SAHTE BELGENİN İLK BAKIŞTA DİKKATİ ÇEKMEYECEK BİÇİMDE DÜZENLENİP, BELİRLİ BİR KİŞİYİ DEĞİL BİRÇOK KİŞİYİ ALDATA .......

Kavramlar: yargıtay kararları, yargıtay kararları 2019, yargıtay kararları 2018, yargıtay kararları 2017, yargıtay kararları fetö, son yargıtay kararları, yargıtay kararları nereden bulunur...
Cevapla
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
Mesajlar: 23020
Kayıt: 29 Tem 2012 17:08
Meslek: "Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir."

SAHTE BELGENİN İLK BAKIŞTA DİKKATİ ÇEKMEYECEK BİÇİMDE DÜZENLENİP, BELİRLİ BİR KİŞİYİ DEĞİL BİRÇOK KİŞİYİ ALDATA .......

Mesaj gönderen teoman » 03 Ara 2019 20:05

T.C
YARGITAY
CEZA GENEL KURULU
ESAS NO.2016/829
KARAR NO.2019/547
KARAR TARİHİ.17.09.2019
YARGITAY : 11. Ceza Dairesi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza
Sayısı : 348-732



>SAHTE BELGENİN İLK BAKIŞTA DİKKATİ ÇEKMEYECEK BİÇİMDE DÜZENLENİP, BELİRLİ BİR KİŞİYİ DEĞİL BİRÇOK KİŞİYİ ALDATA BİLECEK NİTELİKTE OLMASI VE ALDATMA GÜCÜNÜN OBJEKTİF OLARAK SAPTANMASI GEREKİR.


Sanıklar ... ve ...'in resmî belgede sahtecilik suçundan TCK'nın 204/1, 43/1, 62 ve 53.
maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına
ilişkin Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 08.05.2012 tarihli ve 348-732 sayılı
hükümlerin, sanık ... müdafisi ve sanık ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı
inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 19.11.2015 tarih ve 27045-31100 sayı ile
onanmasına karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 25.03.2016 tarih ve 21128 sayı ile;
"...Mülkiyeti katılan ...'in yetkilisi olduğu ... İnşaat Tic. Ltd Şti'de bulunan konkasör
makinası ve eklentilerine yönelik olarak sanıklardan ...'in yetkilisi olduğu ... Petrol Tic.
Ltd. Şti tarafından açılan mülkiyet tespiti ve davanın devamı müddetince taşınmazın
teminatlı veya teminatsız olarak tevdiine dair davanın Aksaray 1. Asliye Hukuk
Mahkemesinin 2006/153 Esas sayılı yargılama dosyası aşamasında, davacı tarafından
mahkemesine sunulan ve sanık ...'e ait olan taşınmazın değerinin 485.654,00 TL ettiğine
dair 'Batman Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün' 10.05.2006 tarihli
yazısı ile '...'un Boyalı Köyü/Aksaray' adresinde ikamet ettiğine dair ikametgah belgesinin
sahte olduğunun kabulü ile sanıklar ... ve ... hakkında teselsülen resmi belgede sahtecilik
suçundan mahkumiyet kararı verilmiş ise de;

Sanık ... tarafından Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/153 Esas sayılı dava
dosyasında teminat olarak gösterilen taşınmazın değerinin usulüne uygun olarak
yaptırılacak bir bilirkişi incelemesi ile belirlenip sonucuna göre bu ve bu belgeyle birlikte
mahkemesine sunulan ve birlikte kullanılan ikametgah belgesinin, gerçek bir durumun
belgelenmesi amacıyla oluşturulup oluşturulmadığı ve sonucuna göre sanıklar hakkında
...nun 211. maddesinin uygulanma koşulunun bulunup bulunmadığının tartışılması
gerekirken eksik inceleme ile sanıklar hakkında yazılı şekilde mahkumiyet hükmü
kurulmuş olduğu...." görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.
CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 11. Ceza Dairesince 07.04.2016
tarih ve 5315-3838 sayı ile; itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay
Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve
açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.


TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI


İtirazın kapsamına göre inceleme sanıklar ... ve ... hakkında resmî belgede sahtecilik
suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri ile sınırlı olarak yapılmıştır.


Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca
çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklara atılı resmî belgede sahtecilik suçunda
TCK'nın 211. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi bakımından eksik
araştırma ile hüküm kurulup kurulmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç
Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle, dosya kapsamında suça konu belgelerin
asılları veya onaylı suretlerinin bulunmaması karşısında, sanıkların kullandığı belgelerin
asıl evrak mı yoksa onaylı veya onaysız suret mi olduğunun tespiti bakımından eksik
araştırma bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.


İncelenen dosya kapsamından;

Katılan ...’in ... İnşaat Nak. Tic. Ltd. Şti.’nin, sanık ...’in Seray Hafriyat İnş. Nak. Ltd.
Şti.nin, sanık ...’in ise ... Petrol Ürün. Nak. Oto Tic. Ltd. Şti’nin ortağı ve yetkilisi
oldukları, katılanın şirketine ait konkasör (taş kırma makinesi) grubunun, sanıklardan
Selman’ın şirketine 174394 numaralı fatura ile satış gösterildiği, ancak konkasör
grubunun bedelinin ödenmediği iddiasıyla katılan tarafından anılan faturanın iptal edildiği,
bunun üzerine sanık ...’ın şirketi adına vekili aracılığıyla faturaya konu konkasör grubuna
ihtiyadi tedbir konulması için talepte bulunduğu, Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin
28.04.2006 tarihli ve 2006/43 değişik iş sayılı kararıyla ihtiyadi tedbir konulmasına ve
resmî yediemin listesinde kayıtlı yedieminlerden birine teslim edilmesine karar verildiği,
Sanık ...’ın şirketi ... Petrol Ürün. Nak. Oto Tic. Ltd. Şti. adına vekili aracılığıyla
02.05.2006 tarihli dilekçe ile katılanın şirketi olan ... İnşaat Nak. Tic. Ltd. Şti.'ye karşı
satın almış oldukları konkasör grubunun mülkiyetinin tespiti ve bu menkullerin teminat
karşılığı veya teminatsız olarak ihtiyaten, davanın sonunda ise kesin olarak şirketlerine
tevdisine karar verilmesi talebiyle Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/153 esas
sayılı dosyasında dava açıldığı,
Anılan davada davacı ... Petrol Ürün. Nak. Oto Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından 08.05.2006
tarihli dilekçeyle dava konusu menkullerin teminat karşılığı yediemin değişikliğine karar
verilmesinin talep edildiği, anılan dilekçenin alt kısmına Mahkeme Hâkimince el yazısıyla
“...toplam değer üzerinden teminat yatırıldığında talebin kabulüne” ibarelerine yer
verilerek davacı vekilinin isteminin kabul edildiği, bunun üzerine davacı vekilince anılan
Mahkemeye sunulan 11.05.2006 tarihli dilekçeyle sanık ... adına kayıtlı Batman ili,
Tilmerç Köyü, Pınar mevkisinde bulunan 1392 metrekare arsaya teminat olarak rehin
koyulması talebinde bulunulduğu, anılan dilekçe ekinde suça konu belgelerden biri olan
10.05.2006 tarihli, “Batman Belediyesi Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğü” başlıklı
belgenin sunulduğu, Mahkemece bu belgeye istinaden Batman Tapu Müdürlüğüne
belirtilen taşınmaza rehin tesisi için yazı yazıldığı ve 12.05.2006 tarihli kararıyla belirtilen
taşınmaz teminat olarak kabul edilerek Aksaray 2. İcra Müdürlüğünün 2006/1271 sayılı
dosyasında yediemin olarak Ali Boysak’a teslim edilen dava konusu menkullerin, bu
yedieminden alınarak davacıların göstereceği ücretsiz bir yediemine teslimine
hükmedildiği, bu kararı infaz eden Aksaray 2. İcra Müdürlüğünce 2006/1309 sayı ile dava
konusu menkuller yediemin Ali Boysak’tan alınıp davacı vekili tarafından gösterilen
inceleme dışı sanık ...’a teslim edildiği, bu hususun İcra Müdürlüğü tarafından
Mahkemesine bildirildiği 15.05.2006 tarihli yazıdan; teslim sırasında suça konu belgelerin
ikincisi olan ...’a ait ikametgâh ilmühaberinin anılan İcra Müdürlüğü dosyasına ibraz
edildiğinin anlaşıldığı,
Katılan vekilince, sanıklar ... ve ...ile inceleme dışı sanık ...’in suça konu sahte belgelerle
Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/153 sayılı dosyasında yediemin değişikliğine
ilişkin kararı alıp dava konusu menkullerin inceleme dışı sanık ...’a tesliminin sağlandığı
iddiasıyla Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyet dilekçesi verildiği, bu suretle
sanıklar ve inceleme dışı sanık hakkında soruşturmanın başladığı,
Suça konu belgelerden ilki olan “Batman Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak
Müdürlüğü” başlıklı, emlak vergi değeri konulu ve 10.05.2006 tarihli belgenin, Batman
Tapu Sicil Müdürlüğüne hitaben düzenlendiği, ... adına kayıtlı Batman ili, Tilmerç Köyü,
Pınar mevkisinde bulunan 1392 metrekare arsanın emlak vergisi değerinin 485.654 TL
olarak gösterildiği,

Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 28.11.2008 tarihli yazısına cevaben Batman Belediye
Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğünün 06.02.2009 tarihli yazısında;
suça konu
10.05.2006 tarihli konusu emlak vergi değeri olan belgeye Belediye tarafından sayı
verilmediği, kayıtları ile uyuşmadığı bilgilerine yer verildiği,
Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.07.2006 tarihli yazısına cevaben Batman
Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün 03.07.2006 tarihli yazısında; suça
konu 10.05.2006 tarihli belgede gösterilen taşınmazın Çamlıtepe Mahallesi 4001 ve 4004
sokakta bulunduğunun, bu sokakların da 2006 yılı metrekare birim değerinin 30 TL
olduğunun belirtildiği,
Suça konu belgelerden ikincisi olan 12.05.2006 tarihli ikametgâh ilmühaberinin inceleme
dışı sanık ... adına düzenlendiği, ikametgâh adresinin Aksaray ili, Boyalı Köyü olarak
gösterildiği,
Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 28.11.2008 tarihli yazısı uyarınca inceleme dışı sanık
...’un Aksaray ilinin Boyalı Köyü’nde oturup oturmadığının tespitine ilişkin kolluk
tarafından hazırlanan 15.02.2009 tarihli araştırma tutanağında, adı geçenin köyde ikamet
etmediğinin, tanınmadığının Boyalı Köyü Muhtarı olan ...’nun beyanından anlaşıldığı
bilgilerinin yer aldığı,

Dosya içerisinde bulunan Aksaray 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin katılan vekili tarafından
istenilen tespit talebi doğrultusunda verdiği karar ve tespit tutanağında, tespit isteyen
vekilinin (katılan vekilinin) talebi üzerine Aksaray ili Merkez Boyalı Köyü’ne gidildiği, Köy
Muhtarı ...’nun beyanına başvurulduğunda köyde ... isimli bir şahsın oturmadığının, suça
konu ikametgâh ilmühaberinin kendisi tarafından düzenlenmediğinin, imza ve mührün
kendisine ait olmadığının, ayrıca köylerinde konkasör makinesinin bulunmadığının
belirtildiği tespitine yer verildiği,

Katılan vekili tarafından aslının aynıdır şerhiyle dosyaya ibraz edilen Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığı Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı Sigorta İşleri Genel
Müdürlüğünün 08.12.2005 tarihli “Sigortalı Hizmet Listesi” başlıklı belgenin internet
çıktısına göre; inceleme dışı sanık ...’un, sanık ...’in yetkilisi ve ortağı olduğu Seray
Hafriyat İnş. Nak. Ltd. Şti.’de sigortalı olarak çalıştırıldığı,
Dosya içerisinde suça konu belgelerin her ikisinin de sadece onaysız suretlerinin yer
aldığı, asıl veya onaylı suretlerinin bulunmadığı,
Anlaşılmaktadır.

