Yeni İnfaz Paketinde Neler Var? Hangi Suçlar İnfaz İndirimi Dışında Kalacak? Yasa Teklifinin Tam Metni

Yeni İnfaz Paketinde Neler Var? Hangi Suçlar İnfaz İndirimi Dışında Kalacak?

COVID-19 nedeniyle hızlanan üçüncü yargı paketi düzenlemeleri ile cezaevlerindeki cezasını infaz eden mahkum sayısının azaltılması amaçlanıyor. Failin yaşlılık, hastalık ve hamilelik gibi özel durumlarına, cezanın infazına yönelik uygulama sürelerine ve yöntemlerine dair getirilen reformlar ile fail veya mahkumların cezalarını infaz etmelerine ilişkin değişiklikler yapıldı.

 

Loader Loading...
EAD Logo Taking too long?

Reload Reload document
| Open Open in new tab

Download [694.73 KB]

Yeni infaz paketindeki düzenlemeye göre 1 Mart 2020 tarihinden önce işlenmiş olan suçlar için geçerli olacak bazı hususlar belirlendi. Bu hususlar çerçevesinde failin infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin yarısı oranında indirim yapılacak ve denetimli serbestlik de 3 yıl boyunca bir seferliğe mahsus olarak uygulanmak suretiyle infaz hesaplama yapılacak.

Yeni İnfaz Paketi İle Ne Amaçlanıyor?

Genel olarak af paketi düzenlemesine başvurulmasında mevcut durumun ihtiyaçlara cevap vermemesinin ve mahkumların üzerindeki olumsuz etkilerinin rolü büyüktür. Kapalı cezaevlerinde cezasını infaz eden mahkumlarının sayısının gitgide artması, cezaevlerinin kapasite sorunun gündeme gelmesi ve “cezaevlileşme” sorunlarının çözümü amaçlanıyor. Çok fazla mahkum cezaevinde cezasını infaz ederken cezaevindeki infaz rejiminin etkisiyle olumsuz sonuçlar ile yüzleşmektedir. Bu da ceza hukukunun amaçlarından birisi olan suçlunun topluma yeniden kazandırılması işlevinin sağlanamamasına neden olmaktadır. Cezaevlerinin olumsuz etkilerinin önüne geçilerek mahkumların cezalarını infaz etme yöntemlerine yönelik reform iyileştirme çalışmaları ile üçüncü yargı paketinin yürürlüğe girmesi planlanmaktadır.

Evde İnfaz Uygulaması Gündemde

Cezaevinde cezasını infaz etmesinde sakınca bulunduğu düşünülen kişiler için evde infaz uygulamasına geçilmesi de yasa paketinde yer alıyor. Reform niteliğinde düzenlemeler içeren yasa paketinde evde infaz uygulamasından yararlanabilecek kişileri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Yasa paketindeki düzenlemeye göre eğer fail hasta ve 60 yaşından büyük ise bu durumda faile 4 yıl denetimli serbestlik uygulanması şartı ile evde infaz uygulanacak.

  • Hamile kadınlar da cezalarını evde infaz kurumu doğrultusunda infaz edebilecekler.

Ancak bu düzenlemeden yararlanılabilmesi için de bazı şartlar aranıyor:

  • 60 yaş üstü kişiler için terör örgütü yöneticisi olmama, sürekli hastalığı bulunduğu ve bakıma ihtiyaç duyduğunun tam teşekküllü hastaneden alınacak bir raporla kanıtlanması gerekiyor.

  • Yine yeni infaz yasası kapsamında 65 yaş için kalan 1 yıl 70 yaş için kalan 2 yıl cezanın infazının evde yapılması mümkün olacak.

  • Hamileler ve 75 yaş üstü failler için ise 4 yıla kadar kalan hapis cezasının infazının evde gerçekleştirilmesi mümkün hale gelecek.

  • Evde infaz süresinde elektronik kelepçe ile cezanın infaz edildiği kontrol edilecek.

İnfazın Geri Bırakılmasına Dair Yeni Düzenleme

Cezanı infazına başlanmış da olsa hapis cezasına 6 ayı geçmeyen sürelerle ara verilmesini sağlayan infaza ara verilmesi kurumunda da değişiklik oluşturacak düzenleme yasa paketi içerisinde yer alıyor. Bu yeni düzenlemeye göre bu sürenin 6 aydan bir yıla çıkması planlanıyor.

Yeni İnfaz Paketinin Kapsamı Dışındaki Suçlar

Yeni infaz paketinde kapsam dışında olan suçları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Terör suçları

  • Anayasa’yı ihlal ve darbe suçu

  • İnsanlığa karşı işlenen suçlar

  • Soykırım

  • İnsan üzerinde deney suçu

  • Organ ve doku ticareti suçu

  • Kasten öldürme

  • Reşit olmayanla cinsel ilişki

  • Kadına ve çocuğa cinsel istismar

  • Kadına ve çocuğa şiddet

  • Devlete karşı suçlar

  • Orman Kanunu’nda yer alan suçlar

  • Atatürk aleyhine işlenen suçlar

Bu suçları işleyen kişiler diğer şartları yerine getirseler dahi işledikleri suç içi af kapsamındaki suçlar kapsamında olmadıkları için ceza indirimlerinden yararlanamayacak.

Uyuşturucuyla İlgili Düzenleme İstisna Suç Tipleri Arasından Çıkarıldı

TCK m. 188’de düzenlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ve TCK m. 191’de düzenlenen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak ceza indirimi yapılmayacak suç tipleri arasında çıkarıldı.

Koşullu Salıvermeye Yönelik Yeni Düzenleme

5275 s. CGTİHK m. 107’de mahkumun infaz kurumunda geçirilmesi gereken 2/3’lük oran yeni infaz paketi yürürlüğe girerse 1/2 oranında uygulanacak. Bu durumda eğer mahkum cezasının yarısını infaz kurumunda iyi halli olarak geçirirse bu durumda cezanın geri kalanı infaz kurumu dışında infaz edilecektir. Bu kapsamda cezanın yarısı infaz edildikten sonra mahkum kalan cezasını belirlenen yer ve bölgelere gitmeme, belirli bir bölgede denetim ve gözetim altında kalma gibi yükümlülüklerin biri ya da birkaçıyla ödeyecektir.

Mükerrer Suçlara İlişkin Düzenleme Eleştirilere Rağmen Sabit Kaldı

Yasa paketi görüşülmeden önce mükerrer suçlara ilişkin olarak uygulanması gereken düzenleme eleştirilere rağmen değiştirilmeden aynı kaldı. İnfaz paketinde yer alan bu düzenlemeye göre mükerrirlere yönelik olarak infaz rejiminde yer alan koşullu salıverme süresi ¾ iken yeni düzenleme yürürlüğe girerse bu süre 2/3’e inecek ve geri kalan süre cezaevi dışında infaz edilecek.

Açık Ceza Evlerinde İnfazın Kapsamı Genişletildi

Yeni infaz paketi kapsamında mahkumun açık ceza evlerinde cezasını infaz edebilmesine yönelik olarak suç ve sürelerin kapsamı genişletildi. Mevcut düzenlemede ilk kez suç işleyenler ve 2 yıl veya daha az hapis cezasına mahkum olunan mahkum cezasını açık ceza evinde infaz ediyordu. Ancak yeni yasa paketinde yer alan düzenleme yürürlüğe girerse;

  • Mahkum kasıtlı suçundan dolayı mahkum olduğu 3 yıl veya daha az hapis cezası

  • Taksirli suçlarda 5 yıl veya daha az hapis cezası

  • İcra İflas Kanunu kapsamında tazyik hapsi

  • Adli para cezasından hapis cezasına çevrilen cezalarda mahkumun cezasını açık cezaevinde infaz etmesi sağlanacaktır.

Hangi Suçlar Açık Ceza Evinde İnfaz Edilemeyecek?

Düzenleme yürürlüğe girerse yeni yargı paketi infaz yasası kapsamında belirli suç tipleri ve belirli bir süreden uzun hapis cezasına çarptırılan mahkumlar cezalarını kapalı cezaevinde infaz edeceklerdir. Bu düzenleme kapalı cezaevlerindeki yığılmanın önüne geçilmesi ve belirli bir yoğunluğa ulaşmış suçlar için kapalı cezaevine gidilmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda kapalı cezaevinde infaz edilecek suç tiplerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Örgüt kapsamında işlenen suçlar

  • Örgüt kurma

  • Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar

  • İkinci kez mükerrir olan suçlar

  • Koşullu salıverilme kararı geri alınanlar

Bu suç tipinden haklarında hapis cezasına hükmedilen failler cezalarının süresi ne kadar olursa olsun doğrudan kapalı cezaevinde cezalarını infaz edeceklerdir. Yine kasıtlı ve taksirli suçlarda da açık cezaevine gitme sınırını aşan hapis cezalarında mahkumlar kapalı cezaevlerine gönderilecektir.

Orantılı Denetimli Serbestlik Düzenlemesi

Yine denetimli serbestlik süresinde de cezayla orantılı denetimli serbestlik süresi uygulanacak. Bu kapsamda sabit bir denetimli serbestlik süresi yerine ceza süresine göre tespit edilecek bir denetimli serbestlik süresi belirlenecek. Bu kapsamda cezaevlerinde geçirilen sürenin 1/5’i denetimli serbestlik ile geçirilebilecek. Örneğin eğer kişi bir ay hapis cezasına çarptırılırsa ½ oranında cezası düşecek. Bu durumda kalan 15 günlük hapis cezasının 1/5’i olan 3 günlük denetimli serbestlik süresi ceza bitiminde uygulanacak ve fail 12 gün hapis yatacak.

Bu düzenlemeler mahkumların infaz kurumunda geçirdikleri süre boyunca uygulanacak infaz rejiminin iyileştirilmesi ve ceza indirimi ile ceza hukukunun cezalandırma amacı ile faillerin sosyal hayata tekrar kazandırılması amaçlarının daha dengeli bir şekilde uygulanabilmesi sağlanacak.

CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

TEKLİF METNİ

16/5/2001 TARİHLİ VE 4675 SAYILI İNFAZ HÂKİMLİĞİ KANUNU

Amaç ve kapsam
Madde 1 – Bu Kanunun amacı, infaz hâkimliklerinin kuruluş, görev, çalışma esas ve usullerini düzenlemektir.

Bu Kanun, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemlere veya bunlarla ilgili faaliyetlere ya da Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara yönelik şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak, işleri yapmak ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek üzere kurulan infaz hâkimliklerine ilişkin hükümleri kapsar.

İnfaz hâkimliklerinin kuruluşu ve yetkisi
Madde 2- Bu Kanunla ve diğer kanunlarla verilen görevleri yerine getirmek amacıyla her il merkezi ile bölgelerin coğrafi durumları ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak belirlenen ilçelerde Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak Adalet Bakanlığınca infaz hâkimliği kurulur.

İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde birden fazla infaz hâkimliği kurulabilir. Bu durumda infaz hâkimlikleri numaralandırılır. Müstakilen infaz hâkimliğine atanan hâkimler, adli yargı adalet komisyonlarınca başka mahkemelerde veya işlerde görevlendirilemez.

İnfaz hâkimliği bulundukları il veya ilçenin adı ile anılır.

İnfaz hâkimliğinin yargı çevresi, kuruldukları il merkezi ve ilçeler ile bunlara adli yönden bağlanan ilçelerin idari sınırlarıdır.

Ağır ceza mahkemeleri ile büyükşehir belediyesi bulunan illerde, büyükşehir belediyesi sınırları içerisindeki il ve ilçenin adı ile anılan infaz hâkimliğinin yargı çevresi, il veya ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenir.

Coğrafi durum ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak bir infaz hâkimliğinin kaldırılmasına veya yargı çevresinin değiştirilmesine, Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulunca karar verilir.

İnfaz hâkimliğinin yetkisi, hükmün infazına ilişkin işlemin yapıldığı yere göre belirlenir.

Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkında idarece yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlere ilişkin yapılan şikayetler bakımından işlemin yapıldığı veya faaliyetin gerçekleştiği ceza infaz kurumunun bulunduğu yer infaz hâkimliği yetkilidir.

İnfaz hâkimliğinde bir yazı işleri müdürü ile yeteri kadar personel bulunur.

İnfaz hâkimlerinin nitelikleri ve atanmaları
Madde 3 – İnfaz hâkimliğine, atanacakları bölgeye veya bir alt bölgeye hak kazanmış adlî yargı hâkim ve Cumhuriyet savcıları arasından Hâkimler ve Savcılar Kurulunca iş ve kadro durumuna göre atama yapılır veya o yerdeki hâkimlerden birine infaz hâkimliği yetkisi verilebilir.

Doğrudan doğruya infaz hâkimi olarak atananların yükselmeleri, müfettiş hal kâğıtları ile çıkardıkları iş miktarına göre Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından yapılır. Yetki verilenlerin bu çalışmaları ise, yükselmelerinde ayrıca değerlendirilir.

İnfaz hâkimliklerinin görevleri
Madde 4 – İnfaz hâkimliklerinin görevleri şunlardır :

1. Hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri, barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.

2. Hükümlülerin cezalarının infazı, müşahadeye tâbi tutulmaları, açık cezaevlerine ayrılmaları, izin, sevk, nakil ve tahliyeleri; tutukluların sevk ve tahliyeleri gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.

3. Hükümlü ve tutuklular hakkında alınan disiplin tedbirleri ve verilen disiplin cezalarının kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu iddiasıyla yapılan şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.

4. Ceza infaz kurumları ve tutukevleri izleme kurullarının kendi yetki alanlarına giren ceza infaz kurumları ve tutukevlerindeki tespitleri ile ilgili olarak düzenleyip intikal ettirdikleri raporları inceleyerek, varsa şikâyet niteliğindeki konular hakkında karar vermek.

5. Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan şikayetleri incelemek.

6. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mahsup, ceza zamanaşımı ve hükümlünün ölümü hallerinde verilecek kararlar da dahil olmak üzere hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak ve işleri yapmak.

7. Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.

Kanunlarda başka bir yargı merciine bırakılan konulara ilişkin hükümler saklıdır.

İnfaz hâkimliğine şikâyet ve usulü
Madde 5 – Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin ya da Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararların kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle bu karar, işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabilir.

Şikâyet, dilekçe ile doğrudan doğruya infaz hâkimliğine yapılabileceği gibi; Cumhuriyet başsavcılığı veya ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğü aracılığıyla da yapılabilir. İnfaz hâkimliği dışında yapılan başvurular hemen ve en geç üç gün içinde infaz hâkimliğine gönderilir. Sözlü yapılan şikâyet, tutanağa bağlanır ve bir sureti başvurana verilir.

Şikâyet yoluna, kendisi ile ilgili olmak kaydıyla hükümlü veya tutuklu ya da eşi, anası, babası, ayırt etme gücüne sahip çocuğu veya kardeşi, müdafii, kanunî temsilcisi veya ceza infaz kurumu ve tutukevi izleme kurulu başvurabilir.

Şikâyet yoluna başvurulması, verilen kararın, yapılan işlem veya faaliyetin yerine getirilmesini durdurmaz. Ancak, infaz hâkimi giderilmesi güç veya imkansız sonuçların doğması ve karar, işlem veya faaliyetin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda karar, işlem veya faaliyetin ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir.

İnfaz hâkimliğince şikâyet üzerine verilen kararlar
Madde 6 – Şikâyet başvurusu, 5 inci maddede yazılı sürenin geçmesinden sonra veya infaz hâkimliğinin görev ve yetki alanı dışında kalan bir karar, işlem veya faaliyete karşı ya da başvuru hakkı olmayan kimselerce yapılmışsa infaz hâkimi, başvuru dilekçesini esasa girmeden reddeder; şikâyet başvurusu başka bir yargı merciinin görevi içerisinde ise o mercie gönderir.

Şikâyet başvurusu üzerine infaz hâkimi, duruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir; ancak, gerek gördüğünde karar vermeden önce şikâyet konusu işlem veya faaliyet hakkında re’sen araştırma yapabilir ve ilgililerden bilgi ve belge isteyebilir; ayrıca ceza infaz kurumu ve tutukevi ile ilgili Cumhuriyet savcısının da yazılı görüşünü alır. (Ek cümleler: 22/7/2010 – 6008/5 md.) Disiplin cezasına karşı yapılan şikâyet üzerine infaz hâkimi, hükümlü veya tutuklunun savunmasını aldıktan ve talep edilen diğer delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra kararını verir. Hükümlü veya tutuklu, savunmasını, hazır bulunmak ve vekaletnamesini ibraz etmek koşuluyla avukatıyla birlikte veya avukatı aracılığıyla yapabilir. İnfaz hâkimi gerekli görmesi durumunda hükümlü veya tutuklunun savunmasını ceza infaz kurumunda da alabilir.

İnfaz hâkimi, inceleme sonunda şikâyeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, verilen kararın veya yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.

İnfaz hâkimi, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre inceleme ve işlemlerini yürütür ve kararını verir.

İnfaz hâkiminin kararlarına karşı şikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, tebliğden itibaren yedi gün içinde Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. Kanunlarda infaz hâkiminin onayına tabi olduğu belirtilen hususlarda da bu hüküm uygulanır.

İtiraz, infaz hâkimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine yapılır. İnfaz hâkimi aynı zamanda bu mahkemenin üyesi olduğu takdirde itirazla ilgili karara katılamaz.

Geçici Madde 2- Bu Kanunun 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası ile 5275 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 48 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 105/A ve 110 uncu maddeleri hariç olmak üzere, bu maddeyi ihdas eden Kanunla, İnfaz Hâkimliği Kanunu ve Türk Ceza Kanunu ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda infaz hâkimliğinin kuruluş, görev, yetki ve işleyişine ilişkin yapılan değişiklikler veya infaz hâkimliğine yeni görevler veren düzenlemeler, 1/9/2020 tarihinden itibaren uygulanır. Bu tarihe kadar; mevcut hükümlerin uygulanmasına devam olunur, infaz hâkimliklerine bu maddeyi ihdas eden Kanunla değişiklik yapmak suretiyle verilen görevler bakımından mahkemelerin mevcut görev ve yetkileri devam eder, belirtilen işler bu mahkemelerce sonuçlandırılır ve bu tarihe kadar yapılan şikayet, başvuru ve talepler bakımından infaz hâkimliğinin görevine girdiğinden dolayı yetkisizlik veya görevsizlik kararı verilemez.

Bu maddeyi ihdas eden Kanunla infaz hâkimliğinin kuruluş, görev, yetki ve işleyişine ilişkin yapılan değişiklikler nedeniyle olağan veya olağanüstü kanun yolu incelemesinde bozma kararı verilemez.

Bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişikliklerin uygulanacağı tarihe kadar, iş ve kadro durumu dikkate alınarak, 2 nci maddenin değiştirilen hükümlerine göre infaz hâkimlikleri kurulur ve faaliyete geçirilir.

26/9/2004 TARİHLİ VE 5237 SAYILI TÜRK CEZA KANUNU

Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar
Madde 50- (1) Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;
a) Adlî para cezasına,
b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine,
c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye,
d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya,
e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya,

f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya,
Çevrilebilir.
(2) Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez.
(3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.
(4) Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir. Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz.
(5) Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir.

(6) Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, infaz hakimliği kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz.

(7) Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, infaz hakimliğince tedbir değiştirilir.

Hapis cezasının ertelenmesi
Madde 51- (1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin;
a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması,

b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması,
Gerekir.

(2) Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi halinde, infaz hakimi kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir.

(3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.

(4) Denetim süresi içinde;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,

c) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesine,
Mahkemece karar verilebilir.

(5) Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek infaz hakimine verir.

(6) Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir.

(7) Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hakiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hakimliğince karar verilir.

(8) Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.

Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma
Madde 53- (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;
a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
b) Seçme ve seçilme ehliyetinden (…) ,
c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan,
d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,

e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten,
Yoksun bırakılır.
(2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.

(3) Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir.

(4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.

(5) Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet halinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla sadece adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar.

(6) Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.

Kasten yaralama
Madde 86- (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

(3) Kasten yaralama suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı,
b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Silahla,
f) Canavarca hisle,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, (f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
Madde 87- (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Konuşmasında sürekli zorluğa,
c) Yüzünde sabit ize,
d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde üç yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde beş yıldan az olamaz.
(2) Kasten yaralama fiili, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, iki kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde beş yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde sekiz yıldan az olamaz.
(3) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/4 md.) Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır.

(4) Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin birinci fıkrasına giren hallerde sekiz yıldan oniki yıla kadar, üçüncü fıkrasına giren hallerde ise oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
Madde 220- (1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.

(2) Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlar, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Örgütün silahlı olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza dörtte birinden yarısına kadar artırılır.

(4) Örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur.
(5) Örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır.
(6) (Değişik: 2/7/2012 – 6352/85 md.) Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca örgüte üye olmak suçundan da cezalandırılır. Örgüte üye olmak suçundan dolayı verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.(Ek cümle: 11/4/2013-6459/11 md.) Bu fıkra hükmü sadece silahlı örgütler hakkında uygulanır.
(7) (Değişik: 2/7/2012 – 6352/85 md.) Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. Örgüt üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın niteliğine göre üçte birine kadar indirilebilir.
(8) Örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Tefecilik
Madde 241- (1) Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşyüz günden beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(2) Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.

4/12/2004 TARİHLİ VE 5271 SAYILI CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Adlî kontrol
Madde 109 – (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/98 md.) Bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada, 100 üncü maddede belirtilen tutuklama sebeplerinin varlığı halinde, şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir.
(2) Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hallerde de, adlî kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir.
(3) Adlî kontrol, şüphelinin aşağıda gösterilen bir veya birden fazla yükümlülüğe tabi tutulmasını içerir:
a) Yurt dışına çıkamamak.
b) Hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak.
c) Hâkimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına ve gerektiğinde meslekî uğraşlarına ilişkin veya eğitime devam konularındaki kontrol tedbirlerine uymak.
d) Her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve gerektiğinde kaleme, makbuz karşılığında sürücü belgesini teslim etmek.
e) Özellikle madde, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek.
f) Şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak, miktarı ve bir defada veya birden çok taksitlerle ödeme süreleri, Cumhuriyet savcısının isteği üzerine hâkimce belirlenecek bir güvence miktarını yatırmak.
g) Silâh bulunduramamak veya taşıyamamak, gerektiğinde sahip olunan silâhları makbuz karşılığında  adlî emanete teslim etmek.
h) Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim tarafından miktarı ve ödeme süresi belirlenecek parayı suç mağdurunun haklarını güvence altına almak üzere aynî veya kişisel güvenceye bağlamak.
i) Aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adlî kararlar gereğince ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine dair güvence vermek.
j) (Ek: 2/7/2012-6352/98 md.) Konutunu terk etmemek.
k) (Ek: 2/7/2012-6352/98 md.) Belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek.
l) (Ek: 2/7/2012-6352/98 md.) Belirlenen yer veya bölgelere gitmemek.

(4) Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremediği 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tespit edilen şüpheli ile gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadın şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir. Hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş ve bu hükümle ilgili olarak istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulmuş olması hâlinde, UYAP kayıtlarını incelemek suretiyle hükmü veren ilk derece mahkemesi de adli kontrol kararı verebilir.

(5) Hâkim veya Cumhuriyet savcısı (d) bendinde belirtilen yükümlülüğün uygulamasında şüphelinin meslekî uğraşılarında araç kullanmasına sürekli veya geçici olarak izin verebilir.
(6) Adlî kontrol altında geçen süre, şahsî hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak cezadan mahsup edilemez. Bu hüküm, maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendinde belirtilen hallerde uygulanmaz.
(7) (Ek: 6/12/2006 – 5560/19 md.) Kanunlarda öngörülen tutukluluk sürelerinin dolması nedeniyle salıverilenler hakkında (…) adlî kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir.

Tedbirlere uymama
Madde 112 – (1) Adlî kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun, yetkili yargı mercii hemen tutuklama kararı verebilir. Hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş ve bu hükümle ilgili olarak istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulmuş olması hâlinde, UYAP kayıtlarını incelemek suretiyle hükmü veren ilk derece mahkemesi de tutuklama kararı verebilir.

(2) (Ek: 24/11/2016-6763/24 md.) Birinci fıkra hükmü, azami tutukluluk süresinin dolması nedeniyle verilen adli kontrol tedbirinin ihlali hâlinde de uygulanabilir. Ancak, bu durumda tutuklama süresi ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde dokuz aydan, diğer işlerde iki aydan fazla olamaz.

İstinaf
Madde 272 – (1) İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince re’sen incelenir.
(2) Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir.
(3) Ancak;
a) (Değişik: 31/3/2011-6217/23 md.) Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine,
b) Üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine,
c) Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere,
Karşı istinaf yoluna başvurulamaz. Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.

13/12/2004 TARİHLİ VE 5275 SAYILI CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN

Açık ceza infaz kurumları
Madde 14- (1) Açık ceza infaz kurumları, hükümlülerin iyileştirilmelerinde, çalıştırılmaları ve meslek edindirilmelerine öncelik verilen, firara karşı engelleri ve dış güvenlik görevlisi bulunmayan, güvenlik bakımından kurum görevlilerinin gözetim ve denetimi ile yetinilen kurumlardır. Açık ceza infaz kurumları ihtiyaca göre ayrıca;
a) Kadın açık ceza infaz kurumları,
b) Gençlik açık ceza infaz kurumları,
Şeklinde kurulabilir.

(2) Aşağıdaki hallerde hükümlüler hakkında verilen cezalar doğrudan açık ceza infaz kurumlarında yerine getirilir:

a) Terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar ile ikinci defa mükerrir olanlar ve koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler hariç olmak üzere, kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olanlar.
b) Taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm olanlar.
c) Adlî para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler.
d) 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu gereğince tazyik hapsine tabi tutulanlar.

(3) Hükümlülerin kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına 89 uncu madde uyarınca yapılan değerlendirme sonucunda karar verilir.

(4) Toplam on yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkum olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve madde veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanların kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına ilişkin idare ve gözlem kurulu kararları, infaz hâkiminin onayından sonra uygulanır.

(5) Doğrudan açık ceza infaz kurumuna alınanlar dahil olmak üzere bu kurumlarda bulunan hükümlülerden;
a) Firar edenler veya başka bir fiilden dolayı haklarında tutuklama kararı verilenler idare ve gözlem kurulu kararıyla,
b) Kınamadan başka bir disiplin cezası alıp, bu cezası kesinleşmiş olanlar veya asayiş ve düzenin sağlanması amacıyla disiplin cezası kesinleşmemiş olsa bile eylemi kurum düzeni ya da kişi güvenliği bakımından tehlike oluşturanlar idare ve gözlem kurulu kararıyla, c) Açık ceza infaz kurumu şartlarına veya çalışma koşullarına uyum sağlayamayacakları saptananlar idare ve gözlem kurulunun kararı ve infaz hâkiminin onayıyla,
kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilirler.

(6) Hükümlülerin, suç ve ceza türlerine göre, açık ceza infaz kurumlarına ayrılıp ayrılmamalarına, açık ceza infaz kurumlarında geçirecekleri sürelere, kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine, doğrudan açık ceza infaz kurumlarına alınmalarına, doğrudan açık ceza infaz kurumlarına alınanların kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte gösterilir.

Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi
Madde 16- (1) Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geriye bırakılır ve hükümlü, iyileşinceye kadar Türk Ceza Kanununun 57 nci maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır.
(2) Diğer hastalıklarda cezanın infazına, resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı, mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa mahkûmun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır.
(3) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen geri bırakma kararı, Adlî Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilir. Geri bırakma kararı, mahkûmun tâbi olacağı yükümlülükler belirtilmek suretiyle kendisine ve yasal temsilcisine tebliğ edilir. Mahkûmun geri bırakma süresi içinde bulunacağı yer, kendisi veya yasal temsilcisi tarafından ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir. Mahkûmun sağlık durumu, geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca veya onun istemi üzerine, bulunduğu veya tedavisinin yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca, sağlık raporunda belirtilen sürelere, bir süre bulunmadığı takdirde birer yıllık dönemlere göre bu fıkrada yazılı usule uygun olarak incelettirilir. İnceleme sonuçlarına göre geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca, geri bırakmanın devam edip etmeyeceğine karar verilir. Geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine, mahkûmun izlenmesine yönelik tedbirler, bildirimin yapıldığı yerde bulunan kolluk makam ve memurlarınca yerine getirilir. Bu fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde geri bırakma kararı, kararı veren Cumhuriyet Başsavcılığınca kaldırılır. Bu karara karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir.

(4) Hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında geri bırakılır. Çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa, doğumdan itibaren iki ay geçince ceza infaz olunur.

(5) (Ek: 24/1/2013-6411/3 md.) Kapalı ceza infaz kurumuna girdikten sonra gebe kalanlardan koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre kalanlar ile eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli sayılanlar hakkında dördüncü fıkra hükümleri uygulanmaz. Bu kişilerin cezasının dördüncü fıkrada öngörülen kısmı, ceza infaz kurumlarında kendileri için düzenlenen uygun yerlerde infaz olunur.
(6) (Ek: 24/1/2013-6411/3 md.) Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûmun cezasının infazı üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabilir.

Hükümlünün istemiyle infazın ertelenmesi
Madde 17 – (1) Kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda ise beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarının infazı, çağrı üzerine gelen hükümlünün istemi üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığınca ertelenebilir.
(2) Erteleme, her defasında bir yılı geçmemek üzere en fazla iki kez uygulanabilir.
(3) Erteleme süresi içinde, hükümlü hakkında kasten işlenen bir suçtan dolayı kamu davası açılması hâlinde, erteleme kararı kaldırılarak ceza derhal infaz olunur.

(4) Birinci fıkrada belirtilen hapis cezalarının infazına başlanmış olsa bile, hükümlünün yükseköğrenimini bitirebilmesi, ana, baba, eş veya çocuklarının ölümü veya bu kişilerin sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle ailenin ticari faaliyetlerinin yürütülebilmesinin veya tarım topraklarının işlenebilmesinin imkânsız hâle gelmesi veya hükümlünün eş veya çocuklarının sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle bakıma muhtaç olmaları ya da hükümlünün hastalığının sürekli bir tedaviyi gerektirmesi gibi zorunlu ve çok ivedi hâllerde, Cumhuriyet Başsavcılığınca bir yılı geçmeyen sürelerle hapis cezasının infazına ara verilebilir. Ancak bu ara verme iki defadan fazla olamaz.

(5) Erteleme isteminin kabulü, güvence gösterilmesine veya diğer bir şarta bağlanabilir.
(6) Bu madde hükümleri;
a) Terör suçları, örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar,
b) Mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilenler,
c) Disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlar,
hakkında uygulanmaz.

Yakalama emri
Madde 19- (1) Hükümlü, hapis cezası veya güvenlik tedbirinin infazı için gönderilen çağrı kâğıdının tebliği üzerine on gün içinde gelmez, kaçar ya da kaçacağına dair şüphe uyandırırsa, Cumhuriyet savcısı yakalama emri çıkarır.
(2) (Değişik: 24/1/2013-6411/5 md.) Kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda ise beş yıldan fazla hapis cezasının infazı için doğrudan yakalama emri çıkarılır.
(3) (Ek: 24/1/2013-6411/5 md.) Adlî para cezasından çevrilen hapsin infazında hükümlüye öncelikle çağrı kâğıdı gönderilir.

(4) Hakkında yakalama emri çıkarılan hükümlünün yakalanabilmesi amacıyla gerektiğinde konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama yapılabilmesi bakımından Ceza Muhakemesi Kanununun 119 uncu maddesi hükümleri uygulanır. Hâkim tarafından verilecek arama kararları sulh ceza hâkimi tarafından verilir.

Kurum dışında çalıştırma
Madde 30- (1) Açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ile kapalı ceza infaz kurumlarında bulunup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanmış hükümlüler, kurum dışındaki iş alanlarında çalıştırılabilirler.
(2) Açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ceza infaz kurumu görevlileri gözetiminde, kapalı ceza infaz kurumunda bulunanlar ise iç ve dış güvenlik görevlilerince alınacak tedbirler altında çalıştırılırlar.
(3) Çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin, kurum dışında çalıştırılmaları sırasında kurum görevlilerinin gözetimi ve muhafazası aranmaz.
(4) İş alanlarına sahip kuruluşların hükümlü çalıştırmaları teşvik olunur.

(5) Açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler, ceza infaz kurumu görevlilerinin denetiminde, kamu kurum ve kuruluşlarının iş alanlarında, geceleyin bu kurum ve kuruluşlar tarafından barındırılmak suretiyle çalıştırılabilirler. Bu şekilde çalıştırılan süre, azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilecek süreye ilave edilir.

(6) Hükümlülerin kurum dışında çalışma esasları ile beşinci fıkra kapsamında çalıştırılacak hükümlülere uygulanmayacak kısıtlayıcı hükümler Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte gösterilir.

Disiplin cezalarının niteliği ve uygulama koşulları
Madde 37- (1) Hükümlü hakkında kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumları, kusurlu olarak ihlâl ettiğinde, eyleminin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezaları uygulanır. Hükümlünün duruşma, sağlık, eğitim ve çalışma gibi nedenlerle geçici olarak kurum dışında bulunduğu yerler de bu fıkranın uygulanması bakımından kurum olarak kabul edilir.

(2) Suç oluşturan eylemlerden dolayı açılan kamu davası, disiplin soruşturması yapılmasını ve cezanın uygulanmasını engellemez.

Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama
Madde 42- (1) Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama cezası, hükümlünün bir aydan üç aya kadar mektup, faks ve telgraf almak ve yollamaktan, televizyon izlemekten, radyo dinlemekten, telefon etmekten ve diğer iletişim araçlarından yararlanmaktan tamamen veya kısmen yoksun bırakılmasıdır.

(2) Bu cezayı gerektiren eylemler şunlardır:
a) Protesto amacıyla idarece verilen yemeği topluca almama eylemine katılmak.
b) Kurum işyurdu yönetim kurulunca uygun görülen işte çalışmamak.
c) Herhangi bir şeyi protesto amacıyla veya idareye karşı toplu olarak sessiz direnişte bulunmak.
d) Odalarda, eklentilerinde ve diğer alanlarda ilâç ve gıda maddesi stoku yapmak.
e) Gereksiz olarak marş söylemek veya slogan atmak.

f) Kurum idaresine bildirilen telefon numarası aracılığıyla ya da teknik müdahale ile başka bir hatta yönlendirme yapmak suretiyle görüşme hakkı olmayan kişilerle görüşmek.

(3) Hükümlüye gelen mektup, faks ve telgraflar, disiplin cezasının infazından sonra kendisine verilir. Aynı türden olsa bile sonraki disiplin cezasının infazına bu işlem yapılmadan başlanamaz.

(4) Anne, baba, eş, çocuk ve kardeşlerin ölüm veya ağır hastalıkları ile doğal afet hâllerinde yapılması gereken haberleşmeler ve avukat ile ilişkilerde bu madde hükmü uygulanmaz.

Hücreye koyma
Madde 44- (1) Hücreye koyma cezası, hükümlünün eylemlerinin nitelik ve ağırlığına göre bir günden yirmi güne kadar, açık havaya çıkma hakkı saklı kalmak üzere, geceli ve gündüzlü bir hücrede tek başına tutulması ve her türlü temastan yoksun bırakılmasıdır.
(2) Bir günden on güne kadar hücreye koyma cezasını gerektiren eylemler şunlardır:
a) Kurum tesislerine, araç ve gereçlerine zarar vermek.
b) Tünel kazmaya teşebbüs etmek.
c) Firara teşebbüs etmek.
d) Hükümlü ve tutukluları idareye karşı kışkırtmak veya isyana  kalkışmak.
e) Hükümlü ve tutukluları daha az cezayı gerektiren şekilde kasten yaralamak.
f) Hükümlü ve tutuklular üzerinde baskı kurarak çıkar sağlamak, özel işleriyle başka işlerde kullanmak, bunlara kalkışmak veya bu amaçları gerçekleştirmek için oluşturulan gruplara katılmak veya  bunlarla dayanışma içinde olmak.
g) Üçüncü fıkranın (g) bendinde belirtilenler dışında kalıp da Kanuna uygun olarak yasaklanmış bulunan her türlü eşya, araç, gereç veya malzemeyi ceza infaz kurumlarına sokmak, bulundurmak, kullanmak.
h) Sayım ve aramalar  ile 43 üncü maddenin (e) bendinde belirtilen faaliyetlere  şiddet kullanarak engel olmak veya buna kalkışmak.
ı) Kurum görevlileri ile dış güvenlik görevlilerine  rüşvet teklif etmek veya vermeye kalkışmak.
j) Kurum görevlilerine hakaret veya tehditte bulunmak.
k) Kuruma, kurum görevlilerine veya hükümlü ve tutuklulara ait şeyleri çalmak veya bunlara kasten zarar vermek.
l) İzin süresini özürsüz olarak en fazla iki gün geçirmek.

m) Hükümlü ve tutukluların beslenmelerini engellemek, açlık grevine ve ölüm orucuna teşvik veya ikna etmek, bu yolda talimat vermek.

n) Kuruma alkol sokmak, kurumda alkol bulundurmak veya kullanmak.

(3) Onbir günden yirmi güne kadar hücreye koyma cezasını gerektiren eylemler şunlardır:
a) İsyan çıkartmak.
b) Kuruma ağır zarar vermek.
c) Kasten yangın çıkarmak.
d) Adam öldürmek veya öldürmeye kalkışmak.
e) Hükümlü ve tutukluları kasten veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamak ile görevlileri her türlü kasten yaralamak.
f) Cinsel saldırıda veya çocuklara karşı cinsel istismarda bulunmak, bu suçlara kalkışmak veya cinsel tacizde bulunmak.

g) Her türlü ateşli silâh, mermi, patlayıcı madde, kesici, delici, yaralayıcı, bereleyici alet, yakıcı, aşındırıcı, boğucu, bayıltıcı, kör edici gaz ve ecza, her türlü zehir ve madde ilâç ve madde, cep telefonu, telsiz ve sair elektronik haberleşme aracını kuruma sokmak, bulundurmak, kullanmak.
h) Görevlileri veya hükümlü ve tutukluları rehin almak.
ı) Firar etmek veya tünel kazmak.
j) Hükümlü ve tutuklular üzerinde baskı kurarak çıkar sağlamak, özel işleriyle başka işlerde kullanmak, bunlara kalkışmak veya bu amaçları gerçekleştirmek için nüfuz kullanarak grup oluşturmak.
k) Suç örgütlerine ait her türlü yayın, bez afiş, pankart, resim, sembol, işaret ve benzeri eşyayı kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek.
l) Suç örgütlerinin eğitim ve propaganda faaliyetlerini yapmak veya yaptırmak.
m) Kurum görevlileri ile dış güvenlik görevlilerine rüşvet vermek.

(4) Hücre, yaşamsal gereksinmeleri karşılayacak biçimde düzenlenir.

(5) Hücreye konulan hükümlünün, resmî ve yetkili merciler ve avukat ile görüşmesine engel olunmaz.

Çocuk hükümlüler hakkında uygulanabilecek disiplin cezaları
Madde 46- (1) Uyarma: Çocuğa eyleminin niteliğinin kötü ve uygunsuz olduğunun açıklanması ve tekrarı durumunda doğuracağı sonuçlara dikkatinin çekilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren eylemler şunlardır:
a) Yatakhane, atölye, etüt salonu, kütüphane ve buna benzer yerlerde sigara içmek.
b) Aynı alanı veya etkinliği paylaştığı arkadaşlarının rahatsız olmasına neden olacak biçimde gürültü yapmak veya davranışlarda bulunmak.
c) Yattığı odayı ve yatma yerlerini izinsiz değiştirmek.
d) Yatma ve kalkma zamanına uymamak.
e) Sayımı geciktirmek veya geç çıkmak.
f) İzin alması gereken durumlarda diğer odalara izinsiz gitmek.
g) Yemek yeri varken odalarda yemek yemek, yiyecek bulundurmak.
h) Kurum görevlilerine, kurumu ziyaret eden kişilere, kurum dışında katıldığı faaliyetlerin görevlilerine ve arkadaşlarına kaba veya saygısız davranmak.
ı) Kişisel durumu, adresi ve buna benzer konularda kurum görevlilerini yanlış bilgilendirmek, yalan söylemek.
j) Kılık ve kıyafetine, kişisel temizliğine dikkat etmemek.
k) Katıldığı etkinlikler ve derslerle ilgili olarak bulundurması gereken araç ve gereçleri yanında bulundurmamak.
l) Kurum içinde katılması gereken faaliyetlere katılmamak, geç katılmak veya katıldıktan sonra izinsiz ayrılmak.
m) Siyasî partilere, bu partilere bağlı yan kuruluşlara ait amblem, rozet, yazı, slogan, bildiri, ilân, broşür ve buna benzer eşyaları bulundurmak, asmak, teşhir etmek ya da üzerinde taşımak.

(2) Kınama: Çocuğun, daha önce uyarı cezası verilmesine sebep olan davranışı ikinci kez tekrarlaması hâlinde, davranışının sonuçlarına ikinci kez dikkatinin çekilmesidir.

(3) Onarma, tazmin etme ve eski hâle getirme: Disiplin cezası gerektiren eylemin sonuçlarının, istekli olması koşulu ile çocuk tarafından onarma, tazmin etme veya eski hâle getirme suretiyle giderilmesidir. Bu disiplin cezasını gerektiren eylemler şunlardır:
a) Başkasına ait eşyayı izinsiz almak, kullanmak.
b) İdarece alınan sağlık önlemlerine uymamak.
c) Çevre temizliğine dikkat etmemek, kurumu ve çevresini kirletmek.

d) Kişisel temizliğini veya kendi yaşam alanının temizliğini yapmamakta ısrar etmek.

e) Kurum içindeki iş ve eğitim yerini izinsiz terk etmek.
f) Kuruma ait eşyayı usulüne uygun olmayan şekilde almak veya kullanmak.
g) İşini kasten kötü yapmak veya çalışması gerekirken çalışmamak.
h) İyileştirme ve eğitim faaliyetlerinde kendisine verilen ödev ve görevleri yapmamak.

ı) Resmî kurumlardan, kurum kitaplığından, atölye ve derslik gibi yerlerden aldığı kitap, araç ve gereçleri zamanında geri vermemek, eksik vermek ve bunlara zarar vermek.

j) Dikkatsizlikle kurumun bina, eklenti ve donanımları ile kuruma ait taşınır ve taşınmaz malları veya başkasına ait herhangi bir eşyayı yakmak, kırmak veya hasara uğratmak.
k) Üzerinde bulundurulmasına izin verilmeyen veya bulundurabileceğinden fazla eşya veya para bulundurmak.
l) Yasaklanmış her tür yayını kuruma veya kuruma bağlı yerlere sokmak veya yanında bulundurmak.
m) Kurum eşyasına, kendisinin veya arkadaşlarının araç ve gereçlerine ahlâk dışı, ideolojik veya siyasî amaç taşıyan resim, amblem ve benzerlerini yapmak, yazılar yazmak ve asmak.

(4) Harcamalarına sınır koyma: Çocuğun daha önce onarma, tazmin etme ve eski hâle getirme cezası verilmiş olan davranışı ikinci kez tekrarlaması hâlinde çalışması karşılığında aldığı ücret ve ailesinden gelen paranın haftalık harcama limitinin üçte birinin otuz gün süre ile kesilmesidir.
(5) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma: Çocuğun otuz güne kadar sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere katılmaktan yoksun bırakılmasıdır. Bu disiplin cezasını gerektiren eylemler şunlardır:
a) Kumar oynamak.
b) Kavga etmek.
c) Dikkatsiz davranışı sonucu başkalarının güvenliğini veya sağlığını tehlikeye düşürmek.
d) Katıldığı kurum dışı faaliyetlerden zamanında dönmemek ve uyması gereken koşullara uymamak.
e) Kullanması için kendisine verilen bir şeyi satmak veya başkasına vermek.
f) Kurum veya dış güvenlik görevlilerine rüşvet vermek.

g) Suç örgütlerine ait her türlü yayın, bez afiş, pankart, resim, sembol işaret ve benzeri eşyayı kurumun herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek ya da bulundurmak.

h) Katıldığı faaliyetlerin akışını ve düzenini engelleyici ve bozucu nitelikte kastî davranışlarda bulunmak, faaliyeti yürüten kişinin uyarısına rağmen bu davranışlarına devam etmek.
ı) Arkadaşlarının verilen görevleri yapmasına engel olmak.

j) Başkasına ait eşyaya kasten zarar vermek.

(6) Teşvik esaslı ayrıcalıkları geri alma: Çocuğun, daha önce bazı faaliyetlere katılmaktan alıkoyma cezası verilmiş olan davranışı ikinci kez tekrarlaması hâlinde, teşvik esaslı ayrıcalıkların otuz gün süre ile geri alınmasıdır.

(7) İznin ertelenmesi veya ziyaretlerin kapalı şekilde yaptırılması: Disiplin cezasını gerektiren eylemin niteliğine ve ağırlık derecesine göre çocuğun izninin altmış güne kadar ertelenmesi veya kapalı ceza infaz kurumlarında açık ziyaretlerin altmış güne kadar kapalı şekilde yaptırılmasıdır. Bu disiplin cezasını gerektiren eylemler şunlardır:

a) Diğer çocuklar üzerinde nüfuz kurmak ve husumet hislerini tahrike çalışmak, imtiyaz ve menfaat hırsları yaratmak.
b) Her türlü bağımlılık yapıcı maddeyi kuruma getirmek, kullanmak, bulundurmak, satmak, kullanmış olarak kuruma gelmek.

c) Başkalarına ait para ve eşyayı almak için zor kullanmak, haraç almak.
d) Taarruz ve firara yarayacak ve gerektiğinde bu işler için kullanılabilecek madde ve aletleri yapmak, saklamak, bulundurmak.

e) İdareye ait olup kendisine verilmemiş bulunan yatak, battaniye, karyola ve dolap gibi eşyayı zapt etmek veya satmak ya da maddi menfaat karşılığı diğer çocuklara kullandırmak.

f) Kurum görevlilerine hakaret etmek, karşı gelmek.
g) Başkalarının güvenliğini veya sağlığını tehlikeye sokan davranışlarda bulunmak.
h) Mazeretsiz olarak izinden dönmesi gereken zamandan geç dönmek ve uyması gereken koşullara uymamak.
ı) Kuruma yasak eşya sokmak, başkasına vermek veya satmak.
j) Okul, işyeri gibi gitmesi gereken bir yere gitmemek, katılması gereken faaliyetlere katılmamak.
k) Hakaret veya iftira etmek, alçaltıcı söz söylemek veya davranışta bulunmak, başkalarını bu tür davranışlara kışkırtmak.
l) Suç örgütlerinin propaganda ve eğitim faaliyetlerini yapmak veya yaptırmak.
m) Kurum dışına izinsiz çıkmak.
n) Kurumca verilen kimlik kartında veya kendisine verilen her tür belgede tahrifat yapmak, sahte belge düzenlemek, kullanmak.
o) İyileştirme ve eğitim faaliyetlerinin yapılmasına engel olmak, katılanları faaliyetleri terk etmeye zorlamak veya kışkırtmak.
p) Kasten başkasını yaralamak.

r) Kurumda güvenlik amacıyla oluşturulan teknik, mekanik veya elektronik cihaz ya da sistemleri kasten etkisiz veya çalışamaz hale getirmek yahut amacı dışında kullanmak.

(8) Kapalı ceza infaz kurumuna iade: Çocuğun, eyleminin nitelik ve ağırlığına göre çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına, bulunmadığı hâllerde kapalı ceza infaz kurumlarının çocuklara ayrılan bölümlerine altı ay, bu fıkrada sayılan disiplin eylemlerinin ikinci veya daha fazla tekrarı halinde ise bir yıl süre ile iadesidir. Çocuk, bu fıkra dışında işlenen disiplin suçları ve disiplin cezalarından dolayı çocuk kapalı infaz kurumuna iade edilemez. Kapalı ceza infaz kurumuna iadeyi gerektiren eylemler şunlardır:

a) Kurum içinde veya dışında başkasını neticesi sebebiyle ağırlaşmış şekilde yaralamak ya da yaralayıcı, öldürücü her türlü âlet, silâh ve patlayıcı madde kullanmak suretiyle herhangi bir kimseyi yaralamaya teşebbüs etmek, yaralamak.

b) Bir kimseyi rızası hilafına alıkoymak.
c) Şiddet ve tehdit ile kurum görevlilerinin görevini engellemek.
d) Firara teşebbüs etmek veya firar etmek.
e) Kasten kurumun bina, eklenti ve donanımları ile taşınır ve taşınmaz mallarını yakmak veya yakmaya teşebbüs etmek, ağır hasar vermek.
f) Hükümlü ve tutukluları idareye karşı kışkırtmak, isyan çıkartmak veya isyana teşebbüs etmek.
g) Adam öldürmek veya öldürmeye teşebbüs etmek.
h) Cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı ve cinsel tacizde bulunmak veya bunlara teşebbüs ve bu tür davranışlara kışkırtmak.
ı) Görevlilere, diğer çocuklara işkence yapmak veya yaptırmak.
(9) Odaya kapatma cezası: Sekizinci fıkrada belirtilen kapalı infaz kurumunda bulunan çocuğun, aynı fıkrada belirtilen eylemlerde bulunması hâlinde, beş güne kadar açık havaya çıkma hakkı saklı kalmak üzere, gece ve gündüz tek başına bir odada tutulmasıdır. Bu ceza, çocuğun kurum görevlilerine istediği zaman ulaşmasına engel olunmayacak şekilde uygulanır. Çocuk, cezanın infazı öncesinde, sırasında ve sonrasında doktor kontrolünden geçirilir. Cezanın infazı sırasında çocuğun; ailesi, avukatı ve yasal temsilcisiyle görüşmesine izin verilir.

Disiplin soruşturması
Madde 47- (1) Uyarma, kınama ve bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezaları kurumun en üst amiri tarafından verilir ve uygulanır.

(2) Hükümlülerin diğer disiplin cezalarını gerektiren eylemlerinin öğrenilmesinden itibaren derhâl ve en geç beş gün içinde kurum en üst amirince atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanır.

(3) Soruşturma en geç onbeş gün içinde tamamlanır. Firar halinde bu süre hükümlünün yakalandığının öğrenildiği tarihte başlar. Düzenlenen rapor ve ekleri disiplin kuruluna sunulur. Soruşturma süresi eylemin ve soruşturmanın niteliğine göre infaz hâkiminin yazılı onayı ile yedi güne kadar uzatılabilir.

(4) Savunma alınmadan disiplin cezası verilemez. Haklarında disiplin soruşturması yapılanlara, yüklenen eylemin niteliği ve sonuçları ile üç gün içinde savunmalarını vermeleri, aksi hâlde bu haklarından vazgeçmiş sayılacakları yazılı olarak bildirilir. Savunma yazılı olarak sunulabileceği gibi sözlü olarak da yapılabilir. Sözlü savunma tutanakla saptanır. Türkçe bilmeyenlerle, sağır ve dilsizlerin savunmaları tercüman aracılığıyla alınır.

