ADLİ SİCİL VE ARŞİV KAYDI – Av. Arb. Süleyman EROL


ADLİ SİCİL VE ARŞİV KAYDI

Adli sicil Nedir? Adli sicil halk dilinde sabıka olarak ta bilinen bir kimseye ait kanunlar çerçevesinde suç sayılan fiileri işlemesinden dolayı karşılaştığı yaptırımların bir sistem dâhilinde kayıt altına alınmasıdır. Her ne kadar anayasamız ve evrensel hukuk normları içinde en önemli ilkelerden biri olan lekelenmeme hakkı ve suçun şahsiliği ilkesi, bu kayıtların tutulmasından etkilenmek durumunda kalacaksa da, aynı şekilde birey ve toplumun güvenlik ve özgürlük hakkını da gözetmek icap edeceğinden bu tür kayıtların kanunlarla konulan sıkı şekil kuralları ve sınırlar içinde tutulmasında fayda olacaktır.Çünkü başta da belirtildiği gibi bu kayıtların tutulmasında gösterilecek bir zaafiyet veya kanunla düzenleneme gibi durumlarda en temel insan haklarının ihlali gündeme gelebilecektir.

Adli sicile hangi bilgiler kaydedilir?  5352 sayılı kanunun 2. Maddesinde Türk mahkemeleri veya yabancı mahkemelerce verilmiş ve tanınmış  kesinleşmiş mahkumiyet kararları  ile Türkiye de yabancılar tarafından işlenen suçlarda dahil tüm adli sicil bilgileri kaydedilir demektedir.

Devamında 4.madde de;

a. Hapis cezaları

1. Hapis cezasına mahkûmiyet kararı,

2. Koşullu salıverilme kararı,

3. Koşullu salıverilmede denetim süresinin uzatılmasına ilişkin karar,

4. Koşullu salıverilme kararının geri alınmasına dair karar,

5. Hapis cezasının infazının tamamlandığı hususu,

b) Hapis cezasının ertelenmesi kararı

1. Denetim süresi,

2. Denetim süresinin yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirilmesi dolayısıyla cezanın infaz edilmiş sayıldığı hususu,

3. Ertelenen hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesine ilişkin karar

c) Adlî para cezası

1. Adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmü,

2. Adlî para cezasının ödenmek suretiyle infaz edildiği hususu,

3. Adlî para cezasının tazyik hapsi suretiyle kısmen veya tamamen infaz edildiği hususu,

4. Adlî para cezasının tazyik hapsinden sonra kalan kısmının ödenmek suretiyle infaz edildiği hususu,

d) Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırıma mahkûmiyet kararı

1. Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım olarak, adlî para cezasına mahkûmiyet veya güvenlik tedbiri uygulanması hükmü,

2. Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım olarak hükmedilen güvenlik tedbirinin gereklerinin yerine getirilmemesi dolayısıyla hapis cezasının infazına ilişkin karar,

3. Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım olarak hükmedilen güvenlik tedbirinin değiştirilmesine ilişkin karar

e) Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma kararları

1. Kasten işlenen bir suç nedeniyle hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak yoksun kalınan haklara cezanın ertelenmesi dolayısıyla getirilen istisnaya ilişkin karar,

2. Mahkûmiyet hükmüyle bağlantılı olarak verilen, belli bir hak ve yetkinin kullanılmasının veya belli bir meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin karar,

f) Türk vatandaşı hakkında yabancı mahkemeden verilmiş ve kesinleşmiş olan mahkûmiyet kararının Türk hukuku bakımından doğurduğu hak yoksunluklarına ilişkin olarak Cumhuriyet savcısının istemi üzerine mahkemece verilen karar,

g) Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık dolayısıyla verilen karar,

h) Ceza zamanaşımının dolduğunun tespitine ilişkin karar,

i) Genel veya özel affa ilişkin kanun; özel affa ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararı,

j) Askerî Ceza Kanununa göre verilmiş mahkûmiyet kararlarındaki ferî cezalar,

k)  Akıl hastalığı nedeniyle hükmedilen güvenlik tedbirlerine ilişkin kararlar,

Adli Sicile hangi bilgiler kaydedilmez? Adli sicil kanunun 5. Maddesinde;

a)disiplin suçları

b)Sırf askeri suçlara ilişkin mahkûmiyet hükümleri (adli sicile kaydedilmeyen ve TCK 58 e göre tekerrüre de esas olmayan bu suç ne yazık ki HAGB kararı verilmiş bir mahkumiyet hükmünün açıklanmasına sebebiyet vermektedir.)

