ZAMAN AŞIMI DEF'İNİN CEVAP DİLEKÇESİNİN ISLAHI YOLUYLA İLERİ SÜRÜLMESİ DE MÜMKÜNDÜR

Cevapla
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
Mesajlar: 23150
Kayıt: 29 Tem 2012 17:08
Meslek: "Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir."

ZAMAN AŞIMI DEF'İNİN CEVAP DİLEKÇESİNİN ISLAHI YOLUYLA İLERİ SÜRÜLMESİ DE MÜMKÜNDÜR

Mesaj gönderen teoman » 13 Ara 2019 00:19

T.C
YARGITAY
22. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2016/23052
KARAR NO:2019/21126
KARAR TARİHİ:14.11.2019
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK


>ZAMAN AŞIMI DEF'İNİN CEVAP DİLEKÇESİNİN ISLAHI YOLUYLA İLERİ SÜRÜLMESİ DE MÜMKÜNDÜR.



Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar
vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası
için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi,
gereği konuşulup düşünüldü:


KARAR

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 02.03.1996-26.06.2014 tarihleri arası
çalıştığını, iş sözleşmesini emeklilik sebebi ile feshettiğini beyanla kıdem tazminatı ücret,
ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarını talep etmiştir.

Davalı ... vekili, davacının taşeron şirket işçisi olduğunu, çalıştığı süre boyunca tüm işçilik
haklarının ödendiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... şirketi vekili, davacının belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, işçilik
alacaklarından asıl işveren diğer davalı Belediyenin sorumlu olduğunu beyanla davanın
reddini savunmuştur.

Mahkemece toplanan deliller ve yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.


GEREKÇE

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere
göre, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar
vermek gerekmiştir.

2-4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona
ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret
üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş
sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene
dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında
ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya
eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye
yemin teklif edebilir.Akdin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret,
işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde
kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş
sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
Kanunu'nun 31. maddesinde, hakimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup, madde
uyarınca, hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya
hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama
yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği
düzenlenmiştir.Somut olayda, Mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda,
davacının on sekiz yıldan fazla olan hizmet süresi boyunca yıllık ücretli izin kullanmadığı
varsayılarak, yıllık ücretli izin hesabı yapılmıştır.Davacının, işyerinde çalıştığı hizmet
süresince hiç yıllık izin kullanmadığı iddiası hayatın olağan akışına aykırıdır. Mahkemece
davanın aydınlatılması ödevi çerçevesinde davacının bu konudaki beyanları alınarak
sonucuna göre yıllık ücretli izin alacağı hesaplanması gerekirken, belirtilen hususlar
yerine getirilmeden yazılı şekilde eksik inceleme ile verilmiş olan karar usul ve yasaya
aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

3-Taraflar arasında davacının ulusal bayram ve genel tatil alacağının zamanaşımına
uğrayıp uğramadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.4857 sayılı Kanunu'ndan daha
önce yürürlükte bulunan mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nda ücret alacaklarıyla ilgi olarak
özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediği halde, 4857 sayılı Kanun'un 32/8. maddesinde
işçi ücretinin beş yıllık özel bir zamanaşımı süresine tabi olduğu açıkça belirtilmiştir.
Ancak, bu kanundan önce tazminat niteliğinde olmayan, ücret niteliği ağır basan işçilik
alacaklarının, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 126/1. maddesi uyarınca beş yıllık
zamanaşımına tabi olacağı tartışmasız öğreti ve uygulama tarafından kabul edilmiştir.
Fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları da
geniş anlamda ücret alacağı niteliğinde olup, beş yıllık zamanaşımı süresine tabidir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7. maddesine göre, iş mahkemelerinde sözlü
yargılama usulü uygulanır. Ancak, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 447. maddesi ile sözlü yargılama usulü kaldırılmış, aynı
Kanun'un 316. ve devamı maddeleri gereğince iş davaları için basit yargılama usulü
benimsenmiştir.Sözlü yargılama usulünün uygulandığı dönemde zamanaşımı def'i ilk
oturuma kadar ve en geç ilk oturumda yapılabilir. Ancak, 6100 sayılı Kanun'un yürürlükte
olduğu dönemde 319. madde hükmü uyarınca savunmanın değiştirilmesi yasağı cevap
dilekçesinin verilmesiyle başlayacağından, zaman aşımı defi cevap dilekçesi ile ileri
sürülmelidir.Zaman aşımı def'inin cevap dilekçesinin ıslahı yoluyla ileri sürülmesi de
mümkündür.(
Yargıtay HGK. 04.06.2011 gün 2010/9-629 E. 2011/ 70. K.)

Somut olayda, davalı taraf cevap dilekçesinde zaman aşımı def'inde bulunmamıştır.
Ancak, davalı vekili, 14.10.2015 tarihli dilekçesi ile cevap dilekçesini zaman aşımı itirazı
yönünden ıslah ettiklerini bildirmiştir. Mahkeme tarafından ıslah harcı yatırılmadığı
gerekçesiyle ıslah dilekçesinin geçerli olmadığı ve zaman aşımı def'i dikkate alınamayacağı
belirtilmiş ise de ıslahın hükme bağlandığı 6100 sayılı Kanun'un 176. vd. maddelerinde
ıslah işleminin harca tabi olduğuna ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi, Harçlar
Yasası'nda 'ıslah harcı' diye ayrı bir harç türü bulunmadığından ve yalnızca müddeabihin
artırılması için yapılan ıslah işlemi için harç yatırılması gerektiği gözetilmeksizin verilen
karar isabetsiz olup, bir diğer bozma nedeni sayılmıştır.



SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan
temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.11.2019 tarihinde oy birliği ile karar
verildi.


HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

Cevapla