MEMURLARIN BİMER VE CİMER'E BAŞ VURULARININ SUÇ OLMADIĞI, İDARE MAHKEME VE DANIŞTAY DAİRE KARALARI

İdare, Devlet Memurluğu, Disiplin Suç ve Cezaları, Yolluk, Özlük Hakları, Atama, Tayin, İptal ve Tam Yargı Davaları, İdarenin Sorumluluğu, Kamu Maliyesi ve Vergiler...
Cevapla
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
Mesajlar: 22146
Kayıt: 29 Tem 2012 17:08
Meslek: "Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir."

MEMURLARIN BİMER VE CİMER'E BAŞ VURULARININ SUÇ OLMADIĞI, İDARE MAHKEME VE DANIŞTAY DAİRE KARALARI

Mesaj gönderen teoman » 23 Eki 2012 10:41

BAŞBAKANLIK İLETİŞİM MERKEZİNE MEMURLARIN MÜRACAATLARI



Memurların BİMER’E başvuruları hakkında memurların bu konuda yeteri kadar bilgili olmamasından dolayı memurlara amirleri tarafından usulsüz cezalar verildiği haberlerini almaktayız. Şimdi sizlere BİMER’İN işleyişi hakkında biraz bilgi vereceğiz.

Bimer Ne İşe Yarar, Bimer Hangi Amaçlarla Kullanılır

Devlet kurumları ile ilgili tüm konularda Başbakanlık Bimer hizmeti kullanılabilir.
■Bilgi edinme kanunu kapsamında kamu kurumlarından ve valiliklerden edinilecek bilgiler Bimer aracılığı ile talep edilebilir.
■Kamu kurumları ile ilgili dilek, istek ve şikayetler ile genel olarak herhangi bir suç ile ilgili ihbarlar Bimer üzerinden yapılabilir.
■Kamu kurumlarındaki genel müdür ve üst seviyesindeki kişilerin yanlış uygulama ve davranışları kamu görevlileri etik kuruluna bildirilebilir, şikayet edilebilir.


BİMER kapsamını, kanun ve kuruluş amacında net olarak belirtilmiştir.BİMER’e yapılacak olan başvuruların memur tarafından yapılması halinde özel bir başvuru şartı aranmamaktadır.Bu da başvuru sırasında memur olan kişinin,kurumundan izin alması konusunda bir yasa da açık bir mevzuatta söz konusu değildir.


Devlet memurlarının, Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itirazları hakkında, 06/04/2005 tarih 2005/4 sayılı İlke Kararı alınmıştır.


“4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında, kurumlarına bilgi edinme başvurusunda bulunan devlet memurlarının, başvurularını “ Devlet Memurlarının Şikayet ve Müracaatları Hakkındaki Yönetmelik” hükümlerine göre hiyerarşik silsile yolu ile yapmaları gerekip gerekmediği hususunda uygulamada tereddüde düşülmüş olduğu görüldüğünden,4982 sayılı Kanunun 14.üncü maddesi uyarınca Kurulumuzca ; Bilgi Edinme Hakkı Kanunun,bireysel bir hak olan,bilgi edinme hakkının kullanılmasını düzenlemesi ve Kanunun 6.maddesinde bilgi edinme başvuruları için devlet memuru olup olmama ayrımı yapılmadan,herkesi kapsayan bir başvuru usulünün belirtilmiş olması nedeniyle,devlet memurları için kanunda düzenlenen dışında başka bir başvuru usulünün kabul edilmesinin mümkün olmadığına,devlet memurlarının yaptığı bilgi edinme başvurularında da 4982 sayılı kanunun 6.maddesinde belirlenen,başvuru uygulanması gerektiği oybirliğiyle karar verilmiştir.


Yukarıda ki bu açıklama esasına dayanarak, usulen yapılan müracaatlar herhangi bir ayrıma tabi tutulmamıştır.Yukarıda ki açıklamalardan da anlaşıldığı üzere,memurun şikayet ve talep hakkı özel bir usule bağlı değildir.Bunun yanında,memurların bilgi edinme konusunda ki başvurmalarını da amir iznine de bağlı olmadığı gibi memurun yapmış olduğu başvuru ve şikayetten dolayı kendisine ceza verilemez.


BİMERİN Kuruluşunun Amacı : “ Bilgi Edinme Kanunu Kapsamındaki her türlü bilgi, BİMER aracılığı ile talep edilebilir.” Demekle BİMER’İN kapsamını net olarak da belirtilmiştir.


4892 Sayılı Kanunun Bilgi Edinme Hakkı:

Madde 4-.- Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir.

