan ve oğluna ait olup taklit olduğu anlaşılan 42 numara siyah renkli Dymax marka bir çift ayakkabının ederinin 20 TL olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır...

Buna göre, ikinci el, taklit ve 20 TL değerindeki ayakkabıyı çalan sanıklar hakkında, suçun işleniş şekli ve özellikleri itibarıyla ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle TCK'nın 145. maddesi gereğince verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, mahkemece anılan maddenin tartışılmaması ve uygulanmama nedeninin gösterilmemesinden dolayı kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir." düşüncesiyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.

CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Özel Dairece, 05.03.2018 tarih ve 1314-2853 sayı ile itirazın yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI

Sanıklar hakkında mağdurlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve Nuran Kavak'a yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümler, Özel Dairece düzeltilerek onanmak suretiyle kesinleşmiş olup itirazın kapsamına göre inceleme sanıklar hakkında mağdur ...'ya yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmıştır.

Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklar hakkında TCK'nın 145. maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.


İncelenen dosya içeriğinden;
Yakalama ve muhafaza altına alma tutanağında; 25.03.2015 tarihinde saat 23.10 sıralarında Selçuklu ilçesi, Nişantaşı Mahallesi, Rauf Denktaş Caddesi üzerinden Nalçacı Caddesi istikametine doğru iki şahsın bisikletle gittiği, bisikletin arka kısmında iki adet büyük boy poşet olduğunun görülmesi üzerine şahısların durdurularak poşetlerin incelendiği, poşetlerin içinde 19 çift kullanılmış ayakkabı olduğunun görüldüğü, ... ve ... olduğu tespit edilen şahısların, bu ayakkabıları otogar civarında bulduklarını beyan ettikleri, şahısların tedirgin hareketlerde bulunması üzerine ele geçirilen ayakkabılarla birlikte polis merkezine götürüldükleri, yapılan araştırmada ele geçirilen ayakkabıların 25.03.2015 tarihinde saat 22.00 sıralarında Selçuklu ilçesi, Bedir Mahallesi, Ata Sokak, Mutlu Apartmanından çalındığının tespit edildiği bilgilerine yer verildiği,
CD çözüm tutanağında; 25.03.2015 tarihinde saat 22.03’de iki erkek şahsın Mutlu Apartmanına girdikleri, şahıslardan birinin 1,65-1,70 cm boylarında olduğu, üzerinde beyaz mont ve siyah pantolon bulunduğu, diğer şahsın 1,60-1,65 cm boylarında olduğu, üzerinde beyaz mont ve pantolon bulunduğu, birkaç dakika sonra ellerinde bulunan beyaz poşet ile dışarı çıktıklarının görüldüğü, havanın karanlık olması ve mesafenin uzak bulunması nedeniyle şahısların kimliklerinin tespit edilemediğinin bildirildiği,
Teşhis ve takdiri kıymet tutanağında; sanıklardan ele geçirilen mağdur ...'ya ait bir çift Dymax marka 42 numaralı erkek ayakkabısının 20 TL; mağdur ...'a ait bir çift Bluewex marka 42 numaralı erkek ayakkabısının 15 TL; mağdur ... Kavak'a ait bir çift Converse marka 38 numaralı bayan ayakkabısının 80 TL; mağdur ...'e ait bir çift Adidas marka 42 numaralı erkek ayakkabısının 20 TL; mağdur ...'a ait bir çift Derflex marka 41 numaralı erkek ayakkabısının 20 TL; mağdur ...'a ait bir çift Nike marka erkek ayakkabısının 100 TL; mağdurlar ... ve ...'a ait Nike ve Swift marka iki çift erkek ayakkabılarının toplamda 150 TL değerinde olduğu ve teşhis üzerine mağdurlara teslim edildiğinin belirtildiği,
Anlaşılmıştır.
Mağdur ... aşamalarda; apartmanın giriş katında oturduğunu, oğlu İzzet Can İyibakırlı'ya ait Dymaks marka 20 TL değerindeki ayakkabının çalınarak daha sonra kendisine teslim edildiğini, şikâyetçi olmadığını,
İnceleme dışı mağdur ... aşamalarda; apartmanın ikinci katında oturduğunu, olay tarihinde akrabası olan Nuran Kavak'ın kendisini ziyarete geldiğini, misafirini uğurlamak için kapıyı açtığında oğluna ait 35 TL'ye satın aldığı bir çift ayakkabı ile Nuran'a ait ayakkabının yerinde olmadığını gördüğünü, ayakkabısının teslim edildiğini, dava ve şikâyetinin bulunmadığını,
İnceleme dışı mağdur ... Kavak aşamalarda; evine döneceği sırada kapının dışında bulunan ve 190 TL'ye satın almış olduğu Converse marka ayakkabısının çalındığını fark ettiğini, daha sonra ayakkabıyı polislerin teslim ettiğini, sanıklardan şikâyetçi olmadığını,
İnceleme dışı mağdur ... aşamalarda; apartmanın üçüncü katında oturduğunu, olay tarihinde evinde oğlu olan ...'ın arkadaşlarının bulunduğunu, kendisine ve oğluna ait iki çift ayakkabı ile oğlunun arkadaşlarının ayakkabılarının çalındığını tespit ettiklerini, kendisine ait Swifft marka ayakkabıyı 160 TL'ye; oğluna ait Nike marka ayakkabıyı ise 153 TL'ye aldığını, daha sonra ayakkabıları geri aldığını, şikâyetinin bulunmadığını,