c)Disiplin veya tazyik hapsine ilişkin kararlar

d)İdari Para Cezalarına yönelik kararlar

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı adli sicile kaydediliyor mu?

Bu iki karar bildiğimiz anlamda adli sicil kaydına işlenmiyor yani 5352 sayılı yasa gereği adli sicil kaydı isteyebilecek veya kayıtlara ulaşabilecek kimseler bu bilgilere adli sicildeki bilgilere ulaştıkları gibi ulaşamazlar. Ancak 5352 sayılı yasanın 6. Maddesinde ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme, hakim, askeri hakim, Cumhuriyet başsavcılığı veya askeri savcılık tarafından istenmesi halinde verilebilecektir. Yani bu iki durumda özel ve daha fazla korumalı bir sicil var diyebiliriz.(Bu özellikle son dönemde kurumların personel alırken yaptıkları güvenlik ve arşiv araştırması bakımından önem arz etmektedir. Özellikle HAGB kararlarının, yapılan güvenlik soruşturması sonucunda kollukça yetkisi olmamasına rağmen ulaşılıp rapor edilmesi ve bunun sonucunda olumsuz sonuçlara yol açması hukuka aykırı delillerin meyvesinin de zehirli olduğu ilkesini ihlal etmesinden ötürü hak kayıplarına yol açmaktadır. Özellikle bu konuda hem olumlu hem olumsuz bölge idare mahkemelerinin verdiği kararlar bulunmaktadır.Bir BİM kararında, HAGB kararına 5352 sayılı kanunun 6. Maddesi yollamasıyla HAGB kararlarının güvenlik soruşturmalarının olumsuz sonuçlanmasını sonuçlayamacağı kararı verilirken bir başka BİM kararında konusu cinsel taciz olan bir HAGB kararının sırf suçun niteliğinden dolayı güvenlik soruşturmasını olumsuz sonuçlaması Anayasının eşitlik ilkesine aykırı düşecek ve hukuk devleti ilkesinin de altını oymuş olacaktır.)

 Adli sicil(arşiv) bilgileri nereden istenir?

Adli sicil bilgileri,

*Cumhuriyet Başsavcılıklarınca

*Kaymakamlıklarca

*Yurtdışında elçilik ve konsolosluklarca

*Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce verilir.

Adli Sicil bilgilerini Kim Talep Edebilir?

*Kişinin kendisi

*Özel yetki verilmiş vekili,

*Soruşturma veya kovuşturma kapsamında cumhuriyet başsavcılıkları, hakim veya mahkemeler,

*Yetkili seçim kurulları

*Özel kanunlarında düzenlenmişse kamu kurum ve kuruluşları

ADLİ SİCİL KAYDININ SİLİNMESİ

Adli sicildeki bilgiler aşağıda sayılan durumlarda adli sicil ve istatistik genel müdürlüğünce silinerek ARŞİV KAYDINA alınır. Burada kişilerin karıştırdıkları esas durum burası adli sicildeki bilgilerim silindi ancak halen bir şeyler görünüyor dedikleri durum tam da budur. Yani artık gördükleri şey arşiv kaydıdır. Yani bilgiler halen kayıt altındadır. Ancak hukuki adı değişmiştir. Peki hangi durumlarda sicildeki bilgiler silinir;

a) Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması,

b) Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık,

c) Ceza zamanaşımının dolması,

d) Genel af,

*Adlî para cezasına mahkûmiyet hükümleri ile cezanın ertelenmesine ilişkin hükümler, adlî sicil kaydına alınmadan doğrudan arşive kaydedilir

Özet olarak hürriyeti bağlayıcı durumun tamamen ortadan kalkması(burada koşullu salıverilme tarihleri kaydın silinme tarihi değildir. Hükümdeki mahkûmiyet veya tedbirin son gününden sonraki gün kayıt silinecektir.) anda adli sicildeki bilgiler silinip arşiv kaydına alınacaktır. Esasen arşiv kaydındaki bilgilerin ne zaman silindiği daha anlamlıdır.

