KİRACININ KULLANMA GİDERLERİNDEN SORUMLULUĞU

Cevapla
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
Mesajlar: 23150
Kayıt: 29 Tem 2012 17:08
Meslek: "Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir."

KİRACININ KULLANMA GİDERLERİNDEN SORUMLULUĞU

Mesaj gönderen teoman » 20 Ara 2019 17:30

T.C.
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO. 2018/7041
KARAR NO. 2019/7812
KARAR TARİHİ. 14.10.2019


>KİRA ALACAĞININ TAHSİLİNDEN KAYNAKLANAN İTİRAZIN İPTALİ--KULLANIM GİDERLERİNDEN SORUMLULUK--KİRA SÖZLEŞMESİNDE KEFİLLERİN KEFALETİNİN KİRA ALACAĞINA İLİŞKİN OLMASI


6100/m. 119/2

2004/m. 67

ÖZET: Asıl dava, kira sözleşmesinden kaynaklanan tazminat ve birleşen dava itirazın iptali davasına ilişkindir.Kiracının sorumlu olduğu kullanım giderlerinden olan elektrik bedelinin kiraya veren tarafından ödenmiş olması halinde kiracıdan talep edilebileceği gözetilerek kiraya veren davacıya bu hususta ödemeye dair makbuz ve belgelerini sunmak üzere imkan tanınıp kiralananın kiracı tarafından kullanıldığı döneme isabet eden tutar bakımından kiracı yerine yaptığı ödemeler için taleple bağlı kalınarak kabule karar verilmesi gerekir.

Kira sözleşmesinde kefillerin kefaletinin kira alacağına ilişkin olduğu, kira bedeli dışında kiralananda meydana gelecek zararlara dair tazmin yükümlülüğü ve diğer kalemlere de kefil olunduğuna dair bir sözleşme hükmü bulunmadığı gibi sözleşmenin yapıldığı esnada yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu Hükümlerine göre değerlendirme yapılarak talep edilen kalemlerin niteliği bakımından kefillerin sorumlu olmayacağı gözetilerek bunlar bakımından taleplerin reddine karar verilmesi gerekir. Açıklanan yönleriyle kararın bozulması gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki asıl dava olan tazminat ve birleşen dava itirazın iptali davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, her iki dava yönünden ayrı ayrı kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı ve ... dışındaki davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı, asıl davada dava dilekçesinde özetle; iş yeri niteliğindeki taşınmazını turizm belgesi ile birlikte davalılara kiraya verdiğini, şirketini de davalılara kolaylık sağlamak adına onlara devrettiğini davalıların kiralananı hor kullandıklarını, turizm belgesine de zarar verdiklerini bu şekilde taşınmazı yeniden kiraya vermesinin mümkün olmadığını, kiralananı fiilen usulsüzce terk ettiklerini belirterek fazlaya dair hakları saklı olmak üzere 2010 yılı Ocak ayından tahliye tarihi olan Haziran ayına kadar işleyen kira bedellerinin ödenmesi, tahliye sonrası taşınmazı kiraya verememesi nedeniyle uğradığı zararın tazminini, davalılar tarafından ödenmeyen elektrik, su bedellerinin ödenmesi bakımından toplamda 20.000 TL maddi ve 5000 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... ve ..., cevap dilekçelerinde özetle; kiralananda bulunan eşyaların zaten eski ve kullanılmış eşyalar olduğunu, boya ve diğer tamirat işlerinin taraflarınca yapıldığını, taşınmazın 2010 yılı Ocak ayında boşaltıldığını ancak teslimin geciktiğini ve 20.05.2010 da teslim tutanağının düzenlendiğini, turizm belgesinin de hala geçerli olduğunu, kiralananın turizm belgesi olan herhangi bir şirkete her zaman kiraya verilebileceğini belirterek davanın reddini istemişleridir.

Davalı şirket, cevap dilekçesinde özetle; kiralanandaki eşyaların kullanılmış ve eski eşyalar olduğunu, kiralanana masraf yaparak kullanılabilir duruma getirdiklerini, çalışır durumda olmayan makine ve teçhizatların onarıldığını ve çalışır duruma getirildiğini, davacının taşınmazı şahitler huzurunda şirketi temsilen U. Ö.'den teslim aldığını, eksiklerin ve tespit edilen hususların bu tutanağa yazıldığını, teslimden 5 ay sonra yapılan tespiti kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı, birleşen dava dilekçesinde özetle; 2010 yılı Ocak ve Haziran ayları arasındaki döneme ilişkin 6 aylık kira alacağının tahsili amacıyla başlattığı takibe itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar, cevap dilekçesinde özetle; kira bedelinin 4500 TL değil 4000 TL olduğunu ve 20.05.2010 da dava dışı U. ile teslim tutanağı tutulduğunu, tutanakta eksik kira ödemesine dair bir kayıt bulunmadığını belirterek davanın reddini istemişlerdir.

