Foruma girişte hatalı şifre uyarısı ya da başkaca sorun yaşayan üyelerimiz bu bağlantıdan destek talebinde bulunabilirler.

EDİMİN İFASINA FESAT KARIŞTIRMA - TCK 236. Md.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun madde sıralı, gerekçeli, açıklamalı ve içtihatlı şerhinden oluşan paylaşım forumu...
Cevapla
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29364
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

EDİMİN İFASINA FESAT KARIŞTIRMA - TCK 236. Md.

Mesaj gönderen Admin »

Madde 236 - (1) Kamu kurum veya kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bunların iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler ya da kooperatiflere karşı taahhüt altına girilen edimin ifasına fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Aşağıdaki fiillerin hileli olarak yapılması hâlinde, edimin ifasına fesat karıştırılmış sayılır:

a) İhale kararında veya sözleşmede evsafı belirtilen maldan başka bir malın teslim veya kabul edilmesi.

b) İhale kararında veya sözleşmede belirtilen miktardan eksik malın teslim veya kabul edilmesi.

c) Edimin ihale kararında veya sözleşmede belirtilen sürede ifa edilmemesine rağmen, süresinde ifa edilmiş gibi kabul edilmesi.

d) Yapım ihalelerinde eserin veya kullanılan malzemenin şartname veya sözleşmesinde belirlenen şartlara, miktar veya niteliklere uygun olmamasına rağmen kabul edilmesi.

e) Hizmet niteliğindeki edimin, ihale kararında veya sözleşmede belirtilen şartlara göre verilmemesine veya eksik verilmesine rağmen verilmiş gibi kabul edilmesi.

(3) Edimin ifasına fesat karıştırma dolayısıyla menfaat temin eden görevli kişiler, ayrıca bu nedenle ilgili suç hükmüne göre cezalandırılırlar.


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29364
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

GEREKÇE - TCK 236. Md.

Mesaj gönderen Admin »

MADDE 236.– Bu maddede, edimin ifasına fesat karıştırma suçu tanımlanmıştır.

Sözleşmenin imzalanmasıyla ihale süreci sona ermekte ve edimin ifası süreci başlamaktadır. Bu süreçte edimin ifasına fesat karıştırılması bağımsız bir suç olarak tanımlanmıştır.

Söz konusu suç, kamu kurum veya kuruluşları, kamu kurumu niteli¬ğindeki meslek kuruluşları, bunların iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler ya da kooperatiflere karşı taahhüt altına girilen edimin ifasına fesat karıştırmak suretiyle işlenebilir. Bu bakımdan söz konusu suçun uygulama alanı sadece kamu kurum veya kuruluşlarına karşı girişilen taahhütlerin yerine getirilme¬siyle sınırlı tutulmamıştır.

Maddenin ikinci fıkrasında, edimin ifasına fesat karıştırma niteliğin¬deki hareketler sayılmıştır. Sayılan bütün bu hareketlerin ortak özelliği hileli davranışlar olmasıdır. Fıkra metninde beş bent olarak sayılan bu seçimlik hareketler yeterli açıklıkta tanımlandığı için, ayrıca izaha gerek görülmemiştir.

Maddenin üçüncü fıkrasına göre, edimin ifasına fesat karıştırma suçu¬nun oluşabilmesi için, kamu görevlilerinin ve sair kişilerin bir menfaat temin etmiş olmaları gerekli değildir. Aksi takdirde, yani edimin ifasına fesat ka¬rıştırma dolayısıyla menfaat temin edilmiş olması hâlinde, ayrıca bu nedenle ilgili suç hükmüne göre ceza sorumluluğu cihetine gidilir.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29364
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

EDİMİN İFASINA FESAT KARIŞTIRMA - TCK 236. Md.

