Tck 125 – Hakaret Suçu Nedir? | Hakaret Suçu Nasıl Oluşur? | Hakaret Suçunun Cezası Nedir?

TCK 125 – Hakaret Suçu Nedir?

Tck 125. maddesinde düzenlenen Hakaret Suçu Türk Ceza Kanununun Şerefe Karşı Suçlar bölümünde yer almaktadır. Madde metninde aynen “Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” denilmektedir.

Gıyapta Hakaret Suçu Nasıl Oluşur?

Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir. Yani mağdurun arkasından sövmenin cezayı haketmesi için söverken en az üç kişinin bunu duyması gerekmektedir.

TCK 125 Sesli, Yazılı veya görüntülü bir iletiyle hakaret suçu:

Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Hakaret Suçunda Ağırlaştırıcı Nedenler Nelerdir?

Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya
çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,
İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.

TCK 125/4 Alenen Hakaret Suçunun Cezası Nedir?

Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır. Alenenden kasıt internet yoluyla ya da mahallede bağırarak sövmek bu kapsamdadır.

TCK 125/5 Kurul Halinde Çalışan Memurlara Hakaret Suçu Nasıl Oluşur?

Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde
hükümleri uygulanır.

Hakaret Suçunda Mağdur Belli Değilse Suç Oluşur mu?

Tck 126. maddede bu konu düzenlenmiştir. “Mağdurun belirlenmesi” başlığıyla düzenlenen maddede aynen “Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır.” denilmiştir. Yani söven kişinin kimi kastettiği açık seçik belliyse suç oluşacaktır.

Hakaret Sayılan Sözler İspatlanırsa Ne Olur? Yine de Ceza Verilir mi?

Örneğin “A şahsı rüşvetçi bir memurdur” şeklindeki hakaret içeren isnadın içeriğinde yer alan Memur A’nın gerçekten rüşvet aldığı ispatlanırsa bu sözler nedeniyle hakaret suçundan ceza verilmeyeceği TCK-127. maddede düzenlenmiştir. “İsnadın ispatı” başlıklı maddede aynen “İsnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispat edilmiş olması halinde kişiye ceza verilmez. Bu suç
nedeniyle hakaret edilen hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı verilmesi halinde, isnat ispatlanmış sayılır. Bunun dışındaki hallerde isnadın ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikayetçinin ispata razı olmasına bağlıdır. İspat edilmiş fiilinden söz edilerek kişiye hakaret edilmesi halinde, cezaya hükmedilir.” denilmiştir.

İddia ve savunma dokunulmazlığı Nedir?

TCK Madde 128’deki düzenlemeye göre Yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında, kişilerle ilgili olarak somut isnadlarda ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunulması halinde, ceza verilmez. Ancak, bunun için isnat ve değerlendirmelerin, gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması
gerekir.

Tck 129 – Hakaret Suçu Haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı işlenirse Ceza Verilir mi?

Tck Madde 129 a göre Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir. Yine bu suçun, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez. Diğer taraftan Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.

Ölmüş Bir Kişiye Hakaret Etmek Suç mudur? Cezası Nedir?

Kişinin hatırasına hakaret başlığıyla TCK’nun 130. maddesinde düzenlenen kanun metnine göre  Bir kimsenin öldükten sonra hatırasına en az üç kişiyle ihtilat ederek hakaret eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Ceza, hakaretin alenen işlenmesi halinde, altıda biri oranında artırılır. Diğer taraftan bir ölünün kısmen veya tamamen ceset veya kemiklerini alan veya ceset veya kemikler hakkında tahkir edici fiillerde bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Tck 125 Hakaret Suçunda Soruşturma ve Yargılama Şartları Nelerdir?

Hakaret Suçunda Soruşturma ve kovuşturma koşulu Türk Ceza Kanununun 131. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikayetine bağlıdır. Mağdur, şikayet etmeden önce ölürse, veya suç ölmüş olan kişinin hatırasına karşı işlenmiş ise; ölenin ikinci
dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eş veya kardeşleri tarafından şikayette bulunulabilir.