Davacı tarafça, 13.12.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile; bilirkişilerce hesaplanan 8456,00 TL tazminat bedeli bakımından 4.992,00 TL oranında ıslah yapılmıştır.

Mahkemece; davanın kabulüyle 31.992,00 TL kira alacağı ve hasar bedelinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine dair verilen hüküm taraflarca temyiz edilerek Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2016/4462 E 2016/5212 K sayılı ilamı ile asıl dava ve birleşen dava ayrı ayrı değerlendirilerek her bir dava bakımından ayrı hüküm kurulması gerektiğinden bozulmuş ve mahkemece bozma ilamına uyulmuştur.

Bozma sonrası mahkemece; kiralananın hor kullanımından kaynaklı zararın 15.765,00 TL olduğu, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırılık nedeniyle davacının manevi zarara uğradığının kanıtlanamadığı, her ne kadar davacı kira sözleşmesine dayalı olarak tazminat talep etmiş ise de taşınmazın tahliye tahhütnamesine dayalı olarak 17.06.2010 tarihinde tahliye edilmesi nedeniyle sözleşme hükmüne dayalı olarak tazminat talep edilemeyeceği, kiracının tahliye tarihine kadar işleyecek kira bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüyle 15.765,99 TL maddi tazminatın davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, birleşen dava bakımından ise davanın kısmen kabulüyle hesaplanan 23.536,00 TL kira alacağı üzerinden takibin devamına karar verilmiş; hüküm, davacı ve ... dışındaki davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

Asıl dava maddi ve manevi tazminat ile alacak , birleşen dava ise itirazın iptali istemine ilişkindir.

1-)Asıl dava yönünden yapılan temyiz incelemesinde;

1-)a) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı ve davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

1-)b) Davacı ile davalılardan ... Tur. İşl. San. Tic. Ltd. Şirketi arasında 01.05.2009 başlangıç tarihli, 2 yıl süreli işyeri kiralanmasına dair sözleşme imzalanmış olup, diğer davalılar sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzalamışlardır.

Asıl davada davacı 2010 yılı Haziran ayına kadar işleyen kira bedellerinin ödenmemesi neticesinde bu tarihten sonra kiralananın yeniden kiraya verilememesi nedeniyle yoksun kaldığı kira bedelinin tazmini ve davalıların ödemedikleri elektrik ve su gibi giderler bakımından toplamda 20.000 TL maddi tazminat talebinde bulunmuş su bedeli talebinden katıldığı duruşmada feraget etmiştir. Mahkemece davacıya, talep edilen hangi kalem için ne kadar tazminat talebinde bulunulduğu 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119/2 hükmü gereğince açıklattırılarak, kiracının sorumlu olduğu kullanım giderlerinden olan elektrik bedelinin kiraya veren tarafından ödenmiş olması halinde kiracıdan talep edilebileceği gözetilerek kiraya veren davacıya bu hususta ödemeye dair makbuz ve belgelerini sunmak üzere imkan tanınıp kiralananın kiracı tarafından kullanıldığı döneme isabet eden tutar bakımından kiracı yerine yaptığı ödemeler için taleple bağlı kalınarak kabule karar verilmesi gerektiği gibi, kira sözleşmesinde kefillerin kefaletinin kira alacağına ilişkin olduğu, kira bedeli dışında kiralananda meydana gelecek zararlara dair tazmin yükümlülüğü ve diğer kalemlere de kefil olunduğuna dair bir sözleşme hükmü bulunmadığı gibi sözleşmenin yapıldığı esnada yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu Hükümlerine göre değerlendirme yapılarak talep edilen kalemlerin niteliği bakımından kefillerin sorumlu olmayacağı gözetilerek bunlar bakımından taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

2-) Birleşen dava yönünden yapılan temyiz incelemesinde; Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların temyiz itirazlarının reddi gerekir.

SONUÇ : Asıl dava yönünden; yukarıda 1-a) bendinde açıklanan nedenlerle davacı ve davalılar ... Ltd. Şti., ... ve ...'in sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 1-b) bendinde açıklanan nedenlerle davacı ve temyiz eden davalıların temyiz itirazlarının kabulüyle asıl davaya yönelik hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince davacı ve temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, Birleşen dava yönünden; davacı ve davalıların yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın Geçici Madde 3 atfıyla 1086 Sayılı HUMK'nun 440.maddesi gereğince asıl dava bakımından karar düzeltme yolu kapalı , birlekeşen dava bakımından ise temyiz eden davalılar bakımından tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içine karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

Cevapla