İstiklal Caddesi’ndeki dehşette “izinli çıkmayı” hukukçular yorumladı

Serpil KIRKESER/Özgür KUMANOVALI/İSTANBUL, (DHA) BEYOĞLU’nda  İTÜ mezunu elektrik mühendisi Halit Ayar’ın (23) bıçaklanarak öldürülmesi, bir arkadaşının da yaralanmasına ilişkin 2 şüpheli çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, hukukçular da  ‘Tehdit ve gasp’ suçundan kaydı bulunan Emra Yaşar’ın izinli olarak cezaevinden dışarı çıkmasıyla ilgili değerlendirmede bulundu.

İstanbul Baro Başkanı Avukat Mehmet Durakoğlu, suç makinesi konumunda bulunan kişilerle ilgili infaz hukukunda değişiklik yapılması gerektiğini belirterek, “Bu olayın bize anlattığı olgu budur diye düşünüyorum” dedi.  Avukat Muammer Küçük de infazın amacının iyileştirme, topluma yeniden kazandırma olduğunu belirterek, “Bunlara uygun bir ceza infazı gerçekleştiremiyoruz. Bu nedenle bizde cezaevine giren herkes yüzde 99 iyi halli olarak koşullu salıvermede ve açığa ayrılmadan yararlanıyor” dedi.

CİNAYET CUMARTESİ GÜNÜ İŞLENDİ
Beyoğlu’nda İTÜ mezunu elektrik mühendisi Halit Ayar (23), cumartesi günü arkadaşları Mustafa Sinan N. ve Tolga O. ile birlikte oturduğu İstiklal Caddesi Tünel tramvay durağında para isteyen kişilere olumsuz yanıt verince bıçaklı saldırıya uğradı. Saldırı sonucu Ayar hayatını kaybederken arkadaşı ise yaralandı.  Olayın ardından harekete geçen polis Halit Ayar’ın bıçaklanarak öldürülmesiyle ilgili Emra Yaşar (27) ve Erhan Kurdal’ı (27) yakalayarak Gayrettepe Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirildi. Emra Yaşar’ın 2014 yılında ‘Tehdit ve gasp’ suçundan tutuklanarak cezaevine girdiği 2016 yılında ise Kırklareli Açık Cezaevi’ne yollandığı, cezaevindeki ‘iyi hali’ sebebiyle Emra Yaşar’a 2 Eylül’de izin verildiği öğrenildi.  Ayrıca Emra Yaşar’ın 15 suçtan kaydının bulunduğu belirtildi. 10 suçtan kaydının olduğu ifade edilen Erhan Kurdal’ın ise 2019 yılı başında ‘Gasp’ suçundan cezasını yatarak tahliye olduğu öğrenildi.  Hukukçular, cinayet şüphelisi Emra Yaşar’ın cezaevinden izinli çıkmasıyla ilgili hukuki süreci değerlendirdi.

“SUÇ MAKİNESİ KONUMUNDA BULUNAN KİŞİLERLE İLGİLİ OLARAK YENİ DÜZENLEMELER YAPMAK GEREKİYOR”
İstanbul Baro Başkanı Avukat Mehmet Durakoğlu, “Bu son cinayet itibariyle şüpheli konumunda bulunan ama daha önce işlediği suçlardan dolayı hükümlü konumunda bulunan bir suç makinesinden söz ediyoruz. Bizde hukukilik ve kanunilik birbirine çok karıştırılır. İnfaz yasası hükümlerine göre ailesiyle görüşebilmek için mazeret nedeniyle falan izin alma olanağının bulunmuş olması, yasamızın ona verdiği bu konumda bulunan bir kimseye dahi verdiği bir imkan gibi gözüküyor.  Öyle anlaşılıyor ki infaz yasamızda bu son olayla ilgili olarak bize verdiği ders olarak almamız gerekir ki bir değişiklik yapmamız gerekiyor. Daha çok evrensel hukukun genel kabule ulaştığı kurallardan hareketle bir infaz hukukunda değişikliğe gitmek suretiyle böylesine suç makinesi konumunda bulunan kişilerle ilgili olarak yeni düzenlemeler yapmak ve onun öğrendiğimize göre geçmişinde de işlenmiş olan ama infaz edilmiş olan 15 ayrı suçunun da gözetilmesi suretiyle, bu tür kişilerle ilgili olarak bu tür izin mekanizmalarının çalıştırılmamasına gerektiğine karar vermek böyle bir düzenleme yapmak gerekiyor. Bu olayın bize anlattığı olgu budur diye düşünüyorum” dedi.

