BİR GÜNLÜK ZORUNLU SİGORTALILIK VE İŞ KAZASININ TESPİTİ

Cevapla
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
Mesajlar: 23020
Kayıt: 29 Tem 2012 17:08
Meslek: "Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir."

BİR GÜNLÜK ZORUNLU SİGORTALILIK VE İŞ KAZASININ TESPİTİ

Mesaj gönderen teoman » 02 Ara 2019 07:36

T.C.
YARGITAY
10. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO. 2016/13024
KARAR NO. 2019/5523
KARAR TARİHİ. 26.6.2019



>BİR GÜNLÜK ZORUNLU SİGORTALILIK VE İŞ KAZASININ TESPİTİ İSTEMİ--KAZALININ İNŞAATA ÇALIŞMAK İÇİN GİTTİĞİNİN TESPİTİ



506/m.11-a
5510/m.13,14
6331/m.3/1-1

ÖZET : Dava, bir günlük zorunlu sigortalı olduğunun tespiti şeklinde açılmışsa da dava dilekçesi anlatımı ve dosya içeriğinden dava ile davacının uğradığı kazanın iş kazası olduğunun tespitinin de talep edildiği anlaşılmaktadır.

Davacının inşaatta maruz kaldığı olayın, İş-Kur aracılığıyla satış danışmanı olarak çalıştığı mağazada çalışmanın olmadığı pazar günü meydana geldiği ve davacının, sigortalı olarak çalıştığı işinin geçici süreli olması nedeniyle söz konusu inşaatta çalışmak istediği ancak davalının inşaatın müteahhidi olan diğer davalıya sormadan işe alamayacağını söylediği anlaşılmakla; kazalının, götürüldüğü hastanenin acil bölümüne sedye ile girişi sırasında üzerinde sarı bir yağmurluğun, ayağında çamurlu bir çizmenin olduğunun tespit edildiği, konuşmada güçlük çektiği ve sadece inşaata bugün çalışmaya gittiğini söyleyebildiği, hayati tehlike ve konuşma güçlüğü çekmesi nedeniyle ifadesi alınamadığına dair ilgili doktor ve hastane polisi tarafından tutulan tutanak da göz önüne alındığında,

Davacının kazaya maruz kaldığı inşaata çalışmak için gittiği yönünde delillerin de olduğu, Mahkemece bu hususların da gözetilmek suretiyle tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucu karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.


DAVA : Dava, bir günlük zorunlu sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmün, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:

KARAR


Davacı vekili, davacının inşaat ustası olarak iş araması sonucunda 06.10.2013 tarihinde ... Sokakta yapılan inşaatın bodrum kat duvar kalıbı işinde çalışmaya başladığını,aynı gün inşaat kenarında bulunan ve bodrum kat temel seviyesinden 3-4 metre yüksekte bulunan yolda toprak ve taş kayması sonucu müvekkilinin iş kazası geçirdiğini ve binanın beton duvarına sıkışarak kaza geçirdiğini, iş kazası nedeniyle maaş bağlanması için Kuruma başvurduklarında olayın is kazası olmadığı belirtilerek taleplerinin reddine karar verildiğini belirterek davacının kazanın meydana geldiği 06.10.2013 tarihinde 1 günlük zorunlu sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece, davacı ile davalılar arasında iş sözleşmesinin kurulduğuna dair delil bulunmadığı, bilakis davacı ile dava dışı İ. Mobilya arasında iş ilişkisinin varlığına dair deliller bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Dava, her ne kadar bir günlük zorunlu sigortalı olduğunun tespiti şeklinde açılmışsa da,dava dilekçesi anlatımı ve dosya içeriğinden dava ile davacının uğradığı kazanın iş kazası olduğunun tespitinin de talep edildiği anlaşılmaktadır.