(5) Disiplin cezaları disiplin kurulunca evrak üzerinden görüşülerek en geç üç gün içinde karara bağlanır. Disiplin kurulu, yasada yazılı disiplin cezası uygulanmasına veya disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verebilir. Disiplin kurulu kararları gerekçeli olarak yazılır ve kararda şikâyet mercii ve süresi açıkça gösterilir.

(6) Disiplin kurulu kararı, haklarında soruşturma yapılanlara yönetim tarafından derhâl tebliğ edilir.

(7) Kurumun iç düzenini ve hükümlülerin yaşam ve beden bütünlüklerinin ciddî tehlike altında bulunması nedeniyle derhâl tedbir alınması zorunlu olan hâllerde, kurumun en üst amiri 49 uncu maddede belirtilen tedbirleri almakla beraber soruşturmayı başlatır. Bu hâlde infaz hâkimine bilgi verilir.

(8) Disiplin soruşturması hükümlünün barındırıldığı ceza infaz kurumu disiplin kurulu tarafından yapılır. Hükümlünün ceza infaz kurumu dışındaki eylemleri nedeniyle yapılacak disiplin soruşturması, hükümlünün eylem öncesi en son barındırıldığı ceza infaz kurumu disiplin kurulu tarafından yapılır.

Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması
Madde 48- (1) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 3/10/2013 tarihli ve E.:2013/28, K.:2013/106 sayılı Kararı ile.)
(2) Bir eylemden dolayı verilen disiplin cezası kesinleştikten sonra bu cezanın infazı tamamlanıp kaldırılması için dördüncü fıkrada belirtilen süreler geçinceye kadar yeniden disiplin cezasını gerektiren bir eylemde bulunan hükümlü hakkında, her defasında bir üst ceza uygulanır.

(3) Disiplin cezalarının infazı;

a) Hücreye koyma ve odaya kapatma cezasının infazına, infaz hâkiminin onayı ile başlanır. Hücreye koyma ve odaya kapatma cezasına ilişkin diğer hükümler saklı kalmak üzere, kesinleşen disiplin cezalarının infazına derhâl başlanır. Birden fazla disiplin cezası verilmiş olması hâlinde, bu cezalar kesinleşme tarihleri sırasına göre ayrı ayrı infaz edilir. Bir cezanın infazı tamamlanmadan diğerinin infazına başlanmaz.

b) Disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işlemi yapılmaz, ancak bu süre hakederek salıverme tarihini geçemez.

c) Hücreye koyma cezasına ilişkin disiplin cezalarının infazından önce ve infazı sırasında hükümlü, hekim tarafından muayene edilir. İlgilinin bu cezaya katlanamayacağı anlaşılırsa cezanın infazı sonraya bırakılır veya hekiminin belirleyeceği aralıklarla infaz edilir. Koşullu salıverilme tarihine kadar hükümlünün iyileşemeyeceğinin tam teşekküllü Devlet veya üniversite hastanesi sağlık kurulu raporu ile saptanması hâlinde hücreye koyma cezası infaz edilmez; yerine 44 üncü maddenin ikinci fıkrasının uygulandığı hallerde iki ay, üçüncü fıkrasının uygulandığı hallerde dört ay süreyle ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası uygulanır. Raporlar infaz dosyasına konulur.

(4) İnfaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında aşağıda belirtilen süreler esas alınır;
a) Kınama cezası onbeş gün,
b) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası bir ay,
c) Ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma cezası üç ay,
d) Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama cezası üç ay,
e) Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası üç ay,
f) Hücreye koyma cezası 44 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki hâllerde altı ay, üçüncü fıkrasındaki hâllerde bir yıl,
g) Hücre cezasına karşılık ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası, (f) bendinde belirtilen süre, Sonunda disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla (a) ve (b) bentlerinde belirtilen cezalar kurum en üst amiri tarafından, diğer bentlerde belirtilen cezalar, kurumun en üst amirinin önerisi ve disiplin kurulu kararıyla kaldırılır.
(5) Çocuk hükümlüler hakkında verilen disiplin cezaları;
a) Uyarma ve kınama cezaları kararla birlikte,
b) Onarma, tazmin etme ve eski hâle getirme cezası yedi gün sonunda,
c) Harcamalarına sınır koyma cezası otuz gün sonunda,
d) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası otuz gün sonunda,
e) Teşvik esaslı ayrıcalıkları geri alma cezası otuz gün sonunda,
f) İznin ertelenmesi cezası altmış gün sonunda,
g) Kapalı ceza infaz kurumuna iade cezası altmış gün sonunda,
h) Odaya kapatma cezası doksan gün sonunda, Kendiliğinden kalkmış sayılır. (a) bendi hariç, bu fıkradaki diğer süreler karar tarihinden, firar hâlinde infaz tarihinden itibaren başlar.

(6) Çocuğun bulunduğu kurumun disiplin kurulu, kurum kurallarına uyma, iyileştirme programında ilerleme veya verilen ceza ile amaçlanan sonucun gerçekleşmesi durumunda, çocuk hakkında verilen disiplin cezasını süre koşulu aranmaksızın her zaman kaldırabilir.

Ödüllendirme
Madde 51 – (Değişik: 24/1/2013-6411/6 md.) (1) Hükümlüler, kurum içindeki veya dışındaki genel durumları, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine etkin katılımları, kurum düzenine karşı tutumları ve kendilerine verilen işlerdeki gayretleri dikkate alınarak teşvik esaslı ödüllerden yararlandırılabilirler.
(2) Bu madde hükümleri, çocuk hükümlüler için de geçerlidir.

(3) Hükümlülere verilebilecek ödüller şunlardır:
a) Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan evli hükümlüler, en geç üç ayda bir kez olmak üzere, üç saatten yirmidört saate kadar eşleri ile kurum veya eklentilerinde ceza infaz kurumu personelinin yakın nezareti olmaksızın mahrem şekilde görüştürülebilir.
b) Çocuk hükümlülere, en geç ayda bir kez olmak üzere, üç saatten yirmidört saate kadar ana ve babasıyla veya vasisiyle ya da ana veya babasıyla birlikte kardeşiyle kurum ya da eklentilerinde ceza infaz kurumu personelinin yakın nezareti olmaksızın aile görüşmesi yaptırılabilir.

c) Haftalık ziyaret süresi iki saate kadar uzatılabilir.
d) Kapalı ziyaret yerine açık ziyaret yaptırılabilir.
e) Üst üste kullanılmayan en fazla üç haftalık ziyaret süresi toplu olarak kullandırılabilir.
f) Haftalık telefonla görüşme süresi veya sayısı iki katına kadar artırılabilir.
g) Sosyal, kültürel veya sportif etkinliklerden öncelikli veya daha uzun süreli yararlanmaları sağlanabilir.
h) Haftalık harcama miktarı yarı oranında artırılabilir.
ı) Tek kişilik odalarda televizyon bulundurma imkânı verilebilir.
j) Hediye verilebilir.
k) Takdir belgesi veya tavsiye mektubu verilebilir.

l) Çocuk hükümlüler için kurum bünyesinde gerçekleştirilen tören veya anma günü ya da doğum günlerinde çocukların ailelerinin de etkinliklere katılması sağlanabilir.

m) Çocuk hükümlünün yanında kalacağı bir yakınının olmaması nedeniyle kullanamadığı özel izinler yerine kurum idaresinin uygun gördüğü gün kadar eğitimevinin bulunduğu il sınırları içinde gündüzleri iznini geçirmesi ve gece eğitimevinde kalması imkanı verilebilir.

n) Çocuk eğitimevinde kalan hükümlünün hafta sonunda bir gün, kurum idaresinin uygun gördüğü süre kadar, kurum dışına çıkmasına izin verilebilir.
o) Çocuk eğitimevinde kalan hükümlü, kamu kurum ve kuruluşlarının gençlik kampı veya gençlik merkezi gibi imkanlarından yararlandırılabilir.

(4) Ödüllendirme sisteminin usul ve esasları ile bu ödüllerden yararlanmanın kapsam ve şartları, suç türleri dikkate alınarak yönetmelikle belirlenir.

Kendi istekleri ile nakil
Madde 54- (1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için;
a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri,
b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri,
c) Ceza infaz kurumlarında bulunulması gereken sürenin üç aydan fazla olması,

d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması,
e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması,
f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması,
g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması,
Gerekir. Çocuk hükümlüler bakımından bu fıkranın (b) bendi uygulanmaz.

(2) Bu hükümlüler nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorundadırlar. Çocuklar bakımından bu süre altı ay olarak uygulanır.

Kütüphaneden yararlanma
Madde 61- (1) Ceza infaz kurumlarında, kurumun büyüklüğüne göre, kütüphane veya kitaplık oluşturulur. Kütüphanelerde veya kitaplıklarda verilen derslere kaynaklık edecek kitapların yanı sıra olanaklar ölçüsünde hükümlülerin boş zamanlarını değerlendirmelerini, okuma alışkanlığı edinmelerini ve kültür bakımından  ufuklarını geliştirmelerini sağlayacak kitaplar da bulundurulur.

(2) Hükümlüye kurum kütüphanesinden yararlanma imkânı verilir. Ayrıca, hükümlüler kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı kütüphanelerde bulunan ve 62 nci maddedeki şartları taşıyan yayınlardan yararlandırılabilir.

(3) Bu hizmet, gezici kitaplıklarla da yerine getirilebilir.

Süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı
Madde 62- (1) Hükümlü, mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkına sahiptir.
(2) Resmî kurumlar, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler tarafından çıkartılan gazete, kitap ve basılı yayınlar, hükümlülere ücretsiz olarak ve serbestçe verilir. Eğitim ve öğretimine devam eden hükümlülerin ders kitapları denetime tâbi tutulamaz.

(3) Kurum disiplinini, düzenini veya güvenliğini bozan ya da tehlikeye düşüren, hükümlülerin iyileştirilmesi amacına ulaşmayı zorlaştıran yahut müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayın hükümlüye verilmez.

(4) Uluslararası Standart Süreli Yayın Numarası (ISSN) veya Uluslararası Standart Kitap Numarası (ISBN) almayan süreli ve süresiz yayınlar ile Basın İlân Kurumu aracılığıyla resmî ilan ve reklam yayınlama hakkı bulunmayan gazeteler, ceza infaz kurumuna kabul edilmez. Yabancı dilde yayımlanmış gazete ve dergilerin ceza infaz kurumuna kabul edilmesinde Adalet Bakanlığı yetkilidir.

Hükümlünün telefon ile haberleşme hakkı
Madde 66- (1) Kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenen esas ve usullere göre idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşme yapabilirler. Telefon görüşmesi idarece dinlenir ve kayıt altına alınır. Bu hak, tehlikeli hâlde bulunan ve örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir.
(2) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde hükümlüler, ücretli telefonlarla serbestçe görüşme yapabilirler.

(3) Açık ve kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler altsoy, üstsoy, eş ve kardeşlerinin ölüm, ağır hastalık, salgın hastalık veya doğal afet hâllerinde, kuruma ait telefon ve faks cihazından derhâl yararlandırılırlar. Görüşmeler, tutanak ile belgelenir ve tutanaklar özel bir dosyada saklanır.

(4) Hükümlüler açık ve kapalı ceza infaz kurumlarında, çocuk eğitimevlerinde araç telefonu, telsiz telefon veya cep telefonu ve benzeri iletişim araçlarını bulunduramaz ve kullanamazlar.

Hükümlüye dışarıdan gönderilen hediyeyi kabul etme hakkı
Madde 69- (1) Kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlü, iki ayda bir kez, ayrıca dinî bayram, yılbaşı veya kendi doğum günlerinde dışarıdan gönderilen ve kurum güvenliği için tehlikeli olmayan bir hediyeyi kabul etme hakkına sahiptir. Çocuk ve altmış beş yaşını tamamlamış hükümlüler ile beraberinde çocuğu bulunan kadın hükümlüler, idare ve gözlem kurulu tarafından alınacak karar doğrultusunda belirtilen zaman dilimi dışında da hediye kabul edebilir. Bunun esas ve usûlleri yönetmelikle belirlenir.

Öğretimden yararlanma
Madde 76- (1) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin örgün ve yaygın, kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin yaygın öğretimden yararlanmaları sağlanır.

(2) Bu maddenin uygulanmasına ve sınavlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi
Madde 89- (1) Hükümlüler, ceza infaz kurumlarında bulunduğu tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulur.

(2) Birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezaları dikkate alınır. Gerektiğinde hükümlünün ceza infaz kurumuna girmeden önceki yaşamına ilişkin bilgi ve belgeler de istenebilir.

(3) Toplam on yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkum olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve madde veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanlar hakkında yapılacak açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin değerlendirmelerde idare ve gözlem kuruluna Cumhuriyet başsavcısı veya belirleyeceği bir Cumhuriyet savcısı başkanlık eder. Ayrıca, idare ve gözlem kuruluna Cumhuriyet başsavcısı tarafından belirlenen bir izleme kurulu üyesi ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı il veya ilçe müdürlükleri tarafından belirlenen birer uzman kişi katılır.

(4) İdare ve gözlem kuruluna Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile izleme kurulundan katılan üyelere katıldıkları her bir toplantı günü için memur maaş katsayısının (500) rakamı ile çarpılması sonucu bulunacak miktarda huzur hakkı ödenir.

(5) Kanunlarda iyi halliliğin arandığı durumlarda, hükümlülerin tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi bakımından bu madde hükümleri uygulanır.

(6) Açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tâbi tutulma süreleri bir yılı geçemez.

(7) İdare ve gözlem kurulu tarafından yapılacak değerlendirmelere esas olacak ilkeler ve kurulun bu maddeye ilişkin çalışma usul ve esasları ile tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tâbi tutulma süreleri yönetmelikle düzenlenir.

Kapalı ceza infaz kurumu dışına çıkma hâlleri
Madde 92- (1) Hükümlü; izin, hastaneye, Cumhuriyet Başsavcılığına veya duruşmaya sevk, eğitim, öğretim, işyurdu, cezanın ertelenmesi, salıverilme, nakil, deprem, sel gibi doğal afet ve yangın hâlleri dışında ve yetkili makamca verilmiş yazılı bir emir olmadıkça kapalı kurumun dışına çıkarılamaz. (Ek cümle: 15/8/2016-KHK-674/16 md.; Aynen kabul: 10/11/2016-6758/16 md.) 9 uncu maddenin ikinci fıkrasında yazılı suçlardan hükümlü ve tutuklu olanların, ceza infaz kurumu düzeni ile toplum güvenliğini tehlikeye düşürebileceği, terör örgütü veya diğer suç örgütü üyelerinin örgütsel amaçlı faaliyet ve haberleşmelerine imkân sağlayabileceği, yol, kalınacak ceza infaz kurumu ya da sınav merkezi veya okulda güvenlik açısından sakınca bulunabileceği değerlendirildiği takdirde kurum dışına çıkmaları Cumhuriyet başsavcılığı tarafından kısıtlanabilir.

(2) Terör ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak alınan bilgilerin doğruluğunun araştırılması bakımından zorunlu görülen hâllerde, hükümlü veya tutuklular, rızaları alınmak koşuluyla, ilgili makamın ve Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine sulh ceza hâkimi kararı ile geçici sürelerle ceza infaz kurumundan alınabilirler. Bu süreler, hükümlü veya tutuklu dinlendikten sonra işin niteliğine göre, her defasında dört günü ve hiçbir surette onbeş günü geçmemek üzere hâkim tarafından tayin olunur ve hükümlülük ve tutuklulukta geçmiş sayılır. Ceza infaz kurumundan ayrılış ve dönüşlerinde hükümlü veya tutuklunun sağlık durumu doktor raporu ile tespit edilir. Yer gösterme sırasında yapılan işlemlere ilişkin belgelerin bir örneği ilgilinin dosyasında muhafaza edilmek üzere Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.

Mazeret izni
Madde 94- (1) Hükümlülük süresinin onda birini iyi hâlle geçirmiş olanlara hükümlünün isteği ile;

a) Ana, baba, eş, kardeş veya çocuğunun ölümü nedeniyle ceza infaz kurumu en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet Başsavcılığının onayı ile,
b) Yukarıdaki bentte sayılan yakınlarından birisinin yaşamsal tehlike oluşturacak önemli ve ağır hastalık hâllerinin veya deprem, su baskını, yangın gibi felâketler nedeniyle zarara uğradıklarının belgelendirilmesi koşuluyla kurum en üst amirinin görüşü, Cumhuriyet Başsavcılığının önerisi ve Adalet Bakanlığının onayı ile,
Yol dışında on güne kadar mazeret izni verilebilir.

(2) Bu Kanunun 25 inci maddesi kapsamına girenler hariç, yüksek güvenlikli ceza infaz kurumunda bulunanlar da dâhil olmak üzere, güvenlik bakımından sakınca oluşturmaması koşuluyla tehlikeli olmayan hükümlünün, dış güvenlik görevlisinin refakatinde bulunmak şartıyla, talebi ve Cumhuriyet Başsavcısının onayıyla;

a) İkinci derece dâhil kan veya kayın hısımlarından birinin ya da eşinin ölümü nedeniyle cenazesine katılması için yol süresi dışında iki güne kadar,

b) Sağlık Kurulu raporu ile belgelendirilmesi şartıyla ana, baba, eş, kardeş, çocuk ile eşin anne veya babasından birinin yaşamsal tehlike oluşturacak önemli ve ağır hastalık hâllerinin bulunması nedeniyle bunlardan her biri için asgari bir ay arayla toplam iki defaya mahsus olmak üzere hasta ziyareti amacıyla yol süresi dışında bir güne kadar,

izin verilebilir. Hükümlünün, izin süresi içinde gece konaklaması gerektiği takdirde, kendi evi veya (a) bendinde belirtilen bir yakınının evinde, güvenli görülen başka bir yerde ya da gidilen yerde bulunan kapalı ceza infaz kurumunda kalmasına, güvenlik hususu değerlendirilmek ve gerekli güvenlik tedbirleri alınmak suretiyle, gidilen yerin valisi tarafından karar verilir. Yurt dışına çıkmasını gerektirmesi durumunda hükümlüye, bu madde gereğince izin verilemez.

Özel izin
Madde 95- (1) Açık ceza infaz kurumlarında bulunanlarla kapalı ceza infaz kurumunda olup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazananlara, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini veya güçlendirmelerini ve dış dünyaya uyumlarını sağlamak amacıyla kurum en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet Başsavcılığının onayı ile üç ayda bir, yol hariç yedi güne kadar izin verilebilir. Hastalık veya doğal afet gibi zorunlu hâllerde bu izinler birleştirilerek kullandırılabilir.

İzinden dönmeme, geç dönme
Madde 97- (1) İzinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönen hükümlüler hakkında Türk Ceza Kanununun 292 nci ve izleyen maddelerinde yazılı hükümler uygulanır. Salgın hastalık, doğal afet, savaş veya seferberlik durumunda bu sebeplerden dolayı izinden dönemeyen veya geç dönen hükümlülere ceza verilmez.
(2) İzin süresini iki gün veya daha az bir süre geçiren hükümlüler hakkında disiplin işlemi yapılır.

(3) İzinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönen hükümlüler ile firar eden hükümlülere bir daha özel izin verilmez.

Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama
Madde 98- (1) a) Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirse, hükmü veren mahkemeden,

b) Çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse, infaz hâkimliğinden,

duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenir.

(2) Birinci fıkra uyarınca yapılan başvurular cezanın infazını ertelemez. Ancak, mahkeme veya infaz hâkimliği olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir.

Birden fazla hükümdeki cezaların toplanması
Madde 99- (1) Bir kişi hakkında hükmolunan herbir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden infaz hâkimliğinden bir toplama kararı istenir. Adli para cezasından çevrilen ve ceza infaz kurumunda infaz edilme aşamasına gelen hapis cezaları da toplama kararına dahil edilir.

Hastanede geçen sürenin cezadan indirilmesi
Madde 100- (1) Cezanın infazına başlandıktan sonra hastalık nedeniyle hükümlünün ceza infaz kurumundan hastaneye kaldırılması hâlinde burada geçirdiği süre, cezadan indirilir.
(2) Ancak, cezanın infazını durdurmak için hükümlü, hastalığına kasten neden olmuşsa bu hükümden yararlanamaz. Bu hâlde Cumhuriyet savcısı infaz hâkimliğinden bir karar verilmesini ister.

İnfaz sırasında verilecek kararların mercii ve usulü
Madde 101- (1) Cezanın infazı sırasında, 98 ilâ 100 üncü maddeler gereğince mahkemeden veya infaz hâkimliğinden alınması gereken kararlar duruşma yapılmaksızın verilir. Karar verilmeden önce Cumhuriyet savcısı ve hükümlünün görüşlerini yazılı olarak bildirmeleri istenebilir.

(2) 99 uncu madde gereğince cezaların toplanması gerektiğinde bu hususta hüküm verme yetkisi, en fazla cezaya hükmetmiş bulunan mahkemenin bulunduğu yer infaz hâkimliğine, bu durumda birden çok infaz hâkimliği yetkili ise son hükmü vermiş olan mahkemenin bulunduğu yer infaz hâkimliğine aittir. En fazla cezanın;

a) Yargıtay tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilmesi hâlinde Ankara infaz hâkimliğince,

b) Bölge adliye mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilmesi hâlinde bölge adliye mahkemesinin bulunduğu il infaz hâkimliğince,

c) Bölge adliye mahkemesi tarafından duruşma açmak suretiyle verilmesi hâlinde ise hükmü kaldırılan ilk derece mahkemesinin bulunduğu yer infaz hâkimliğince,
bu hususta karar verilir.
(3) Bu madde uyarınca verilen kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir.

Kamuya yararlı bir işte çalıştırma
Madde 105- (1) Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan kısa süreli hapis cezasının yaptırım seçeneklerinden kamuya yararlı bir işte çalıştırma; hükümlünün, ücretsiz olarak iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere bir kamu kurumunun veya kamu yararına hizmet veren bir özel kuruluşun belirli hizmetlerinde çalıştırılmasıdır. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir.

(2) Denetimli serbestlik müdürlükleri, bölgelerinde bulunan bu tür kurumlardan hükümlüleri ne suretle çalıştırabileceklerine dair bilgi alırlar ve hizmetler listesini oluştururlar.

Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı
Madde 105/A- (1) Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla, koşullu salıverilme için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürenin beşte dördünü ceza infaz kurumunda geçiren ve açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan iyi halli hükümlülerin talebi halinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilebilir. Bu fıkra uyarınca denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz süresi üç yılı geçemez.

(2) Açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları oluşmasına karşın, iradesi dışındaki bir nedenle açık ceza infaz kurumuna ayrılamayan veya bu nedenle kapalı ceza infaz kurumuna geri gönderilen iyi hâlli hükümlüler, diğer şartları da taşımaları halinde, birinci fıkrada düzenlenen infaz usulünden yararlanabilirler.

(3) Yukarıdaki fıkralarda düzenlenen infaz usulünden;

a) Sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadın hükümlüler,

b) Maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen hükümlüler,

koşullu salıverilme için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürenin beşte üçünü ceza infaz kurumunda geçirmeleri ve diğer şartları da taşımaları halinde yararlanabilirler. Ağır hastalık, engellilik veya kocama hâli, Adlî Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirilmelidir. Bu fıkra uyarınca denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz süresi dört yılı geçemez.

(4) (Değişik: 18/06/2014-6545/80md.) Adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle, cezası hapse çevrilen hükümlüler yukarıdaki fıkralardaki infaz usulünden yararlanamazlar.

(5) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezasının infazına karar verilen hükümlünün, koşullu salıverilme tarihine kadar;
a) Kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalıştırılması,
b) Bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurulması,
c) Belirlenen yer veya bölgelere gitmemesi,
d) Belirlenen programlara katılması,
yükümlülüklerinden bir veya birden fazlasına tabi tutulmasına, denetimli serbestlik müdürlüğünce karar verilir. Hükümlünün risk ve ihtiyaçları dikkate alınarak yükümlülükleri değiştirilebilir.

(6) Hükümlünün;
a) Ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra, talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne beş gün içinde müracaat etmemesi,
b) Hakkında belirlenen yükümlülüklere, denetimli serbestlik müdürlüğünün hazırladığı denetim ve iyileştirme programına, denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerileriyle hakkında hazırlanan denetim planına uymamakta ısrar etmesi,
c) Ceza infaz kurumuna geri dönmek istemesi,
hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine, koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine, denetimli serbestlik müdürlüğünün bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilir.

(7) Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilir. Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir.

(8) Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümler uygulanır.

(9) Yükümlülüklerin gereklerine ve denetim planına uygun davranan hükümlünün koşullu salıverilmesi hakkında denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından hazırlanan gerekçeli rapor, 107 nci ve 108 inci maddeler uyarınca işlem yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir.

(10) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezaların infazına ilişkin esas ve usuller yönetmelikle düzenlenir.

Adlî para cezasının infazı
Madde 106- (1) Adlî para cezası, Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen usule göre tayin olunacak bir miktar paranın Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.
(2) Adlî para cezasını içeren  ilâm Cumhuriyet Başsavcılığına verilir. Cumhuriyet savcısı otuz gün içinde adlî para cezasının ödenmesi için hükümlüye 20 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir ödeme emri tebliğ eder.
(3) (Değişik: 18/6/2014-6545/81 md.) Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.
(4) (Değişik: 26/2/2008-5739/5 md.) Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.
(5) Adlî para cezasının hapse çevrileceği mahkeme ilâmında yazılı olmasa bile üçüncü fıkra hükmü Cumhuriyet Başsavcılığınca uygulanır.
(6) Hükümde, adlî para cezası takside bağlanmamış ise, bir aylık süre içinde adlî para cezasının üçte birini ödeyen hükümlünün isteği üzerine geri kalan kısmının birer ay ara ile iki eşit taksitte ödenmesine izin verilir. İlk taksidin süresinde ödenmemesi hâlinde, verilen ikinci takside ilişkin izin hükümsüz kalır.
(7) Adlî para cezası yerine çektirilen hapis süresi  üç yılı geçemez. Birden fazla hükümle adlî para cezalarına mahkûmiyet hâlinde bu süre beş yılı geçemez.
(8) (Değişik: 18/6/2014-6545/81 md.) Hükümlü, hapis yattığı veya kamuya yararlı işte çalıştığı günlerin dışındaki günlere karşılık gelen parayı öderse hapisten çıkartılır veya kamuya yararlı işte çalıştırılma sona erer.

