İŞVERENİN GÜVENİNİN KÖTÜYE KULLANILDIĞI BU GİBİ DURUMLARDA, İŞÇİNİN SAĞLADIĞI EKONOMİK YARARIN AZLIĞI VE ÇOKLUĞU

Cevapla
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
Mesajlar: 23355
Kayıt: 29 Tem 2012 17:08
Meslek: "Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir."

İŞVERENİN GÜVENİNİN KÖTÜYE KULLANILDIĞI BU GİBİ DURUMLARDA, İŞÇİNİN SAĞLADIĞI EKONOMİK YARARIN AZLIĞI VE ÇOKLUĞU

Mesaj gönderen teoman »

T.C
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO.2017/15415
KARAR NO.2020/1782
KARAR TARİHİ.10.02.2020
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ


>İŞVERENİN GÜVENİNİN KÖTÜYE KULLANILDIĞI BU GİBİ DURUMLARDA, İŞÇİNİN SAĞLADIĞI EKONOMİK YARARIN AZLIĞI VE ÇOKLUĞU FESİH NEDENİNİN OLUŞMASINDA ETKİLİ DEĞİLDİR.


Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı
vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası
için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği
konuşulup düşünüldü:


KARAR

Davacı vekili; davacının davalı şirketin Mersin'deki bir çok şubesinde 17/11/2009
tarihinden 09/12/2014 tarihine kadar şube sorumlusu olarak belirsiz süreli ve aralıksız
olarak çalıştığını, 09/12/2014 günü son çalıştığı Toroslar - Gaziosmanpaşa şubesinde
çalışırken şubeden sorumlu pazarlama müdürü ... tarafından davacıya yönelik " Sizinle
çalışmak istemiyoruz. Burada artık çalışmıyorsunuz " denilerek iş sözleşmesinin
feshedildiğini, davacının 1.411,91 TL maaş aldığını, 2014 yılına ait yıllık izinlerinin
kullandırılmadığını, yıllık izin ücreti ile Aralık 2014 dönemine ait 9 günlük ücret alacağının
da ödenmediğini belirterek, davacının ücret alacağı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve
yıllık izin ücret alacağı olduğunu ileri sürerek; davanın kabulüne karar verilmesini talep ve
dava etmiştir.

Davalı vekili; davacının iş akdinin daha önce uyarılmış olmasına rağmen çalıştığı
magazada personelden de para toplamak suretiyle fire ürün satın aldığını, neticesinde
haklı olarak fesih edildiğini iş yerinde davacının da imzası bulunan genelgede; fire ürün
satın almanın ve yine personelden para toplayarak fire ürün satın alınmasının yasak
olduğunu işverenin bu konuda hassas olduğunu, davacınn bu konuda uyarıldığı,
13.10.2014 tarihinde genelgenin yayınlandığı ancak akabinde davacının 18.11.2014
tarihinde bölge genel müdürü tarafından bu konuda uyarıldığı bu uyarının hiyerarşi gereği
bölge sorumlusunun yetkisinde olmasına rağmen davacının davranışlarının yetkililer
tarafından genel müdüre iletildiği , 23.11.2014 tarihinde fire ürünleri satın almak için
magaza çalışanı Gülgün Ö.'ten 200 TL aldığı personel Ömer K.'ın kasasından 152 TL
bedelinde ürün aldığı ve bu parayı ödemeyerek Ömer isimli personele ödettiği ,bu
tespitler sonusunda 09.12.2014 tarihinde savunmasının alındığı ve haklı fesih yapıldığını
aradaki güven ilişkisinin zedelendiğini , davacının ücret ve izin alacaklarını ise aldığını

savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, davacının fire ürünlerin işyeri çalışanlarından da aldığı iddiasının kanıtlarca
teyit edilmediği , davacının savunmasında bu ürünleri ihtiyacı kadar aldığını beyan etmesi
dosyada bulunan 2014 kasım ayı fire oranın davacının aldığı ciro priminin kat kat üstünde
olması ve tüm fire ürünlerinin davacı tarafından alınmasının davacının maaşı ile
mütenasip olmaması göz önüne alındığında, feshin haklı neden oluşturmayacağı
gerekçesi ile kıdemve ihbar tazminatının kabulüne , izin ve ücret alacağı hakkında karar
verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmiştir.

Karar süresinde davalı vekilince temyiz etmiştir.


