İCRA İNKAR TAZMİNATI İÇİN ALACAĞIN LİKİT OLMASI GEREKİR

Cevapla
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
Mesajlar: 22990
Kayıt: 29 Tem 2012 17:08
Meslek: "Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir."

İCRA İNKAR TAZMİNATI İÇİN ALACAĞIN LİKİT OLMASI GEREKİR

Mesaj gönderen teoman » 22 Kas 2019 23:25

T.C
YARGITAY
15.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO.2019/1259
KARAR NO.2019/4442
KARAR TARİHİ.07.11.2019
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi



Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak
temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde
davacı temlik alan vekili Avukat ... ile davalı vekilleri Avukat ... ve Avukat ... geldi.
Davacı temlik eden vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan
ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin
incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar
okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:


KARAR

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili için yapılan
ilamsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkinder.


Yargılama sırasında alacağın temlik edilmesi sebebiyle temlik alanın davaya katılması ile yürütülen
yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, davalının icra inkâr tazminatı ile sorumlu
tutulmasına dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm
verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle sıva altı
imalâtlarda eksik ve kusur bulunduğu savunmasının yargılama aşamalarında ileri
sürülmemiş olup temyiz aşamasında ileri sürülen bu savunmanın dikkate alınmasının
mümkün bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan
diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2-20.03.2014 tarihli bilirkişi kurulu raporunun 17. sayfasında işveren ödemeleri başlıklı
tablonun 53. maddesinde 15.04.2010 tarihinde işçilik açıklaması ile 250.000,00 TL yazılı
olup, toplam ödeme 3.663.400,00 TL olarak gösterilmiştir. Bilirkişilerce davalı iş sahibince
çekle yapılan ve davacının ibraz ettiği listede yer almayan ödemeler de hesaba katılarak
raporun 21. sayfasında davalının 10.000,00 TL’lik reklam faturası da eklenerek toplam
ödeme 4.663.446,35 TL olarak hesaplanmıştır. İtiraz üzerine aynı bilirkişi kurulunca
düzenlenen ek raorun 9. sayfa 2. paragrafında itiraz dilekçesinde yer alan ve davacı
tarafından gönderilen 25.08.2011 tarihli ihtarname ile davacının açıkça ikrar ettiği davalı
tarafça yapılan 250.000,00 TL’lik elden ödemeye ilişkin ticari defter kayıtlarında herhangi
bir kayda rastlanmadığından değerlendirme yapılmadığı belirtilerek takdir mahkemeye
bırakılmıştır. Mahkemece her iki taraf ticari defter kayıtlarında bu ödemenin yer aldığı
belirtilmiş ise de; bilirkişi kurulu ek raporundaki bu açıklama karşısında 250.000,00 TL
ödemenin taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı ve davalı ödemesine dahil edilip
edilmediği konusunda tereddüt hasıl olmuştur.

Bunun yanında İİK’nın 67/II maddesi hükmünce itirazın iptâli davalarında icra inkâr
tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likid ve borçlunun itirazında haksız olması
gerekir. Alacağın varlığının ve miktarının yargılama sonucu alınacak bilirkişi raporu ile
belirlenmesi halinde saptanacak kısım üzerinden itirazın haksız olduğu kabul edilir ise de;
alacak likid sayılamayacağından icra inkâr tazminatına hükmedilme şartları
oluşmayacaktır.

Bu durumda mahkemece hükme esas raporu düzenleyen bilirkişi kurulundan davacının
25.08.2011 tarihli cevabi ihtarnamesinde de kabul ettiği 250.000,00 TL davalı ödemenin,
asıl raporlarının 17. sayfasında belirttikleri işveren ödemeleri icmali başlıklı bölümün 53.
maddesindeki 15.04.2010 tarihinde yapılan 250.000,00 TL’lik ödeme kaydı ile aynı olup
olmadığı ve davacının sözü edilen ihtarnamede kabul ettiği ödemenin davalı ödemelerine
katılıp ödenmeyen iş bedeli alacağının hesaplanıp hesaplanmadığı konusunda terettüdü
giderecek biçimde gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınıp sonucuna uygun karar
verilmesi ile alacağın istenebilir olup olmadığı ve miktarı yapılan yargılama ve alınan
bilirkişi raporları ile saptanmış olup koşulları oluşmadığından icra inkâr tazminatı
isteminin reddine karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu
yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.


SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının
reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2.037,00 TL
duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil
olunan davalıya verilmesine, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik
gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay
başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek
halinde temyiz eden davalıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 07.11.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.


HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

Cevapla