(9) (Değişik: 26/2/2008-5739/5 md.) 16 ncı madde hükümleri saklı kalmak üzere, adlî para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz. Hapse çevrilmiş olmasına rağmen hak yoksunlukları bakımından esas alınacak olan adlî para cezasıdır.

(10) (Mülga: 26/2/2008-5739/5 md.)

(11) İnfaz edilen hapsin veya kamuya yararlı işte çalışmanın süresi, adlî para cezasını tamamıyla karşılamamış olursa, geri kalan adlî para cezasının tahsili için ilâm, Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir. Bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre kalan adlî para cezası tahsil edilir.

Koşullu salıverilme
Madde 107- (1) Koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için mahkûmun kurumdaki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesi gerekir.

(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar yirmidört yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının yarısını infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. Ancak, Türk Ceza Kanununun;

a) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82 ve 83) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,
b) İşkence suçundan (madde 94 ve 95) ve eziyet suçundan (madde 96) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,

c) Cinsel saldırı (madde 102, ikinci fıkra hariç), reşit olmayanla cinsel ilişki (madde 104, ikinci ve üçüncü fıkra hariç) ve cinsel taciz (madde 105) suçlarından süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,

d) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan (madde 102, 103, 104 ve 105) hapis cezasına mahkûm olan çocuklar,

e) madde veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188) hapis cezasına mahkûm olan çocuklar,

f) Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçlarından (madde 326 ilâ 339) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,

cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. Ayrıca, suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olan çocuklar hakkında koşullu salıverilme oranı üçte iki olarak uygulanır.

(3) Koşullu salıverilme için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre;
a) Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuzaltı,
b) Birden fazla müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuz,
c) Bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuzaltı,
d) Bir müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuz,
e) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla yirmisekiz,
Yıldır.
(4) Suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyet hâlinde; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuzaltı yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, süreli hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. Koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından ise tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanır. Ancak, bu süreler;

a) Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde kırk,
b) Birden fazla müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuzdört,
c) Bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla kırk,
d) Bir müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuzdört,
e) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuziki,
Yıldır. (Ek cümle: 22/7/2010 – 6008/9 md.) Bu fıkra hükümleri çocuklar hakkında uygulanmaz.

(5) Koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onbeş yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır.

(6) Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez.

(7) Hükümlü, denetim süresinde, infaz kurumunda öğrendiği meslek veya sanatı icra etmek üzere, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında, ücret karşılığında çalıştırılabilir.

(8) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlüler, denetim süresinde eğitimlerine, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir kurumda devam ederler.

(9) İnfaz hâkimi, denetim süresinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklar edinebileceği çevrelerden uzak kalması ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya yanında çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek infaz hâkimine verir. İnfaz hâkimi ayrıca, iki yılı geçmemek üzere denetim süresi içinde hükümlünün denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenecek yükümlülüklere tabi tutulmasına karar verebilir. Bu karar gereğince denetimli serbestlik müdürlüğü, risk ve ihtiyaçlarını dikkate alarak hükümlüyü;
a) Belirli bir bölgede denetim ve gözetim altında bulundurma,
b) Belirlenen yer veya bölgelere gitmeme,
c) Belirlenen programlara katılma,
yükümlülüklerinden bir veya birden fazlasına tabi tutar. Denetimli serbestlik müdürlüğü hükümlünün risk ve ihtiyaçlarını dikkate alarak yükümlülükleri değiştirebilir.

(10) İnfaz hâkimi, koşullu salıverilen hükümlünün kişiliğini ve topluma uyumdaki başarısını göz önünde bulundurarak; denetim süresinin, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmadan veya herhangi bir yükümlülük belirlemeden geçirilmesine karar verebileceği gibi, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasını veya belirlenen yükümlülükleri denetim süresi içinde kaldırabilir.

(11) Hükümlünün koşullu salıverilmesi hakkında ceza infaz kurumu idaresi tarafından hazırlanan gerekçeli rapor, infaz işlemlerinin yapıldığı yer infaz hâkimliğine verilir. İnfaz hâkimi, bu raporu uygun bulursa hükümlünün koşullu salıverilmesine dosya üzerinden karar verir; raporu uygun bulmadığı takdirde gerekçesini kararında gösterir. Bu kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir.

(12) Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır.

(13) Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün;

a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin,

b) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre takdir edilecek bir sürenin,

Ceza infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir. Koşullu salıverilme kararının geri alınmasından sonra aynı hükmün infazı ile ilgili bir daha koşullu salıverilme kararı verilmez.

(14) Denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.

(15) Hükümlü, geri kalan süre içinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edilirse ya da bağlı tutulduğu yükümlülükleri yerine getirmezse hükmü veren ilk derece mahkemesinin bulunduğu yer infaz hâkimliği, cezaların toplandığı hâller ile hükmün bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmiş olması hâlinde ise 101 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenen infaz hâkimliği tarafından koşullu salıverilme kararının geri alınmasına dosya üzerinden karar verilir. Bu kararlara karşı itiraz yolu açıktır.

(16) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap, Dördüncü Kısım, “Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar” başlıklı Dördüncü Bölüm, “Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar” başlıklı Beşinci Bölüm, “Milli Savunmaya Karşı Suçlar” başlıklı Altıncı Bölüm altında yer alan suçlardan birinin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi dolayısıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz.

Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri
Madde 108- (1) Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılının,
b) Müebbet hapis cezasının otuzüç yılının,

c) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuziki yılının,

d) Süreli hapis cezasının üçte ikisinin,

İnfaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir. Ancak, koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanır.

(2) Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz.

(3) İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez. Hükümlü hakkında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanacağı hükümde belirtilir.

(4) İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler.

(5) Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler uygulanır.

(6) İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.

(7) (Ek: 18/6/2014-6545/82 md.) Cezanın infazı tamamlandıktan sonra devam eden denetim süresi içinde, bu madde hükümlerine göre kendilerine yüklenen yükümlülüklere ve yasaklara aykırı hareket eden mükerrirler, infaz hâkimi kararı ile disiplin hapsine tabi tutulur. Disiplin hapsinin süresi on beş günden az ve üç aydan fazla olamaz.
(8) (Ek: 18/6/2014-6545/82 md.) Çocuğa karşı işlenen bir suçtan dolayı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır.

(9) (Ek: 18/6/2014-6545/82 md.) Birinci fıkradaki koşullu salıverme süreleri, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102 nci maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan cinsel saldırı suçundan, 103 üncü maddesinde tanımlanan çocukların cinsel istismarı suçundan, 104 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında tanımlanan reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 188 inci maddesinde tanımlanan madde veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan dolayı hapis cezasına mahkûm olanlar hakkında da uygulanır. Ancak, süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranı, dörtte üç olarak uygulanır. 188 inci madde hariç olmak üzere bu suçlardan dolayı hapis cezasına mahkûm olanlar hakkında, cezanın infazı sırasında ve koşullu salıverildikleri takdirde denetim süresi içinde, aşağıdaki tedavi veya yükümlülüklerden bir veya birkaçına infaz hâkimi tarafından karar verilir:
a) Tıbbi tedaviye tabi tutulmak
b) Tedavi amaçlı programlara katılmak
c) Suçun mağdurunun oturduğu ve çalıştığı yerleşim bölgesinde ikamet etmekten yasaklanmak
d) Mağdurun bulunduğu yerlere yaklaşmaktan yasaklanmak
e) Çocuklarla bir arada olmayı gerektiren bir ortamda çalışmaktan yasaklanmak
f) Çocuklar hakkında bakım ve gözetim yükümlülüğünü gerektiren faaliyet icra etmekten yasaklanmak
(10) (Ek: 18/6/2014-6545/82 md.) Dokuzuncu fıkra hükümleri çocuklar hakkında uygulanmaz.
(11) (Ek: 18/6/2014-6545/82 md.) Bu maddenin dokuzuncu fıkrasının uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelikle düzenlenir.

Özel infaz usulleri
Madde 110- (1) İnfaz hakimi, hükümlünün talebi üzerine kasten işlenen suçlarda toplam bir yıl altı ay, taksirle öldürme suçu hariç olmak üzere taksirle işlenen suçlarda ise toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezasının;
a) Her hafta cuma günleri saat 19.00’da girmek ve pazar günleri aynı saatte çıkmak suretiyle hafta sonları,

b) Hafta sonları hariç, her gün saat 19.00’da girmek ve ertesi gün saat 07.00’de çıkmak suretiyle geceleri,
Ceza infaz kurumlarında çektirilmesine karar verebilir.

(2) Mahkûmiyete konu suç nedeniyle doğmuş zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesine dair hukukî sorumlulukları saklı kalmak üzere;

a) Kadın, çocuk veya altmışbeş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları toplam bir yıl,

b) Yetmiş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları toplam iki yıl,

c) Yetmişbeş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları toplam dört yıl,

veya daha az süreli hapis cezasının konutunda çektirilmesine infaz hakimi tarafından karar verilebilir.

(3) Toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkum olan veya adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlülerden 16 ncı maddenin üçüncü fıkrasında belirlenen usule göre maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceği tespit edilenlerin cezasının konutunda çektirilmesine infaz hakimi tarafından karar verilebilir.

(4) Doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçen ve toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkum olan ya da adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlü kadınların cezasının konutunda çektirilmesine infaz hâkimi tarafından karar verilebilir. Bu fıkra uyarınca talepte bulunulabilmesi için kadının doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş olması gerekir. Konutta infaza en geç bu süre sonunda başlanır. Konutta infaza karar verdikten sonra çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa infaz hâkimi konutta infaz uygulamasına ilişkin kararını kaldırır.

(5) Cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesine karar verilenler hakkında tâbi oldukları infaz rejimine göre koşullu salıverilme hükümleri uygulanır. Ancak, 105/A maddesi hükümleri uygulanmaz.

(6) Cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesi kararı, infaza başlandıktan sonra da verilebilir.

(7) İnfaz hakimi talep üzerine, cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesi sırasında bu usulün uygulanmasına son verebilir. Özel infaz usulünün gereklerine geçerli bir mazeret olmaksızın uyulmaması hâlinde ise bu usulün uygulanmasına son verilir ve bu halde infaza açık ceza infaz kurumunda devam edilir. Özel infaz usulüne göre geçirilen süre, infaz aşamasında mahsup edilir. Bu fıkranın uygulandığı hallerde 105/A maddesi hükümleri uygulanmaz.

(8) Bu madde hükümlerine göre verilen kararlara itiraz yolu açıktır.

(9) Üçüncü ve dördüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri;
a) Terör suçları ile örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçlarından ya da örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan mahkum olanlar,
b) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkum olanlar,
c) Adlî para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler,
d) Koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler,
hakkında uygulanmaz.

(10) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

Tutukluların yükümlülükleri
Madde 116- (1) Bu Kanunun; yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi, kuruma alınma ve kayıt işlemleri, hükümlüler ile yakınları ve ilgililerin bilgilendirilmesi, cezayı çekme, güvenlik ve iyileştirme programına ve sağlığın korunması kurallarına uyma, bina ve eşyaların korunması, kapıların açılmaması ve temasın önlenmesi, oda ve eklentilerinde bulundurulabilecek kişisel eşyalar, arama, disiplin cezalarının niteliği ve uygulanma koşulları, kınama, bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma, ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma, haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama, ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma, hücreye koyma, çocuk hükümlüler hakkında uygulanabilecek disiplin tedbirleri ve cezaları, disiplin soruşturması, disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması, yönetim tarafından alınabilecek tedbirler, zorlayıcı araçların kullanılması, ödüllendirme, şikâyet ve itiraz, nakiller, disiplin nedeniyle nakil, zorunlu nedenlerle nakil, hastalık nedeniyle nakil, nakillerde alınacak tedbirler, avukat ve noterle görüşme hakkı, kültür ve sanat etkinliklerine katılma, ifade özgürlüğü, kütüphaneden yararlanma, süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı, telefonla haberleşme hakkı, radyo, televizyon yayınları ile internet olanaklarından yararlanma hakkı, mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı, bu Kanunda sayılan günlerde dışarıdan gönderilen hediyeyi kabul etme hakkı, din ve vicdan özgürlüğü, muayene ve tedavi istekleri, hükümlülerin beslenmesi, iyileştirme programlarının belirlenmesi, hükümlülerin sayısı ve uygulanacak güvenlik tedbirleri, eğitim programları, öğretimden yararlanma, muayene ve tedavileri, sağlık denetimi, hastaneye sevk, infazı engelleyecek hastalık hâli, kendilerine verilen yiyecek ve içecekleri reddetmeleri, ziyaret, yabancı hükümlüleri ziyaret, ziyaret ve görüşlerde uygulanacak esaslar, beden eğitimi, kütüphane ve kurslardan yararlanma konularında 9, 16, 21, 22, 26 ilâ 28, 34 ilâ 53, 55 ilâ 62, 65 ilâ 76 ve 78 ila 88 inci maddelerinde düzenlenmiş hükümlerin tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanları tutuklular hakkında da uygulanabilir.

(2) (Ek: 31/3/2011-6217/25 md.; Değişik: 8/8/2011-KHK-650/30 md.; Yeniden düzenleme: 27/6/2013-6494/27 md.) İkinci derece dâhil kan veya kayın hısımlarından birinin ya da eşinin ölümü hâlinde, tutukluya, ceza infaz kurumu en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet başsavcılığının onayı ile soruşturmanın veya kovuşturmanın selameti ve güvenlik bakımından sakınca oluşturmaması koşuluyla, dış güvenlik görevlisinin refakatinde yol süresi dışında iki güne kadar cenazeye katılması için izin verilebilir.

(3) (Ek: 27/4/2012-6301/2 md.) Ana, baba, eş, kardeş, çocuk ile eşin anne veya babasından birinin yaşamsal tehlike oluşturacak önemli ve ağır hastalık hâllerinin bulunduğunun sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi durumunda tutukluya, soruşturmanın veya kovuşturmanın selameti ve güvenlik bakımından sakınca oluşturmaması koşuluyla, ceza infaz kurumu en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet başsavcılığının onayı ile dış güvenlik görevlisinin refakatinde yol süresi dışında, bunlardan her biri için asgari bir ay arayla toplam iki defaya mahsus olmak üzere hasta ziyareti amacıyla bir güne kadar izin verilebilir.

(4) (Ek: 27/4/2012-6301/2 md.) (Değişik birinci cümle: 24/1/2013-6411/12 md.) İkinci ve üçüncü fıkraya göre izin verilen tutuklunun, izin süresi içinde gece konaklaması gerektiği takdirde, kendi evi veya ikinci fıkrada belirtilen bir yakınının evinde, güvenli görülen başka bir yerde ya da gidilen yerde bulunan kapalı ceza infaz kurumunda kalmasına, güvenlik hususu değerlendirilmek ve gerekli güvenlik tedbirleri alınmak suretiyle, gidilen yerin valisi tarafından karar verilir. Yurt dışına çıkmasını gerektirmesi durumunda tutukluya, bu madde gereğince izin verilemez.
(5) (Ek: 24/1/2013-6411/12 md.) Dördüncü fıkra ile 94 üncü maddenin ikinci fıkrasının uygulamasına ilişkin usul ve esaslar Adalet ve İçişleri bakanlıklarınca müştereken hazırlanacak yönetmelikle belirlenir.

GEÇİCİ MADDE 6- (1) 30/3/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları (madde 81, 82 ve 83), üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenen kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu, (madde 87, fıkra iki, bent d), işkence suçu (madde 94 ve 95), eziyet suçu (madde 96), cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102, 103, 104 ve 105), özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar (madde 132, 133, 134, 135, 136, 137 ve 138), madde veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (madde 188) ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere, bu maddede değişiklik yapan Kanunla değiştirilen 105/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir yıl”lık süre, “üç yıl” olarak uygulanır.

(2) 30/3/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları (madde 81, 82 ve 83), cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102, 103, 104 ve 105), özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar (madde 132, 133, 134, 135, 136, 137 ve 138) ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere;

a) Sıfır-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında bu maddede değişiklik yapan Kanunla değiştirilen 105/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “iki yıl”lık süre, “dört yıl” olarak uygulanır.

b) Maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken süreler, azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebilir. Ağır hastalık, engellilik veya kocama hâli, Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca veya Adlî Tıp Kurumunca düzenlenen bir raporla belgelendirilir.

(3) Birinci ve ikinci fıkra hükümleri, iyi halli olmak koşuluyla kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler hakkında da uygulanır.

(4) 105/A maddesinin altıncı ve yedinci fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, bu madde uyarınca hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı soruşturma başlatılması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir. Soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir.

(5) 30/3/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, tabi olduğu infaz rejimine göre belirlenen koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onbeş yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği bir gün, üç gün; onsekiz yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır.

GEÇİCİ MADDE 9- (1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenen suçlar nedeniyle verilen mahkumiyet kararları bakımından 105/A maddesinin uygulanmasına ilişkin olarak, bu maddeyi ihdas eden Kanunla söz konusu maddede yapılan değişiklikten önceki ve sonraki hükümler bir bütün olarak ayrı ayrı değerlendirilir ve hükümlünün lehine olan düzenleme uygulanır. 105/A maddesinin değişiklikten önceki hükümleri değerlendirilirken, birinci fıkrasının (a) bendinde ve ikinci fıkrasında belirtilen altı aylık süre şartı ile birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen cezanın belirli bir süre infaz edilmesine ilişkin şart uygulanmaz.

(2) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 89 uncu maddede yapılan değişiklikler, 1/9/2020 tarihinden itibaren uygulanır.

(3) 105/A maddesinin altıncı fıkrasında yer alan beş günlük süre, 1/9/2020 tarihine kadar yirmibeş gün olarak uygulanır.

(4) 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104, 105 ve 188 inci maddelerinde düzenlenen suçlardan 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 28/6/2014 tarihinden önce işlenmiş olanlar için verilen süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranı üçte iki olarak uygulanır.

(5) Covid-19 salgın hastalığının Ülkemizde görülmüş olması sebebiyle, açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ile kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanan hükümlüler, 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler ve 106 ncı madde veya diğer kanunlar uyarınca denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlüler, 31/5/2020 tarihine kadar izinli sayılır. Salgının devam etmesi halinde bu süre, Sağlık Bakanlığının önerisi üzerine Adalet Bakanlığı tarafından her defasında iki ayı geçmemek üzere iki kez uzatılabilir.

GEÇİCİ MADDE 10- (1) 30 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin kamu kurum ve kuruluşlarının iş alanlarında çalıştırılmasına ilişkin düzenleme, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl sonra uygulanır.

3/7/2005 TARİHLİ VE 5395 SAYILI ÇOCUK KORUMA KANUNU

Adlî kontrol
Madde 20- (1) Suça sürüklenen çocuklar hakkında soruşturma veya kovuşturma evrelerinde adlî kontrol tedbiri olarak Ceza Muhakemesi Kanununun 109 uncu maddesinde sayılanlar ile aşağıdaki tedbirlerden bir ya da birkaçına karar verilebilir:
a) Belirlenen çevre sınırları dışına çıkmamak.
b) Belirlenen bazı yerlere gidememek veya ancak bazı yerlere gidebilmek.
c) Belirlenen kişi ve kuruluşlarla ilişki kurmamak.
(2) Ancak bu tedbirlerden sonuç alınamaması, sonuç alınamayacağının anlaşılması veya tedbirlere uyulmaması durumunda tutuklama kararı verilebilir.

(3) Denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından takip edilen çocuk için adli kontrol süresince rehberlik edecek bir uzman görevlendirilir ve çocuk hakkında yapılacak ihtiyaç değerlendirmesine göre iyileştirme çalışmaları yürütülür.

3/7/2005 TARİHLİ VE 5402 SAYILI DENETİMLİ SERBESTLİK HİZMETLERİ KANUNU

Soruşturma evresindeki görevler
Madde 12 – (1) Müdürlüğün soruşturma evresindeki görevleri şunlardır:

a) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b), (c), (e), (j), (k) ve (l) bentleri ile 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerine göre adlî kontrol altına alınan şüphelilerle ilgili olarak, kararda belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmesine ilişkin çalışmaları yürütmek.

b) Cumhuriyet başsavcılığınca gerekli görüldüğünde, şüpheli hakkında sosyal araştırma raporu düzenleyip sunmak.
c) Suçtan zarar gören kişilerin karşılaştıkları psiko-sosyal ve ekonomik sorunların çözümünde danışmanlık yapmak ve bu kişilere yardımcı olmak.
d) İstek hâlinde şüpheliye psiko-sosyal danışmanlık yapmak.

Kovuşturma evresindeki görevler
Madde 13 – (1) Müdürlüğün kovuşturma evresindeki görevleri şunlardır:

a) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b), (c), (e), (j), (k) ve (l) bentleri ile Çocuk Koruma Kanununun 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerine göre adlî kontrol altındaki sanıklarla ilgili olarak, kararda belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmesine ilişkin çalışmaları yürütmek.

b) Karar öncesinde mahkeme veya hâkimin isteği üzerine; sanığın geçmişi, ailesi, çevresi, eğitimi, kişisel, sosyal ve ekonomik durumu, ruhsal ve psikolojik durumu, topluma ve mağdura karşı taşıdığı risk hakkında ayrıntılı sosyal araştırma raporu hazırlayıp sunmak.
c) Suçtan zarar gören kişilerin karşılaştıkları psiko-sosyal ve ekonomik sorunların çözümünde danışmanlık yapmak ve bu kişilere yardımcı olmak.
d) İstek hâlinde sanığa psiko-sosyal danışmanlık yapmak.

Kovuşturma evresinden sonraki görevler
Madde 14 – (1) Müdürlüğün kovuşturma evresinden sonraki görevleri şunlardır:
a) Haklarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının;
1) (c) bendinde belirtilen bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etme,
2) (d) bendinde belirtilen belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma,
4) (f) bendinde ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 105 inci maddesinde belirtilen kamuya yararlı bir işte çalışma ile ilgili işlemleri yapma,
Biçiminde seçenek yaptırımların gerektiğinde kolluk ve ilgili diğer makamlarla işbirliği içinde kanunda belirtilen usûl ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak.
b) Haklarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 51 inci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen hapis cezasının ertelenmesi hükmüne bağlı olarak;
1) (a) bendinde belirtilen bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün bu amaçla bir eğitim programına devam etmesi,
2) (b) bendinde belirtilen bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalışması,
3) (c) bendinde belirtilen çocuk hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesi,
Kararı verilenlerin, denetim sürelerini, kanunda belirtilen usûl ve esaslara uygun olarak geçirmelerini, güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesini gerektiğinde kolluk ve ilgili diğer makamlarla işbirliği içinde sağlamak.

c) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince belli bir hak veya yetkinin kullanılmasının yasaklanması kararı verilenlerin denetim sürelerini, kanunda belirtilen usûl ve esaslara uygun olarak geçirmelerini, güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesini gerektiğinde kolluk ve ilgili diğer makamlarla işbirliği içinde sağlamak.

d) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 51 inci maddesinin beşinci fıkrası ile 191 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince rehberlikle ilgili görevleri yerine getirmek.

e) (a), (b), (c) ve (d) bentlerindeki tedbirlerin uygulanması süresince hükümlüleri izlemek, denetlemek ve yönlendirmek, hükümlülerin psiko-sosyal sorunlarını çözmek ve bunlara yardımda bulunmak, izleme ve denetleme sonucunu ve yükümlülüğe uymayanları ya da suç işleyenleri mahkeme, infaz hâkimi, hâkim veya Cumhuriyet başsavcılığına bildirmek.

f) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 96 ncı maddesi gereğince salıverilmesine bir ay kalmış olan hükümlülere, verilen iş arama izni süresince yardımcı olmak.

g) Hükümlülerin topluma kazandırılmasında ve salıverilmeye hazırlanmasında ceza infaz kurumlarının psiko-sosyal servisleriyle işbirliği yapmak, gerektiğinde hükümlü ile görüşerek salıverilme öncesi değerlendirme raporunun hazırlanmasına katılmak.

h) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 110 uncu maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında düzenlenen hapis cezasının konutta infaz edilmesi sırasında hükümlünün psiko-sosyal sorunlarının çözümüne yardımda bulunmak, bu konuda rapor düzenlemek, hükümlünün infazın gereklerine uymadığının belirlenmesi durumunda Cumhuriyet başsavcılığına bildirmek.
ı) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa göre etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanıp da haklarında güvenlik tedbirine hükmolunanlarla ilgili bu tedbirlerin uygulanmasını sağlamak.

(2) (Ek: 6/12/2006-5560/44 md.) Kamu yararına çalışma yaptırımının infazında 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu hükümleri uygulanmaz.