Türkiye'de ikamet eden yabancılar ile Türkiye'de faaliyette bulunan yabancı tüzel kişiler, isteyecekleri bilgi kendileriyle veya faaliyet alanlarıyla ilgili olmak kaydıyla ve karşılıklılık ilkesi çerçevesinde, bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar. Türkiye'nin taraf olduğu uluslar arası sözleşmelerden doğan hak ve yükümlülükleri saklıdır.

Bilgi verme yükümlülüğü Madde 5-Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.

Bu tür yasaların çıkarılmasında ki Genel Gerekçe ise; "Demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün gereklerinden olan bilgi edinme hakkı, bireylere daha yakın bir yönetimi, halkın denetimine açıklığı, şeffaflığı sağlama işlevlerinin yanı sıra halkın Devlete karşı duyduğu kamu güvenini daha yüksek düzeylere çıkarmada önemli bir rol oynamaktadır. Kullanılan bu hak sayesinde hem halkın Devleti denetimi kolaylaşmakta hem de Devletin demokratik karakteri güçlenmektedir" demektedir.


Gerekçe'de ayrıca, "kamu kurum ve kuruluşlarında açıklık ve şeffaflık kavramı, olumsuz olarak görülen gizlilik kavramının giderilmesi ile yönetilenlerin yönetenlerin işlem ve faaliyetlerini denetlemesinin sağlanması düşünceleri üzerine ortaya çıkmıştır. Demokratik ülkelerde, bilgi edinme özgürlüğü, temel hak ve özgürlüklerin kullanılması bağlamında vazgeçilmez temel haklardan biri olarak kabul edilmektedir" bu açıklamalar dahilinde, Anayasal olarak da korunan bu hakkımın kullanılmasının, herhangi bir müracaata bağlı olmadığı aksine yasal bir hakkı olduğu kanaatindeyim.

ÖRNEK: Bu konu ilgili olarak da; Zonguldak Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nde çalışan 10 sağlık çalışanı, 12.05.2009 tarihinde Başbakanlık İletişim Merkezi'ne başvurarak, çalışma şartları ve mali açıdan mağduriyetlerinin giderilmesi için başvuru yapmıştı.BİMER başvurunun ardından konuyu hastane yönetimine ileteceğini belirtmesinin ardından hastane yönetimi sağlıkçılar hakkında usulsüz başvuruda bulundukları için 27.07.2009 tarihinde ceza vermiştir. Türk Sağlık Sen Zonguldak Şubesi tarafından sağlık çalışanlarının ceza alması ile ilgili başvurusunun ardından Zonguldak Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü cezayı iptal etmiştir



Bilgi edinme hakkı ile ilgili olarak Uluslararası anlaşmalarda mevcuttur. Bunlardan biri de, Birleşmiş Milletler Siyasi ve Medeni Haklar Sözleşmesi’dir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 16 Aralık 1966’da kabul edilen sözleşme, 23 Mart 1976’da yürürlüğe girmiştir. Türkiye 14 Ağustos 2000’de sözleşmeye taraf olmuştur. Bu sözleşmenin 19 uncu maddesi ifade özgürlüğü başlığını taşımaktadır.


“19. Madde - _ifade özgürlüğü

1. Herkesin, bir müdahale ile karşılaşmaksızın fikirlere sahip olma hakkı vardır.

2. Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak bir kimsenin ülke hudutlarıyla sınırlanmaksızın sözlü, yazılı veya basılı veya sanatsal ürün şeklinde veya kendi tercih ettiği başka bir iletişim vasıtasıyla her türlü bilgi ve düşünceyi arama, edinme ve ulaştırma özgürlüğünü de içerir.


Usulüne göre yürürlüğe konulmuş uluslararası sözleşmeler, kanun hükmündedir. Uluslararası sözleşmelerin kanun hükmünde olması nedeniyle Türk Hukuk düzeninde doğrudan hüküm doğurucudur, uluslararası sözleşmeler ile Anayasa arasında bir uyuşmazlık olması durumunda uluslararası sözleşmelerin üstünlüğü kabul görmüştür


Tüm bu yasal düzenleme ve uluslar arası sözleşmelerin içinde bilgi edinme talebi nedeni ile verilen ceza kabul edilemez. Bu halde verilen ceza gerek ulusal gerekse uluslararası anlaşmalara da aykırıdır. Şu nu da belirtmekte yarar vardır; Türkiye Cumhuriyeti aleyhine bu tür davalar yüzünden çok kez tazminata hükmedilmiştir.





BU BİLGİLER BAŞBAKANLIĞA YAPILACAK İSTEK VE ŞİKAYETLERİN NASIL YAPILACAĞINA AÇIKLAMAKTADIR.