İnceleme dışı mağdur ... aşamalarda; arkadaşları olan ..., ... ve ...'ın evlerine misafirliğe geldiklerini, bir müddet birlikte oturduktan sonra arkadaşlarının evlerine dönmek üzere kalktıklarını, dairenin giriş kapısı önünde bırakmış oldukları ayakkabılarının yerinde olmadığını gördüklerini, kendisine ve babasına ait iki çift ayakkabının da çalındığını fark ettiklerini,
İnceleme dışı mağdur ... aşamalarda; arkadaşı ...'ın evine ziyarete gittiğini, geri döneceği sırada kapının önünde bırakmış olduğu 60 TL'ye satın aldığı Derflex marka ayakkabısının çalındığını anladığını,
İnceleme dışı mağdur ...; kardeşi olan ...'in ayakkabısının çalındığını, ancak sonradan polislerin ayakkabıyı kendilerine teslim ettiklerini, şikâyetçi olmadığını,
İnceleme dışı mağdur ...; diğer arkadaşları ile birlikte ...'ın evine ziyarete gittiklerini, gece evine döneceği sırada kapının önünde bırakmış olduğu 165 TL'ye satın aldığı Adidas marka ayakkabısının çalındığını fark ettiğini,
İnceleme dışı mağdur ...; oğlu olan ...'e ait ayakkabının çalındığını, hırsızlık anını görmediğini, daha sonra polisler tarafından ele geçirilen ayakkabının kendilerine iade edildiğini, şikâyetinin bulunmadığını,
İnceleme dışı mağdur ...; arkadaşı ...'ın evinde diğer arkadaşları ile birlikte oturduklarını, gece evine döneceği sırada 180 TL'ye satın aldığı Nike marka ayakkabısının yerinde olmadığını gördüğünü,
İnceleme dışı mağdur ...; oğlu ...'a ait çalınan ayakkabının kendilerine teslim edildiğini, şikâyetçi olmadığını,
Beyan etmişlerdir.
Sanıklar soruşturma aşamasında; olay tarihinde otogar yanında bulunan bir iş yerine iş başvurusunda bulunmaya gittiklerini, saat 20.00-21.00 sıralarında otogarın ön tarafında bulunan ağaçlık alanda tanımadıkları iki erkek şahsı ağaçların altına bir şey koyarken gördüklerini, şahısların oradan ayrılmaları üzerine çuvalı açıp içine baktıklarını, çuval içinde 19 çift kullanılmış ayakkabı bulduklarını, işlerinin olmaması ve paraya ihtiyaçları olması nedeniyle buldukları ayakkabıları yanlarında bulunan poşetlere doldurduklarını, evlerine geri dönecekleri sırada polislerin kendilerini durdurarak poşetlere baktığını, olay tarihinden birkaç gün önce bir apartmanın merdiven boşluğundan iki çift ayakkabı çaldıklarını ancak suça konu ayakkabıları kendilerinin çalmadığını,
Yargılama aşamasında önceki beyanlarından farklı olarak; 25.03.2015 tarihinde gece saat 22.00 sıralarında mağdurların ikamet ettiği Mutlu Apartmanına hırsızlık amacıyla geldiklerini, apartmanın ana giriş kapısının açık olduğunu, 2 veya 3 daire önünde bulunan değişik marka ve numaralardaki ayakkabıları çaldıklarını, CD kayıtlarında görüntüsü bulunan şahısların kendileri olduğunu,
Savunmuşlardır.
5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinde; “(1) Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” hükmü yer almakta iken, anılan hüküm, 29.06.2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile; “(1) Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” şeklinde değiştirilmiştir.
Madde ile hırsızlık suçlarında, suça konu değerin azlığı nedeniyle hâkime, cezada indirim yapma veya ceza vermeme yönünde geniş bir takdir yetkisi tanınmıştır.
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, “değer azlığı” ile ilgili olan ve bu konudaki içtihada “daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” şeklinde yansıtılan görüşünün, TCK'nın 145. maddesi uygulamasında bütünüyle reddedilmesi mümkün görülmemekte ve maddenin uygulanabileceği hâllerden biri olarak kabul edilmekte ise de, maddenin sadece bu tanımlamayla sınırlandırılması mümkün değildir. TCK'nın 145. maddesinin gerek ilk şekli, gerekse değiştirilmiş biçimi; ortak tanımlama ile, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan değerin az olmasını temel almaktadır. Değer azlığı ile kanun koyucu tarafından neyin kastedildiği, tereddütleri önleyecek biçimde açıklığa kavuşturulmamış, rakamsal bir sınırlandırma getirilmemiş fakat hâkime, yargılama konusu maddi olayla ilgili olarak takdir ve değerlendirme yetkisi tanınmıştır. Ne var ki, kanun koyucu, hâkimin takdirini, soyut ve farklı bir disiplinle sınırlandırmıştır. O da; “az olarak kabul edilecek değerin” hâkimin takdirinde, ceza vermekten vazgeçmesini gerektirecek ehemmiyetsiz ölçüde olması, başka bir ifade ile değere dayalı ihlâlin ceza verilmemeyi nasafeten haklı saydıracak alt düzeyde bulunmasıdır. Hâkim, çalınan veya çalınmaya kalkışılan bu değerin azlığını ya indirimli bir cezayla ya da suçun işlenmesindeki özellikler itibarıyla ceza vermemekle değerlendirebilecektir.