GEREKÇE:

1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının
aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2- Dosya içeriğine göre mağaza sorumulusu olan davacının davalı işyerinde 17.11.2009
tarihinde işe başladığı, davalı şirketin mağaza sayımlarında fire ürün sayısının şirketçe
belirlenen miktardan az çıkması halinde mağaza sorumlusu olarak görev yapan personele
prim adı altında belirlenen miktarda ödeme yapıldığı somut olayda ise; davacının iş
akdinin fire ürünleri kasadan geçirerek parasını ödemesi ve fire oranını düşük göstermeye
çalışması ve yine personeldende para almak suretiyle ürün alması bu şekilde hem
magazayı başarılı göstermek hemde prim alma amacı taşıdığı doğruluk ve dürüstlük
ilkesine aykırı davrandığı gerekçesi ile fesih yapılmıştır.

Şirket tarafından yapılan soruşturma sırasında; Savunmaları alınan magaza çalışanları
Ö.K verdiği ifadesinde; 152.58 TL civarında almadığı ürünleri kasadan geçtiğini, kendi
postundan fireye düşen ürünleri davacının isteği üzerine geçtiği ve ödediğini, magaza
çalışanı T.Ö. verdiği yazılı savunmasında; fire bölümüne yazılan ürünlerin atılması
gerekirken atılmadan kasadan davacı tarafından geçirildiğini gördüğünü ve 23.11.2014
tarihinde davacının kendisinden de 200 TL nakit para aldığı envanter gününden sonra
tekrar para talep ettiğini ancak veremeyeceğini beyan ettiği,
08.12.2014 tarihli savunma talep yazısı başlıklı belgede davacıdan; 15.11.2014-
27.11.2014 tarihleri arasında fire ürünlerin geçtiğinin görüldüğü daha önce uyarıldığı ,
genelge yayınlandığı halde aynı olayı tekrarladığı gerekçesi ile savunma talep edildiği,
davacının ise 08.12.2014 tarihinde verdiği savuunmasında "ihtiyacı olan ürünleri satın
alıp ödemesini yaptığı , haricinde başka bir ürün ödemesi yapmadığı" şeklinde beyanda
bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmıştır.

Yine 08.12.2014 tarihli savunma talep yazısında; mağaza ziyareti sırasında envanter
kontrol listesi incelendiğinde 03.11.2014 tarihinde yazılan 3 adet kuzu kuşbaşı,
15.11.2014 tarihinde iki meyveli yoğurt, bir adet tekli meyveli yoğurt, 27.11.2014
tarihinde pepsi, toz şeker ürünlerinin fireye yazıldığı halde davacının kasasından satışı
yapıldığı gerekçesi ile davacıdan savunma talep edildiği , davacının ise 08.12.2014
tarihinde verdiği savunmasında " tespitlerdeki ürünlerden içerik yapısı değişmeyen patlak
olan ürünler , bedeli ödenerek satın alınmıştır" şeklinde beyanda bulunduğu dosya
içeriğinden anlaşılmıştır.

Davacının yukarıda açıklanan şekilde davranarak fire sayısını azaltarak envanter
sayımında fire miktarının düşük çıkmasını ve işverence verilen envanter priminden
faydalanmasını amaçladığı, mağaza sorumlusu olan davacının iş akdinin bu davranışları
ile güveni sarstığından 4857 sayılı Yasa'nın 25/II-e maddesi uyarınca haklı nedene dayalı
olarak feshedildiği anlaşılmaktadır.


İşverenin güveninin kötüye kullanıldığı bu gibi durumlarda, işçinin sağladığı ekonomik
yararın azlığı ve çokluğu fesih nedeninin oluşmasında etkili değildir. Önemli olan husus
işverenin çalışanına karşı olan güvenini yitirmesi olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğidir.


Somut uyuşmazlıkda davacının fesih sebebi yapılan davranışları 4857 sayılı Yasa'nın 25/II
maddesi kapsamında kalmakta olup işverenin güvenini kötüye kullanma niteliğindedir. Bu
durumda işveren tarafından yapılan feshin haklı nedene dayandığı kabul edilerek kıdem
ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemenin yerinde
görülmeyen yazılı gerekçesi ile tazminat taleplerinin kabulüne karar vermesi bozmayı
gerektirmiştir.


SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin temyiz
harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 10.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

Cevapla