Doğrudan Başbakanlık Alo 150 hattı üzerinden şikayet ve isteklerinizi iletebilirsiniz. Ayrıca Bürokrasinin azaltılması için önerilerde bulunabilirisiniz.

Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER) Doğrudan Başbakanlık Uygulaması Nedir?

BİMER, bilişim ve iletişim teknolojileri kullanılarak hayata geçirilen bir halkla ilişkiler uygulamasıdır.İyi ve sağlıklı işleyen bir halkla ilişkiler uygulaması için günümüz iletişim teknolojilerinin kullanılması bir zorunluluktur. BİMER ile oluşturulan sistem sayesinde vatandaş ile devlet arasındaki iletişim kanallarının tümü açık tutularak müracaatların her zaman ve her yerden yapılabilmesi yanı sıra, müracaatlara cevapların da hızlı, etkin ve daha ekonomik bir şekilde verilebilmesine imkan sağlanmıştır.

BİMER Uygulamalarının Çalışma Şekli Nedir?

BİMER uygulaması kapsamında Kaymakamlık, Valilik ve Bakanlıkların tümünde “Halkla İlişkiler Müracaat Büroları” kurulmuştur.Ancak “Alo 150” hattını cevaplamak üzere sadece valiliklerimizde çağrı merkezleri bulunmaktadır.Kaymakamlık ve Bakanlıklar’ a “Alo 150” hattı üzerinden ulaşılamaz.

“Alo 150” numarası herhangi bir ilimizden arandığında o ilin valiliğinde ki halkla ilişkiler görevlisi telefonu açar.Önündeki bilgisayarda Başbakanlık web sayfası üzerinden telefonla arayan vatandaşın kişisel bilgilerini ve müracaatının konusu ve detaylarını kaydeder.Daha sonra kayıt altına alınan bu müracaat Valilik’ teki yetkili tarafından Kaymakamlık, İl Müdürlüğü veya Bölge Müdürlüğü’ne sistem üzerinden gönderilir.Gönderilen müracaat Kaymakamlık, İl Müdürlüğü veya Bölge Müdürlüğü tarafından sonuçlandırılır ve müracaat sahibine cevap verilir.

“Alo 150” numarasına yapılan müracaat herhangi bir Bakanlığı veya Başbakanlığı ilgilendiriyor ise yine valilik halkla ilişkiler görevlileri aracılığı ile Başbakanlık web sayfası kullanılarak sistem üzerinden Başbakanlığa gönderilir.Buradaki değerlendirme sonrasında müracaat Bakanlık Yetkilisi tarafından Bakanlığın ilgili birimine yine sistem üzerinden gönderilir ve müracaat ilgili birim aracılığıyla cevaplandırılır vatandaşa da cevap verilir. Verilen cevaba ilişkin detaylar sisteme kaydedilir.

Bu sayede yerel düzeyde çözülebilecek müracaatlar Bakanlık ve Başbakanlığa gelmeden cevaplandırılır.Böylece zaman ve paradan tasarruf edilmiş olur.

BİMER uygulaması bir yazılım ile web üzerinden yapıldığı için yurdumuzun en ücra köşesinden yapılan müracaat ve bu müracaata ilişkin yapılan işlemler Başbakanlık’ tan koordine ve takip edilebilmektedir.

BİMER sistemde Valilik ve Valilik kapsamındaki Kaymakamlık, İl Müdürlüğü ve Bölge Müdürlükleri ile Bakanlıklar’ ın Merkez Teşkilatı, Genel Müdürlük, Müstakil Daire Başkanlığı ve yine Bakanlıklar’ ın bağlı, ilgili ve ilişkili kamu kurum ve kuruluşlarına kullanıcı adı ve sisteme giriş şifresi tahsis edilmiştir.Tüm kullanıcılar her gün kullanıcı adı ve şifresi ile BİMER programına girer ve o gün kendisine gelen müracaatları cevaplandırır.

BİMER uygulamasında valilikler , il kapsamındaki kaymakamlıkların, il müdürlüklerinin ve bölge müdürlüklerinin koordinasyon ve takibinden sorumludur.Yine Bakanlıklarda merkez, bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlarına BİMER aracılığı ile gönderilen müracaatların takip ve koordinasyonundan sorumludur.

Her ay Valilik ve Bakanlıklara yapılan müracaatların sayılan, konularının ne olduğu, müracaatların ne kadarının olumlu, ne kadarının olumsuz cevaplandığı ve müracaatların cevaplandırılma süresi sistem tarafından rapor haline getirilir.Bu rapor her ay Sn. Başbakan, tüm Bakanlıklar ile Valiliklerimize (Valiliklere ilişkin rapor İçişleri Bakanlığı’na) gönderilir.

