Kredi kartı yıllık üyelik ücretlerinin iadesi mümkün mü?

Kredi kartı sözleşmeleri günümüzde, kredi kartı almak isteyen kişinin,kredi kartı çıkartan kuruluş tarafından tek taraflı olarak, önceden kredi kartı sözleşmesinin hazırlanarak tarafların imzalamasıyla kurulmaktadır.
Kredi kartı sözleşmesi; kart çıkaran kuruluşa, karta ilişkin bilgileri saklamak için gerekli önlemleri almak, limit tahsisinde müşteriye ilişkin gerekli araştırmaları yapmak, usulüne uygun olarak hesap özeti düzenlemek ve hamile göndermek, hukuka aykırı kullanımlarda gerekli bildirimin yapılması halinde 150 TL üzeri kullanımlardan sorumlu olmak gibi edimler yüklerken, kredi kartı hamiline de sağlanan hizmetler karşılığında kredi kartı ücreti ödeme yükümlülüğü, kredi kartının ve şifrelerinin muhafazası, yapılan harcamaların zamanında ödenmemesi halinde veya kredi kartından nakit avansı çekilmesi durumunda faiz ödeme borcu gibi yükümlülükler yükleyen bir sözleşmedir.
Ancak bankaların müşterilerine sundukları bazı kartların kullanımından yıllık üyelik ücreti adı altında ödemeler aldıkları ve müşterinin daha sonra iade başvurusu yapmaları halinde alınan bu ücreti iade edeceklerini belirttiklerini görmekteyiz.
SORU :Peki bankalar iade başvurusu yapan müşterilerin yıllık üyelik ücretlerini iadelerini gerçekten yapıyor mu?
Bir müvekkilimin başından geçen olay ve kendisine bu süreçte verdiğim hukuki destek kapsamında yaşadığımız süreçleri sizlerle paylaşmak istiyoruz.
Müvekkilimin, 3 yıldır toplam 4 ayrı kredi kartından yıllık üyelik ücreti adı altında banka tarafından hesabından paraların çekildiğini fark etmesi üzerine kesilen ücretin toplam değeri, bulunduğu yerleşim yerindeki tüketici hakem heyetine başvuru sınırında olduğu için (bu sınır 2021 yılı için 7 bin 550 TL altındaki değerlerdir.)öncelikle tüketici hakem heyetine başvurumuzu yaptık. Tüketici Hakem Heyeti tarafından yaklaşık 1 buçuk ay kadar sonra karar verildi ve bu kararda;
“6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 5. Maddenin 1.fıkrasında“Haksız şart; tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dâhil edilen ve tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme şartlarıdır.” Şeklinde tanımlanmış olup 3. Fıkrasında “Bir sözleşme şartı önceden hazırlanmış ve standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmeyi düzenleyen, bir standart şartın münferiden müzakere edildiğini iddia ediyorsa bunu ispatla yükümlüdür. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez.” Denilmektedir. Yine aynı kanunun m.31/1 de “Belirli süreli kredi sözleşmesine ilişkin bir hesap açılması ve bu hesaptan sadece kredi ile ilgili işlemler yapılması durumunda, tüketiciden bu hesaba ilişkin herhangi bir isim altında ücret veya masraf talep edilemez. Bu hesap, tüketicinin aksine yazılı talebi olmaması hâlinde kredinin ödenmesi ile kapanır.” Denilmektedir. Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 2008/4345 E. 2008/6088 karar sayılı ilamında belirtildiği şekilde düzenlemenin 6502 sayılı kanunun 5. Maddesi karşısında haksız olduğu, şikayet edilen bankanın tüketiciden üyelik adı altında ücret talep etme hakkının olmadığı, alınan ücretlerin verilen hizmetin karşılığı bulunduğu, şikayet olunan banka tarafından tüketicinin kredi kartından muhtelif tarihlerde tahsil edilmiş olan yıllık aidat ücreti kesintisi bedellerinin tüketiciye iade edilmesine karar verilmiştir” şeklinde karar vermiştir.

Bir Cevap Yazın