Mesaj gönderen Admin »

5. Ceza Dairesi 2012/3921 E. , 2012/9472 K.

İHALEYE/EDİMİN İFASINA FESAT KARIŞTIRMA
ÖZGÜ SUÇ
ÖZEL FAİLLİK
SEÇİMLİK HAREKETLİ SUÇ


Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Sanıklardan G.Lütfi hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen 13.09.2010 günlü hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara sanık müdafiin vaki itirazının (Kocaeli Birinci Ağır Ceza Mahkemesi)’nin 22.10.2010 tarih ve 2010/1382 D.iş sayılı kararı ile kabulüne ve adı geçen sanık yönünden hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmiş olmasına karşılık bu hususta dosyanın yeniden ele alınmadığı görüldüğünden, sanık G.Lütfi yönünden dava dosyasının mah­kemesince ele alınarak zamanaşımı süresince karar verilebilmesi mümkün görülmüş, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 12.02.2008 gün ve 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı Kararı ile hükmolunan sonuç ceza miktarları itibariyle koşulları bulunmadığı da gözetilerek sanık Turgut müdafiin süresinden sonra, sanık Fatih müdafiin ise süresinde vaki duruşma istemlerinin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verildikten sonra gereği dü­şünüldü:

Sanıklar Sevda, Yüksel, Adnan, Cevdet, Fuat, Aşkın, Aydın, Şadiye, Nesrin, Tolga, Nidai, Özer ve Mustafa haklarında kurulan beraet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanıkların eylemleri sabit görülmeyerek beraetlerine karar verilmesine rağmen hükümde CMK’nın 223/2-e maddesine yer verilmeyerek CMK’nın 232/6. maddesine muhalefet edilmiş ise de, anılan noksanlık sonuca etkili görülmemiştir.

Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hü­kümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan ve­kilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

Sanık Murat hakkında ihaleye fesat karıştırma, sanıklar Hamza, Neşe, Nurhan, Fatih, Ziyamet ve Ummuhan haklarında ise 24.01.2006 ve 27.02.2006 tarihlerinde K… Devlet Hastanesi’nde pazarlık usulü ile ger­çekleştirilen çamaşır yıkama... ihalelerine ilişkin olarak görevi ihmal suç­larından kurulan ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

24.01.2006 tarihinde K… Devlet Hastanesi’nde pazarlık usulü ile ger­çekleşen 2006 mali yılı çamaşır yıkama, kalorifer kazanlarını yakma ve teknik hizmetler, kapı güvenliği, terzihane ve bahçıvanlık hizmetleri ihalesinde ihale sürecinde görevli olan kamu görevlisi sanıklar Fatih, Neşe, Ummuhan, Ziyamet ve Hamza’nın görevlerini ihmal ettikleri, 27.02.2006 tarihinde K… Devlet Hastanesi’nde pazarlık usulü ile gerçekleşen çamaşır yıkama, kalorifer ka­zanlarını yakma ve teknik hizmetler, kapı güvenliği, terzihane ve bahçe hiz­metleri ihalesinde de ihale sürecinde görevli olan kamu görevlisi sanıklar Fatih, Neşe, Ummuhan, Ziyamet, Nurhan ve Hamza’nın görevlerini ihmal ettikleri kabul edildiği halde adı geçen sanıklar haklarında görevi ihmal suçundan ceza verilmesine yer olmadığına, sanık Murat hakkında ise ihaleye fesat karıştırma suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de; Anayasa’nın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, katılanı, C.Savcısını ve herkesi tatmin edecek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması gerektiği nazara alınarak, Yar­gıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilke­lerine uyulmadan, CMK’nın 230/3 ve 232/6. maddelerine de aykırı olarak, sanıklar haklarında yazılı şekilde gerekçeden yoksun olarak hüküm kurulması,

Sanıklar Fatih ve Gültekin haklarında kurulan beraet hükümlerine yö­nelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