Katılan aşamalarda; ... İnşaat Nak. Tic. Ltd. Şti.’nin sahibi ve yetkilisi olduğunu,
sanıklardan ...ve ...’in de ayrı ayrı birer şirket yetkilisi olduklarını, inceleme dışı sanık
...’in de sanık ...’in çalışanı olduğunu, konkasör tabir ettikleri taş kırma makinesinin sanık
...’e satılması konusunda sözlü bir anlaşmaları olduğunu, buna ilişkin faturanın sanık ...’ın
yetkilisi olduğu ... Petrol Ürün. Nak. Oto Tic. Ltd. Şti.’ye kesildiğini, fakat bedel
ödenmeyince faturayı iptal ettiklerini, iptal edilen faturanın bir suretini de karşı tarafa
verdiklerini, karşı tarafın bu faturayı icra takibine konu ettiğini, sonrasında açtıkları
davada teminat amaçlı gösterdikleri arsanın emlak vergi değerine ilişkin Batman Belediye
Başkanlığından alınmış gibi sahte bir belge kullandıklarını, ayrıca konkasörün teslim
edildiği kişi adına ikamet ettiği yeri farklı gösteren sahte ikametgâh ilmühaberi alıp aracın
kendilerine teslimini sağladıklarını, sanıkların söz konusu konkasörü iki sene kadar bu
şekilde kullandıklarını, sanıklar hakkında şikâyetçi olduğunu,

Tanık ...’nun Aksaray 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/112 esas sayılı dosyasında
düzenlenen 01.08.2006 tarihli tespit tutanağında verdiği ifadesinde;
muhtarı olduğu
Boyalı Köyü’nde ... isimli bir şahsın oturmadığını, böyle bir şahsı tanımadığını, yaklaşık
yirmi gün önce köye tanımadığı bir vatandaşın geldiğini, Ulukışla Kasabası Belediye
Başkan yardımcısı olduğunu söyleyip ... adına ikametgâh ilmühaberi almak istediğini,
kendisinin ...’un kim olduğunu sorduğunda, gelen şahsın, “Bu adam Batmanlı, bunu
köyde çoban olarak göster ve bize bir ilmühaber ver.” dediğini, kendisinin bu talebi kabul
etmediğini, suça konu ikametgâh ilmühaberi gösterilip sorulduğunda; bu belgenin kendisi
tarafından düzenlenmediğini, imza ve mührün kendisine ait olmadığını, ayrıca kendi
köylerine konkasör makinesinin hiçbir zaman gelmediğini,

Soruşturma evresinde; kendisine gösterilen ikametgâh ilmühaberi altındaki imza ve
muhtarlık mührünün kendisine ait olmadığını, davadaki tarafları tanımadığını,
Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/153 esas sayılı dosyasında...’un 11.09.2007
tarihinde talimat mahkemesinde tanık sıfatıyla verdiği ifadesinde; ... İnşaat Nak. Tic. Ltd.
Şti.’nin 1997-2006 yılları arasında muhasebeciliğini yaptığını, tam hatırlamamakla birlikte
dava konusu malların faturasını sanık ... veya çalışanlarından birisinin katılan ...
tarafından imzalı ve kaşeli, ancak üst kısmı boş şekilde kendisine getirdiğini, iki tarafın da
fiyat konusunda olurunu aldıktan sonra faturayı kestiğini veya kestirdiğini, yine tam
hatırlamadığını ama faturayı sanık ...’e veya çalışanlarından birisine teslim ettiğini, sanık
...’in faturayı ... Petrol Ürün. Nak. Oto Tic. Ltd. Şti. hesaplarına işlediğini,
İnceleme dışı sanık ... soruşturma evresinde; Seray Hafriyat İnş. Nak. Ltd. Şti. çalışanı
olduğunu, taş kırma makinesinin ... İnşaat Nak. Tic. Ltd. Şti. tarafından ... Petrol Ürün.
Nak. Oto Tic. Ltd. Şti. sahibi olan ...’e satıldığını, suçlamaların kendisiyle ilgisinin
olmadığını,

