Forum ana sayfa HUKUKİ PAYLAŞIM FORUMLARI Kanun Şerhleri Türk Ceza Kanunu Şerhi AZMETTİRME - TCK 38. Md.

AZMETTİRME - TCK 38. Md.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun madde sıralı, gerekçeli, açıklamalı ve içtihatlı şerhinden oluşan paylaşım forumu...

Mesaj 30 Haz 2013 16:04
admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28587



1. Ceza Dairesi 2010/4779 E., 2010/6137 K.

AZMETTİRME
OLASI KASTLA YARALAMA
TASARLAYARAK ÖLDÜRME



Özol'u taammüden öldürmekten ve Barış'ı olası kastla tasarlayarak öldürmeye teşebbüsten sanık Deniz, işbu öldürme ve öldürmeye teşebbüs suçlarına azmettirmekten sanık Cahit'in yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine ilişkin (İstanbul Beşinci Ağır Ceza Mahkemesi)'nden verilen 09.09.2008 gün ve 237/337 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava dosyası C.Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Dairemize gönderilmekle duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1-a) Sanıkların adli sicil bültenlerinde yer alan sabıkalarına ilişkin onaylı karar örnekleri getirtilip incelenerek, tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygu-lanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,

b) Kabule göre de; mağdur Barış'ın sol omuz bölgesinden isabet alarak yaşamını tehlikeye sokmayacak, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, humerus 1/3 proksimal diafiz kırığı nedeniyle hayat fonksiyonlarını orta (3) derecede etkileyecek nitelikte yaralandığı olayda; teşebbüs nedeniyle 13 ila 20 yıl arasında ceza öngören 5237 sayılı TCK'nın 35. maddesinin uygulanması sırasında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, sanıklar hakkında hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi yerine, hiç isabet bulunmaması hallerinde uygulanabilecek şekilde 13 yıl hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini,

Yasaya aykırı ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.

2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Cahit'in tasarlayarak öldürmeye azmettirme, sanık Deniz'in tasarlayarak öldürme suçları ile sanık Deniz'in mağdur Barış'a yönelik eyleminin sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık Cahit'in tasarlayarak öldürmeye azmettirme ve sanık Deniz'in tasarlayarak öldürme suçlarının niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Cahit müdafiilerinin temyiz dilekçelerinde ve duruşmalı incelemede eksik soruş-turmaya, sübuta ve suç vasfına, sanık Deniz müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede eksik soruşturmaya ve sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;

A-) Sanık Cahit hakkında tasarlayarak öldürmeye azmettirme, sanık Deniz hakkında tasarlayarak insan öldürme suçlarından kurulan ve re'sen de temyize tabi bulunan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),

B-) Mağdur Barış'a yönelik; sanık Cahit'in olası kastla tasarlayarak öldürmeye teşebbüse azmettirme ve sanık Deniz'in olası kastla tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanık Cahit'in maktul Özol'u öldürmesi için azmettirdiği sanık Deniz'in, maktulün içinde bulunduğu odanın penceresinin dışından en az dört el ateş etmesi üzerine sırt bölgesinden isabet alan Özol'un iç organ yaralanması sonucu öldüğü, maktul ile tavla oynamakta olan mağdur Barış'ın ise sol omuz bölgesinden isabet alarak yaşamını tehlikeye sokmayacak, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, humerus 1/3 proksimal diafiz kırığı nedeniyle hayat fonksiyonlarını orta (3) derecede etkileyecek nitelikte yaralandığı olayda;

a-) Sanık Cahit'in, mağdur Barış'a yönelik üzerine atılı suçtan mahkumiyetine yeter nitelik ve derecede deliller elde edilemediği anlaşıldığı halde, sanığın beraatı yerine oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

b-) Sanık Deniz'in maktule ateş ettiği sırada, maktulün yakınında bulunan kişi veya kişilerin de isabet alarak yaralanabileceğim ya da ölebileceğim öngörmesine rağmen, atışına devam ederek mağduru yaralaması eyleminin, meydana gelen neticeye göre olası kastla yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, olası kastla tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı olup, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), sanık Deniz hakkında hük-molunan ceza miktarına ve tutuklulukta geçirdiği süreye göre müdafiinin tahliye isteminin reddine, 28.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

Mesaj 30 Haz 2013 16:05
admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28587



1. Ceza Dairesi 2009/5808 E., 2009/4145 K.

AZMETTİRME
KAN GÜTME SAİKİYLE ADAM ÖLDÜRME



Yalçın'ı kangütme saikiyle taammüden öldürmekten sanıklar Mehmet, Hasan, işbu suça katılmaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık İbrahim'in yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (Gaziantep Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesi)'nden verilen 15.11.2007 gün ve 35/377 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanıklar müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığı'ndan teb-liğname ile Dairemize gönderilmekle, sanıklar hakkında duruşmalı, müdahilin temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1) 6136 sayılı Yasa'ya aykırılık suçuna müdahiilik mümkün olmadığından, müdahil vekilinin sanık İbrahim hakkında bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin CMUK'nın 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.