24.01.2006 tarihinde K… Devlet Hastanesi’nde pazarlık usulü ile ger­çekleşen 2006 mali yılı çamaşır yıkama, kalorifer kazanlarını yakma ve teknik hizmetler, kapı güvenliği, terzihane ve bahçıvanlık hizmetleri ihalesinde ihale sürecinde görev alan kamu görevlisi sanıkların eylemleri görevi ihmal olarak kabul edildiği halde, aynı ihaleyle ilgili olarak hakkında ihaleye fesat karış­tırmak suçundan dolayı dava açılan ve söz konusu ihalede ihale komisyon üyesi olarak görevli olan kamu görevlisi sanık Fatih ile 27.02.2006 tarihinde K… Devlet Hastanesi’nde pazarlık usulü ile gerçekleşen çamaşır yıkama, kalorifer kazanlarını yakma ve teknik hizmetler, kapı güvenliği, terzihane ve bahçe hizmetleri ihalesinde ihale sürecinde görev alan kamu görevlisi sa­nıkların eylemleri görevi ihmal olarak kabul edildiği halde, aynı ihaleyle ilgili olarak hakkında ihaleye fesat karıştırmak suçundan dolayı dava açılan ve söz konusu ihalede ihale komisyon üyesi olarak görevli olan kamu görevlisi sanık Gültekin haklarında CMK’nın 230/2 ve 232/6. maddelerine de aykırı olarak, yazılı şekilde gerekçeden yoksun olarak hüküm kurulması,

Sanıklar Halidun ve Songül haklarında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

15.03.2006 tarihinde K… İl Sağlık Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen 9 aylık veri girişi işi hizmet alımı ihalesinde, ihale üzerinde kalan, sanıklardan Halidun’un sahibi ve yetkilisi, diğer sanığın ise çalışanı olduğu Ö… Tem. Özel Güvenlik Teks. Gıda Yemek San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ihale dosyası içerisine koyduğu ve idari şartnamenin ilgili maddesinde istenilen İSO belgesinin (4734 sayılı Kamu İhale Yasası’nın 45. maddesinde belirtilen kapasite, araştırma geliştirme, standart ve kaliteye ilişkin belge) ihale tarihi itibariyle ve yasanın aradığı şartlara uygun olarak akredite edilip edilmediği, yine sözleşme aşa­masında 10. madde taahhütnamesinde belirtilen firmanın ihale tarihi itibariyle kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu bulunup bulunmadığı hususlarında, sanıklarca ibraz edilen belgelerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı araştırılıp de­ğerlendirilerek, gerekirse bu hususlarda ilgili kurumlarla yazışma yapılıp bilir­kişi raporu da aldırıldıktan sonra kanıtlar ve gerekçesi gösterilerek sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri yerine, eksik soruşturma ve gerekçesiz olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,

Sanıklar Hamza, Neşe, Nurhan, Fatih, Ziyamet, Ummuhan ve Turgut haklarında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hüküm­lerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

K… Devlet Hastanesi tarafından 2006 mali yılı 10 aylık çamaşır yıkama, kalorifer kazanlarını yakma ve teknik hizmetler, terzihane, bahçıvanlık hiz­metleri işi için açık usulde ihale yapılması kararı alındığı, ihale yetkilisi sanık Fatih’in ihale onay belgesini 26.01.2006’da imzaladıktan sonra ihalenin ilan edildiği, ihale tarihinin 24.02.2006 olarak belirlendiği, bu arada 09.02.2006 tarihinde yapılan zeyilname ile idari şartnamenin 7.2.1 ve 7.2.3 maddelerinde değişiklik yapıldığı, buna göre temizlik hizmetleri ibaresinin şartnameye ek­lendiği, şartnamenin 6 firma tarafından satın alındığı, ancak 4 firmanın ihaleye teklif verdiği, ihalenin yaklaşık maliyete göre en uygun teklifi veren sanık­lardan Turgut’un hissedarı olduğu T… İnş. Elek. Tem. İlaç Hiz. Sist. Güv. Bak. Gıda Tic. ve Ltd. Şti. üzerinde bırakıldığı, buna ilişkin 16.03.2006 günlü ihale komisyonu kararının sanıklardan ihale komisyonu başkanı Neşe ile üyeler Hamza, Ummuhan, Ziyamet ve Nurhan tarafından imzalandıktan sonra ihale yetkilisi olan başhekim vekili sanık Fatih tarafından 20.03.2006 tarihinde onaylandığı, yüklenici ile sözleşmenin de 27.03.2006 günü imzalanmak su­retiyle ihale sürecinin tamamlandığı dava konusu olayda, mahkemece ze­yilname ile idari şartnamede yapılan değişikliğin ilan edilmeksizin ihale ya­pılarak rekabet ve katılımın engellendiği, T… temizlik firmasının ihaleye ka­tılma koşullarını taşımadığı halde şartnamede değişiklik yapılarak bu firmanın ihaleye katılımının sağlandığı gerekçesiyle sanıkların atılı suçtan mahkumi­yetlerine karar verilmiş ise de; davaya ve sanıkların mahkumiyetine konu olan ihale ile ilgili şartnamenin firmalarca zeyilname tarihinden sonra 15-17-23 ve 24.02.2006 tarihlerinde satın alınması, dolayısıyla idari şartnamede zeyilname ile yapılan değişiklikten şartname satın alan tüm firmaların haberdar olması, ihaleye yeterli katılımın bulunması, ihale ilanının 4.4, idari şartnamenin 7.3 maddelerinde “bu ihalede benzer iş olarak temizlik hizmetleri” ibaresinin bulunması ile inkara yönelik sanık savunmaları birlikte gözetilerek, idari şart­namenin 7.2.1 ve 7.2.3 maddelerinde zeyilname ile yapılan değişikliğin ilan edilmemesi ile bu maddelerde yapılan değişikliğin şartnamenin 7.2.2 mad­desinde yapılmamasının idari bir işlem eksikliğinden mi kaynaklandığı yoksa bunun suçun kurucu unsurlarından olan hileli hareketlerden mi olduğu hu­susları sanıkların suç kasıtlarıyla birlikte tartışılıp değerlendirilmeden, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