Kovuşturma evresinde ise; söz konusu belgelerin nasıl ve nerede kim tarafından tanzim
edildiğini bilmediğini, sadece satın aldıkları taş kırma makinesinin teslim alınması için
kimliğini avukatları ...’a verdiğini, makinenin alınabilmesi için ikametgâh belgesinin
hazırlanacağını, ancak kendisinin sahte belge hazırlamadığını ve hazırlatmadığını,
İfade etmişlerdir.

Sanık ... aşamalarda; Seray Hafriyat İnş. Nak. Ltd. Şti.’nin sahibi olduğunu, dava konusu
taş kırma makinesi katılan ...’in sahibi olduğu ... İnşaat Nak. Tic. Ltd. Şti. tarafından ...
Petrol Ürün. Nak. Oto Tic. Ltd. Şti. sahibi olan ...’e satıldığını, kendisinin alakasının
olmadığını, herhangi bir belge düzenlemediğini, düzenlenen belgelerden de haberdar
olmadığını,

Sanık ... aşamalarda; ... Petrol Ürün. Nak. Oto Tic. Ltd. Şti.’nin sahibi ve yetkili müdürü
olduğunu, ... İnşaat Nak. Tic. Ltd. Şti.’nin sahibi katılan ...’i tanıdığını, katılanın şirketine
ait taş kırma makinesinin asıl olarak ...’in sahibi olduğu Seray Hafriyat İnş. Nak. Ltd.
Şti.’ye satıldığını, ancak sanık ... tarafından faturasının kendi şirketine kestirildiğini,
katılan ile sanık ... arasında ailevi sebeplerden ötürü mal paylaşımına ilişkin bir
anlaşmazlık olduğunu, Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davadan haberdar
olduğunu ve buna ilişkin olarak ifadeler verdiğini, ancak Aksaray 1. Asliye Hukuk
Mahkemesinde açılan davadan ve sunulan sahte belgelerden haberdar olmadığını,
konkasör diye tabir edilen taş kırma makinesine sanık ... ile birlikte ortak olduklarını, bu
makineyi katılandan aldıklarını, faturasının da kendi şirketi üzerine kesildiğini, sonradan
katılan ile sanık ... arasında huzursuzluk çıkınca taş kırma makinesinin faturasını sanık
...’in şirketi üzerine kestiğini, böylece mülkiyetinin kendisinden çıkmış olduğunu, suç
işleme kastının olmadığını, sahte belgelerden haberinin olmadığını,
Savunmuşlardır.

Sanıkların kullandığı belgelerin asıl evrak mı yoksa onaylı veya onaysız suret mi
olduğunun tespiti bakımından eksik araştırma bulunup bulunmadığı;