Maddenin ilk metninden sonraki değişiklikte; “suçun işleniş şekli ve özellikleri göz önünde bulundurularak” ibaresinin, “cezada indirim” seçeneğinden sonra ve “ceza vermekten vazgeçilebilir” seçeneğinden önce yazılmasının, suça konu malın değerini farklılaştırmayacağı açıktır. Bu nedenle; “az ceza verme” seçeneğinde daha yüksek değerin aranacağı, “ceza vermekten vazgeçme” hâlinde ise daha az bir değerin aranmasının gerekli olduğu sonucuna ulaşılmamalıdır.
Bu itibarla, 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinin uygulanmasında, 765 sayılı TCK'nın 522. maddesinde öngörülen “hafif” ya da “pek hafif” kavramlarıyla irtibatlı bir yoruma girilmemeli, Yargıtay’dan, anılan maddenin uygulanması sürecindeki içtihatlarına paralel şekilde, yıllık değer ölçülerini belirlemesi beklenmemelidir. 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinin düzenleniş amacı gözetilmeli, belirtilen hükmün 765 sayılı TCK'nın 522. maddesinden farklı olduğu kabul edilmelidir.
Hâkim, suça konu eşyanın değerinin az olup olmadığı yönündeki değerlendirmenin yanı sıra her somut olayda, suçun işleniş şekli, mağdur veya sanığın konumu, olayın gerçekleştiği yer ve zamanı dikkate almalı, 5237 sayılı TCK’nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere, “işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde belirlediği hapis cezası ile suça konu eşyanın değerini karşılaştırarak hakkaniyet ilkesini de gözetmek suretiyle ceza adaletini sağlamalıdır. Görüldüğü gibi madde ile getirilen sistem, sadece malın değerinin objektif ölçütlere göre belirlenerek, cezadan indirim yapılması veya ceza verilmemesinden ibaret değildir. Kimi hâllerde belirlenen hapis cezasının, suça konu eşyanın değerinin azlığı karşısında ağır olacağı düşünülebilir ise de, örneğin, bir kişinin sınav belgesinin çalınarak sınava girmesinin engellendiği bir durumda, suça konu sınav belgesinin değeri az olmakla birlikte olay sebebiyle suç mağdurunun telafisi imkansız bir duruma düşmüş olması nazara alınarak, hakkaniyet ilkesi gereğince maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilebilecektir. Buna göre, her somut olayda, mağdurun konumu, failin kişiliği ve suçun işleniş şekli ayrı ayrı değerlendirilmeli, faili, meydana gelen haksızlığa iten etkenler ve bu haksızlığın mağdur üzerindeki etkileri de gözetilerek, maddenin uygulanıp uygulanmayacağı ve özellikle ceza verilmeme hâliyle ilgili seçeneğin, failin eylemine uygun düşüp düşmeyeceği belirlenmeli ve şekillenen takdirin gerekçesi kararda gösterilmelidir.
Ancak burada 5237 sayılı TCK’nın 147. maddesinde düzenlenen “ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için hırsızlık suçunun işlenmesi” hâli ile 145. maddede öngörülen “değer azlığı” kavramı karıştırılmamalıdır. 145. maddede öngörülen değer azlığı ile zorunluluk hâlini düzenleyen 147. maddenin uygulanma şartları birbirinden farklı olup 147. maddenin ayırıcı ölçütü, hırsızlığın ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için yapılmasıdır. Burada hırsızlığın konusu olan malın değerinin az veya çok olmasının herhangi bir önemi yoktur. Örneğin, ölümcül bir hasta için eczaneden çok pahalı bir ilacın çalınması söz konusu olabilir. Buradaki ölçüt değer değil, ağır ve acil bir ihtiyaç için bu malın çalınmasıdır.
Buna karşılık 145. maddenin uygulanmasındaki en önemli kriter, kuşkusuz değer ölçüsüdür ve bu değerin "ceza vermeme" ya da "belirlenecek bir oranda indirim uygulama" hâlini haklı saydıracak düzeyde az olması gerekir.
Nitekim Ceza Genel Kurulunun 20.06.2017 tarihli ve 733-341 sayılı, 27.11.2018 tarihli ve 1043-577 sayılı kararlarında da anılan hususlara işaret edilmiştir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Sanıkların 25.03.2015 tarihinde mağdur ... ile inceleme dışı mağdurlar ... ve ...'ın ikamet ettikleri apartmana gelerek, mağdur ...'nın daire giriş kapısı önünde bırakılan ve 20 TL değerinde olan kullanılmış ayakkabı ile diğer inceleme dışı mağdurlar ve onların misafirlerine ait ayakkabıları çaldıkları olayda; suçun işleniş şekli ve özellikleri göz önünde bulundurularak, ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, suç tarihinde paranın satın alma gücü ve ekonomik şartlar gözetildiğinde, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan 20 TL'nin değer bakımından az olması ile hak ve nasafet kuralları dikkate alındığında, sanıkların cezalarından 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesi uyarınca belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiği kabul edilmelidir.