5237 sayılı TCK’nın 235. maddesinde ihaleye fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Yasa’nın 2. mad­desindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceğinde bir kuşku bulunmadığı, her ne kadar bir kısım öğretide özgü suç olarak kabul edilmese de madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2. fıkranın “a” ve “b” bentlerinde sayılan hallerde ihale sürecinde görev alan ilgili kamu görevlileri, “d” bendinde belirtilen halde ise ihaleye katılan ya da katılmak isteyen kişilerin suçun faili olabileceği, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceğinde bir tereddüt bulunmadığının kabulü gerektiği, bu itibarla 5237 sayılı TCK’nın 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan ve TCK’nın 235/2-(a-2) maddesi uyarınca ihale sürecinde görev alan kamu görevlisi ta­rafından işlenebilen ihaleye fesat karıştırma suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alınarak, kamu görevlisi olmayan sanık Turgut’un suça ne şekilde katıldığı karar yerinde tartışılıp gösterilmeksizin asli fail gibi cezalandırılması,

Sanıkların eylemleri sabit görülerek mahkumiyetlerine karar verilmesine rağmen hükümde 5237 sayılı TCK’nın 235/2-(a-2) maddesi delaletiyle iba­resine yer verilmeyerek CMK’nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,

Suçun 5237 sayılı TCK’nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kulla­nılması suretiyle işlenmesine rağmen Turgut dışındaki sanıklar haklarında aynı Yasa’nın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Sanıklar Hamza, Neşe, Fatih ve Ziyamet haklarında 2003, 2004 ve 2005 yıllarına ilişkin olarak K… Devlet Hastanesi’nde gerçekleştirilen çamaşır yı­kama... ihaleleriyle ilgili olarak görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

23.12.2002, 09.12.2003 ve 23.11.2004 tarihlerinde K… Devlet Hasta­nesi’nde gerçekleştirilen ve A… Özel Sağlık Hiz. Taah. ve Tic. Ltd. Şti.’nin uhdesinde kalan çamaşır yıkama, kalorifer kazanlarını yakma ve teknik hiz­metler, kapı güvenliği, terzihane... hizmetleri ihalelerinde haklarında dava açılıp da, edimin ifasına fesat karıştırdığı kabul edilen sanık Murat’ın eylemleri nedeniyle, ihale muayene ve kabul komisyonu üyeleri oldukları için görevlerini kötüye kullandıkları kabul edilen sanıklar haklarında görevi kötüye kullanma suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de; Anayasa’nın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, katılanı, C.Savcısını ve herkesi tatmin edecek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması gerektiği nazara alınarak, Yar­gıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilke­lerine uyulmadan, sanıkların eylemleriyle Murat’ın eylemi arasında 5237 sayılı TCK’nın 37, 38, 39 ve 40. maddeleri yönünden bağlantı bulunup bulunmadığı da tartışılıp değerlendirilmeden, haklarında dava açılmayan bir kısım kamu görevlileri yönünden suç duyurusunda bulunulmak suretiyle ve CMK’nın 230/3 ve 232/6. maddelerine de aykırı olarak, sanıklar haklarında yazılı şekilde gerekçeden yoksun olarak hüküm kurulması,

