İŞÇİNİN ÇALIŞMA KOŞULLARINDA AĞIRLAŞMA OLUP OLMADIĞININ TESPİTİNDE, BİLİRKİŞİNİN İŞ YERİNDE İNCELEME YAPMASI.

Cevapla
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
Mesajlar: 23361
Kayıt: 29 Tem 2012 17:08
Meslek: "Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir."

İŞÇİNİN ÇALIŞMA KOŞULLARINDA AĞIRLAŞMA OLUP OLMADIĞININ TESPİTİNDE, BİLİRKİŞİNİN İŞ YERİNDE İNCELEME YAPMASI.

Mesaj gönderen teoman »

T.C
YARGITAY
22. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO.2019/7967
KARAR NO.2019/21183
KARAR TARİHİ.14.11.2019
MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: TAZMİNAT


>İŞÇİNİN YAPILAN GÖREVLENDİRİLME DE ÇALIŞMA KOŞULLARINDA AĞIRLAŞMA TEŞKİL EDİP ETMEDİĞİNİN TESPİTİ BAKIMINDAN BİLİRKİŞİ HEYETİNE GEREKTİĞİNDE İŞ YERİNDE İNCELEME YETKİSİ DE VERİLEREK RAPOR ALDIRILMALIDIR.

ÖZET:Gerek Dairemiz ve gerekse Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bozma ilamlarında, yapılan görevlendirmenin davacının çalışma koşullarında ağırlaşma teşkil edip etmediğinin tespiti bakımından bilirkişi heyetine gerektiğinde iş yerinde inceleme yetkisi de verilerek rapor alınması ile dosyadaki deliller yeniden değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmesi gerektiği belirtilmesine ve Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Dosyaya sunulan bilirkişi raporları, bozma ilamında belirtilenin aksine işyerinde inceleme yapılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme ile düzenlenmiş olup somut olay bakımından denetime ve hüküm kumaya elverişli olmadığı gibi davacının mevcut işi ile görevlendirildiği birim yönünden karşılaştırma yapmaya elverişli veriler de içermemektedir.


Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacılar
vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası
için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi,
gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR

Davacı, uzun zamandır göz ameliyathanesinde hemşire olarak çalışırken 13.12.2010
tarihinde sözlü olarak eczane bölümünde görevlendirildiğinin söylendiğini, bundan sonra
da 15.12.2010 tarihinde yine sözlü olarak yeni doğan yoğun bakım ünitesinde
görevlendirildiğini, aynı gün çalışmaya başladığını ancak talebine rağmen yazılı bildirim
yapılmadığını, mesleki donanım, tecrübe, bilgi ve ihtisasına uygun olmayan yerlerde
görevlendirilmesi ve yazılı bildirim yapılmaması üzerine 17.12.2010 tarihinde işverene
ihtar çekerek asıl görevinde çalışmak istediğini ve görevlendirmeyi kabul etmediğini
bildirdiğini, o tarihten sonra oyalandığını ve görev yeri değiştirilmeyince de 30.12.2010
tarihinde ihtar çekerek haklı sebeple iş sözleşmesini feshettiğini ileri sürerek, kıdem
tazminatını istemiştir.

Davalı, davacının göz bölümündeki uyumsuzluğu ve gelen şikayetler üzerinde hem iyi
niyetli ve davacıyı kazanma amaçlı hem de yönetim hakkı kapsamında görev yerinin
değiştirildiğini, davacının da çalışmaya başladığını, ihtar çekilince davacıya durumun izah
edilmeye çalışıldığını, ancak tutanağı tebellüğ etmediğini, iş ortamındaki istikrar ve
devamlılık için görevlendirme yapıldığını, göz bölümünde huzursuzluk çıktığı için tekrar
orada görevlendirilmesinin mümkün olmadığını ve bu şekilde işçi tarafından yapılan feshin
haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkeme Kararının Özeti:Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak,
şahit beyanlarına dayanılarak yeni doğan yoğun bakım ünitesinin çalışma şartlarının daha
ağır olduğu, orada çalışacak hemşirelerin kurs alması gerektiği, on yıla yakın süre aynı
yerde çalışan davacı için bu durumun iş şartı değişikliği olduğu davacının iş sözleşmesini
fesihte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizce, davacının görevlendirildiği birim
yönünden çalışma şartlarının ağırlaşıp ağırlaşmadığı ve işverence burada
görevlendirilmesini makul ve haklı kılacak bir sebebin bulunup bulunmadığının tespiti için
bilirkişi heyetine gerektiğinde işyerinde inceleme yetkisi de verilerek rapor aldırılması ve
bundan sonra deliller yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak oluşacak sonuç uyarınca
karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece Dairemiz bozma ilamına karşı direnme kararı verilmiş, direnme kararının davalı tarafından temyizi
üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.03.2018 tarihli kararı ile dinlenen tanıkların
her iki bölümdeki çalışma koşullarına ilişkin beyanları yeterli olmadığı gibi davalı vekili
tarafından dosyaya sunulan göz merkezine ait 2010 Kasım ayı ve yeni doğan yoğun
bakım servisine ait 2010 Aralık ayı çalışma çizelgelerinin de davacının çalışma koşullarının
ağırlaşıp ağırlaşmadığına ilişkin kanaat oluşturabilecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı; hâl
böyle olunca, yapılan görevlendirmenin davacının çalışma koşullarında ağırlaşma teşkil
edip etmediğinin tespiti bakımından bilirkişi heyetine gerektiğinde iş yerinde inceleme
yetkisi de verilerek rapor alınması ile dosyadaki deliller yeniden değerlendirmeye tabi
tutularak sonuca gidilmesi gerektiğine işaret eden Özel Daire bozma kararında bir
isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile direnme kararının bozulmasına karar
verilmiştir.