Resmî belgede sahtecilik suçu 5237 sayılı TCK’nın 204. maddesinde;
“(1) Bir resmî belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmî belgeyi başkalarını
aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmî belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenleyen,
gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge
düzenleyen veya sahte resmi belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Resmi belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge
niteliğinde olması halinde, verilecek ceza yarısı oranında artırılır.” şeklinde
düzenlenmiştir.
Söz konusu suç, maddenin birinci fıkrasında seçimlik hareketli bir suç olarak tanımlanmış
olup resmî belgenin sahte olarak düzenlenmesi, gerçek bir resmî belgenin başkalarını
aldatacak şekilde değiştirilmesi veya sahte resmî belgenin kullanılması durumunda suç
oluşacaktır.
Maddenin ikinci fıkrasında, resmî belgede sahtecilik suçunun kamu görevlisi tarafından
işlenmesi ayrı bir suç olarak tanımlanarak daha ağır bir yaptırıma bağlanmış, maddenin
üçüncü fıkrasında ise, suçun konusunu oluşturan resmî belgenin, kanunun hükmü gereği
sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan bir belge niteliğinde olması hâlinde cezanın yarı
oranında artırılması gerektiği belirtilmiştir.

Sahtecilik suçlarının hukuki konusu kamunun güveni olup belgelerin gerçeğe aykırı olarak
düzenlenmesi, tamamen veya kısmen değiştirilmesi ya da gerçek bir belgeye eklemeler
yapılması eylemlerinin kamu güvenini sarstığı kabul edilerek yaptırıma bağlanmıştır.
Resmî belgenin sahte olarak düzenlenmesi ya da gerçek bir resmî belgenin değiştirilmesi
eyleminin sahtecilik suçunu oluşturabilmesi için, düzenlenen ya da değiştirilen belgenin
gerçek bir belge olduğu konusunda kişiyi yanıltıcı nitelikte olması gerekir. Aldatıcılık
özelliği suçun temel unsuru olup özel bir incelemeye tabi tutulmadıkça gerçek olmadığı
anlaşılamayan belge, sahte belge olarak kabul edilmelidir. Sahteciliğin kişileri aldatacak
nitelikte olup olmadığı şüpheye yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır.
Sahte belgenin ilk bakışta dikkati çekmeyecek biçimde düzenlenip, belirli bir kişiyi değil
birçok kişiyi aldatabilecek nitelikte olması ve aldatma gücünün objektif olarak saptanması
gerekir. Bu nedenle örneğin, memurların bilgisizliği ve ihmalleri nedeniyle kandırıcı
yeteneği olmayan belge üzerinde işlem yapması belgeye hukuki geçerlilik kazandırmaz.
Daha önceden var olan subjektif bir bilgi, belge üzerinde var olan aldatma yeteneğini
ortadan kaldırıcı etkiye sahip değildir.

Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarihli ve 232-250 sayılı kararında da, aldatma
keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından,
dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını
göstermeyeceği belirtilmiştir. Bu noktada sahteciliğe konu olan belgenin aldatma yeteneği
olup olmadığının tartışılması ve belirlenmesi öncelikle yargılamayı yürüten mahkemeye
ait olup hâkim, olayın çıkış, oluş ve akışını, düzenlenen belgelerle yapılan işlemleri göz
önüne alarak, sahteciliğin kolaylıkla anlaşılıp anlaşılamayacağını bizzat saptamalı ve
sonucuna göre belgelerde aldatma yeteneği olup olmadığını takdir ve tespit etmelidir.
Öte yandan, ceza muhakemesinin amacı, her somut olayda kanuna ve usulüne uygun
olarak toplanan delillerle maddi gerçeğe ulaşıp adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan
faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasının önüne geçebilmek ve bozulan kamu
düzenini yeniden tesis etmektir. Gerek 1412 sayılı CMUK, gerekse 5271 sayılı CMK adil,
etkin ve hukuka uygun bir yargılama yapılması suretiyle maddi gerçeğe ulaşmayı amaç
edinmiştir. Bu nedenle ulaşılma imkânı bulunan bütün delillerin ele alınıp
değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir deyişle, adaletin tam olarak gerçekleşebilmesi
için maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet edebilecek tüm kanuni delillerin toplanması
ve tartışılması zorunludur.