Sanık Murat hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Sanığın, 03.12.1998-30.04.1999 tarihleri arasında 30 sermaye payı ile hissedarı olduğu A… Özel Sağlık Hiz. Taahhüt ve Tic. Ltd. Şti. adına özellikle bu tarihten sonra şirket adına aldığı vekaletname ile kamu kurumlarınca yapılan ihalelere ve bu süreçteki birtakım işlemlere katıldığı gerek savunma­sından gerekse dosya içeriğinden anlaşılmakta ise de; hakkında dava konusu edilen ve söz konusu şirketin kazandığı K… Devlet Hastanesi’nin 2004 ve 2005 mali yıllarına ilişkin çamaşır yıkama, kalorifer kazanlarını yakma... ihalelerine ilişkin sözleşmelerde A… firması adına imzasının bulunmaması, sadece 2003 mali yılına ilişkin çamaşır yıkama, kalorifer kazanlarını yakma... ihalesine ilişkin sözleşmede firma adına imzasının bulunması ile dosya arasında mevcut hizmet işleri kabul tutanaklarında isminin geçmemesi karşısında, suç ve cezaların şahsiliği ilkesi de gözetilerek, hakkında dava konusu edilen ihalelere ilişkin olarak edimin ifası süreçlerine A… firması adına doğrudan veya dolaylı olarak katılıp katılmadığı, ihale dosyalarında mevcut hizmet işleri kabul tutanak­larında firma yetkilisi ibaresi altında bulunan şirket kaşesi üzerindeki imzaların sanığa ait olup olmadığı hususlarında sanık Murat ve bu tutanaklarda isim ve imzaları bulunan kamu görevlileri dinlenmek ve gerekirse imza incelemesi de yaptırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, eksik soruşturma sonucu ve firma yetkilisi olduğundan bahisle yetersiz gerekçeyle atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi,

Kabule göre de;

5237 sayılı TCK’nın 236. maddesinde edimin ifasına fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Yasa’nın 2. maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceğinde bir kuşku bu­lunmadığı, her ne kadar bir kısım öğretide özgü suç olarak kabul edilmese de madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2. fıkranın “a” ve “b” bentlerinde yüklenici konumundaki kişiler ve temsilcileri ile edimin ifası sürecinde görev alan ilgili kamu görevlilerinin, “c”, “d” ve “e” bentlerinde ise edimin ifası sürecinde görev alan ilgili kamu görevlilerinin suçun faili ola­bileceği, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceğinde bir tereddüt bulunmadığının kabulü gerektiği, bu itibarla 5237 sayılı TCK’nın 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan ve TCK’nın 236/2-e maddesi uyarınca ihale sürecinde görev alan kamu görevlisi tara­fından işlenebilen edimin ifasına fesat karıştırma suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alınarak, kamu görevlisi olmayan sanık Murat’ın suça ne şekilde katıldığı karar yerinde tartışılıp gösterilmeksizin asli fail gibi cezalandırılması,

Sanığın eylemleri sabit görülerek mahkumiyetine karar verilmesine rağ­men hükümde 5237 sayılı TCK’nın 236/2-e maddesi delaletiyle ibaresine yer verilmeyerek CMK’nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,

Kanuna aykırı, katılan vekili ile sanıklar Fatih, Turgut, Neşe, Ziyamet, Ummuhan, Hamza, Murat ve Nurhan müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 26.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29364
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: EDİMİN İFASINA FESAT KARIŞTIRMA - TCK 236. Md.