2) Müdahilin yasal hakkı bulunmadığından, müdahil vekilinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.

3) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar İbrahim, Mehmet ve Hasan'ın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık İbrahim müdafiinin, temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede, eksik incelemeye, sübuta ve suç vasfına yönelen, sanıklar Mehmet ve Hasan müdafiilerinin temyiz dilekçesinde ve duruşmada, sübuta ilişen, müdahil maktulün babası Mehmet vekilinin, sanıklar Mehmet ve Hasan yönünden bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;

A) Sanıklar Mehmet ve Hasan hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, sanıklar hakkında verilen ceza miktarına ve tutuklulukta geçen süreye göre, sanık Hasan ve Mehmet'in tahliye istemlerinin reddine;

B) Sanık İbrahim hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin incele-mesinde;

a) Dosya kapsamına göre, maktulün eşi Nurcan ve kızı Duygu'nun, 27.10.2006 tarihli Jandarma Tutanağı'ndaki teşhisleri ile olay sabahı maktulü evinden, aracı ile alıp götüren kişinin sanık İbrahim olduğunun tespit edildiği, eski kan davaları nedeniyle maktulün babası Mehmet'in Jandarma'da verdiği 15.08.2006 tarihli ifadesinde, maktulün hasımları olarak sanıklar Mehmet ve Hasan'ın isimlerini verdiği anlaşılmakla, sanık İbrahim'in aşamalarda inkara yönelik kaçamaklı savunmalarında işlenen suçu aydınlatacak ve azmettirenleri saptamaya yarayacak nitelikte eksiksiz herhangi bir beyanı bulunmadığı gözetilmeden, yasal şartları oluşmadığı halde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 38/3. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini;

b) Sanık İbrahim hakkında 6136 sayılı Yasa'ya aykırılık suçundan hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun'un 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun de-ğerlendirilmesinin gerekmesi,

Bozmayı gerektirmekle, sanık İbrahim müdafiinin ve müdahil vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, kısmen re'sen de temyize tabi hükümlerin tebliğnameye aykırı olarak (BOZULMASINA), sanık hakkında verilen ceza miktarına ve tutuklulukta geçen sürelere göre sanık İbrahim müdafiinin tahliye isteminin reddine; 01.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

Mesaj 30 Haz 2013 16:06
admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28587



3. Ceza Dairesi 2006/13662 E., 2008/4347 K.

AZMETTİRME
HÜRRİYETİ TAHDİT
KASTEN YARALAMA
TEKKÜRRÜRE ESAS CEZA



Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak, gereği görüşülüp düşünüldü:

Mağdurun ifadesine, sanıkların tevilli ikrarlarına, zabit mümzüsi polis memurlarına 20.06.2003 gün saat 04.00 ve 04.20 ile 04.55 tarihli tutanaklarına göre, mağdurun 20.06.2003 gün saat 01.40 sıralarından sanık tarafından darp sonucu siyah Mercedes marka aracın bagajına elleri kelepçelenerek konulup, bagaj kapağının da kapatılarak götürdükleri, boş arazide polis memurlarının şüphesi üzerine aracın kaçmaya çalışması sonucu durdurulduğunda bagajdan mağdurun "kurtar beni" diye bağırması sonucu bagajın açılmasında tutanaklarda belirtilen şekilde muhtelif yerlerinden darp edilmiş vaziyette bulunduğu anlaşılmakla, 11.06.1956 gün, 5/12 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı ve 06.02.1995 gün 8/308-9 sayılı Ceza Genel Kurulu ile yerleşmiş Yargıtay İçtihatları uyarınca sanıkların bu eyleminin hürriyeti tahdit suçunu oluşturduğu görülmüş olmasına rağmen beraatlerine karar verilmiş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanık Nurettinln Gebze Asliye Ceza Mahkemesinin 1997/835-170 sayılı İlamı ile 765 sayılı TCK'nın 492/6-7-son, 62, 522. maddesinden 1 yıi 1 ay 10 gün ve 258/3-2. maddesi gereğince 4 ay hapis cezasının infaz olunup bihakkın tahliye tarihinin 27.12.1999 olduğunun Gebze C. Başsavcı lığı tarafından 21.06.2004 tarihli yazı ile bildirilmesine göre, sanık hakkında 765 sayılı TCK'nın 81/1. maddesi gereğince cezasından artırım yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