Bu açıklamalar ışığında ön soruna ilişkin uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;

Katılanın şirketine ait konkasör (taş kırma makinesi) grubunun, katılan tarafından
sanıklara satıldığı, anılan makine grubu için sanıklardan Selman’ın şirketine 174394
numaralı faturanın kesildiği, ancak konkasör grubunun bedelinin ödenmediği gerekçesiyle
katılan tarafından anılan faturanın iptal edilmesi üzerine Aksaray 1. Asliye Hukuk
Mahkemesinin 2006/153 esas sayılı dosyasında açılan mülkiyetin tespiti davasında
sanıklar tarafından iştirak iradesiyle; “Batman Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak
Müdürlüğü” başlıklı, emlak vergi değeri konulu, 10.05.2006 tarihli belgenin sunulduğu ve
anılan dosyada yediemin değişikliğinin kabulüne yönelik verilen 12.05.2006 tarihli
kararın, infazının sağlandığı Aksaray 2. İcra Müdürlüğünün 2006/1309 esas sayılı
dosyasına da inceleme dışı sanık adına tanzim edilmiş, ikametgâh adresi Aksaray ili,
Boyalı Köyü olarak gösterilen, 12.05.2006 tarihli ikametgâh ilmühaberinin sahte olarak
düzenlenip ibraz edildiği, bu suretle sanıkların lehine olacak şekilde dava konusu
menkullerin inceleme dışı sanık ...’a yediemin sıfatıyla teslim edildiği iddia edilen olayda;
dosya içerisinde ve emanette suça konu belge asıllarının bulunmadığı, yalnızca
fotokopilerinin yer aldığı, onaysız örnek niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan
belgelerin, hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık kabiliyeti
belirlenemeyeceğinden belgede sahtecilik suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı
hususları birlikte göz önüne alındığında, Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin
2006/153 esas ve Aksaray 2. İcra Müdürlüğünün 2006/1309 esas sayılı dosyalarından
suça konu belgelerin asıllarının mı, onaylı veya onaysız suretlerinin mi ilgili dosyaya
sunulduğu araştırılarak, ibraz edilen belge asıllarının dosya içerisine getirtilmesi,
belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri
hâkime ait olduğu cihetle, suça konu belgelerin duruşmada incelenmek suretiyle,
özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya
içerisine konulmasından sonra sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği
gözetilmeden, eksik araştırmayla hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu kabul edilmelidir.
Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının değişik gerekçeyle kabulüne,
Özel Daire onama kararının kaldırılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün, eksik araştırma ile
hüküm kurulması isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir.
Ulaşılan sonuç karşısında; sanıklara atılı resmî belgede sahtecilik suçunda TCK'nın 211.
maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi bakımından eksik araştırma ile
hüküm kurulup kurulmadığının belirlenmesine ilişkin uyuşmazlık konusu bu aşamada
değerlendirilmemiş, sanıklar hakkında anılan suçtan verilen mahkûmiyet hükümlerinin,
sanık ... müdafisi ve sanık ... tarafından temyiz edilmesi üzerine inceleme yapan Özel
Dairece 19.11.2015 tarih ve 27045-31100 sayı ile onanmasına kadar işleyen dava
zamanaşımı süresinin, onama kararının Ceza Genel Kurulunca kaldırıldığı tarih itibarıyla
kaldığı yerden işlemeye devam edeceği göz önünde bulundurulmalıdır.


SONUÇ:

1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının DEĞİŞİK GEREKÇEYLE KABULÜNE,

2- Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19.11.2015 tarihli ve 27045-31100 sayılı sanıklar
hakkında resmî belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin
onanmasına ilişkin kararının KALDIRILMASINA,

3- Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.05.2012 tarihli ve 348-732 sayılı sanıklar
hakkında resmî belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin, sahte
olduğu ileri sürülen belge asıllarının veya onaylı örneklerinin getirtilip incelenmeden ve
denetime imkân sağlayacak şekilde dosya içine konulmadan eksik araştırmayla hüküm
kurulması isabetsizliğinden BOZULMASINA,

4- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ
EDİLMESİNE,
17.09.2019 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.


HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

Cevapla