Mesaj gönderen Admin »

YARGITAY 5.Ceza Dairesi Esas: 2012/2144 Karar: 2012/4779

EDİMİN İFASINA FESAT KARIŞTIRMA
İHALEYE FESAT KARIŞTIRMA


Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;

Birleşen Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/66 Esas, 2008/166 Karar sayılı dosyasına konu Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 13/11/2007 tarih 2007/1765 sayılı iddianamesiyle sanık H. D. E. hakkında sadece iştirak halinde nitelikli dolandırıcılık ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03/08/2006 tarih ve 924 sayılı iddianamesiyle de sanık V. B. hakkında sadece nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik sevkleriyle açılmış kamu davaları bulunduğu, sanık H. hakkında ihaleye fesat karıştırmak ve edimin ifasına fesat karıştırmak, sanık V. hakkında ise özel evrakta sahtecilik, güveni kötüye kullanmak ve zimmet suçlarına ilişkin herhangi bir davanın açılmamış olması nedeniyle; açılmayan kamu davalarına konu suçlara ilişkin verilmiş beraat hükümleri hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan katılanlar vekillerinin bunlara yönelik temyiz taleplerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi de gözetilerek CMUK'nın 317. ve Ceza Genel Kurulunun 12/02/2008 günlü 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı Kararı gereğince koşulları bulunmayan sanıklar Y. Ö. ve T. Ç. müdafilerin duruşmalı inceleme taleplerinin belirtilen Yasanın 318 inci maddeleri uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına ve sanıklar E. Z., S. G., S. T. ve İ. G. haklarında güveni kötüye kullanmak, sanıklar S. G., S. T. ve M. Y. haklarında nitelikli dolandırıcılık, sanıklar E. Z., S. T. ve M. Y. haklarında özel evrakta sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar, itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığı ve ayrıca katılan Vakıflar Genel Müdürlüğü vekilinin hükümlerinin açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik itirazlarının merciince değerlendirilip bir karar verildiği de anlaşıldığından, katılanlar vekillerinin bunlara ilişkin temyiz dilekçelerinin CMK'nın 264 üncü maddesi hükmü de gözetilerek itiraz mahiyetinde kabulüyle mahallinde merciince değerlendirilip gerekli karar verilmek üzere; başvuru kapsamına göre incelemenin müdafilerinin ve katılanlar vekillerinin sanıklar Y. Ö. ve T. Ç. haklarındaki kurulan mahkumiyet, katılanlar vekillerinin sanıklar V. B., F. M., Ş. A., E. Z., S. G. ve S. T. H. D. E. haklarında verilen beraet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla ilgili olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Anayasa'nın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının; herkesi tatmin edecek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtay'ın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğünün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin ve değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulmadan;

Sanıklar Y. ve T. bakımından zimmet suçunun oluşmadığının kabul edilmesinin yasal gerekçelerinin neler olduğunun gösterilip tartışılmaması,

Sanıklar Y. ve T. bakımından kabul edilen resmi evrakta ve özel evrakta sahtecilik eylemlerine konu evrakların neler olduğunun, hangi tarihlerde düzenlendiklerinin ve nitelikli dolandırıcılıkla güveni kötüye kullanma eylemlerinin neler olduğunun ve hangi tarihlerde, nasıl ve ne miktarlarda gerçekleştirildiklerinin karar yerinde açık bir şekilde gösterilmemesi,

Sanık V. hakkında nitelikli dolandırıcılıkla resmi belgede sahtecilik, sanık H. hakkında nitelikli dolandırıcılık, sanıklar E., S. ve S. haklarında resmi belgede sahtecilik, sanıklar Y. ve T. haklarında ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, sanıklar Ş. A.la F. M. haklarında ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma ve nitelikli dolandırıcılık, suçlarına konu edilen eylemlerin neler olduğunun ve tarihlerinin gösterilip, gerekçelerinin neler olduğunun açık şekilde karar yerinde tartışılmadan yüklenilen bu suçlarla ilgili olarak sanıklar haklarında yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kabule göre de;