Salıverme sonrası görevler
Madde 15 – (1) Müdürlüğün salıverme sonrası görevleri şunlardır:
a) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107 nci maddesinin;
1) Yedinci fıkrasında düzenlenen denetim süresinde hükümlünün kamu kuruluşunda veya bir başkasının gözetiminde ücretle çalıştırılması,
2) Sekizinci fıkrasında düzenlenen çocuk hükümlülerin, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna yerleştirilmesi,

3) Dokuzuncu fıkrasında düzenlenen uzman bir kişinin görevlendirilmesi ve hükümlünün davranışlarının izlenerek infaz hâkimine rapor verilmesi,

4) Onikinci fıkrasında düzenlenen denetim süresinde hükümlünün yükümlülüklere uyması veya hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlememesi,

5) Ondördüncü fıkrasında düzenlenen denetim süresini iyi hâlle geçirmesi,
Biçimindeki yükümlülüklerin denetimi kapsamında kendisine verilen görevleri, gerektiğinde kolluk ve ilgili diğer makamlarla işbirliği yaparak yerine getirmek.
b) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108 inci maddesinin dördüncü ve altıncı fıkraları gereğince düzenlenen denetim süresinin iyi hâlle geçirilmesi yükümlülüğünün denetimi kapsamında kendisine verilen görevleri, gerektiğinde kolluk makamlarıyla işbirliği yaparak yerine getirmek.
c) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107 nci maddesinin onuncu fıkrasında belirtilen denetimli serbestlik tedbirinin veya belirlenen yükümlülüklerin kaldırılması konusunda düzenleyeceği bir raporla görüş bildirmek.
d) Koruma kurulları; kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan vakıf ve dernekler ile uygun görülen gönüllü gerçek ve tüzel kişilerle işbirliği yaparak 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 90 ve 91 inci maddelerinde düzenlenen, salıverilen kişilerin iş bulmalarına veya meslek ve sanatlarıyla ilgili bir iş kurmalarına, çevre ve aileleriyle olabilecek psiko-sosyal sorunların çözümüne yardımcı olmak.
e) Hükümlülerin yeniden suç işlemesinin önlenmesi ve topluma kazandırılmasını sağlayıcı etkenleri güçlendirme amacına yönelik çalışmalar yapmak.

Elektronik cihazların kullanılması suretiyle takip
Madde 15/A – (Ek: 5/4/2012-6291/4 md.)
(1) Şüpheli, sanık ve hükümlülerin toplum içinde izlenmesi, gözetimi ve denetimi elektronik cihazların kullanılması suretiyle de yerine getirilebilir. Bu izleme, rızası alınmak koşuluyla hükümlüye ait elektronik cihazlar kullanılmak suretiyle de yapılabilir.

(2) İzleme, gözetim ve denetime ilişkin esas ve usuller yönetmelikle düzenlenir.

Malî hükümler
Madde 26 – (1) Denetimli serbestlik ve yardım ile koruma hizmetlerini yürütmek üzere bu Kanun ile oluşturulan taşra teşkilâtında görevli Devlet memurları; hizmet sınıfı, unvan ve derecelerine göre ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde görev yapan emsallerine 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan yararlanırlar.
(2) Danışma Kurulunun toplantılarına katılan üyelere 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre harcırah ödenir.
(3) Denetimli serbestlik ve yardım ile koruma hizmetleri için Bakanlık bütçesine yeterli ödenek konulur. Bu hizmetlerde çalışan gönüllülere, talepleri üzerine fiilen çalıştıkları her gün için ulaşım ve iaşe giderleri karşılığı olarak yapılacak günlük ödeme tutarı ve tüm gönüllülere ödeme yapılabilecek yıllık toplam gün sayısı bütçe kanunlarıyla belirlenir. Bu ödemelerden herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz.

(4) Denetimli serbestlik tedbiri altında bulunan ve denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından muhtaç durumda olduğu tespit edilen yükümlülerin, kamuya yararlı bir işte ücretsiz çalıştırılma yükümlülüğünü yerine getirirken mutad vasıta ile yaptıkları yol giderleri müdürlük bütçesinden, iaşe giderleri ise çalıştırıldıkları kurum bütçesinden karşılanabilir.

21/3/2007 TARİHLİ VE 5607 SAYILI KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNU

Kaçakçılık suçları
MADDE 3 – (1) Eşyayı, gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Eşyanın, gümrük kapıları dışından ülkeye sokulması halinde, verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılır.
(2) Eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ülkeye sokan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Transit rejimi çerçevesinde taşınan serbest dolaşımda bulunmayan eşyayı, rejim hükümlerine aykırı olarak gümrük bölgesinde bırakan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(4) Belli bir amaç için kullanılmak veya işlenmek üzere ülkeye geçici ithalat ve dahilde işleme rejimi çerçevesinde getirilen eşyayı, hile ile yurt dışına çıkarmış gibi işlem yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(5) Birinci ila dördüncü fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesine iştirak etmeksizin, bunların konusunu oluşturan eşyayı, bu özelliğini bilerek ve ticarî amaçla satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(6) Özel kanunları gereğince gümrük vergilerinden kısmen veya tamamen muaf olarak ithal edilen eşyayı, ithal amacı dışında başka bir kullanıma tahsis eden, satan veya devreden ya da bu özelliğini bilerek satın alan veya kabul eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(7) İthali kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeye sokan kişi, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren suç oluşturmadığı takdirde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. İthali yasak eşyayı, bu özelliğini bilerek satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişi, aynı ceza ile cezalandırılır.
(8) İhracı kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeden çıkaran kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(9) İlgili kanun hükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak amacıyla ihracat gerçekleşmediği hâlde gerçekleşmiş gibi gösteren ya da gerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik gösteren kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Beyanname ve eki belgelerde gösterilen ile gerçekte ihraç edilen eşya arasında yüzde onu aşmayan bir fark bulunması halinde, sadece 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır.
(10) Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün, tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısından iki katına kadar artırılır, ancak bu fıkranın uygulanması suretiyle verilecek ceza üç yıldan az olamaz.
(11) (Değişik: 18/6/2014-6545/89 md.) Ulusal marker uygulamasına tabi olup da, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun belirlediği seviyenin altında ulusal marker içeren veya hiç içermeyen akaryakıtı;
a) Ticari amaçla üreten, bulunduran veya nakleden,
b) Satışa arz eden veya satan,
c) Bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alan,
kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Ancak, marker içermeyen veya seviyesi geçersiz olan akaryakıtın kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması hâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmolunur.
(12) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan izin alınmadan; akaryakıt haricinde kalan solvent, madenî yağ, baz yağ, asfalt ve benzeri petrol ürünlerinden akaryakıt üreten veya bunları doğrudan akaryakıt yerine ikmal ederek üreten, satışa arz eden, satan, bulunduran, bu özelliğini bilerek ticarî amaçla satın alan, taşıyan veya saklayan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(13) Her türlü üretim, iletim ve dağıtım hatları dahil olmak üzere sıvı veya gaz halindeki hidrokarbonlarla, hidrokarbon türevi olan yakıtları nakleden boru hatlarından, depolarından veya kuyulardan kanunlara aykırı şekilde alınan ürünleri satışa arz eden, satan, bulunduran, bu özelliğini bilerek ticarî amaçla satın alan, taşıyan veya saklayan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(14) Kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı olarak sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipman bulunduranlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(15) Ulusal markeri yetkisiz olarak üreten, satışa arz eden, satan, yetkisiz kişilerden satın alan, kabul eden, bu özelliğini bilerek nakleden veya bulunduranlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ulusal markerin kimyasal özelliklerini taşımasa bile, bu madde yerine kullanılmak amacıyla üretilen kimyasal terkipler hakkında da bu fıkra hükmü uygulanır.
(16) Tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin ambalajlarına kamu kurumlarınca uygulanan bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretlerin taklitlerini imal eden veya ülkeye sokanlar ile bunları bilerek bulunduran, nakleden, satan ya da kullananlar üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(17) Tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin ambalajlarına kamu kurumlarınca uygulanan bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri; ilgili mevzuatta belirlenen şekilde temin etmesine rağmen belirlenen ürünlerde kullanmaksızın bedelli veya bedelsiz olarak yayanlar, bunları alma veya kullanma hakkı olmadığı halde sahte evrak veya dokümanlarla veya herhangi bir biçimde ilgili kurum ve kuruluşları yanıltarak temin edenler, bunları taklit veya tahrif ederek ya da konulduğu üründen kaldırarak, değiştirerek ya da her ne suretle olursa olsun tedarik ederek amacı dışında kullananlar üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(18) (Değişik: 18/6/2014-6545/89 md.) Ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan ya da taklit veya yanıltıcı bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri taşıyan tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkileri;
a) Ticari amaçla üreten, bulunduran veya nakleden,
b) Satışa arz eden veya satan,
c) Bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alan,
kişi üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Ancak, tütün mamullerinin etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması hâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmolunur.
(19) (Mülga: 18/6/2014-6545/89 md.)
(20) (Mülga: 18/6/2014-6545/89 md.; Yeniden düzenleme: 28/11/2017-7061/93 md.) Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumundan yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlar ile ticari amaçla; makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satanlara, satışa arz edenlere, bulunduran ve nakledenlere üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.
(21) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiiller, teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile, tamamlanmış gibi cezalandırılır.

(22) (Ek: 18/6/2014-6545/89 md.)Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların konusunu oluşturan eşyanın değerinin fahiş olması hâlinde, verilecek cezalar yarısından bir katına kadar artırılır. Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.

Etkin pişmanlık
MADDE 5 – (1) 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birine iştirak etmiş olan kişi; resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, fiili, diğer failleri ve kaçak eşyanın saklandığı yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin, faillerin yakalanmasını veya kaçak eşyanın ele geçirilmesini sağlaması halinde cezalandırılmaz. Haber alındıktan sonra fiilin bütünüyle ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden kişiye verilecek ceza üçte iki oranında indirilir.

(2) Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine;
a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında,
b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında,
indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması halinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır.

(3) İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz.

GEÇİCİ MADDE 12- (1) Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödedikleri takdirde Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeden faydalanabilir.

(2) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bu Kanunun kapsamına giren suçlardan dolayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalardan, 3 üncü ve 5 inci maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeler nedeniyle lehe değerlendirme yapılması gereken dosyalar, gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir.

24/2/1983 TARİH VE 2802 SAYILI HÂKİMLER VE SAVCILAR KANUNU

Görevleri:
Madde 114 – (Değişik: 22/12/2005 – 5435/36 md.) Adalet komisyonlarının görevleri şunlardır:
a) Atamaları doğrudan Bakanlıkça yapılanlar dışındaki adlî ve idarî yargı ile ceza infaz kurumları ve tutukevleri personelinin;

1) İlk defa Devlet memurluğuna atanacaklardan merkezî sınavda başarılı olanların ilgili yönetmelik hükümlerine göre düzenlenecek sözlü ve gerektiğinde uygulamalı sınavlarını yapmak, hukuk fakültesi, adalet meslek yüksek okulu veya meslek yüksekokullarının adalet veya ceza infaz ve güvenlik hizmetleri programı, lise veya meslek liselerinin adalet alanı ve ilgili mevzuat uyarınca bunlara denkliği kabul edilen program veya alan mezunlarına öncelik tanımak kaydıyla başarılı olanların atanmalarını teklif etmek.

2) Aslî Devlet memurluğuna atanmaları, sicil ve disiplin işlemleri, görevden uzaklaştırılmaları, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlemlerini bu Kanun ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile ilgili mevzuat hükümlerine göre yerine getirmek.

3) Naklen veya hizmet gereği atamasını, ilgili mahkeme başkanı, hâkim veya Cumhuriyet savcısının görüşünü alarak, yetki alanı içerisinde yapmak.

4) Geçici olarak görevlendirmesini, yetki alanı içerisinde altı ayı geçmemek üzere yapmak.

b) Kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek.

Bakanlıkça, birinci fıkranın (a) bendinin (1) numaralı alt bendindeki görevlerin bir kısmı veya tamamının Bakanlık bünyesinde oluşturulacak sınav kurullarınca yerine getirilmesine de karar verilebilir.

İlk defa Devlet memurluğuna atanması teklif edilen personelin atanmaları Bakanlık onayı ile tamamlanır. Bu personelin atanması, eğitilmesi ile ilgili usûl ve esaslar ile sınav kurullarının oluşumu yönetmelikte gösterilir.

Bu madde kapsamındaki personeli, ilgili adalet komisyonunun muvafakati, teklifi veya hizmetin gereği olarak başka bir adalet komisyonunun yetki alanına naklen atama veya geçici olarak görevlendirme yetkisi Adalet Bakanlığına aittir.

12/4/1991 TARİHLİ VE 3713 SAYILI TERÖRLE MÜCADELE KANUNU

Koşullu salıverilme
Madde 17- Bu Kanun kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar hakkında, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması bakımından 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 108 inci maddesi hükümleri uygulanır. Ancak, süreli hapis cezaları bakımından düzenlenen koşullu salıverilme oranı, dörtte üç olarak uygulanır.

Tutuklu veya hükümlü iken firar veya ayaklanma suçundan mahkûm edilmiş bulunanlar ile disiplin cezası olarak üç defa hücre hapsi cezası almış olanlar, bu disiplin cezaları kaldırılmış olsa bile şartla salıverilmeden yararlanamazlar.
Bu Kanun kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar, hükümlerinin kesinleşme tarihinden sonra bu Kanunun kapsamına giren bir suçu işlemeleri halinde, şartla salıverilmeden yararlanamazlar.
Ölüm cezaları, 14/7/2004 tarihli ve 5218 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile değişik 3/8/2002 tarihli ve 4771 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen terör suçluları ile ölüm cezaları ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen veya ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına mahkûm olan terör suçluları koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanamaz. Bunlar hakkında ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası ölünceye kadar devam eder.

6/8/1997 TARİHLİ VE 4301 SAYILI CEZA İNFAZ KURUMLARI İLE TUTUKEVLERİ İŞYURTLARI KURUMUNA İLİŞKİN BAZI MALİ HÜKÜMLERİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN

Ücret ve ek ödemeler
Madde 8- (Mülga birinci fıkra: 2/7/2018 – KHK-703/64 md.)

Ücretleri işyurdundan ödenmek üzere 1475 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre, hükümlü ve tutuklulara bir mesleğin gerektirdiği bilgi, beceri ve iş alışkanlıklarını kazandırabilecek nitelikleri haiz yeter sayıda usta, işyurtlarında çalıştırılabilir.

İşyurtlarında çalışma saatleri dışında veya tatil günlerinde fazla çalışma yaptırılabilir. Fazla çalışma yapan hükümlü, tutuklu, personel ve işçilere yılı bütçe kanunlarında belirlenen miktarlarda fazla çalışma ücreti ödenir.

İşyurtlarının yıllık bilançolarında tahakkuk edecek her türlü faaliyet dışı gelirleri ve faizler hariç olmak üzere karlarının % 25’ini aşmamak üzere;
a) İşyurtlarında merkezde ve işyurdu müdürlüğünde görevli personel, işçi ve hükümlüler ile tutuklulara, yıllık net ücretinin % 50’sini geçmemek üzere memur maaş katsayısının (10.000) gösterge rakamı ile çarpımı sonucu bulunacak miktara kadar ve çalıştıkları süre ile yaptıkları işin özellik ve güçlüğüne göre,
b) İşyurdu faaliyetlerinde çalışmayıp sözleşmeli olarak çalışanlar da dahil olmak üzere fiilen ceza infaz kurumlarında çalışan personele, yıllık net ücretinin % 10’unu geçmemek üzere memur maaş katsayısının, (4.000) gösterge rakamı ile çarpımı sonucu bulunacak miktara kadar ve çalıştıkları süreye göre,
İşyurtları Yüksek Kurulu Kararı ile kar payı ödenebilir. Ödemeler, çalışmayı takip eden bütçe yılında ve bir defada yapılır.

Üstün gayret ve başarı gösteren işyurdu çalışanları ile tutuklu ve hükümlülere, sözleşmeli olarak çalışanlar da dahil olmak üzere ceza infaz kurumunda çalışan personele İşyurtları Yüksek Kurulu kararı ile kar payı ödeme tavanının yüzde otuzuna kadar teşvik ödemesi yapılabilir.

Bakanlık, ceza infaz kurumları ve tutukevleri görevlilerine, tespit edeceği örnekte, parasız elbise vermeye yetkilidir.

2/7/2012 TARİHLİ VE 6352 SAYILI YARGI HİZMETLERİNİN ETKİNLEŞTİRİLMESİ AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI VE BASIN YAYIN YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARA İLİŞKİN DAVA VE CEZALARIN ERTELENMESİ HAKKINDA KANUN

GEÇİCİ MADDE 3 – (1) 12 Eylül 1980 tarihinden önce işlenmiş olan suçlardan dolayı lehe Kanun, 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun cezaların içtimaına ilişkin hükümleri uygulandıktan sonra ortaya çıkan sonuç ceza göz önünde bulundurularak belirlenir. Belirlenen bu ceza infaz bakımından lehe hükümler içeren kanuna göre infaz edilir.

“Yeni İnfaz Paketinde Neler Var? Hangi Suçlar İnfaz İndirimi Dışında Kalacak? Yasa Teklifinin Tam Metni” üzerine 4 yorum.

  1. Avatar

    ADALET KOMİSYONUNDA KABUL EDİLEN YENİ İNFAZ YASASI TEKLİFİ HAKKINDA TÜM AYRINTILAR VE SON DAKİKA GELİŞMELERİ

    AK Parti ve MHP gruplarının ortak hazırladığı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Adalet Komisyonunda kabul edildi.

    AK Parti ve MHP milletvekillerinin imzasını taşıyan kanun teklifine göre, İnfaz Hâkimliği Kanunu’nda değişiklik yapılarak, infaz hâkimliğinin mevcut görevleri arasına cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gereken tüm kararları vermek ve işleri yapmak görevleri de ekleniyor. İnfaz Hâkimliği Kanununun amacı, yapılan düzenlemeye uyum sağlaması adına, “Bu Kanun, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemlere veya bunlarla ilgili faaliyetlere ya da Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara yönelik şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak, işleri yapmak ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek üzere kurulan infaz hâkimliklerine ilişkin hükümleri kapsar.” diye değiştirildi.

    İnfaz Hâkimliği Kanunu ve diğer kanunlarla verilen görevleri yerine getirmek amacıyla her il merkezi ile bölgelerin coğrafi durumları ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak, belirlenen ilçelerde Hâkimler ve Savcılar Kurulunun (HSK) olumlu görüşü alınarak, Adalet Bakanlığınca infaz hâkimliği kurulacak. İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde birden fazla infaz hâkimliği kurulabilecek. Bu durumda infaz hâkimlikleri numaralandırılacak. Müstakilen infaz hâkimliğine atanan hâkimler, adli yargı adalet komisyonlarınca başka mahkemelerde veya işlerde görevlendirilemeyecek.

    İnfaz hâkimliği bulundukları il veya ilçenin adı ile anılacak. İnfaz hâkimliğinin yargı çevresi, kuruldukları il merkezi ve ilçeler ile bunlara adli yönden bağlanan ilçelerin idari sınırları olacak.

    Ağır ceza mahkemeleri ile büyükşehir belediyesi bulunan illerde, büyükşehir belediyesi sınırları içerisindeki il ve ilçenin adı ile anılan infaz hâkimliğinin yargı çevresi, il veya ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üzerine HSK tarafından belirlenecek. Coğrafi durum ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak bir infaz hâkimliğinin kaldırılmasına veya yargı çevresinin değiştirilmesine, Adalet Bakanlığının önerisi üzerine HSK tarafından karar verilecek.

    İnfaz hâkimliğinin yetkisi, hükmün infazına ilişkin işlemin yapıldığı yere göre belirlenecek. Ceza infaz kurumlan ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkında idarece yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlere ilişkin yapılan şikâyetler bakımından işlemin yapıldığı veya faaliyetin gerçekleştiği ceza infaz kurumunun bulunduğu yerde infaz hâkimliği yetkili olacak. İnfaz hâkimliğinde bir yazı işleri müdürü ile yeteri kadar personel bulunacak.

    Düzenlemeyle infaz hâkimlerine yeni görevler de verildi. Buna göre, infaz hâkimleri, Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan şikâyetleri inceleyecek.

    Öte yandan infaz hâkimleri, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mahsup, ceza zamanaşımı ve hükümlünün ölümü hallerinde verilecek kararlar da dâhil olmak üzere hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları alacak ve işleri yapacak.

    Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin ya da Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararların kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle bu karar, işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren on beş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabilecek.

    İnfaz hâkiminin kararlarına karşı şikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, tebliğden itibaren yedi gün içinde Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilecek. Kanunlarda infaz hâkiminin onayına tabi olduğu belirtilen hususlarda da bu hüküm uygulanacak.

    İnfaz Hâkimliği Kanunu ve Türk Ceza Kanunu ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda infaz hâkimliğinin kuruluş, görev, yetki ve işleyişine ilişkin yapılan değişiklikler veya infaz hâkimliğine yeni görevler veren düzenlemeler, 1 Eylül 2020 tarihinden itibaren uygulanacak. Bu tarihe kadar mevcut hükümlerin uygulanmasına devam edilecek.

    İnfaz hâkimliğinin kuruluş, görev, yetki ve işleyişine ilişkin yapılan değişiklikler nedeniyle olağan veya olağanüstü kanun yolu incelemesinde bozma kararı verilemeyecek. Kanunla yapılan değişikliklerin uygulanacağı tarihe kadar, iş ve kadro durumu dikkate alınarak değiştirilen hükümlere göre infaz hâkimlikleri kurulacak ve faaliyete geçirilecek.

    Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılamayacak.

    Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında, “Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten yoksun bırakılmamasına” karar verilebilecek.

    Kasten yaralama suçunun, üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuzu kötüye kullanılarak silahla işlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında artırılırken, canavarca hisle işlenmesi halinde ise ceza bir kat oranında yükseltilecek.

    Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse yukarıdaki hallerde 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası verilecek.
    Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, iki yıldan altı yıla kadar aldıkları hapis cezası dört yıldan sekiz yıla çıkarıldı.

    Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beş yüz gün adli para cezası ile cezalandırılacak. Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde verilecek ceza bir kat artırılacak. 

    Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremediği tespit edilen şüpheli ile gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadın şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilecek.

    Hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş ve bu hükümle ilgili olarak istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulmuş olması halinde, UYAP kayıtlarını incelemek suretiyle hükmü veren ilk derece mahkemesi de adli kontrol kararı verebilecek.

    Hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş ve bu hükümle ilgili olarak istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulmuş olması halinde, UYAP kayıtlarını incelemek suretiyle hükmü veren ilk derece mahkemesi de tutuklama kararı verebilecek.

    Düzenlemede, hükümlüler hakkında verilen cezaların doğrudan açık ceza infaz kurumlarında yerine getirilme şartları şöyle sıralandı:

    – Terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar ile ikinci defa mükerrer olanlar ve koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler hariç olmak üzere, kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olanlar,

    – Taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm olanlar,

    – Adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler,

    – İcra ve İflas Kanunu gereğince tazyik hapsine tabi tutulanlar.

    Hükümlülerin kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara içtenlikle uyarak haklarını iyi niyetle kullanarak, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirerek geçirmiş ve uygulanan iyileştirme programlarına göre de toplumla bütünleşmeye hazır olduğunun disiplin kurulunun görüşü̈ alınarak idare kurulunca saptanması halinde yapılan değerlendirme sonucunda karar verilecek.

    Toplam on yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkum olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve madde veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkum olanların kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına ilişkin idare ve gözlem kurulu kararları, infaz hâkiminin onayından sonra uygulanacak.

    Doğrudan açık ceza infaz kurumuna alınanlar dâhil olmak üzere bu kurumlarda bulunan hükümlülerden firar edenler veya başka bir fiilden dolayı haklarında tutuklama kararı verilenler, idare ve gözlem kurulu kararıyla kapalı ceza infaz kurumuna gönderilecekler.

    Kınamadan başka bir disiplin cezası alıp, bu cezası kesinleşmiş olanlar veya asayiş ve düzenin sağlanması amacıyla disiplin cezası kesinleşmemiş olsa bile eylemi kurum düzeni ya da kişi güvenliği bakımından tehlike oluşturanlar idare ve gözlem kurulu kararıyla kapalı ceza infaz kurumuna gönderilecekler.

    Açık ceza infaz kurumu şartlarına veya çalışma koşullarına uyum sağlayamayacakları saptananlar idare ve gözlem kurulunun kararı ve infaz hâkiminin onayıyla kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilecekler. 

    Hükümlülerin, suç ve ceza türlerine göre açık ceza infaz kurumlarına ayrılıp ayrılmamalarına, açık ceza infaz kurumlarında geçirecekleri sürelere, kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine, doğrudan açık ceza infaz kurumlarına alınmalarına, doğrudan açık ceza infaz kurumlarına alınanların kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte gösterilecek.

    Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikle, hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren 1 yıl 6 ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında geri bırakılacak.

    Hapis cezalarının infazına başlanmış olsa bile, hükümlünün yükseköğrenimini bitirebilmesi, ana, baba, eş veya çocuklarının ölümü̈ veya hükümlünün eş veya çocuklarının sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle bakıma muhtaç olmaları ya da bu kişilerin sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle ailenin ticari faaliyetlerinin yürütülebilmesinin veya tarım topraklarının işlenebilmesinin imkânsız hale gelmesi veya hükümlünün eş veya çocuklarının sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle bakıma muhtaç olmaları ya da hükümlünün hastalığının sürekli bir tedaviyi gerektirmesi gibi zorunlu ve çok ivedi hallerde, Cumhuriyet Başsavcılığınca bir yılı geçmeyen sürelerde hapis cezasının infazına ara verilebilecek. Ancak bu ara verme iki defadan fazla olamayacak.

    Hakkında yakalama emri çıkarılan hükümlünün yakalanabilmesi amacıyla gerektiğinde konutta, iş yerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama yapılabilmesi bakımından Ceza Muhakemesi Kanununun arama kararına ilişkin hükümleri uygulanacak. Hâkim tarafından verilecek arama kararları sulh ceza hâkimi tarafından verilecek.

    Açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler, ceza infaz kurumu görevlilerinin denetiminde, kamu kurum ve kuruluşlarının iş alanlarında, geceleyin bu kurum ve kuruluşlar tarafından barındırılmak suretiyle çalıştırılabilecek. Bu şekilde çalıştırılan süre, azami süre sınırına bakılmaksızın denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilecek süreye ilave edilecek.

    Düzenlemeyle, hükümlünün duruşma, sağlık, eğitim ve çalışma gibi nedenlerle geçici olarak ceza infaz kurumu dışında bulunduğu yerler de “kurum” olarak kabul edilecek. Hükümlünün duruşma, sağlık, eğitim ve çalışma gibi nedenlerle geçici olarak ceza infaz kurumu dışında bulunduğu yerlerde gerçekleştirdiği disipline aykırı eylem ve sözleri nedeniyle de disiplin yaptırımları uygulanabilecek.

    Ceza infaz kurumlarında haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama cezası gerektiren eylemler arasına “Kurum idaresine bildirilen telefon numarası aracılığıyla ya da teknik müdahale ile başka bir hatta yönlendirme yapmak suretiyle görüşme hakkı olmayan kişilerle görüşmek” de eklendi. 

    Bir günden on güne kadar hücreye koyma cezasını gerektiren eylemler arasına, kuruma alkol sokmak, kurumda alkol bulundurmak veya kullanmak gibi durumlar da eklendi.

    Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile çocuk hükümlülerin yaşam alanlarında dikkat etmesi gereken temizlik, resmi kurumlardan alınan kitap, araç ve gerekçelerin kullanımı, suç örgütlerine ait afiş, pankart, işaret gibi eşyaların asılmasına ilişkin belirlenen kuralların ihlali durumunda verilen disiplin cezalarında düzenlemeye gidiliyor. Düzenlemeyle çocuk hükümlülerin kurum disiplinini bozacak eylemlerden kaçınması ile caydırıcılığın sağlanması ve çocukların daha fazla eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine katılması amaçlanıyor.

    Düzenlemeyle disiplin soruşturmasına başlamak için öngörülen iki günlük süre beş güne çıkarılıyor. Buna göre soruşturma en geç on beş gün içinde tamamlanacak. Firar halinde bu süre hükümlünün yakalandığının öğrenildiği tarihte başlayacak. Düzenlenen rapor ve ekleri disiplin kuruluna sunulacak. Soruşturma süresi eylemin ve soruşturmanın niteliğine göre infaz hâkiminin yazılı onayı ile yedi güne kadar uzatılabilecek.

    Teklifle çocuğun yüksek yararı ilkesi dikkate alınarak çocuklar hakkında verilen odaya kapatma cezasının infazına, infaz hâkiminin onayıyla başlanabileceği hüküm altına alınıyor. Ayrıca hücre cezası yerine uygulanacak ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezasının süreleri belirleniyor.

    Kanun teklifiyle çocuk hükümlülere en geç iki ayda bir sağlanan aile görüşmesi imkânı artırılarak ayda bir defa görüşme imkânı sağlanacak. Ayrıca çocuk hükümlülerin, kardeşiyle de aile görüşmesi yapabilmesine imkân tanınıyor.

    Buna göre çocuk hükümlüler için kurum bünyesinde gerçekleştirilen tören veya anma günü ya da doğum günlerinde çocukların ailelerinin de etkinliklere katılması sağlanabilecek.

    Çocuk hükümlünün yanında kalacağı bir yakınının olmaması nedeniyle kullanamadığı özel izinler yerine, kurum idaresinin uygun gördüğü gün kadar eğitimevinin bulunduğu il sınırları içinde gündüzleri iznini geçirmesi ve gece eğitimevinde kalması imkânı verilebilecek.

    Çocuk eğitimevinde kalan hükümlünün hafta sonunda bir gün, kurum idaresinin uygun gördüğü süre kadar, kurum dışına çıkmasına izin verilebilecek.

    Çocuk eğitimevinde kalan hükümlü, kamu kurum ve kuruluşlarının gençlik kampı veya gençlik merkezi gibi imkanlarından yararlandırılabilecek.

    Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için ceza infaz kurumlarında bulunulması gereken sürenin üç aydan fazla olması gerekecek. 

    Hükümlüye kurum kütüphanesinden yararlanma imkanı verilecek. Ayrıca hükümlüler, kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı kütüphanelerde bulunan, mahkemelerce yasaklanmamış süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanabilecek.
    Kurum disiplinini, düzenini veya güvenliğini bozan ya da tehlikeye düşüren, hükümlülerin iyileştirilmesi amacına ulaşmayı zorlaştıran yahut müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayın hükümlüye verilmeyecek.

    Basın İlan Kurumu aracılığıyla resmi ilan ve reklam yayınlama hakkı bulunmayan gazeteler, ceza infaz kurumuna kabul edilmeyecek.Yabancı dilde yayımlanmış gazete ve dergilerin ceza infaz kurumuna kabul edilmesinde Adalet Bakanlığı yetkili olacak.

    Teklifle açık ve kapalı infaz kurumlarındaki hükümlülere ağır hastalık veya doğal afet hallerine ilaveten salgın hastalık halinde de ceza infaz kurumlarında bulunan kuruma ait telefon ve faks cihazından derhal yararlandırılmasına imkan sağlanıyor.

    Düzenlemeyle kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin dışarıdan hediye kabul etme hakkının kapsamı genişletiliyor.

    Buna göre, kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlü, iki ayda bir kez, ayrıca dini bayram, yılbaşı veya kendi doğum günlerinde dışarıdan gönderilen ve kurum güvenliği için tehlikeli olmayan bir hediyeyi kabul etme hakkına sahip olacak. Çocuk ve 65 yaşını tamamlamış hükümlüler ile beraberinde çocuğu bulunan kadın hükümlüler, idare ve gözlem kurulu tarafından alınacak karar doğrultusunda belirtilen zaman dilimi dışında da hediye kabul edebilecek. Bunun esas ve usulleri yönetmelikle belirlenecek.

    Hükümlülerin öğretimi ile sınavlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenebilecek.

    – Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi halin belirlenmesi

    Hükümlüler, ceza infaz kurumlarında bulunduğu tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi halin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacak.

    Yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezaları dikkate alınacak. Gerektiğinde hükümlünün ceza infaz kurumuna girmeden önceki yaşamına ilişkin bilgi ve belgeler de istenebilecek.

    Toplam on yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkum olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve madde veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkum olanlar hakkında yapılacak açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin değerlendirmelerde idare ve gözlem kuruluna cumhuriyet başsavcısı veya belirleyeceği bir cumhuriyet savcısı başkanlık edecek.

    Ayrıca, idare ve gözlem kuruluna cumhuriyet başsavcısı tarafından belirlenen bir izleme kurulu üyesi ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı il veya ilçe müdürlükleri tarafından belirlenen birer uzman kişi katılacak.
    İdare ve gözlem kuruluna Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile izleme kurulundan katılan üyelere katıldıkları her bir toplantı günü için memur maaş katsayısının (500) rakamı ile çarpılması sonucu bulunacak miktarda huzur hakkı ödenecek.

    Açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri bir yılı geçemeyecek.

    İdare ve gözlem kurulu tarafından yapılacak değerlendirmelere esas olacak ilkeler ve kurulun bu maddeye ilişkin çalışma usul ve esasları ile tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri yönetmelikle düzenlenecek.

    – Salgın hastalık nedeniyle dönemeyen hükümlülere ceza verilmeyecek

    Terör ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak alınan bilgilerin doğruluğunun araştırılması bakımından zorunlu görülen hallerde, hükümlü veya tutuklular, rızaları alınmak koşuluyla, ilgili makamın ve Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine sulh ceza hakimi kararı ile geçici sürelerle ceza infaz kurumundan alınabilecek.

    Teklifle hükümlülerin mazeret iznini kullanabilmesi için ceza infaz kurullarında iyi halli olarak geçirmesi gereken süre de kısaltılıyor. Hasta ziyareti amacıyla verilen mazeret izin hakkı ikiye çıkarılıyor.

    Düzenlemeyle hükümlülere, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini veya güçlendirmelerini ve dış dünyaya uyumlarını sağlamak amacıyla verilen özel izin süresi üç günden yedi güne çıkarılıyor. Hastalık veya doğal afet gibi zorunlu hallerde bu izinler birleştirilerek kullanılabilecek.

    Salgın hastalık, doğal afet, savaş veya seferberlik durumunda bu sebeplerden dolayı izinden dönemeyen veya geç dönen hükümlülere ceza verilmeyecek. İzinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönen hükümlüler ile firar eden hükümlülere bir daha özel izin verilmeyecek.

    Mahkumiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanunu kapsamında değerlendirilmesi gerekirse, hükmü veren mahkemeden çektirilecek cezanın hesabında duraksama olması ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceğinin ileri sürülmesi durumunda infaz hakimliğinden, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenecek. 

    Bu kapsamda yapılan başvurular cezanın infazını ertelemeyecek ancak mahkeme veya infaz hakimliği, olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilecek.

    Birden fazla hükümdeki cezaların koşullu salıverilme süresinin belirlenebilmesi bakımından toplanması gerektiğinde toplama (içtima) kararları, infaz hakimliği tarafından verilecek. 

    Ayrıca, adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle hapis cezasına çevrilen fakat öncelikli olarak uygulanan kamuya yararlı bir işte çalışma yükümlülüğünü yerine getirmeyen hükümlünün bu hapis cezasının da süreli hapis cezalarında olduğu gibi toplama kararına dahil edilmesi sağlanacak. Düzenlemeyle infaz sırasında karar verecek merciler arasına infaz hakimi de ekleniyor.

    Teklifle Türk Ceza Kanununda yer alan kısa süreli hapis cezasının yaptırım seçeneklerinden kamuya yararlı bir işte çalıştırma cezasına ilişkin düzenleme yapılıyor. Buna göre hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilebilecek. Hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilebilecek. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenecek.

    – Denetimli serbestlik süreleri

    Teklifle, cezanın denetimli serbestlik rejimi altında infazına ilişkin koşullar ile denetimli serbestlik süresi yeniden belirleniyor.

    Buna göre, açık ceza infaz kurumunda bulunan ve koşullu salıverilme için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürenin beşte dördünü ceza infaz kurumunda geçiren ve açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitim evinde bulunan iyi halli hükümlülerin talebi halinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hakimi tarafından karar verilebilecek. Bu kapsamda denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz süresi üç yılı geçemeyecek.

    Açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları oluşmasına karşın, iradesi dışındaki bir nedenle açık ceza infaz kurumuna ayrılamayan veya bu nedenle kapalı ceza infaz kurumuna geri gönderilen iyi halli hükümlüler, diğer şartları da taşımaları halinde infaz usulünden yararlanabilecek.

    Düzenlemeyle sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen hükümlüler, koşullu salıverilme için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürenin beşte üçünü ceza infaz kurumunda geçirmeleri ve diğer şartları da taşımaları halinde infaz düzenlemesinden yararlanabilecek.

    Ağır hastalık, engellilik veya kocama halinin, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirilmesi gerekecek. Bu kapsamda denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz süresi dört yılı geçemeyecek.

    Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması halinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hakimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verebilecek. Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi halinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hakimi tarafından karar verilecek.

    – Koşullu salıverilme şartları

    Koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için mahkumun kurumdaki infaz süresini iyi halli olarak geçirmesi gerekecek. Düzenlemeyle, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş olanlar otuz yılını, müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş olanlar yirmi dört yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkum edilmiş olanlar cezalarının yarısını infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilecek.

    Ancak Türk Ceza Kanununda belirtilen kasten öldürme, işkence, cinsel saldırı, reşit olmayanla cinsel ilişki, cinsel taciz suçlarından süreli hapse mahkum olanlar, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan ve madde veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan hapis cezasına mahkum olan çocuklar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlarından süreli hapis cezasına mahkum olanlar, cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilecek. Ayrıca, suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkum olan çocuklar hakkında koşullu salıverilme oranı üçte iki olarak uygulanacak.

    Koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından ise tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanacak.

    İnfaz hakimi ayrıca, iki yılı geçmemek üzere denetim süresi içinde hükümlünün denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenecek yükümlülüklere tabi tutulmasına karar verebilecek. Bu karar gereğince denetimli serbestlik müdürlüğü, risk ve ihtiyaçlarını dikkate alarak hükümlüyü, belirli bir bölgede denetim ve gözetim altında bulundurma, belirlenen yer veya bölgelere gitmeme belirlenen programlara katılmama yükümlülüklerinden bir veya birden fazlasına tabi tutacak. Denetimli serbestlik müdürlüğü hükümlünün risk ve ihtiyaçlarını dikkate alarak yükümlülükleri değiştirebilecek.

    Hükümlünün koşullu salıverilmesi hakkında ceza infaz kurumu idaresi tarafından hazırlanan gerekçeli rapor, infaz işlemlerinin yapıldığı yer infaz hakimliğine verilecek. İnfaz hakimi, bu raporu uygun bulursa hükümlünün koşullu salıverilmesine dosya üzerinden karar verecek. Raporu uygun bulmadığı takdirde gerekçesini kararında gösterecek. Bu kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilecek.

    – Mükerrer suçlar

    Tekerrür halinde işlenen suçtan dolayı mahkum olanlarla ilgili düzenleme yapılacak. Teklifle, mükerrirler bakımından birden fazla süreli hapis cezasına mahkumiyet halinde en fazla otuz iki yılın ceza infaz kurumunda iyi halli geçirilmesi durumunda koşullu salıverilmeden yararlanılabilecek.

    Ayrıca, bu düzenlemeye göre süreli hapis cezası durumunda “dörte üçünün” iyi halli geçirilmesi durumunda koşullu salıverilme oranı da “üçte ikisinin” iyi halli geçirilmesi şeklinde yeniden belirlenecek. Ancak, koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olanlar bakımından tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanacak.

    Bu süreler, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı suçu, reşit olmayanla cinsel ilişki suçu, madde veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu dolayısıyla hapis cezasına mahkum olanlar için koşullu salıverilme oranı dörtte üç olarak uygulanacak.
    İnfaz hakimi, hükümlünün talebi üzerine kasten işlenen suçlarda toplam bir yıl altı ay, taksirle öldürme suçu hariç olmak üzere taksirle işlenen suçlarda ise toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezasının, her hafta cuma saat 19.00’da girmek ve pazar günleri aynı saatte çıkmak ya da hafta sonları hariç, her gün saat 19.00’da girmek ve ertesi gün saat 07.00’de çıkmak suretiyle geceleri ceza infaz kurullarında çektirilmesine karar verebilecek.

    Mahkumiyete konu suç nedeniyle doğmuş zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesine dair hukuki sorumlulukları saklı kalmak üzere; kadın, çocuk veya 65 yaşını bitirmiş kişilerin mahkum oldukları toplam bir yıl, 70 bitirmiş kişilerin mahkum oldukları toplam iki yıl, 75 yaşını bitirmiş kişilerin mahkum oldukları toplam dört yıl, veya daha az süreli hapis cezasının konutunda çektirilmesine infaz hakimi tarafından karar verilebilecek.

    Toplam 5 yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkum olan veya adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlülerden maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceği tespit edilenlerin cezasının konutunda çektirilmesinde infaz hakimi tarafından karar verilebilecek.

    Doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçen ve toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkum olan ya da adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlü kadınların cezasının konutunda çektirilmesine infaz hakimi tarafından karar verilebilecek. Bu fıkra uyarınca talepte bulunulabilmesi için kadının doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş olması gerekecek. Konutta infaza karar verdikten sonra çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa infaz hakimi konutta infaz uygulamasına ilişkin kararını kaldıracak.

    Cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesi kararı, infaza başlandıktan sonra da verilebilecek.

    İnfaz hakimi talep üzerine, cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesi sırasında bu usulün uygulanmasına son verebilecek. Özel infaz usulünün gereklerine geçerli bir mazeret olmaksızın uyulmaması halinde ise bu usulün uygulanmasına son verilecek ve bu halde infaza açık ceza infaz kurumunda devam edilecek. Özel infaz usulüne göre geçirilen süre, infaz aşamasında mahsup edilecek. 

    Bu hükümler, terör suçları ile örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçlarından ya da örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan mahkum olanlar, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkum olanlar, adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler, koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler hakkında uygulanamayacak.

    Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne göre, bakıma muhtaç ve dışarıda korumasına bırakılacak kimsesi bulunmayan sıfır-altı yaş grubundaki çocuklar, tutuklu annenin yanında barınabilecek.

    Ana, baba, eş, kardeş, çocuk, eşin anne veya babasından birinin yaşamsal tehlike oluşturacak hastalığı hallerinde tutukluya bir defaya mahsus olmak üzere verilen izin, asgari bir ay arayla toplam iki defaya çıkarılacak.

    Denetimli serbestlikten yararlanma süresi 1 yıldan 3 yıla çıkacak. 30 Mart 2020’ye kadar işlenen suçlar bakımından kasten öldürme; üst soya, alt soya, eşe veya kardeşe, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumdaki kişiye karşı işlenen kasten yaralama ve sonucu nedeniyle ağırlaşmış yaralama, işkence, eziyet suçu ile cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar, madde veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar kapsam dışı kalacak. 

    Söz konusu tarihe kadar işlenen suçlardan, istisna sayılan suçlar hariç, sıfır-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile 70 yaşını bitirmiş hükümlüler için bu süre, 2 yıldan 4 yıla yükseltilecek.

    Maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen 65 yaşını bitirmiş hükümlülerin, koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürelerde azami süre sınırına bakılmaksızın denetimli serbestlik uygulanacak. “İyi halli” olmak koşuluyla kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler hakkında da bu süreler geçerli olabilecek.

    Hükümlü hakkında denetimli serbestlik uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia edilen ve cezasının alt sınırı 1 yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı soruşturma başlatılması halinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hakimince, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilecek. İnfaz hakimi, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi halinde, hükümlünün cezasının, denetimli serbestlik uygulanarak devam etmesine karar verecek.

    Teklifle, 30 Mart 2020’ye kadar işlenen suçlar bakımından tabi olduğu infaz rejimine göre belirlenen koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün 15 yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği 1 gün; 3 gün olarak, 18 yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği 1 gün ise 2 gün olarak dikkate alınacak.

    – 31 Mayıs’a kadar izinli sayılacaklar

    Teklifle, uygulama birliğinin sağlanması amacıyla kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenen suçlarda, söz konusu maddede yapılan değişiklikten önceki ve sonraki hükümler bir bütün olarak ayrı ayrı değerlendirilecek, hükümlünün lehine olan düzenleme tespit edilerek uygulanacak.

    Denetimli serbestlik için iyi halin saptanmasına yönelik değişiklikler, 1 Eylül 2020’de uygulanmaya başlayacak.
    Hükümlünün denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurma süresi, Kovid-19 nedeniyle 5 gün yerine, 1 Eylül 2020 tarihine kadar 25 gün olarak uygulanacak.

    Ayrıca Kovid-19 salgını nedeniyle açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ile kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanan hükümlüler, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler ve diğer denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlüler, 31 Mayıs 2020’ye kadar izinli sayılacak.

    – Süre üç kez uzatılabilecek

    Salgının devam etmesi halinde bu süre, Sağlık Bakanlığının önerisi üzerine, Adalet Bakanlığı tarafından her defasında 2 ayı geçmemek üzere 3 kez uzatılabilecek.

    Türk Ceza Kanunda yer verilen devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı işlenen suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar hariç olmak üzere, toplam hapis cezası 10 yıldan az olanlar 1 ayını, 10 yıl ve daha fazla olanlar ise 3 ayını kapalı ceza infaz kurumunda geçirmiş olan iyi halli hükümlülerden ilgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmalarına, 1 yıl veya daha az süre kalanlar, talepleri halinde açık ceza infaz kurumlarına gönderilebilecek.

    Bu hükümlüler, açık ceza infaz kurumlarında barındırılacak. İlgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazandıkları takdirde Kovid-19 düzenlemesi kapsamında izinli sayılacaklar. Söz konusu sürenin tamamlanmasından sonra ise açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanıp kazanmadıklarına bakılmaksızın Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun kapsamında izin hakkından yararlanacak. Bu hüküm, 31 Aralık 2020’ye kadar uygulanacak.

    – Takip edilen çocuk için rehber uzman

    Açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin, kamu kurum ve kuruluşlarının iş alanlarında çalıştırılmasına ilişkin düzenleme, teklifin yasalaşmasından itibaren 1 yıl sonra uygulanacak.

    Teklif, Çocuk Koruma Kanunu’nda da değişiklik yapıyor. Suça sürüklenen çocukların, yeniden suç işlemelerinin engellenmesini hedefleyen değişikliğe göre, denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından takip edilen çocuk için adli kontrol süresince rehberlik edecek bir uzman görevlendirilecek ve çocuk hakkında yapılacak ihtiyaç değerlendirmesine göre iyileştirme çalışmaları yürütülecek.

    Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu’nda yapılan değişiklikle adli kontrole ilişkin bazı tedbirleri takip etme görevi, denetimli serbestlik müdürlüğünün görev alanından çıkarılıyor.

    Denetimli serbestlik uygulaması kapsamında, hükümlünün takibi, rızası alınarak, kendisine ait elektronik cihazlarla da yapılabilecek.

    Kanun Teklifi’ne göre, denetimli serbestlik tedbiri altında bulunan ve denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından muhtaç durumda olduğu tespit edilen yükümlülerin, kamuya yararlı bir işte ücretsiz çalıştırılma yükümlülüğünü yerine getirirken mutat vasıtayla yaptıkları yol giderleri müdürlük bütçesinden, iaşe giderleri ise çalıştırıldıkları kurum bütçesinden karşılanacak.

    Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nu kapsamında, kaçakçılık fiiline konu eşyanın değerinin “hafif” olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, “pek hafif” olması halinde ise üçte birine kadar indirilecek.

    Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nda düzenlenen suçlar bakımından kovuşturma evresinde de etkin pişmanlık hükümleri uygulanacak. Etkin pişmanlık hükümleri, soruşturma evresinde cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilecek, edilmemesi halinde kovuşturma evresinde hakim tarafından sanığa ihtar yapılacak. Cumhuriyet savcısı usulüne uygun olarak ihtar yapmışsa, hakimin yeniden ihtarına gerek olmayacak.

    Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 90 gün içinde suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Hazineye ödedikleri takdirde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilecek.

    – Yargı ve ceza infaz kurumları personeli atamalarında değişiklik

    Teklifle, hukuk fakültesi ve adalet meslek yüksekokulu mezunlarının yanı sıra meslek yüksekokullarının adalet veya ceza infaz ve güvenlik hizmetleri programı, lise veya meslek liselerinin adalet alanı ve ilgili mevzuat uyarınca bunlara denkliği kabul edilen program veya alanlardan mezun olanlara da öncelik tanınacak.

    İlk defa devlet memurluğuna atanacaklardan merkezi sınavda başarılı olanların sözlü ve gerektiğinde uygulamalı sınavlarının bir bölümü ya da tamamı, adalet komisyonunun yanı sıra Adalet Bakanlığı bünyesinde oluşturulacak sınav kurullarınca da yapılabilecek.

    Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumuna İlişkin Bazı Mali Hükümlerin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’daki değişikle her türlü faaliyet dışı gelirleri ve faizler hariç, iş yurtlarının yıllık bilançolarındaki karlarının yüzde 25’ini aşmamak üzere yapılan kar payı ödemelerinden, iş yurtlarında görevli personel, işçi ve hükümlülerin yanı sıra tutuklular da yararlanacak.

    Ayrıca, üstün gayret ve başarı gösteren iş yurdu çalışanları, tutuklu ve hükümlüler ile ceza infaz kurumu personeline teşvik ödemesi yapılabilecek.

    AK Parti ve MHP gruplarının ortak hazırladığı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin TBMM Adalet Komisyonundaki görüşmeleri, 18 saat sürdü.

    Koronavirüs tedbirleri kapsamında komisyon toplantısı, biraz daha büyük bir alana sahip olan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu salonunda gerçekleştirildi.

    Milletvekillerinin oturma düzeni de sosyal mesafenin korunması amacıyla düzenlendi. Milletvekilleri, meclis çalışanları ve gazeteciler yüzlerinde maskeyle mesai yaptı. Toplantı öncesinde milletvekillerinin bulunduğu sıralara kolonya bırakıldı. Toplantıya iki kez ara verildi ve bu aralarda pencereler açılarak salonun havalandırılması sağlandı.

    Teklifin görüşmeleri sırasında zaman zaman milletvekilleri arasında tartışma yaşandı.

    HDP Ağrı Milletvekili Abdullah Koç’un kanun teklifinin bütün maddeleri üzerinde söz haklarının bulunduğunu ve bunu kullanacaklarını ifade etmesi üzerine AK Parti HDP Milletvekilleri arasında sözlü tartışma çıktı. 

    Komisyon Başkanvekili AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, madde özelinde konuşmaların gerçekleştirilmesini genel değerlendirmelerin yapılmamasını söyledi.

    HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun teklifin üçüncü maddesindeki konuşmasının, Komisyon Başkanvekili Tunç tarafından madde özelinde olmadığı gerekçesiyle sonlandırılması üzerine yeniden sözlü tartışma çıktı.

    Bu arada söz alan CHP Milletvekili Emre, sağlık açısından zor bir süreçten geçildiğini belirterek, şunları söyledi:

    “Normalde bu komisyonun ortalama çalışma süresine bakıldığında gayet normal geldik. Buradan sonrasını gereksiz şekilde inatlaşarak götürmeye gerek yok. Hem Meclis çalışmalarında hem komisyon çalışmalarında ilgili madde ne ise onunla ilgili konuşmak gerekir. Uygulamada bir teamülümüz var, herhangi bir yasa teklifi Genel Kurul’a geldiğinde de o maddenin özeliyle konuşulmadan bütünüyle ilgili çok sayıda değerlendirmeyi hepimiz dinliyoruz. Burada söz alan, sağlık koşullarına, süreye ve saire dikkat etsin.”

    HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, bir maddeyle ilgili konuşmanın, o maddeyi teknik olarak yorumlamak olmayacağını söyledi. Başaran, “Biz siyasi bir partiyiz. Bizim nasıl konuşacağımızı, başka bir siyasi parti belirleyemez. Kimsenin konuşmasını da kısıtlamıyoruz.” dedi.

    MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, belli bazı maddelerde söz alıp, bazı eksikliklerden, sıkıntılardan bahsetmenin şu anki komisyon şartları içerisinde mutlaka tolerans gösterilecek hususlar olabileceğini belirtti.
    “Bütün maddelerde konuşacağız.” ifadesinin bir tavrı göstermesi bakımından önemli olduğunu dile getiren Bülbül, şöyle konuştu:

    “Teamüller dediğimiz şeyler, olağan dönemde işletilen şeylerdir. Bunlar teamül değil, toleranstır. Şu an bir tolerans payımızın olduğu kanaatinde değiliz. Herkeste bir tedirginlik var. Bunun önemsenmesi gerektiği kanaatindeyiz. Kanunun çıkmasında şöyle bir hassasiyet vardır. Sadece cezaevinden çıkacak olanlar bu düzenlemeden etkilenmeyecek, aynı zamanda cezaevinde kalacak olanların da sıhhati açısından bu kanunun çıkmasında ehemmiyet vardır. Oradaki yoğunluğun azaltılmasıdır esas olan. Cezaevleri, salgın hastalığın yayıldığı, karantina altına alınmış ve tamamen pislik yuvası bir haldeymiş gibi, devamlı bunların kastediliyor olmasını da kabul etmek mümkün değilir. Cezaevleri bu konuda en fazla tedbir alınmaya çalışılan, devletin kendisine emanet edilen canları muhafaza anlamında en fazla hassasiyet göstermeye çalıştığı yerlerdir.” 

    AK Parti İstanbul Milletvekili Abdullah Güler, birçok konunun, komisyon üyesi olan ya da olmayan HDP’li milletvekillerince tekrar edildiğini belirterek, “Biz bu kanunun taslağının hazırlanmasında, gerek cezaevi koşullarının incelenmesi, gerekse hükümlü ve tutuklu sayılarıyla ilgili bir çok değerlendirmeler yaptık. Sürekli tekrarladığınız birçok hususu çok daha detaylı biliyoruz.” dedi.

    Teklif ve öneri varsa bundan memnuniyet duyacaklarını ifade eden Güler, tekrar tekrar konuşulan her cümlenin yük olduğunu söyledi.

    – Teklifteki 5 madde üzerinde değişiklik yapıldı

    AK Parti milletvekillerinin önerisi ile teklifin 5 ayrı maddesi üzerinde değişiklik önerisi verildi.

    Ceza infaz kurumlarına kabul edilmeyecek yayınlarla ilgili teklifte yer alan düzenelemede yapılan değişikle, Uluslararası Standart Süreli Yayın Numarası (ISSN) veya Uluslararası Standart Kitap Numarası (ISBN) almayan süreli ve süresiz yayınların ceza infaz kurumlarına kabul edilmeyeceğine ilişkin hüküm çıkarıldı.

    Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da düzenleme yapılarak, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlardan süreli hapis cezasına mahkum olanlar hakkında üçte ikilik koşullu salıverme oranı muhafaza edildi.

    Denetimli serbestlik uygulaması başladıktan sonra hakkında kamu davası açılan hükümlünün açık ceza infaz kurumlarına gönderilmesi kararını veren infaz hakimine takdir yetkisi tanınabilmesi amacıyla da teklifte düzenleme yapıldı. 

    İnfaz sistemi değişikliklerine bağlı olarak kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan iyi halli bazı hükümlülerin açık ceza infaz kurumlarına gönderilebilmesine imkan tanıyan düzenleme de kanun teklifine eklendi.

    Önergeyle eklenen düzenlemeye göre, Türk Ceza Kanunda yer verilen devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı işlenen suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar hariç olmak üzere, toplam hapis cezası 10 yıldan az olanlar 1 ayını, 10 yıl ve daha fazla olanlar ise 3 ayını kapalı ceza infaz kurumunda geçirmiş olan iyi halli hükümlülerden ilgilgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmalarına, 1 yıl veya daha az süre kalanlar, talepleri halinde açık ceza infaz kurumlarına gönderilebilecek.

    Bu hükümlüler, açık ceza infaz kurumlarında barındırılacak. İlgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazandıkları takdirde Kovid-19 düzenlemesi kapsamında izinli sayılacaklar. Söz konusu sürenin tamamlanmasından sonra ise açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanıp kazanmadıklarına bakılmaksızın Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun kapsamında izin hakkından yararlanacak. Bu hüküm, 31 Aralık 2020 tarihine kadar uygulanacak.

    – “Ceza hukukuna ilişkin yapılacak iş çok”

    Kanun teklifinin komisyonda kabul edilmesinin ardından teklif sahibi milletvekilleri değerlendirmede bulundu. 
    AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya, komisyon toplantısının 18 saati geçtiğini belirterek, katkı sunan milletvekillerine teşekkür etti. Özkaya, “Zor bir konuyu, ümit ediyorum ki önemli bir kısmını ciddi bir mutabakatla bir noktaya getirdik. İnsanlar bizden bu kanunu bekliyor. Bir an önce bu kanun teklifinin Genel Kurulumuzdan geçmesini ve cezaevindeki insanların ıslah olup dışarı çıkmasını, içerisiki insanların da rahatlamasını, suçun mağdurlarının da bu sürece katkı vermesini temenni ediyoruz.” diye konuştu. 

    MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, ülkemiz ve milletimiz açısından büyük bir ihtiyaç olarak değerlendirdikleri infaz paketinin komisyondaki görüşmesinin tamamlandığını belirterek, “Emeği geçen milletvekillerine teşekkür ediyorum. Kanun teklifi, Genel Kurulda da layıkıyla görüşülür, ihtiyaç duyulan düzenleme en kısa zamanda yasalaşır diye ümit ediyoruz.” ifadesini kullandı.

    AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, teklifin hazırlanması sürecinde, siyasi partilerin görüşlerini aldıklarını dile getirdi. Ceza hukukuna ilişkin yapılacak işin çok olduğunu söyleyen Özkan, şunları kaydetti:

    “Bu teklifimiz hem bir infaz düzenlemesi hem de yaşadığımız salgın nedeniyle aciliyeti olan bir düzenleme. Bu bağlamda diğer konularla ilgili de grubumuz her zaman çalışmalara açıktır. Ülkemizin, olması gereken ideal hukuka yaklaşması için siyasi partilerin, siyasi istismardan uzak bir şekilde bu tür yasal düzenlemelere destek vermesi gerektiğine inanıyoruz.”
    Komisyon Başkanvekili ve AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç ise komisyon çalışmalarına katkı sunan milletvekillerine teşekkür ederek, “2005’ten bu yana ilk kez bu kadar köklü bir değişikliği, 18 saati aşkın bir süre kesintisiz çalışma yaparak gerçekleştirdik. Milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Ceza adaletinin sağlanmasına vesile olmasını diliyorum.” diye konuştu.

  2. Avatar

    TBMM GENEL KURULU TOPLANDI

    TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı. İnfaz düzenlemesine yönelik kanun teklifinin 18 maddesi tamamlandı.

    10 Nisan 2020 Cuma

    Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

    MHP Düzce Milletvekili Ümit Yılmaz, Kovid-19 salgınının daha uzun süre dünyayı meşgul edecek gibi göründüğünü belirterek, bu süreçte sıkıntı yaşayan meslekler arasında eczacıların da olduğunu söyledi.

    Yılmaz, “Gittiğiniz zaman daha önce bir liraya aldığınız maske 5, 5 liralık kolonya 10, 10 liraya aldığınız antiseptik solüsyon 50 lira olarak karşınıza çıktı ve sorumlu olarak eczacıları görmeye başladınız. Bunun sorumlusu eczacılar değil, bunun sorumlusu, bunu fırsata çevirmeye çalışan birtakım çevrelerdir. Bu çevrelerin içinde kesinlikle meslektaşlarımızın böyle bir pozisyonu yoktur.” diye konuştu.

    Ümit Yılmaz, Ticaret Bakanlığının eczacıları stokçu, fırsatçı olarak görmemesini istedi.

    CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, tarım sektörünün sorunları konusunda yaptığı konuşmada, salgından dolayı pek çok iş yerinin kapandığını belirtti.

    Aydın’ın yüzde 80’inin tarımla geçinen bir il olduğunu dile getiren Yıldız, nisan ve mayıs aylarında incir, zeytin, meyve ve sebzenin çiçek verdiğini hatırlattı. Milletvekili Yıldız, bölgedeki jeotermal santralin bu iki ay kapanması talebinde bulunarak, aksi durumda bu ürünlerin veriminin düşeceğini söyledi.

    Yıldız, bölgede üretimi yapılan çilekten de 50 bin ailenin geçimini sağladığını ifade etti. CHP’li Yıldız, çileğin önceki yıllarda ihracatı yapılan Ukrayna, Romanya ve Rusya gibi ülkelere gönderilebilmesi için devlet kurumlarının yardımının gerekli olduğunu belirtti.

    AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Halil Özcan, Şanlıurfa’nın düşman işgalinden kurtuluşu dolayısıyla yaptığı konuşmada, işi olmayanın sokağa çıkmadığı ve “evde kal” çağrılarına uyan vatandaşlara gösterdikleri hassasiyetten dolayı teşekkür etti.

    Özcan, TBMM’nin kuruluşunun 100. yılında, peygamberler diyarı Şanlıurfa’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yılını da kutladıklarını kaydetti.

    Peygamberler şehrinin insanlarının esareti reddettiğini ve özgürlüğe yeniden adım atarak Anadolu’nun her köşesine azim, kararlılık ve mücadele aşıladığını belirten AK Parti’li Özcan, bu cennet vatanı bırakan şehitleri minnetle yad ettiğini vurguladı.

    Şanlıurfa’nın 15 Temmuz’da da devletinin yanında olduğunu vurgulayan Özcan, 1984 yılında Urfa’ya “şanlı” unvanı ve sonra da İstiklal Madalyası verildiğini kaydetti.

    TBMM Genel Kurulunda, gündem dışı konuşmaların ardından grup başkanvekilleri söz aldı.

    İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, polis teşkilatının 175. yılını kutladığı konuşmasında, zor koşularda çalışan emniyet mensuplarının gösterdiği gayretin karşılığının, daha iyi şartlarda görev yapma olanağının sağlanması olduğunu kaydetti.

    Türkkan, 3 bin 600 ek gösterge konusunda verilen sözün bir an önce yerine getirilmesini ve kuru kuruya kutlamanın doğru olmayacağını belirterek, emniyet mensuplarının beklentilerine cevap vermek gerektiğini söyledi.

    Türkkan, Mareşal Fevzi Çakmak ve iş adamı Sakıp Sabancı ile 1919’da idam edilen vatan sevdalısı Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’i de rahmetle andığını belirtti.

    “Evde kal” denilen vatandaşların zaruri ihtiyaçları için dışarı çıktığını fakat maske bulamadığını dile getiren IYI Parti’li Türkkan, PTT’den sonra eczanelerin devreye sokulduğunu, bunun da tam bir bilmece yarattığını savundu. Maske stoku olduğunu ama vatandaşa ulaştırılamadığını ileri süren Türkkan, “Çözüm basit. Verin belediyelere dağıtsın.” dedi.

    HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Kültür ve Turizm Bakanlığının vakıflara gönderdiği bir yazıyla online toplantı, telekonferans benzeri etkinlikleri yasakladığını ileri sürdü.

    Online toplantının salgınla bir alakası bulunmadığını ve bunun anlaşılır olmadığını iddia eden Oluç, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na 62 maddelik yeni bir teklif geldiğini, burada da sosyal medya ve dijital medyaya sansür içeren madde bulunduğunu öne sürdü. HDP’li Oluç, bunun koronavirüs ile mücadale ile bir alakası olmadığını, “fırsat bu fırsat” diye düşünüldüğünü iddia etti.

    İşsizlik oranının ve işsizlik ödeneğine başvuranların arttığını da ileri süren Oluç, bu konuda işsizlik fonunun kullanılmasını gerektiğini söylediklerini ancak büyük ihtimalle fonun tüketilmiş olduğunu savundu.

    CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Mareşal Fevzi Çakmak’ı ölüm yıl dönümünde andıklarını bildirdi.

    Anayasaya laiklik ilkesinin 10 Nisan 1928’de girdiğini belirten Özel, “Laiklik ilkesi başta olmak üzere, Cumhuriyet devrimlerine ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği çağdaşlaşma ülküsüne ne pahasına olursa olsun bağlı kalacağımızı, cumhuriyet devrimlerini aşındırmak isteyen tüm odaklara karşı mücadele edeceğimizi bir kez daha teyid ediyoruz.” dedi.

    Özgür Özel, koronavirüsle mücadelede bilim kurulunun oluşturulmasının en önemli işlerden biri olduğunu ancak buraya sağlık meslek örgütlerinin dahil edilmemesini de yanlış bulduklarını belirtti.

    CHP’li Özel, zor günler geçiren esnafa da Mecliste dayanışmayı güçlendirecek katkı yapmaları gerektiğini ifade ederek, vatandaşlardan da alışverişlerini mahalle esnafından yapmasını istedi.

    Eskişehir ve Antalya Muratpaşa’daki aşevlerinin 25 yıldır ihtiyaç sahiplerine yemek yardımı yaptığını anlatan Özel, İçişleri Bakanlığı genelgesiyle bu aşevlerinin yardım hesaplarına el konulduğunu öne sürdü. Özgür Özel, “Bu olacak şey değil. Doğru değil.” diye konuştu.

    AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Mareşal Fevzi Çakmak ve iş adamı Sakıp Sabancı’yı rahmetle andığını söyledi.

    Zengin, “1919’da kendisine iftira atılarak asılan Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey’i rahmet ve minnetle yad ediyorum.” dedi.

    Kültür ve Turizm Bakanlığının bir açıklaması olduğunu ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne giden yazının bir kısmını paylaşmak istediğini belirten Zengin, bir yanlış anlaşılma olduğunu kaydetti.

    AK Parti’li Zengin, Vakıflar Genel Müdürlüğüne giden yazıda, vakıflar genel kurul toplantılarının bir araya gelerek yaptıklarının görüldüğünün ifade edildiğini anlattı. Zengin, yazıda, “Vakıflar tarafından yapılacak seçimli genel kurul toplantıları 01.07.2020 tarihine kadar ertelenmiştir. Ancak, vakfın yönetim icra faaliyetlerini kısıtlayan bir hüküm söz konusu değildir.” ifadesine yer verildiğini bildirdi.

    “Sanal olarak hiçbir toplantı yapılamaz diye bir şey asla söz konusu değil.” diyen Zengin, son halinin bu olduğunu belirtti.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın sivil toplum örgütleriyle de sıkça bir araya geldiğini vurgulayan Grup Başkanvekili Zengin, buna eczacıların ve diş hekimlerinin de dahil olduğunu söyledi. Zengin, bu kişilerin kanaatlerini, görüşlerini bildirdiklerini ifade ederek, “Ulaşılamayan, görüşülemeyen bir durum asla söz konusu değildir.” değerlendirmesinde bulundu.

    Zengin, polis teşkilatının kuruluşunun yıl dönümü dolayısıyla İçişleri Bakanlığı ve emniyet mensuplarının gününü kutladı.

    TBMM Genel Kurulunda, gündem dışı konuşmaların ardından partilerin grup önerileri ele alındı.

    İlk olarak İYİ Partinin, çiftçilerin mali sorunlarına yönelik araştırma önergesinin bugün ele alınmasına dair grup önerisi görüşüldü.

    İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, tarımsal kredi borçlarının, çiftçilerin en önemli sorunlarından biri olduğunu belirterek, tarımsal kredi faiz oranları düşmesine rağmen çiftçilerin borçlarının yüzde 10 faiz üzerinden yapılandırıldığını söyledi.

    Yaşar, tarımsal üretimde elektriğin kilovatsaat başına ödenen fiyatının düşürülmesini, her ay elektrik faturalarını ödemekte zorlanan çiftçilerin, dönemsel ödeme yapmasını, çiftçilerin elektrik faturalarındaki yüzde 1’lik enerji fonu ile yüzde 2’lik TRT payının kaldırılmasını önerdi.

    TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı, AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç, enerjinin Türkiye’de maliyetli bir alan olduğunu belirterek, “Ama sadece elektrik üzerinden düşünmeyin. Türkiye’de ilk defa AK Parti’yle mazot desteği, çiftçinin enerji giderini azaltmak için yapılmış en önemli destektir. Elektrik desteğinin 10 katı kadar büyük bir destektir. Geçen yıl sadece çiftçimize mazot desteği olarak ödediğimiz rakam 2,8 milyar liradır.” diye konuştu.

    Kılıç, bu yılın ilk üç ayında tarımsal desteğin 10,5 milyar lirasının çiftçilerin hesabına yatırıldığını, çiftçilerin çok çeşitli kaynaklardan 115 milyar lira kredi kullanabildiğini belirtti.

    Daha sonra HDP’nin, “salgınla mücadele döneminde evdeki kadınların durumuna” ilişkin verdiği araştırma önergesinin, bugün görüşülmesine yönelik grup önerisi ele alındı.

    HDP İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, koronavirüs nedeniyle yapılan “evde kal” çağrılarının, kadınlara “ev içi şiddetle baş başa kal” anlamına geldiğini savundu.

    Gülüm, Alo 183 hattının, sadece kadına yönelik şiddete özgülenmesini, adliyelerde kadına yönelik şiddetle ilgili özel nöbetçi birimlerin olmasını, kadınlara barınma hakkı için sığınma evleri dışında otel ve benzeri yerlerde kalma imkanı sağlanmasını istedi.

    AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, Hakimler ve Savcılar Kurulunun, 30 Mart tarihli Kovid-19 kapsamında ilave tedbirlere ilişkin yayımlanan genelgesine işaret ederek, “Genelgeyi dikkatli okursanız göreceksiniz, istisnası Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun. İstisnayı tam tersi okuyarak, burada AK Parti karşıtlığı üzerinden ne olur kadınlar istimar edilmesin. Acil olmayan işler, haciz, icra, idari yargılama işlemleri durduruldu ama hak kaybına sebep olma ihtimali olan acil işlemler tedbir kararlarıdır. HSK’nin kararında bu tedbir kararlarının istisna olduğu ve bunlarla ilgili bir durdurma işlemi yapılmayacağı açıkça ifade edilmiştir.” dedi.

    AK Parti Hükümetinin aile içi tecavüzü yasayla cezalandırdığını hatırlatarak, “Kadınların ev işlerine mahkum edilmesinden şikayet edenler, keşke PKK’nın kadınları zorla silahlandırdığından da şikayet etselerdi.” değerlendirmesinde bulundu.

    CHP’nin, Hatay’da koronavirüsün etkilerine yönelik grup önerisi üzerinde söz alan CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal, Hatay’da çiftçiye, esnafa, nakliyeciye, turizm sektörüne destek verilmesini istedi.

    AK Parti Hatay Milletvekili Hacı Bayram Türkoğlu, Hatay’da 67 koronavirüs vakasının görüldüğünü, 10 kişinin yoğun bakımda olduğunu, bir kişinin de vefat ettiğini bildirdi.

    CHP, HDP ve İYİ Partinin grup önerileri yapılan oylamalar sonucunda kabul edilmedi.

    AK Parti’nin Meclis’in çalışma günlerine ilişkin grup önerisi üzerinde konuşan AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, toplumun büyük kesiminin, infaz düzenlemesine yönelik kanun teklifinin yasalaşmasını beklediğini kaydetti.

    Toplumun bu beklentisine karşı duyarsız kalamayacaklarını dile getiren Can, “Cumartesi, pazar ve pazartesi TBMM Genel Kurulu saat 14.00’te toplanarak bu kanun teklifini yasalaştırmaya çalışacağız.” dedi.

    AK Parti ve MHP gruplarının, bu kanun teklifine destek verdiğini hatırlatan Can, diğer siyasi parti gruplarından da toplumun bu hassasiyetine duyarlı olmasını beklediklerini belirtti. Can, CHP ve İYİ Partinin, teklifte eksik gördükleri yerleri eleştirerek katkı verdiğini, HDP’nin ise destek olmadığını söyledi.

    Toplumun belli bir kesiminin beklentisinin karşılanması konusunda bu kanun teklifinin er ya da geç çıkacağını vurgulayan Can, “Daha fazla toplumda gerginlik oluşturmama adına, TBMM’deki milletvekillerini duyarlı olmaya davet ediyoruz.” diye konuştu.

    İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, partisinin hassasiyetlerini içeren hiçbir talebin yerine getirilmediğini belirterek, “Ramazan Bey’in bu konudaki ifadesinin sehvi bir ifade olduğunu belirtmek istiyorum. Bizim tarafımızdan kabul edilebilir bir yönü yoktur.” dedi.

    HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Ramazan Can’ın “HDP, kanun teklifine destek olmuyor.” ifadesini eleştirerek, “Bir mesele ancak böyle çarpıtılır. Muhalifinize ölüm vadediyorsunuz. Genel Başkanınız Recep Tayyip Erdoğan bir zamanlar yattığı suçtan, şu anda cezaevinde olsaydı sizin getireceğiniz tekliften yararlanamayacaktı.” görüşünü savundu.

    AK Parti’li Can, Oluç’un, “Yandaşlarınıza af çıkarıyorsunuz.” sözlerine, “Velev ki böyle olduğunu kabul edelim. Peki sizin yandaşlarınızı tahliye etsek, sizin tabirinizle af çıkarsak o zaman iyi mi? Problem yok o zaman. Bir şey ya doğrudur ya yanlıştır. Kendi içerisinde çelişkiler ifade eden savunmayı kabul etmemiz mümkün değildir.” karşılığını verdi.

    AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, muhalefet milletvekillerinin “Yandaşlarınıza af çıkarıyorsunuz.” ifadesine işaret ederek, şunları kaydetti:

    “Bu cümlenin eğer doğru olduğunu kabul ediyorsanız, bu cümlenin dışında kalanların da sizin yandaşınız olduğunu kabul ediyorsunuz. Yani şu anlama geliyor; terörden, cinsel dokunulmazlığın aleyhine işlenen suçlardan içeride olanlar, kasten adam öldürme suçunu işleyenler, uyuşturucu üretenler, satanlar, yararlanamayanlar da …. Zannediyorum bunu kastetmiyorsunuz ama söylediğiniz şeyin ne anlama geldiğini anlayınız diye söylüyorum. Siz, tezlerinizi iddia ederken mantıklı bir kurgu içinde söyleyin. Siz yandaş dediğinizde, bunların da sizin tarafınız olduğunu söylüyorsunuz. Aslında derdinizi anlatamıyorsunuz. Siz bunu kastetmiyor olmalısınız, katilleri savunmuyor olmalısınız, uyuşturucu üretenleri kastetmiyor olmalısınız. ‘Bunlar da çıksın, bizimkiler de çıksın.’ Bu, mu sizin teziniz? Sizin teziniz, bu olmamalı. Siz, kendi tezinizi bir başka bir mantık üzerinden anlatmalısınız. Bu anlattığınızda hiç adalet yok. ‘Erdoğan içeride olsaydı çıkamazdı.’ demek, bizim yandaşlarımızı çıkarmadığımızın bir ispatıdır. Bu kadar çelişkiyle tez savunulmaz. Hukuk, arka arkaya anlamsız kelimeleri sıralama işi değildir. Hukuk, matematiktir, mantıktır.”

    Oluç’un, TBMM Genel Kurulunun dünkü görüşmelerinde, HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş’ın “İdris Baluken cezaevinde ölsün mü?” dediği sırada, AK Parti sıralarından “Ölsün” denildiğini iddia etmesi üzerine ise Zengin, hiçkimse için bu ifadeyi kullanmadıklarını söyledi.

    Zengin, “Ben ve grubum böyle bir şeyi savunamayız. Cezaevinde tutuklu olan kim olursa olsun, böyle bir ifadeyi kabul edemeyiz. Bunun ayrıca teyide ihtiyacı yok. Gerekli olan neyse, bize düşeni üzerimize alıyorum. Takip de ederiz. Böyle bir şeyin olmasına asla müsaade etmeyiz. Var olan bir hata varsa düzeltiriz.” değerlendirmesinde bulundu.

    CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, iktidarın bütün muhalifleri terör ve vatan haini statüsüne sokmaya çalıştığını ileri sürerek, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü romanına işaret etti.

    Özel, şöyle devam etti:

    “Bir saatleri ayarlama enstitüsü olsa, burada biraz saatleri geri alsak diye baktım. Sadece 8 yıl geri alsak saatleri, Tuncay Özkan, Mustafa Balbay, Engin Alan, Mehmet Haberal teröristtiler ve bu kapsamda aftan yararlanamıyorlardı. 11 yıl geri aldığınızda Ali Tatar, Kuddusi Okkır, dönemin Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ teröristtiler. Bu affı o güne uyguladığınızda yararlanamıyordular. 21 yıl önce Recep Tayyip Erdoğan, sizin af kapsamınız dışında. Aynı suçtan defalarca yargılanmış olan Necmettin Erbakan, halkın dini duygularını istismar ederek, halkı kin ve nefretle bölme suçundan kapsam dışında. 12 Eylül sürecindeki MHP ve ülkücü kuruluşlar davasının iddianamesine baktığınızda suç maddeniz kapsam dışında. Namık Kemal Zeybek, Muhsin Yazıcıoğlu, Sadi Somuncuoğlu kapsam dışında.