İş kazası, mevzuatımızda 506 Sayılı Kanun'un 11-a ve 5510 Sayılı Kanun'un 13. maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, her iki kanunda da iş kazası tanımlanmamış, kazanın hangi hal ve durumlarda iş kazası sayılacağı yer ve zaman koşulları ile sınırlandırılarak belirlenmiştir

1-) 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 13. maddesinde İş Kazası;

"a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

b-)İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,

c-) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

d-) Bu Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

e-) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır." şeklinde belirlenmiştir.

Aynı Kanunun 14. maddesine göre, “meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleridir.” 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun “Tanımlar” başlıkla 3/1-1 bendinde “Meslek hastalığı: Mesleki risklere maruziyet sonucu ortaya çıkan hastalık” olarak tanımlanmıştır.

Sigortalının mesleğini icrası sırasında sürekli tekrarladığı faaliyetlerden dolayı ya da icra edilen işin niteliği veya işin şartları nedeniyle mesleği ile bağlantılı olarak meydana gelen hastalıklar da sosyal güvenlik sistemi içerisinde bir sosyal risk olarak kabul edilmekte ve bu hastalıklar meslek hastalığı olarak nitelendirilmektedir.

İş kazası ani bir olay olmasına karşın meslek hastalığı, belirli bir zaman dilimi içerisinde tekrarlanan bir sebeple oluşmaktadır. Meslek hastalığı, işin nitelik ve yürütüm şartlarından dolayı ya da işyerinin durumu dolayısıyla yavaş yavaş ortaya çıkan bir sağlık sorunudur.

Somut olayda, davacının dava dışı ... 'a ait İ. Halı Mobilya Mağazası unvanlı işyerinde İş-Kur aracılığıyla satış danışmanı olarak çalıştığı, inşaatta maruz kaldığı olayın ise mağazada çalışmanın olmadığı 06.10.2013 pazar günü meydana geldiği, davacının beyanında,sigortalı olarak çalıştığı işinin geçici süreli olması nedeniyle kendisine yeni bir iş bulma isteğiyle, çalıştığı iş yerine komşu iş yerlerinden birinde çalışan ve davada tanık olarak dinlenen ... aracılığıyla kazanın meydana geldiği inşaata kalıp ustası olarak çalışan davalı ... ile kazadan birkaç gün önce görüştükleri,davacının inşaata çalışmak istediği ancak davalı ...'un inşaatın müteahhidi olan diğer davalıya sormadan işe alamayacağını söylediği davalı ve tanık beyan anlatımlarından anlaşılmakta olup, öte yandan kazayla ilgili savcılık soruşturması sırasında, kaza sonrası davacının götürüldüğü Sinop Atatürk Devlet Hastanesi acil bölümü girişindeki güvenlik kamera görüntülerinin incelenerek kazalının hastaneye getirildiğinde üzerinde çizme ve yağmurluk bulunup bulunmadığının tespitinin istenildiği,buna göre düzenlenen 03.12.2013 tarihli “cd çözüm tutanağı”nda, 06.10.2013 tarihinde kazalının hastanenin acil bölümüne sedye ile girişinin olduğu ve üzerinde sarı bir yağmurluğun,ayağında çamurlu bir çizmenin olduğunun tespit edildiği belirtilmiş, söz konusu hastanenin acil kısmında tedavi altına alınan kazalı ya hastane doktoru tarafından kendisine ne olduğu sorulduğunda konuşmada güçlük çektiği ve sadece inşaata bugün çalışmaya gittiğini söyleyebildiği, hayati tehlike ve konuşma güçlüğü çekmesi nedeniyle ifadesi alınamadığına dair ilgili doktor ve hastane polisi tarafından tutulan 06.10.2013 tarihli tutanak da göz önüne alındığında,davacının kazaya maruz kaldığı söz konusu inşaata çalışmak için gittiği yönünde delillerin de olduğu göz önüne alındığında, Mahkemece bu hususların da gözetilmek suretiyle tüm dellillerin birlikte değerlendirilmesi sonucu karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu, davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 26.06.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.


HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

Cevapla