Küçükçekmece Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı müdürü olan sanık Y. Ö. ve vakıf personeli T. Ç.'ın, ayrıntıları Vakıflar Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığınca hazırlanan 13-35/12 sayılı raporun 12, 13, 14, 15. sahifelerinde gösterildiği şekilde, dönemin Kaymakamı/Vakıf Başkanının ismi üzerine hakiki imzası model alınmak suretiyle takliden imzalanmak, bazılarının ise sadece sanık Y. tarafından tek imza atılması suretiyle düzenlenen Vakfa ait banka çekleriyle vakfın banka hesabından para çekmelerine konu sahte çeklerin düzenlenme tarihlerinin, 1998 2004 tarihleri olduğu kabul edildiği halde 765 sayılı TCK'nın 342, 80 ile 5237 sayılı TCK'nın 204/1, 43 üncü maddelerinin karşılaştırılıp lehe olan yasanın belirlenmesi suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi ve gerekçeli kararda yüklenilen suçların 2005 yılı 12. ayına kadar devam ettiği kabul edildiği halde, teselsülün son bulduğu bu tarih suç tarihi olarak esas alınıp 5237 sayılı TCK'nın 204/1 ve 43 üncü maddelerinin uygulanması yerine 765 sayılı TCK'nın 342 nci maddesi gereğince hüküm kurularak çelişkiye düşülmesi ve bu suçla ilgili olarak sanıklar haklarında verilen hapis cezası miktarı da nazara alınarak 765 sayılı TCK'nın 20. maddesi gözetilip aynı Kanunun 31 inci maddesi gereğince 3 yıl süreyle kamu hizmetlerinden yasaklılık cezasına hükmedilmesi yerine, yazılı şekilde uygulama yapılarak hüküm kurulması,

Sanık Y.'in düzenlediği belgelerin sayısının daha çok olması nedeniyle diğer sanık T.'e göre teşdiden daha fazla ceza tayin edilmesi ve cezaların bireyselleştirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Mahkemece, nitelikli dolandırıcılık suçunun 2005 yılı 12. ayına kadar devam ettiği ve suçla ilgili cezanın teşdiden belirlendiği ifade edildiği halde, 08/07/2005 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5377 s. Kanunun 19 uncu maddesiyle değişik 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f maddesi uyarınca verilecek hapis cezasının alt sınırının 3 yıl ve hükmolunacak adli para cezasının ise elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı hükmüne aykırı şekilde hapis cezasının alt sınırdan ve adli para cezasının da dolandırıcılığa konu miktar açıkça tespit edilip gösterilmeden yazılı şekilde belirlenmesi ve ayrıca sanıklar haklarında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f maddesi uyarınca hüküm kurulurken hükmolunan temel adli para cezalarının nisbi nitelikte olmadığı ve anılan Yasanın 43 üncü maddesi uyarınca teselsül eden fiilleri nedeniyle hapis cezası yanında adli para cezasının da zincirleme suçtan dolayı arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini ile TCK'nın 158/1-f, 43, 62 nci maddeleri uyarınca belirlenecek sonuç gün para cezasının 52 nci madde gereğince günlüğü takdir edilecek miktar üzerinden adli paraya çevrilmesi yerine yazılı şekilde uygulama yapılması,

Sanıklar Y. T.'e yüklenilen özel evrakta sahtecilik suçunun resmi evrakta sahtecilik olarak kabul edilen suç ile zincirleme şekilde işlenip işlenmediğinin ve bu suçun neden bağımsız bir suç olarak kabul edildiğinin karar yerinde gösterilip tartışılmaması,