    Çıkardığınız affı yıllar sonra savunabilmeniz lazım. Ben, bunu yapamayacağınızı iddia ediyorum. Benim elimden bu adaletsizliğin 21 yıl sonrasına sizi götürüp göstermek gelmediği için sizi adaletsiz af kanunuzla birlikte 30 yıl geriye götürdüm. Recep Tayyip Erdoğan’ı, Celal Adan’ı içeride bıraktınız.”

    AK Parti’nin infaz düzenlemesi teklifinin yasalaşmaması halinde Genel Kurulun, cumartesi, pazar ve pazartesi çalışmasına yönelik grup önerisi kabul edildi.

    TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, 30 büyükşehir ve Zonguldak’ta hafta sonu sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini ancak Meclis’in çalışmalarını sürdüreceğini bildirdi.

    Bilgiç, infaz düzenlemesine yönelik kanun teklifinin, bugün yasalaşmaması halinde TBMM Genel Kurulunun hafta sonu da çalışacak olması nedeniyle İçişleri Bakanlığınca 30 büyükşehir ile Zonguldak’ta ilan edilen sokağa çıkma yasağına ilişkin Meclis’i bilgilendirdi.

    Bilgiç, “30 büyük il ve Zonguldak’ta hafta sonu itibarıyla cumartesi ve pazar için sokağa çıkma yasağı ilan edildi ancak Meclisimiz çalışmalarına devam edecek. Meclis personelimiz de Meclis kimlik kartlarıyla birlikte sorun olmadan Meclis’e gidiş gelişlerini sağlayabilecekler.” diye konuştu.

    – “Söylediğiniz şeylerin ne anlama geldiğini yeteri kadar idrak edemiyorsunuz”

    TBMM Genel Kurulunda Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmeleri sürerken HDP ile AK Parti milletvekilleri arasında “geçmişin teröristleri” ifadesi nedeniyle tartışma yaşandı.

    HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, AK Parti hükümetinin infazda ayrımcılığa gittiğini, koronavirüsün ayrımcılık yapmadığını ama hükümetin ayrımcılık yaptığını ileri sürdü.

    Türkiye’de ölüm cezasının olmadığını ama hükümetin, cezaevindeki tutukluları ölüme mahkum ettiğini savunan Paylan, “Dün Tayyip Erdoğan bu ülkenin teröristiydi, ondan önce Necmettin Erbakan teröristiydi, ondan önce Deniz Gezmiş teröristti. Bu ülke başbakan astı, Adnan Menderes’i astı. Yarın öbür gün, bugün ölüm cezasına mahkum ettikleriniz onurla çıkacak ama onlar hayatlarını kaybetse bile onurla yad edilecekler. Ama siz, bu yasaya el kaldıranlar maalesef tarihin karanlık sayfalarında anılacaksınız. Evlatlarınız bile size sahip çıkmayacak.” diye konuştu.

    Yerinden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Paylan’a, “Sayın Paylan konuşmasında hem Cumhurbaşkanımız hem Sayın Erbakan için ‘geçmişin teröristleri’ dediler. Bu, çok sakil bir ifade. Bu ifadeyi reddediyoruz. Böyle bir şey asla söylenemez. Bu suçtan mahkum olmakla, o günkü şartlar altında bir mahkumiyet almakla terörist olmak arasında devasa bir uçurum var. Siz, bence söylediğiniz şeylerin ne anlama geldiğini yeteri kadar idrak edemiyorsunuz.” karşılığını verdi.

    Paylan’ın “Çocuklarınız sizden utanç duyacak.” sözlerini eleştiren Zengin, “Hukukta suçun şahsiliği ilkesi vardır. Kim ne işlerse işlesin, anası, babası, evladı masumdur. Biz, evlatlarımızla gurur duyuyoruz. Evlatlarımız da bizle gurur duydular, bundan sonra da gurur duymaya devam edecekler. Böyle konuşmalar acziyettir. Çoluğu çocuğu, anayı babayı karıştırmak acziyettir. O yüzden hiç kimsenin ailesini karıştırmayın. Yaptığımız her işin bugün de yarın da ahirette de bir karşılığı vardır. Bunun bilincindeyiz.” dedi.

    HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, “Cumhurbaşkanı, 312’den, halkı kin ve düşmanlığa tahrikten ceza aldı mı, aldı. Diyarbakır’da yargılandı. Mahkeme heyeti ceza verdi. Sonra da hepimizin bildiği tarih yaşandı. O zaman teröristti. Her iktidar kendi teröristini yaratır.” görüşünü savundu.

    TBMM Anayasa Komisyonu Başkanvekili, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya ise “Terörle Mücadele Kanunu’nun 3. maddesinde ‘terör suçları’, 4. maddesinde de ‘terör amacıyla işlenen suçlar’ bellidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın o dönemde mahkum edildiği bu 312. madde, bugün 301. madde, ne 3. maddede ne de 4. maddede yoktur. Sayın Cumhurbaşkanımıza bunu söyleyenler, sırtını teröristlere dayayanlar ve teröristlerin emriyle hareket edenlerdir.” diye konuştu.

    Teklifin 19. maddesinin görüşmeleri sırasında verilen aradan sonra komisyonun yerinde olmaması üzerine TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, birleşimi yarın saat 13.00’te toplanmak üzere kapattı.

  3. Avatar

    TBMM GENEL KURULU TOPLANDI

    TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı.

    11 Nisan 2020 Cumartesi

    Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, gündeme geçmeden önce iki milletvekiline gündem dışı söz verdi.

    İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, “Denizli Büyükşehir Belediyesinin su bedellerini tahsil etmek için muhtarlık binalarında vezne oluşturması”, HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya ise “Korona günlerinde toplumsal dayanışmanın önemi”ne ilişkin konuştu.

    Öztürk, Türkiye’nin yeni tip koronavirüs salgınının etkilerinden korunmak için önlemler aldığını, yerel yöneticilerin de bu konuda samimi önlemler alması gerektiğini ifade etti.

    Salgın süresince suya zam yapılmayacağını, borcu olan abonelerin suyunun kesilmeyeceğini ve fatura düzenlenmeyeceğini açıklayan belediye başkanlarının vatandaşta güven oluşturduğunu dile getiren Öztürk, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığının ise vatandaşın sağlığını tehlikeye atarak, su faturalarının tahsilatı için muhtarlıklarda vezne kurulması uygulamasını hayata geçirdiğini söyledi.

    “Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı için su paraları neden vazgeçilmez?” diyen IYI Parti’li Öztürk, Denizli’de vatandaşın su faturalarını ödemek için sağlığını kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu savundu.

    Yasin Öztürk, “Hiç mi insafınız kalmadı? Kendi personeliniz de dahil koruyucu maske dağıtamadınız. Denizli Büyükşehir Belediyesi bu kadar aciz mi? Olmadı Osman Zolan. Bu yaptığınız memleketimin belediye başkanına hiç yakışmadı.” diye konuştu.

    AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, İYİ Parti’li Öztürk’ün iddialarına ilişkin yerinden söz alarak, Denizli Büyükşehir Belediyesinin yeni tip koronavirüsle mücadele kapsamında ilçe ilçe, mahalle mahalle gereken bütün tedbirleri aldığını kaydetti.

    HDP’li Kaya, büyükşehirler ve Zonguldak’ta hafta sonu sokağa çıkma yasağı ilan edilmesinin ardından dün gece vatandaşların ihtiyaçlarını gidermek için dışarıya çıktığını, bu durumun salgın riskini artırdığını söyledi.

    Kaya, “Yerel yönetimleri bilgilendirmeden sokağa çıkma yasağı kararını açıklamanın halka ihanet olduğunu” iddia etti.

    TBMM Genel Kurulu’nda, partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, sokağa çıkma yasağının ilan edilmesi sırasında iktidarın kriz ortamı yarattığını, haftalardır evde kendisini izole eden vatandaşlar ve sağlık çalışanlarının emeklerini bir gecede heba ettiğini ileri sürdü.

    Sokağa çıkma yasağının doğru bir karar olduğuna işaret eden Türkkan, yasak kararı ile bundan muaf olanların eş zamanlı açıklanması gerekirken bunun yapılmadığını söyledi.

    Grup Başkanvekili Türkkan, hükümetin geç kararlar aldığını, bunları planlama ve öngörü yerine kaos oluşturabilecek şekilde uygulamaya geçirdiğini iddia ederek, şöyle dedi:

    “Bu durum, vatandaşların temel ihtiyaçları karşılayacağı yerlerin açık mı kapalı mı olduğunu bilmemesi nedeniyle panik havasını iyice artırmıştır. Artan panikle beraber insanlarımız çoğu maskesiz şekilde, sosyal mesafeye uymaksızın marketler önünde iç içe uzun kuyruklar oluşturmuş, hatta bazı yerlerde bıçakla yaralamaya varan kavgalar yaşanmıştır.

    Oluşan bu manzaranın nedeni hükümetin ne yaptığını bilmeyen tavır ve kararlarıdır. Sokağa çıkma yasağı kararının, bundan muaf olan kişi, kurum, kuruluş ve işletme listesi aynı zamanda açıklansa, o iki saatte ortaya çıkan tablonun çok azı yaşanırdı. Süreci eksik ve yanlış yönetmenizden, beceriksizlik ve öngörüsüzlüğünüzden dolayı tüm dünyaya bu virüsün en hızlı şekilde nasıl yayılırın örneğini gösterdiniz. Böylesine önemli ve ciddi bir karar alınırken, farklı siyasi partilerin büyükşehir belediye başkanlarına haber verilmedi. Bu devlet anlayışıyla bağdaşmıyor. Tüm bunlar, yetkiyi bir elde toplayan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin eseridir. Bu sistem devam ettiği sürece, bu manzaraları da sık sık görmeye de devam edeceğiz.”

    HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, büyükşehirler ve Zonguldak’ta dün gece ilan edilen sokağa çıkma yasağının, İçişleri Bakanlığınca 9 Nisan 2020’de valiliklere iletildiğini savunarak, “Bu valiliklere bildirildiği halde neden 2 saat kala ilan edildi? Elinde parası olmayan acil ihtiyacını nasıl karşılayacak, iki gece nasıl aç yatacak düşünülmedi mi?” sorularını yöneltti.

    Kamu yönetiminin temel ilkesinin öngörülebilirlik olduğunu belirten Beştaş, “Bu bir yönetememe krizidir. ‘Sokağa çıkın.’ diye algılandı, yüzbinlerce insan düne kadar virüs kapmadıysa da dün gece kaptı.” ifadelerini kullandı.

    CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, TBMM’nin çalışmalarını sürdürebilmesi için 2 bin 500 kişinin görev yaptığını, söz konusu personelin dün gece ilan edilen sokağa çıkma yasağı nedeniyle yakınlarına ulaşmada ve ihtiyaçlarını gidermede sorun yaşadığını söyledi.

    Özel, dün gece çekilen fotoğraf ve videolarda birçok vatandaşın maskesiz olarak marketlerde alışveriş yaptıklarını dile getirerek, “O kadar beceriksizce, acemice, planlamadan yapıldı ki 48 saatlik bulaşı, 48 dakikada bütün Türkiye’ye yaydık.” dedi.

    İtalya’nın sokağa çıkma yasağını 36 saat önceden ilan ettiğini, bu sayede vatandaşların ihtiyaçlarını giderebildiğini dile getiren CHP Grup Başkanvekili Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın açıklamasının ardından başkentte sakinleşme görüldüğünü belirtti.

    Özgür Özel, “Utandık hepimiz, dünyaya rezil olduk. Bir sokağa çıkma yasağı planlayamayan zihniyet yüzünden. ‘Ben bilirim, ben bilirim.’ Sen bilince böyle oluyor.” diye konuştu.

    Marketlere giden vatandaşların bir kısmının ekonomik sıkıntılar nedeniyle evde yiyeceği bulunmayanlar olduğunu savunan CHP’li Özel, iktidarın bu sorunu çözmesi gerektiğini söyledi.

    Özgür Özel, Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu üyesi Burhan Kuzu hakkında dava açıldığını ancak görevine devam ettiğini belirterek, “Kendisi Kurul’da oturuyor. Ne diye oturuyor? Bir köşede bir sandalyede, kötü örnek diye mi oturuyor?” sorularını yöneltti.

    AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus’un, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı, yeni tip koronavirüsle mücadelede komşu ve diğer ülkelere sağlanan tıbbi malzeme desteğinden dolayı takdir ettiğini, ayrıca DSÖ kararlarını takip ederek uygulayan Türkiye’ye ve Erdoğan’a tebriklerini sunduğunu söyledi.

    Küresel salgınla mücadelenin ancak tüm dünyada sonuçlanmasıyla başarıya ulaşacağına işaret eden Özkan, “Bilim Kurulu’nun almış olduğu karar ve tavsiyeler çerçevesinde hükümetimiz erken adımlar atma gayreti içinde olmuştur. Dün gece başlayan sokağa çıkma yasağı işte bu çerçevede alınan kararlardandır.” diye konuştu.

    Sokağa çıkma yasağı ilan edilen illerde fırın, eczane ve benzin istasyonlarının faaliyetlerine devam ettiğini, vatandaşların sükunetle tedbirlere uyması gerektiğini vurgulayan AK Parti Grup Başkanvekili Özkan, her türlü ihtiyacın kamu kurum ve kuruluşlarının hatlarına bildirilebileceğine de dikkati çekti.

    Özkan, İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk’ün “Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığınca su faturalarının tahsilatı için muhtarlıklarda vezne kurulduğu” iddiasının gerçeği yansıtmadığını söyledi.

    AK Parti’li Özkan, CHP’li Özel’in, Burhan Kuzu’ya ilişkin sözlerine yönelik, “Burhan Kuzu hakkında bir dava açılmış olabilir, açılmıştır da. Bu, yargımızın ne kadar bağımsız olduğunu gösteriyor. Açılmış bir dava varsa, hukukun en temel kuralı masumiyet ilkesi elbette Burhan Kuzu için de geçerlidir. Yargılama neticelenir, beraat veya mahkumiyet kararı çerçevesinde hukukun veya insan haklarının gereği yapılır.” değerlendirmesinde bulundu.

    Öte yandan, Genel Kurul’da MHP Grubu adına Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Özyavuz, Şanlıurfa’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yılı dolayısıyla bir konuşma yaptı.

    AK Parti Grup Başkanvekili Özkan, CHP Grup Başkanvekili Özel ve İYİ Parti Grup Başkanvekili Türkkan, Şanlıurfa’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yıl dönümünü tebrik etti, şehitlere Allah’tan rahmet diledi.

    TBMM Genel Kurul 3
    TBMM Genel Kurulunda CHP, HDP ve İYİ Partinin grup önerileri kabul edilmedi.

    Genel Kurulda gündem dışı konuşmaların ardından partilerin grup önerileri ayrı ayrı ele alındı.

    İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, danışma kurulu toplanamadığı için “Türk sanayisinde yaşanan sorunlar ve finans sistemindeki tıkanıklık” konusunda partisinin verdiği grup önerisi üzerinde yaptığı konuşmada, Kovid-19 salgını sürecinde “tedbir” adı altında yapılan birçok eylemin, sorunun asıl kaynağı haline geldiğini savundu.

    Türkkan, sokağa çıkma yasağı öncesinde görülen manzaralara işaret ederek, “Bugün karşı karşıya kaldığımız bu yönetim zafiyeti, koronavirüs yüzünden hayatını kaybetmiş vatandaşlarımız ve aileleri başta olmak üzere, virüsle mücadele eden sağlık çalışanlarımıza, günlerdir evlerinden çıkmayan vatandaşlarımıza, canını devletine emanet etmiş her bir vatandaşımıza yapılmış büyük bir ayıp ve vicdansızlıktır.” dedi.

    Türkiye ekonomisinin yanlış politikalar nedeniyle sorunlar yaşamaya devam ettiğini savunan İYİ Parti Grup Başkanvekili Türkkan, gerçek üretimin desteklenmesi durumunda bugün elde güçlü bir tarım ve sanayi sektörünün olacağını ifade etti.

    Kredi Garanti Fonu’na sanayicinin ulaşamadığını öne süren Türkkan, bu konuda çıkartılan kanunun da birilerinin gözünü boyamaktan ibaret kaldığını iddia etti. Lütfü Türkkan, sanayiciye, esnafa ve köylüye hükümetin kollarını açması gerektiğini belirtti.

    HDP Mersin Milletvekili Rıdvan Turan, Türkiye ekonomisinin uzunca bir süredir resesyon içinde olduğunu, virüsün hem ülke hem de dünya ekonomilerini etkisi altına almasıyla bu resesyon sürecinin giderek daha ağırlaşacağının sinyallerinin bulunduğunu savundu.

    Üretimin artırılması kadar paylaşımın da önemli olduğunu söyleyen Turan, “Paylaşımın hakça ve adilce yapılmadığı yerlerde üretimin artması tek başına bir zümrenin zenginleşmesini sağlar.” dedi.

    CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, bir süre önce Meclis’te ekonomiye ilişkin düzenlemeler içeren kanunun yasalaştırıldığını anımsatarak, bu kanunun komisyondaki görüşmelerinde koronavirüsle ilgili tedbirlerin eklenmesini istediklerini ancak kabul edilmediğini anlattı.

    Meclisin, halkın gündemini yakalayamadığını öne süren Kuşoğlu, “Maalesef halkın sorunlarıyla ilgili değiliz. Dünya kasıp kavruluyor, TBMM’nin de konuyla ilgili araştırma yapması lazım, vatandaşı bununla ilgili olarak koruyan tedbirleri alması ve iktidarın bu tedbirleri alıp almadığını denetlemesi, bununla ilgili yasaları çıkarması lazım. Bizim bu anlattıklarımızı iktidardan birisinin burada dinlemesi lazım.” şeklinde konuştu.

    AK Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan, koronavirüsle mücadele için hükümetin ilk günden beri bütün tedbirleri aldığını belirterek, bugün Türkiye’nin planlama çerçevesinde 46 ülkeye sağlık malzemesi göndereceğini ifade etti.

    Kredi Garanti Fonu’nun düzenlemeyle 2 katına çıkartıldığını dile getiren Erdoğan, ayrıca ekonomik istikrar paketinin tüm kesimlere kalkan olduğunu söyledi. Kanunların ihtiyaçlara ve beklentilere göre hazırlandığını ifade eden milletvekili Erdoğan, hazırlığı süren kanun teklifiyle sanayiciye, esnafa destek olunacağını kaydetti.

    Konuşmaların ardından yapılan oylamada, İYİ Parti’nin grup önerisi kabul edilmedi.

    Daha sonra HDP’nin, “engelli bireylerin salgın günlerinde yaşadığı sorunların belirlenmesi ve çözüme kavuşturulması” konusunda verdiği grup önerisi görüşüldü.

    HDP Van Milletvekili Muazzez Orhan Işık, önerge üzerinde yaptığı konuşmada, başta engelliler olmak üzere yoksulların ve kadınların şu an hangi koşullarda evde kaldığına dair bir bilginin olmadığını söyledi.

    Engellilerin tüm haklarının kağıt üzerinde olduğunu iddia eden Işık, “Türkiye’de kaç engelli yurttaş yaşamaktadır? Bu engelli yurttaşların engel oranlarına, cinsiyetlerine, gelir, eğitim ve medeni durumlarına göre dağılımı nedir? Kronik hastalıklarla birlikte engelli olan kaç yurttaş hangi illerde yaşamaktadır? Çoklu engelli olanların iş, geçim koşulları var mıdır? Evet, bu soruların bir yanıtı yok.” dedi.

    İYİ Parti Ankara Milletvekili Ayhan Altıntaş, engellilerin ihtiyaçlarının karşılanmasında ülke olarak iyi bir noktada olunmadığını savundu.
    Altıntaş, “Kaldırımlarda, bırakın engellileri, normal vatandaşların, yaşlıların, hamilelerin, bebekli annelerin bile yürümeleri çok zor. Trafik ışıklarında görmeyen vatandaşlarımız için sesli uyarılar yapabildik mi? Her bina girişine rampa yapabildik mi? Görmeyen vatandaşlar için yapılan sarı kaldırım taşlarını bile yandaşlara para aktarmanın bir yolu olarak gören belediye başkanlarını Allah bildiği gibi yapsın.” diye konuştu.

    CHP Balıkesir Milletvekili Fikret Şahin, koronavirüse karşı tedbirler kapsamında alınan sokağa çıkma yasağının 14 güne uzatılmasını istedi.

    Sokağa çıkma yasağının 48 saat süreyle ilan edilmesinin bilimsel temelini soran Şahin, “Bunun hiçbir anlamı yok. Aksine, dün gece pek çok vatandaşı sokağa döktünüz. ‘Biz bize yeteriz’ kampanyasından sonra, ‘biz bize bulaştırırız’ kampanyası yaptınız. Salgının yönetimini artık tedavi aşamasının ötesinde sürü bağışıklığı tarzına soktunuz.” dedi.

    Olağanüstü zamanların yaşandığını dile getiren CHP’li Şahin, bu dönemde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderleri toplayıp salgına karşı mücadelede ortaklaşması gerektiğini söyledi.

    AK Parti Ankara Milletvekili Arife Polat Düzgün, Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğünün internet sayfasında engellilerle ilgili istatistiklerin bulunduğunu, Türkiye’de kaç engellinin olduğunu, yaşları, grupları gibi bilgilerin edinilebileceğini söyledi.

    “AK Parti’nin hükümet olarak engelliler için neler yaptığını en yakınınızdaki özel gereksinimli bir bireye sorabilirsiniz.” diyen Düzgün, AK Parti’nin engelliler için yaptıklarının artık inkâr edilmemesini istedi.

    Arife Polat Düzgün, “Salgın döneminde bile engelliler için neler yapılacağı tek tek belirlenmiştir. Örneğin, bir engelli vatandaşımız, Kovid-19’unu nasıl öğrenecek? Bununla ilgili bütün bilgilendirmeler Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı bünyesinde yapılmıştır. Aynı zamanda, engelli bir birey Kovid-19 pozitif çıktı, ne yapacak, ailesi, annesi babası ne yapacak, hangi merkeze gidecek, bunlar belirlenmiş durumda.” şeklinde konuştu.

    HDP’nin grup önerisi, görüşmelerin ardından kabul edilmedi.

    Daha sonra CHP’nin, koronavirüs salgını nedeniyle esnafın yaşadığı sorunlarla ilgili verdiği araştırma önergesi ele alındı.

    CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, nakliyeci, kahveci, otelci, özel eğitim kurumlarında çalışanlar, servis şoförlerinin Meclis’ten yardım beklediğini dile getirerek, salgının, vatandaşların sadece sağlığını değil, işlerini de ciddi anlamda tehdit etmeye başladığını söyledi.

    Tehlikenin, insan ve parti ayırt etmediğini dile getiren Durmaz, “Ülkeyi yönetenlere düşen görev, bu noktada çok daha önem arz ediyor. Bu ülkedeki tüm siyasi partilerin liderleri, meslek odalarının temsilcileri, iş çevreleri bir masa etrafında birleşip bu küresel salgına karşı önlemleri beraber almalı. Bu konuda en büyük sorumluluk Sayın Cumhurbaşkanına düşüyor.” ifadelerini kullandı.

    AK Parti Denizli Milletvekili Nilgün Ök, Türkiye’nin, Kovid-19’a karşı ilk önceliğinin hiçbir vatandaşının işini kaybetmemesi olduğunu, bunun için de mücadele verdiklerini belirtti.

    Esnafa, sanayiciye, KOBİ’lere destek olmak amacıyla ilk günden beri önemli tedbirler aldıklarını anlatan Ök, ekonomik istikrar kalkanı çerçevesinde toplamda 100 milyar liralık kapsayıcı önlemleri içeren paket ile pandeminin ülke ekonomisi üzerindeki etkilerini kontrol altına almak, oluşacak hasarı asgari düzeye indirmek için harekete geçtiklerini söyledi.

    Türkiye genelinde 1,3 milyon esnafın mücbir sebep kapsamına alındığını ifade eden AK Parti’li Ök, esnafın her türlü vergi ve SGK ödemelerini ertelediklerini, bildirmesi gereken beyannamelerin sürelerini uzattıklarını dile getirdi.

    Ök, “Meclisimizin de desteğiyle ücretsiz izne çıkarılan vatandaşlarımız için de kısa sürede maaş desteği sağlayacağız. Grubumuzun çalıştığı, kısa sürede Meclis Başkanlığına sunulacak kanun teklifi ile işten çıkarılan ve işsizlik ödeneğinden faydalanamayan işçilerimize, işsizlik fonu üzerinden 39,24 lira nakdi destek ödemeyi planlayan bir paketi çalışıyoruz.” dedi.

    MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz, salgınla mücadelenin birlik, kardeşlik ve dayanışma içinde; aklın, bilimin ve duanın gücüyle yapılacağına inandıklarını belirtti.

    Esnafın zor bir süreçten geçtiğine dikkati çeken Kılavuz, “Sıfır faizli finansman desteği verilmesi, SGK prim borçlarının ertelenmesi, kredilerin özel bankaları da kapsayacak şekilde genişletilmesi, sicil affının getirilmesi, akaryakıt desteğinin sağlanması, elektrik, su, doğalgaz gibi borçların yapılandırılması, yolcu ve yük taşımacılığı yapanlara ÖTV indirimi gibi teşvik ve ekonomik destek paketleri yürürlüğe konulmalıdır.” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından yapılan oylamada, CHP’nin grup önerisi kabul edilmedi.

    Daha sonra gündemde yer alan infaz düzenlemesine ilişkin Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine geçildi.

Bir cevap yazın