ARŞİV KAYDININ SİLİNMESİ

*Türk Ceza Kanunu kapsamındaki suçların sonucu verilen mahkûmiyet ve belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma kararlarına ilişkin kayıtlar için arşiv kaydına alınma tarihinden itibaren 5 yılın dolması sonucu silinir.

*Fiilin kanunla suç olmaktan çıkması halinde bu suçtan mahkûmiyete ilişkin kayıtlar adli sicil ve arşiv kaydından talep aranmaksızın tamamen silinir.

*kişinin ölümü halinde de arşiv kaydı silinecektir.

*Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi halinde önceki mahkûmiyete ilişkin adli sicil ve arşiv kaydı silinecektir.

*Akıl hastalığı nedeniyle hükmedilen güvenlik tedbirlerine ilişkin kayıtlar infazın tamamlanmasıyla tamamen silinir.

***Anayasanın 76 ncı maddesi ile Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren; 1. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla onbeş yıl geçmesiyle,

2. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu aranmaksızın otuz yıl geçmesiyle,

Tamamen silinir.

YASAKLANMIŞ HAKLARIN GERİ VERİLMESİ

Burada dikkat edilecek husus geri verilecek olan hakların TCK 53 kapsamında yasaklanmış olan hakların değil özel kanunlarda düzenlenen ve yasaklanan hakların geri verilmesi prosedürüdür. Çünkü TCK 53/ 2 ye göre kasıtlı işlenen suçtan dolayı mahkumiyetin sonucu olan belirli haklardan yoksun bırakılma ilgili suçun sonucu olan mahkumiyetin infazının tamamlanması ile kendiliğinden kalkacaktır. Ancak Özel kanunlarda ve Anayasanın 76. Maddesinde belirtilen yasaklanmış hakların geri verilebilmesi için,

1-mahkum olunan cezanın infaz edilmiş olması,

2-infaz tarihinin üstünden 3 yılın geçmesi,

3-Kişinin bu süre içinde suç işlememiş olması,

4-son olarak kişinin hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşturması gerekmektedir.

Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı için hükmü veren mahkemeye veya hükümlünün ikametgahının bulunduğu yerdeki aynı derecedeki mahkemeye hükümlü veya vekili başvurabilir. Mahkeme burada dosya üzerinden inceleme yapacak vereceği karara karşı CMK da düzenlenen kanun yollarına başvurulabilecektir. Bu yargılama sonucu verilen karar kesinleşince adli sicil kaydına işlenir.

ÖNEMLİ YARGITAY KARARLARI

(2. Ceza Dairesi 2014/24589 E. , 2014/19989 K. Yasaklanmış hakların geri verilmesinin ilk koşulu, mahkum olunan “cezanın” infaz edilmiş olmasıdır. İnfazın tamamlanmış olması ile ifade edilmek istenen husus cezanın tamamıyla yerine getirilmiş olmasıdır. Dolayısıyla hapis cezasında süre, koşullu salıverme (şartla tahliye) değil, bihakkın (tamamıyla) salıverilme tarihinden itibaren başlayacaktır.
Yasaklanmış hakların geri verilmesinin ikinci koşulu ise, kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması gerektiğidir.
Bu açıklamalara göre hükümlünün ister Türk Ceza Kanunun’dan ister özel bir kanundan kaynaklansın “memnu hakların iadesi”yoluyla gerek bir mahkumiyetin sonucu ve gerekse ceza şeklinde hükmedilen her nevi ehliyetsizliklerinin bertaraf edilip edilmeyeceği konusunda bir karar verilmesi gerekirken sanığın kısıtlanmış hakkı bulunmadığından bahisle talebi ile ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,)

(1. Ceza Dairesi 2014/4796 E. , 2014/6679 K.  Bu düzenlemeye göre somut olay değerlendirildiğinde; …Ağır Ceza Mahkemesinin 23.03.2000 tarih, esas 1999/170, karar 2000/51 sayılı kararı ile hükümlü …’ın, adam öldürme ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından almış olduğu cezalarının, … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 09.10.2013 tarihli yerine getirme fişlerine göre 02.10.2013 tarihinde tamamen infaz edildiği anlaşılmakla, hükümlü müdafiinin talepte bulunduğu 05.12.2013 tarihi itibariyle memnu hakların iadesi için 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 13/A maddesinde öngörülen yasal üç yıllık süre henüz geçmediğinden, hükümlü müdafiinin talebinin reddine karar verilmesi yerine kabulüne dair verilen kararda isabet görülmediğinden, bu kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir)

( 15.Ceza Dairesi , E: 2018/ 1168, K: 2018/1782, 5352  sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 6290 sayılı Kanun ile değişik 12. maddesi gereğince arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren arşivden silinme süresinin hesaplanacağı somut olayda mahkemesince kararda hak yoksunluğunun söz konusu olmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla, her ne kadar sanık hakkındaki mahkumiyet kararında her hangi bir hak yoksunluğu yer almasa da adli sicil arşiv kaydının bulunmasının yasaklanmış hak kavramına dahil olduğu, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 13/A maddesinin ”(3) Yasaklanmış hakların geri verilmesi için, hükümlünün veya vekilinin talebi üzerine, hükmü veren mahkemenin veya hükümlünün ikametgâhının bulunduğu yerdeki aynı derecedeki mahkemenin karar vermesi gerekir. (4) Mahkeme bu husustaki kararını, dosya üzerinde inceleme yaparak ya da Cumhuriyet savcısını ve hükümlüyü dinlemek suretiyle verebilir. (5) Yasaklanmış hakların geri verilmesi talebi üzerine mahkemenin verdiği karara karşı, hükümle ilgili olarak Ceza Muhakemesi Kanununda öngörülen kanun yoluna başvurulabilir.” şeklinde olduğu nazara alındığında, hak yoksunluğuna neden olan mahkumiyet bakımından mahkemesince yapılacak değerlendirmede sanığın hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda kanaate ulaşılması durumunda yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, hükümlünün talebinin yukarıda izah edilen 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’na eklenen 13/A maddesi kapsamındaki yasaklanmış haklarının iadesi niteliğinde olup, mahkemece talebin kabulü ile bu yönde araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, kanun yararına bozma istemi yerinde görerek CMK’nın 309. maddesi uyarınca bozulmasına karar vermiştir)

( 10.Ceza Dairesi, E: 2016/3143, K: 2017 / 4926 Uyuşturucu madde kullanmak suçundan verilen hapis cezasına mahkûmiyetin doğal sonucu olarak yasaklanan haklarının geri verilmesi talebinde bulunan hükümlünün hukuki durumunun 5352 sayılı Yasa’nın 13/A maddesinde belirtilen şartlar ışığında değerlendirilerek, 1 yıl 15 gün hapis cezasının infaz tarihi olan 08.10.2011 tarihinden itibaren, hükümlünün talep tarihi olan 29.01.2014 tarihinde ve “yasaklanmış hak bulunmadığının tespitine” ilişkin karar tarihi olan 05.02.2014 itibari ile henüz 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun “Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesi” başlıklı 13/A maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan “Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması” şartının gerçekleşmediği gözetilerek yasaklanmış hakların geri verilmesi talebinin bu gerekçe ile “reddine” karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçeyle “yasaklanmış hak bulunmadığının tespitine” karar verilmesini yasaya aykırı bulmuş, kanun yararına bozma talebi sonucu bakımından yerinde görmüştür.)

 

Bir cevap yazın