Sanıklar Y. T. bakımından oluşumu kabul edilen özel evrakta sahtecilik suçu bakımından CMK'nın 5728 sayılı Yasayla değişik 231 ve 5237 sayılı Yasanın 51 inci maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışmasız bırakılması, Altun Gıda İht. Tük. Mad. Ltd. Şti.'den 05/11/2003, 11/12/2003, 18/10/2004 tarihli ihaleler ile bu şirketten 08/04/2005 ila 12/09/2005, 25/10/2005 ila 31/10/2005 tarihleri arasındaki dönemde herhangi bir ihale yapmaksızın alınan gıda malzemeleriyle, Sümer Holding A.Ş. Paz. İşl. Şb. Küçükçekmece Bayii'nden 21/11/2003 günlü ihale ile bu şirketten 12/06/2002, 31/12/2002 tarihli ödeme makbuzlarına konu alımlar ve 23/03/2000-28/03/2005 arasındaki dönemde herhangi bir ihale yapmaksızın alınan giyim malzemeleri alımlarıyla ilgili olarak, Küçükçekmece Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının belirtilen suça konu alımlarına konu malların teknik özellikleri, nitelik ve sayıları da gösterilmek suretiyle suç tarihleri itibarıyla ortalama rayiç bedellerinin ne kadar olduğunun ticaret odasından sorulmasından sonra dosyanın konunun uzmanı bilirkişilerden oluşturulacak kurula tevdii edilerek, Vakıflar Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen 12/04/2007 gün ve 13-10/7 sayılı raporda tespit edilen mevzuata aykırılık ve usulsüzlüklerin ilgili oldukları her bir ihale kararıyla ayrı ayrı ilişkilendirilerek irdelenmesi suretiyle; ihale kararlarının alındığı tarihler itibariyle piyasa rayiçleriyle yapılan tekliflerle tercihe layık görülen tekliflerin değer ve uygunluklarının ve ayrıca ihale kararına konu mal ve hizmetlerin değeriyle kurumca kabulü yapılan malların değerlerinin muayene kabul tutanakları ve ayniyat alındı belgeleri de dikkate alınarak ayrı ayrı mukayese edilip değerlendirilmesinden sonra, özellikle <suç tarihleri itibariyle saptanacak ortalama rayiç fiyatlarıyla ihale bedelleri veya ihale yapılmaksızın alınan malların bedelleri arasında idare aleyhine fark bulunup bulunmadığı>, varsa söz konusu idarenin zararına olan işlemlerin neler olduğu, suça konu edilen malların satın alındığı firmalara haksız bir çıkar sağlanıp sağlanmadığı, sağlanmışsa tutarının ne kadar olduğu ve bunların kabulüne ilişkin işlemlerde öngörülen usul ve uygulamalara aykırı davranılıp davranılmadığı, kasıtlarını belirleme bakımından sanıkların menfaat sağlama sürecindeki konumları, görevleri ve hangi ölçüde etkili oldukları, menfaatin kime sağlandığı ve biçimi hususlarında ayrıntılı mütalaa alındıktan sonra hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturmayla yazılı şekilde hükümler kurulması,

Mahkemece sanıklara yüklenilen tüm suçların 2005 yılı 12. ayına kadar devam ettiği kabul edildiği halde, teselsülün son bulduğu bu tarih suç tarihi olarak esas alınarak 5237 sayılı TCK'nın hükümlerine göre ceza tayin edilmesi gerekirken lehe yasa karşılaştırması da yapılmaksızın yazılı şekilde 765 sayılı TCK'nın 362/1 inci maddesi gereğince hüküm kurulması ve sanıklara TCK'nın 362/1, 80. maddeleri gereğince tayin edilen cezadan aynı Kanunun 59 uncu maddesi uyarınca indirim yapılması sonucu belirlenen sonuç hürriyeti bağlayıcı cezanın 11 ay 20 gün yerine yazılı şekilde 1 yıl hapis olarak fazla tayini ve 647 s. Kanunun 5 inci maddesi gözetilip hükmolunan para cezasının taksitlendirilmesi hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması,

Gerekçeli kararın 17. sahifesinde sanık E. Z. hakkında açılan nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırıldığı açıklandığı halde beraat kararı verilerek çelişki yaratılması, Vakıf Mütevelli Heyetinin 29/09/2005 tarih ve 24 sayılı toplantısında alınan ve karar defterine dercedilen 174 sıra no.lu karar metninin sonuna satıra sıkıştırılmak suretiyle ve farklı kalemle <1000 adet kırtasiye seti alımı ve ödenmesine> ibaresinin yazarak eklenti yapan sanık S. G.'ün bu eylemiyle ilgili olarak belirtilen eklentinin aldatıcılık yeteneğinin bulunup bulunmadığının bilirkişi marifetiyle belirlenmesiyle sonucuna göre belgede sahtecilik suçunun oluşup oluşmadığı yönünden hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,

Yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren katılan Vakıflar Bankası Genel Müdürlüğü yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi,

Sonuç: Kanuna aykırı, sanıklar Y. ve T. müdafilerin ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, 07.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Cevapla