Öte yandan, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 140-85 sayılı iptal kararının değerlendirilmesinde de zorunluluk bulunmaktadır.

Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Daire onama kararının mağdur ...'ya yönelik hırsızlık suçu bakımından kaldırılmasına, Yerel Mahkeme hükümlerinin sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinin uygulanma şartlarının gerçekleştiğinin gözetilmemesi ve aynı Kanun'un 53. maddesi tatbik edilirken Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 140-85 sayılı iptal kararının dikkate alınmasında zorunluluk bulunması nedenlerinden bozulmasına karar verilmelidir.

Diğer taraftan, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.12.2009 tarihli ve 242-291 sayılı içtihadında; “...İkinci el ayakkabıların pazarlanma olanağı bulunduğunu saptayan sanıkların, birlikte gece vakti saptadıkları apartmanlara girerek, kapı önünde buldukları ayakkabıları çaldıkları, sanıkların satılabilecek evsaftaki ayakkabıları seçmek suretiyle eylemlerini gerçekleştirdikleri, bu işe özel araç tahsis ettikleri, yakalanma risklerinin azlığı ve kolay para kazanma yöntemi olarak benimsedikleri bu yolla, farklı semtlerdeki apartmanlara girmek suretiyle eylemlerini gerçekleştirdikleri, sanıkların çaldıkları ayakkabıların yalnızca mağdurları saptanan dört çift ayakkabıdan ibaret olmayıp, araçta yapılan aramada bagaj bölümünde 10 poşet içinde, 51 çift kundura, 20 çift spor ayakkabı, 5 çift bot olmak üzere toplam 76 çift çalıntı ayakkabının saptandığı olayda; 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, yalnızca sahipleri saptanabilen ayakkabıların değil, olayın bütünü göz önünde bulundurulmak suretiyle, 145. maddenin uygulanma koşullarının belirlenmesi gerektiği...” şeklinde karar verilmekle birlikte uyuşmazlığa konu somut olayda çalınan ayakkabıların sayıca daha az olması ve mağdurlarının da tespit edilerek diğer mağdurlara yönelik eylemleri nedeniyle sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmiş olması, sanıkların benzer yöntemle ve özel araç tahsis etmek suretiyle başka suçları da işlediklerinin iddia edilip ileri sürülmemiş olması ve suç tarihi itibarıyla 20 TL'nin objektif bakımdan az olması, her iki olayın farklı özelliklere sahip olup farklı sonuçlara ulaşılması hususları gözetildiğinde kararlar arasında bir çelişki olmadığı görülecektir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan iki Ceza Genel Kurulu Üyesi; "İtirazın reddine karar verilmesi gerektiği," düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.

SONUÇ:

Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
2- Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 18.04.2016 tarihli ve 3089-5458 sayılı onama kararının mağdur ...'ya yönelik hırsızlık suçu bakımından KALDIRILMASINA,
3- Konya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.12.2015 tarihli ve 347-909 sayılı kararının,
a- Sanıklar hakkında mağdur ...'ya yönelik eylemleri nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinin uygulanma şartlarının gerçekleştiğinin gözetilmemesi,
b- Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 140-85 sayılı iptal kararının dikkate alınmasında zorunluluk bulunması,
Nedenlerinden BOZULMASINA,
4- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 27.06.2019 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

Cevapla