Bozmaya uyan Mahkemece, yargılama sırasında davacı işçinin vefat etmesi
üzerine mirasçıların davayı takip etmesi sebebi ile taraf teşkili sağlanmış ve aldırılan
bilirkişi heyeti raporuna dayanılarak, yapılan görevlendirmenin davacının çalışma
koşullarında ağırlaşma teşkil etmediği, her iki serviste de fazla mesainin mevcut olduğu,
murisin iş sözleşmesini fesih sebebi haklı neden teşkil etmediğinden kıdem tazminatına
hak kazanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.


GEREKÇE

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere
göre, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine
karar vermek gerekmiştir.

2-Çalışma şartlarında işçi aleyhine esaslı değişiklik olup olmadığı ve işçi feshinin haklı
olup olmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.

Somut olayda; bozmadan önce verilen kararın Dairemizce, davacının görevlendirildiği
birim yönünden çalışma şartlarının ağırlaşıp ağırlaşmadığı ve işverence burada
görevlendirilmesini makul ve haklı kılacak bir sebebin bulunup bulunmadığının tespiti için
bilirkişi heyetine gerektiğinde iş yerinde inceleme yetkisi de verilerek rapor aldırılması ve
bundan sonra deliller yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak oluşacak sonuç uyarınca
karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmasına karar verildiği, direnme kararının da
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından dinlenen tanıkların her iki bölümdeki çalışma
koşullarına ilişkin beyanları yeterli olmadığı gibi davalı vekili tarafından dosyaya sunulan
göz merkezine ait 2010 Kasım ayı ve yeni doğan yoğun bakım servisine ait 2010 Aralık
ayı çalışma çizelgelerinin de davacının çalışma koşullarının ağırlaşıp ağırlaşmadığına
ilişkin kanaat oluşturabilecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı; hâl böyle olunca, yapılan
görevlendirmenin davacının çalışma koşullarında ağırlaşma teşkil edip etmediğinin tespiti
bakımından bilirkişi heyetine gerektiğinde iş yerinde inceleme yetkisi de verilerek rapor
alınması ile dosyadaki deliller yeniden değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmesi
gerektiğine işaret eden Özel Daire bozma kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi
ile bozulduğu anlaşılmaktadır. Gerek Dairemiz ve gerekse Yargıtay Hukuk Genel
Kurulunun bozma ilamlarında, yapılan görevlendirmenin davacının çalışma koşullarında
ağırlaşma teşkil edip etmediğinin tespiti bakımından bilirkişi heyetine gerektiğinde iş
yerinde inceleme yetkisi de verilerek rapor alınması ile dosyadaki deliller yeniden
değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmesi gerektiği belirtilmesine ve Mahkemece
bozmaya uyulmasına rağmen bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Dosyaya
sunulan bilirkişi raporları, bozma ilamında belirtilenin aksine işyerinde inceleme
yapılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme ile düzenlenmiş olup somut olay
bakımından denetime ve hüküm kumaya elverişli olmadığı gibi davacının mevcut işi ile
görevlendirildiği birim yönünden karşılaştırma yapmaya elverişli veriler de
içermemektedir. Bozmaya uyulmasına rağmen bozma gereklerinin tam olarak yerine
getirilmediği anlaşılmakla, farklı bilirkişilerden oluşan bir bilirkişi heyetine gerektiğinde iş
yerinde inceleme yetkisi de verilerek rapor alınmak ve dosyadaki deliller yeniden bir
değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmek üzere kararın yeniden bozulması
gerekmiştir.


SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin
alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.11.2019 tarihinde oy birliğiyle
karar verildi.


HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj