Anayasa Mahkemesi: 42 bin civarında başvuru var


DHA |  23 Eylül 2020 Çarşamba – 10:56 | Son Güncelleme : 23 09 2020 – 13:25

Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Hasan Tahsin Gökcan,”23 Eylül 2012 tarihinden bugüne Mahkemeye yaklaşık 285 bin başvuru yapılmış, bunun 243 bin kadarı sonuçlandırılmıştır. Bireysel başvurunun başladığı tarihten bu yana yapılan başvuruların yüzde 85.5’i karara bağlanmıştır. Şu anda Anayasa Mahkemesinin önünde 42 bin civarında başvuru bulunmaktadır” dedi.

Bireysel Başvurunun kabulünün 8’inci yıldönümü dolayısıyla İnternet Çağında Temel Hak ve Özgürlüklerin Korunması konulu sempozyum düzenlendi. Sempozyumun açılış konuşmasını Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Hasan Tahsin Gökcan yaptı. 8 yıl önce bugün uygulamaya geçen bireysel başvurunun Anayasa Mahkemesinin temel hak ve özgürlükleri koruma görevini daha da belirgin hale getirdiğini kaydeden Gökcan,”Mahkememiz yaşam hakkından toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına, adil yargılanma hakkından ifade özgürlüğüne kadar bireysel başvuru kapsamındaki anayasal hak ve özgürlüklere ilişkin standartları belirlemiştir. Bireysel başvuru sayesinde artık hakları ihlal edilen kişilere yönelik olağan kanun yolları tüketildikten sonra devreye giren yeni ve etkili bir hak arama yolu ihdas edilmiştir. Bireysel başvurunun bir amacı da hak ihlali iddialarının uluslararası yargı organlarına taşınmadan, ülke sınırları içerisinde incelenmesini sağlamaktır” dedi.

 

Bireysel başvuru istatistiklerine ilişkin konuşan Gökcan,”23 Eylül 2012 tarihinden bugüne Mahkemeye toplam yaklaşık 285 bin başvuru yapılmış, bunun 243 bin kadarı sonuçlandırılmıştır. Bireysel başvurunun başladığı tarihten bu yana yapılan başvuruların yüzde 85.5’i karara bağlanmıştır. Şu anda Anayasa Mahkemesinin önünde 42 bin civarında başvuru bulunmaktadır. Mahkememiz incelediği başvurularda 10 binden fazla ihlal kararı vermiştir. İhlal kararlarının temel hak ve özgürlüklere dağılımına bakıldığında ilk üç sırada adil yargılanma hakkı (yüzde 54), mülkiyet hakkı (yüzde 26,7) ve ifade özgürlüğü (yüzde 5,7) olduğunu görüyoruz” ifadelerini kullandı.

 

İnternetin, temel hak ve özgürlükler bakımından fırsatları ve riskleri bir arada sunduğuna dikkat çeken Gökcan,”İnternet sayesinde olup bitenleri öğrenmek için artık ana haber bültenlerini ya da ertesi gün çıkacak gazeteleri beklemek zorunda değiliz. Aynı şekilde düşüncelerimizi paylaşmak için bir gazetede köşe yazarı olmak da gerekmiyor. İnternet herkese görüşlerini açıklamak için kolay ucuz ve erişilebilir bir ortam sağlıyor.

 

Siyasi alanda da internet önemli bir işlev görüyor. Devlet başkanları en önemli mesajlarını sosyal medya üzerinden vermekte, ortaya çıkan yönetim modellerini ifade etmek için “twitokrasi” gibi kavramlar icat edilmektedir. Sunduğu fırsatların yanında, internet bir taraftan terör, kumar ve çocuk istismarı gibi suçların işlenmesine, diğer yandan da başta özel hayata saygı hakkı olmak üzere birçok temel hak ve özgürlüğün ihlaline zemin hazırlayabilmektedir. Bu noktada bireylerin hak ve özgürlükleri karşı karşıya gelebilmektedir. Özellikle ifade özgürlüğü ile kişilerin şeref ve itibarının korunması hakkı arasında bir gerilim ortaya çıkabilmektedir. Anayasa Mahkemesine göre “Temel hak ve özgürlüklerin çatışması durumunda özgürlüklerden birinin diğerine tercih edilmesi değil, özgürlükler arasında makul bir denge kurularak her ikisinin de gerektiği ölçüde korunduğu bir yolun benimsenmesi gerekmektedir” şeklinde konuştu.

 

İfade özgürlüğünün olmadığı yerde demokrasinin de olamayacağını, ifade özgürlüğünün geniş bir yelpazesi olduğunu söyleyen Gökcan,”İfade özgürlüğü ise çoğu kez eleştiri özgürlüğüdür. Bu anlamda eleştiri demokrasinin alameti farikasıdır. İnsanlığın tecrübesi, eleştiriyi engellemeye yönelik çabaların da beyhude olduğunu göstermiştir. Bunu en iyi anlatanlardan biri Sokrates’tir. Sakıncalı düşüncelerinden ve bunlarla gençliği ifsat etmekten dolayı ölüm cezasına mahkûm edilen Sokrates, cezası açıklanınca şöyle der: “Başkalarının sizi eleştirmesini engellemek yerine, mümkün olduğunca daha iyi biri olmaya çalışmalısınız” diye konuştu.

 

Öte yandan Anayasa Mahkemesi konferans salonunda gerçekleşen sempozyumda; Temel hakların korunması bağlamında internet aktörlerinin sorumlulukları, İnsan hakları ekseninde internetin kontrolü ve hukuki sorumluluk rejimi, internete erişimin engellenmesi uygulaması hakkında Anayasa Mahkemesi içtihadı, İnternet ve kişilerin verilerin korunması, kişisel verilerin korunması kanunu ve uygulamaları, kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına ilişkin Anayasal güvence ve ilkeler gibi konu başlıkları uzmanlar tarafından ele alınacak.



Haberin Tam Metni

Bir cevap yazın