BİMER’ e Yapılacak Müracaatların Kapsamı Nedir?

Bilgi Edinme Hakkı Kanunu, Dilekçe Hakkının Kullanılması Hakkındaki Kanun, Kamu Görevlileri Etik Kurulu’na yapılacak müracaatlar ile İnsan Hakları İhlallerine ilişkin müracaatlar BİMER’ e yapılabilir.

Bilgi Edinme Hakkı Kanunu Kapsamındaki her türlü bilgi BİMER aracılığı ile talep edilebilir. Ancak bilgi edinme talebinin yazılı yapılması zorunluluğu bulunduğundan “Alo 150” hattı üzerinden sözlü bilgi talebinde bulunulmaz.Kaymakamlık, Valilik ve Bakanlıklar’ ın Halkla İlişkiler Müracaat Bürosu’na şahsen gelinerek bilgi edinme talebinde bulunulabileceği gibi, Başbakanlık web sayfası üzerinden de bilgi edinme talebinde bulunulabilir.

Dilekçe Hakkının Kullanılması Kanun kapsamındaki her türlü istek, şikayet ihbar, görüş ve öneri BİMER üzerinden tüm iletişim seçenekleri kullanılarak yapılabilir. BİMER’ e Dilekçe Hakkının Kullanılması Hakkındaki Kanun kapsamında yapılacak ihbar veya şikayet müracaatlarında, müracaat sahibinin kişisel bilgilerini bildirme zorunluluğu yoktur.Ancak müracaat sahibinin kişisel bilgilerini vermeme durumunda kendisine müracaatına ilişkin bilgi verilemez.Bu durumda müracaat sahibi sistem tarafından kendisine verilen numarayı bildirerek “Alo 150” hattından veya http://www.basbakanlik.gov.tr adresinden müracaatının durumunu öğrenebilir.

Kamu Görevlileri Etik Kurulu'na yapılacak müracaatlar BİMER aracılığı ile yapılabilir. En az genel müdür veya eşiti seviyedeki kamu görevlilerinin etik davranış ilkelerine aykırı uygulamaları hakkındaki müracaatlar sistem üzerinden Kamu Görevlileri Etik Kurulu'na gönderilir. Kurul tarafından müracaata ilişkin yapılan işlem sisteme kaydedilerek müracaat sahibine bilgi verilir. Diğer kamu görevlilerinin (genel müdür seviyesi altındaki unvanlar) etik davranış ilkelerine aykırı uygulamaları hakkındaki müracaatlar, ilgili kurumun yetkili Disiplin Kurulu'nca incelenmek üzere sistem üzerinden ilgili kurumlara gönderilir. Burada yapılacak işlemler sisteme kaydedilir ve müracaat sahibine bilgi verilir



Adana 1. İdare Mahkemesi 2010/1614 Esas ve 2011/1335 nolu Kararında; "Tüm vatandaşların dilek ve şikayetlerini doğrudan başbakanlığa iletebileceklerini belirtmiş, ancak memurlar yönünden bir kısıtlama getirilmemiştir. Bu yerlere yapılan şikayetler neticesinde iddialar üzerinde araştırma yapılmaksızın memur hakkında soruşturma başlatılarak cezalandırılması bir nevi şikayet hakkının kullandırılmaması neticesini doğuracaktır.

Davacı tarafından BİMER'e verilen şikayet dilekçeleri incelendiğinde, ciddiye alınabilecek iddiaların bulunduğu, idare tarafından bu iddiaların kapsamlı bir şekilde araştırılması gerekirken davacının gereksiz yere amirlerini şikayet ediyor gerekçesiyle cezalandırıldığı, böylece Anayasa ile güvence altına alınan dilekçe hakkının ve BİMER'e şikayet etme hakkının engellenmeye çalışıldığı sonuç ve kanaatine varıldığından, davacıya verilen disiplin cezasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır." hükümlerine yer vermiştir.



Resim
Resim
Resim


HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
Mesajlar: 22146
Kayıt: 29 Tem 2012 17:08
Meslek: "Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir."