“BU İNFAZ YASASINDA YENİ BİR ŞEY DEĞİL”
Avukat Turgay Demirci de Halit Ayar’ın öldürdüğü iddia edilen şüphelinin hükümlü olduğunu belirterek şunları söyledi:

“İnfaz yasası hükümleri uyarınca aldığı cezanın beşte birini çeken ve cezevinde iyi hali olan,  cezaevinin görüşü alınarak savcının talimatıyla mazeret ya da iş bulma izni veya ailesiyle sosyal çevresiyle bütünleşebilmek açısından 3’er günü geçmemek üzere 1 yılda en fazla 9 güne kadar izin alınabiliyor. Zannedersem burada böyle bir izin söz konusu. İzne ayrıldıktan sonra da şahıs söz konusu bu saldırıyı gerçekleştirmiş oluyor. Burada o geçmişte işlediği  15 ayrı sabıka ayrı bir şey. Çünkü bu hükümlü. 15 tane ayrı şeyden dolayı bir tutuklaması olsa zaten bu izni alması mümkün değil.  Onlar denetimli serbestliklere uğramıştır, bir şekilde infazı bitmiştir onların.  Bu son gasptan aldığı iyi halden izin alma söz konusu. Sivil hayata uyum sağlayabilmek açısısından, onların kendi aileleriyle görüş sağlayabilmek  açısından.. Bazı bu açığa çıkanlarda bayram izinleri gibi bazı izinler iş arama izni gibi izinler uygulanıyor. Bu infaz yasasında yeni bir şey değil. Uygulamada sıkça olan. Burada kriter beşte birlik süreyi geçirmiş olmak, açığa (açık cezaevi) çıkmaya hak kazanmak ve iyi halli olmak .”

“CEZAEVİNE GİREN HERKES YÜZDE 99 İYİ HALLİ OLARAK KOŞULLU SALIVERMEDE VE AÇIĞA AYRILMADAN YARARLANIYOR”
Avukat Muammer Küçük de infazın amacının iyileştirme, topluma yeniden kazandırma olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

“Bunlara uygun bir ceza infazı gerçekleştiremiyoruz. Bu nedenle bizde cezaevine giren herkes yüzde 99 iyi halli olarak koşullu salıvermede ve açığa ayrılmadan yararlanıyor. Ne kadar izin hakkı varsa onları da kullanıyor. 15 ayrı suçtan kaydının olması tabii bunlardan ne kadarından mahkum olmuş olmamış onu bilmiyorum. Cezaevinden izne ayrıldığına göre infaz edilmekte olan cezası demek ki yağmayla ilgili olan. Cezaevine 2014 yılında girmişse zaten infaz yasasına göre 1 Temmuz 2016 yılından önce olduğu için diyelim ki 10 yıl ceza almış olsa zaten 5 yılını cezaevinde geçirmesi gerekiyor. 2 yılda denetimli serbestlikten yararlanacak o zaman 3 yılını geçirmesi gerekiyor. Zaten infaza göre 7 yıldan az kaldığı için zaten açığa ayrılacak. Yani çok kısa. Bizde verilen cezalar kağıt üstünde kalıyor” diye konuştu.

(FOTOĞRAF)

 

Bir cevap yazın