Polis memurları tarafından tanzim olunan 20.06.2003 tarihli tutanakta şüphe üzerine boş arazide bekleyen araca yaklaşıldığında aracın aniden kaçmaya başladığı, yapılan takip sonucu araç durdurulduğunda bagajdan gelen "kurtarın beni" sesi üzerine yapılan aramada, aracın bagaj kısmında her tarafı kanlı vaziyette mağdurun bulunduğunun belirtilmesine, mağdur hakkında tanzim olunan Gebze Devlet Hastanesinin 20.06.2003 tarihli geçici raporunda "...şahsın uzun süre darba maruz kaldığının..." yazılı olmasına, geçici ve kati doktor raporlarındaki bulgulara, mağdurun olayın hemen akabinde sıcağı sıcağına verdiği 20.06.2003 tarihli ifadesine, oluşa, savunmalara ve tüm dosya kapsamına göre olay günü sanıklardan Cemalin azmettirmesi sonucu birahane çalışanı olan diğer sanıklar tarafından mağdurun

önce birahanede sonra da araç içinde uzunca bir zaman dilimi içinde sürekli darp edildiğinin anlaşılması karşısında sanıkların fiili doğrudan birlikte irtikap eden durumunda olduklarının anlaşılması nedeniyle tebliğnamenin 2 nolu bozma düşüncesine İştirak olunmamıştır.

I- Sanık Nurettin hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının

incelenmesinde;

Sanık vekilinin temyiz itirazları, oluşa, yapılan yargılamaya, toplanan delillere, gerekçeye ve takdire göre yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle hükmün ONANMASINA,

II- Sanıklar Cemai ve Ali hakkında 765 sayılı TCK'nın 456/1. madde

sinden kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Gerekçeli karar başlığına suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232. maddesine aykırı davranılması,

Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5278 sayılı Yasa'nın 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 5271 sayılı CMK'nın 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında cezanın sınırının 2 yıla çıkartılması, soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA,

III-

Sanık Hüseyin hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının

incelenmesine gelince;

Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine. Ancak;

1- Gerekçeli karar başlığına suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232. maddesine aykırı davranılması,

2- Sanık hakkında tekerrür uygulamasına esas olduğu kabul edilen Gebze Sulh Ceza Mahkemesinin 2002/1757 esas ve 2002/1552 sayılı ilamı ile 765 sayılı TCK'nın 456/4. maddesinden tayin olunan doğrudan para cezasından ibaret bulunmasına, CMUK'nın 305/1-son maddesine göre bu hü-

kümlülüğün tekerrür uygulamasına esas alınamayacağı halde yazılı şekilde uygulama yapılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 16.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

Mesaj 16 Ağu 2018 11:52
teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 21219


T.C.
YARGITAY
1. CEZA DAİRESİ
ESAS NO:2014/6118
KARAR NO:2015/3222
KARAR TARİHİ: 20/05/2015
Tebliğname No : 1 - 2013/332054
MAHKEMESİ : Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 02/05/2013, 2012/239 (E) ve 2013/244 (K)
SUÇ : Nitelikli insan öldürme, bu suça yardım



Toplanan deliller, karar yerinde incelenip, sanık .. yaşı küçük .. kasten öldürme suçu ile suça sürüklenen çocuk .. eyleminin sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonucuna uygun şekilde sanık .. suç vasfı tayin, takdiri indirim sebebi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş; sanıklar

... hakkında maktülü kasten öldürmeye yardım etmek suçundan elde edilen delillerin, CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca mahkumiyete yeter nitelik ve derecede olmadığı kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmediğinden, sanık .. müdafiinin sübuta, vasfa, meşru savunmaya, katılan vekilinin beraat eden sanıklar yönünden sübuta, sanıklar .. yönünden vasfa, takdire yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazının reddiyle;

1- Sanık .. hakkında maktül .. kasten öldürme suçundan kurulan ve resen de temyize tabi olan mahkümiyet hükmü ile sanıklar ...hakkında maktülü kasten öldürmeye yardım etmek suçlarında kurulan beraat hükümlerinin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA;