Re: MEMURLARIN BİMER'e BAŞ VURULARININ SUÇ OLMADIĞI, ÖRNEK İDARE MAHKEME KARARI

Mesaj gönderen teoman » 11 Tem 2019 00:45

T.C.
DANIŞTAY
12.DAİRE BAŞKANLIĞI
ESAS NO: 2016/5625
KARAR NO:2017/6293
KARAR TARİHİ:06.12.2017

>BİMER’E BAŞVURAN MEMURA DİSİPLİN CEZASI VERİLEMEZ--BİLGİ EDİNME BAŞVURUSU--ÜST MAKAMLARA BAŞVURAN MEMURA MAKAM ATLADIĞI GEREKÇESİYLE CEZA VERİLEMEZ


(657 s. DMK m. 125)

ÖZET:Bilgi edinme başvurularında devlet memuru olup olmama ayrımı yapılmadan herkesi kapsayan bir başvuru usulü düzenlendiğinden üst makamlara başvuran memura makam atladığı gerekçesiyle ceza verilemez.

İstemin Özeti : Danıştay Onikinci Dairesince verilen 11.11.2015 tarihli ve E:2012/1881, K:2015/5887 sayılı kararın; 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : M… E… Ç….

Düşüncesi : İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Dava, Osmaniye İli, Merkez Endüstri Meslek Lisesinde Uzman Elektrik Öğretmeni olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/B-(I) maddesi uyarınca kınama cezası ile cezalandırılması gerekirken tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle bir derece ağır olan 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 12.10.2010 tarihli ve 932 sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle uğradığı maddi kayıplarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.

Adana 1. İdare Mahkemesinin 06.10.2011 tarihli, E:2010/1614, K:2011/1535 sayılı kararı ile, davacı tarafından, BİMER’e verilen şikayet dilekçelerinde ciddiye alınabilecek iddiaların bulunduğu, idare tarafından bu iddiaların kapsamlı bir şekilde araştırılması gerekirken davacının gereksiz yere amirlerini şikayet ettiği gerekçesiyle cezalandırıldığı, böylece Anayasa ile güvence altına alınan dilekçe hakkının ve BİMER’e şikayet etme hakkının engellenmeye çalışıldığı anlaşıldığından işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların ödenmesine karar verilmiştir.

Danıştay Onikinci Dairesinin 11.11.2015 tarihli ve E:2012/1881, K:2015/5887 sayılı kararıyla İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

Davalı İdare tarafından karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz kararının kaldırılarak İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi istenilmektedir.

Danıştay dava daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları tarafından verilen kararların düzeltme yolu ile yeniden incelenebilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 54. maddesinde yazılı sebeplerden birinin varlığı ile mümkündür.

Davalı idarenin kararın düzeltilmesi istemini içeren dilekçede ileri sürdüğü sebepler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca, Dairemiz kararının düzeltilmesini gerektirecek nitelikte bulunduğundan, kararın düzeltilmesi istemi kabul edilerek anılan kararın kaldırılmasından sonra uyuşmazlığın esası yeniden incelendi.

Milli Eğitim Bakanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliği’nde; ilçe teşkilatı bulunmayan merkezlerinde bulunan okul ve merkezlerde görevli müdür başyardımcısı, müdür yardımcısı, öğretmen ve diğer personelin birinci sicil amirinin okul müdürü, ikinci sicil amirinin ise ilgili il milli eğitim müdür yardımcısı yoksa şube müdürü olduğu, hükmüne yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; davacının, hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda getirilen teklif doğrultusunda 12.10.2010 tarihli ve 932 sayılı İl Milli Eğitim Müdürü tarafından imzalanan işlem ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/B-(I) maddesi uyarınca kınama cezası ile cezalandırılması gerekirken tekerrür hükümleri uygulanmak sureti bir derece ağır olan 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Olayda, davacının 1/30 oranında aylıktan kesme cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin 12.10.2010 tarihli ve 932 sayılı işlemin il milli eğitim müdürü tarafından tesis edildiğinin görüldüğü, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, dava konusu işlemi tesis etme hususunda 2. disiplin amiri sıfatıyla yetkili olan il milli eğitim müdür yardımcısının olmama durumunda şube müdürünün yetkili olduğu, işlemin tesis edildiği tarih itibariyle ise, milli eğitim müdür yardımcısının görevi başında bulunduğu anlaşıldığından, ilgili il milli eğitim müdür yardımcısı tarafından tesis edilmesi gerekirken şube müdürü tarafından tesis edilen 12.10.2010 tarihli ve 932 sayılı işlemde yetki yönünden hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmamıştır.

Bu durumda; dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığından İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde bulunmamakta ise de, sözü edilen husus sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.

İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. İdare Mahkemesince verilen karar hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile sonucu itibarıyla onanmasına, karar düzeltme aşamasında davalı idare tarafından yapılan 69,40 TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, 06.12.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

Cevapla