Ancak,

2- Suça sürüklenen çocuk ... ile maktül ... daha önce aynı iş yerinde beraber çalıştıkları, aralarında kimin başlattığı belli olamayan bir nedenle olay gününden yaklaşık üç hafta önce tartışma yaşandığı, bu nedenle suça sürüklenen çocuk İlyas'ın işten çıkartıldığı, bundan dolayı aralarında husumet oluştuğu, olay gününden birkaç gün önce de yine aralarında tartışma yaşandığı ve maktülün suça sürüklenen çocuk ... basit şekilde yaraladığı, olay günü suça sürüklenen çocuk ... maktül ile önceden aralarında geçen bu olaylar nedeniyle yanına arkadaşları diğer sanıkları da alarak, ona gözdağı vermek amacıyla, maktülün çalıştığı iş yerinin önüne giderek, ölenin işten çıkmasını bekledikleri, maktül işten çıkınca önce suça sürüklenen çocuk ilyas'ın onun yanına giderek "gel seninle konuşaçağız" diyerek ara sokağa götürdüğü, burada ikisi arasında kavga çıkınca, esasen ölene göz dağı vermek için olay yerine gelenlerden sanık ... otopsi raporunda belirtilen şekilde göğüs bölgesine bıçağı saplayarak onun ölümüne neden olduğu olayda,

a) Suça sürüklenen çocuk İlyas'ın kastı, maktülün öldürülmesi değil, dövülmesidir. Bu amaçla sanık .. ve diğerlerini olay yerine getirmiştir. Ancak sanık ... dövme yerine kendisine verilen talimatın dışına çıkarak ... bıçaklayarak öldürmüştür.
Bu olayda .. azmettirmesi dövmeye yönelik olduğundan, doğrudan insan öldürmekten sorumlu tutulamayacağı, kastı aşan yaralama sonucu öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 87/4 birinci cümle maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği halde suç vasfında yanılgıya düşülerek kasten öldürme suçuna yardım eden sıfatıyla hüküm kurulması,


b) Maktül ile suça sürüklenen çocuk ... arasında daha önceden yaşanan olayları kimin başlattığının belli olmadığı gibi tanık beyanlarına göre de, maktülün suça sürüklenen çocuğu olay öncesinde darp etmesi şeklindeki haksız tahrik oluşturan eylemi nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında haksız tahrik hükümlerini
düzenleyen 5237 sayılı TCK'nun 29. maddesi uyarınca asgari oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayini,

c- Sanık ... maktülün öldürülmesine yardım ettiğine veya maktülü kasten yaraladığına dair şüpheden uzak kesin inandırıcı maddi bir delil elde edilemediği halde, sanık hakkında beraat kararı verilmesi yerine yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde mahkümiyet hükmü kurulması;
Bozmayı gerektirmiş,
sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiilerinin temyiz dilekçelerinde ve duruşmalı incelemedeki temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), bozma sebebi ve tutuklulukta geçirdikleri süreler gözetilerek suça sürüklenen çocuk ... ve sanık ... kasten öldürmeye yardım suçlarından TAHLİYELERİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değillerse salıverilmeleri için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 20/05/2015 gününde oy birliği ile karar verildi.

20/05/2015 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'in huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık İbrahim Güneş müdafii Avukat ... yokluğunda 21/05/2015 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.




T.C
YARGITAY
1. CEZA DAİRESİ
ESAS NO:2006/936
KARAR NO:2006/2886
KARAR TARİHİ:03.07.2006


Ani gelişen bir olayda yardım etme iradesinin bulunamayacağını ifade etmiştir. Buna göre; “Maktulün kardeşi Sinan’ın düğün yerinde oynayan sanık ve arkadaşlarına sataşması ile başlayan ilk kavgada Sinan’ın arabasına zarar verdiğini öğrenen maktulün mahalle arkadaşlarını toplayarak geldikleri düğün yerinde sanıklara saldırmaları ile başlayan ve sanık Mikail’in maktule bıçakla birden fazla vurmak suretiyle ölümüne neden olması ile sonuçlanan ikinci kavgada sanıklar, İbrahim ve Mehmet’in de tahrik altında maktule sopa ve yumruk vurarak darp ettikleri anlaşılmış ise de, aniden gelişen olayda sanıkların fail Mikail’in eylemine yardım etme iradesi ile hareket ettiklerinin delilleri bulunmadığından otopsi tutanağındaki yaralarla ilgili raporu alınmak suretiyle her birinin kendi bağımsız yaralama eyleminden sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eylemlerinin adam öldürme suçuna yardım etme olarak kabulü” bozma nedeni olarak gösterilmiştir.
HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

Önceki

Dön Türk Ceza Kanunu Şerhi