Yazar: Erhan CİHAN

“Tck 125 – Hakaret Suçu Nedir? | Hakaret Suçu Nasıl Oluşur? | Hakaret Suçunun Cezası Nedir?” üzerine 7 yorum.

  1. TCK Madde 125 – (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden … veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir.

    (2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

    (3) Hakaret suçunun;

    a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,

    b) Dinî, siyasî, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,

    c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,

    İşlenmesi hâlinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.

    (4) (Değişik fıkra: 29/06/2005-5377 S.K./15.mad) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.

    (5) (Değişik fıkra: 29/06/2005-5377 S.K./15.mad) Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin Madde hükümleri uygulanır.

  2. GEREKÇE: MADDE 125.– Madde metninde hakaret suçu tanımlanmıştır. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukukî değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığıdır.
    Bu düzenlemede 765 sayılı Türk Ceza Kanununda benimsenen haka­ret ve sövme suçu ayırımı kaldırılmıştır.
    Hakaret suçunun oluşabilmesi için, kişiye somut bir fiil veya olgu is­nat edilmelidir. Örneğin, kamu görevlisinin bir kişiden bir iş karşılığında belli bir miktar rüşvet aldığı yönünde isnatta bulunulması durumunda haka­ret söz konusudur. Kişiye isnat olunan somut fiilin gerçek olup olmaması­nın, hakaret suçunun oluşması bakımından bir önemi yoktur. Ancak, iddia olunan hususun gerçek olduğunun ispat edildiği durumlarda, fail cezalandı­rılmayacaktır.
    Keza, kişiye herhangi bir olayla irtibatlandırmadan, soyut olarak ya­kıştırmalarda bulunulması hâlinde de, hakaret suçu oluşur. Kötü bir niteliği veya huyu ifade eden sözler, somut bir fiil veya olguyla irtibatlandırılmadıkları hâlde, yine de hakaret suçunu oluştururlar. Örneğin, bir kimseye “serseri”, “alçak”, “hayvan” denmesi hâlinde, somut fiil isnadı söz konusu değildir. Aynı şekilde kişiye soyut olarak “hırsız”, “rüşvetçi”, “sahtekâr”, “fahişe” gibi yakıştırmalarda bulunulması hâlinde de hakaret suçu oluşmaktadır. Kişinin bedenî arızasını ifade etmekle veya kişiye bir hastalık izafe etmekle de hakaret suçu işlenmiş olur. Örneğin, kişiye “kör”, “şaşı”, “topal”, “kambur”, “kel” vs. demekle; kişiye “psikopat”, “frengili” veya “AİDS’li” demekle, hakaret suçu işlenmiş olur.
    Dikkat edilmelidir ki; davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amacına yönelik olarak belli bir siyasî kanaatin isnat edilmesi hâlinde de hakaret suçu oluşur. Örneğin, bir kişiye “faşist”, “komünist” veya “mürteci” demekle, hakaret suçu işlenmiş olur. Bir kişiye izafeten söylenen sözün veya bulunulan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, toplumda hâkim olan telâkkileri, örf ve âdetleri göz önünde bulun­durmak gerekir.
    Hakaret suçu, kişi muhatap alınarak işlenebilir. Bu durumda huzurda hakaret söz konusudur.
    Hakaret suçu, kişinin gıyabında da işlenebilir. Kişiye hazır bulunma­dığı bir ortamda veya doğrudan muttali olamayacağı bir surette hakaret edilmesi durumunda, gıyapta hakaret söz konusudur. Ancak, gıyapta haka­retin cezalandırılabilmesi için, fiilin mağdurun gıyabında ve fakat en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir. Bu kişilerin toplu veya dağınık ol­malarının suçun oluşumu üzerinde bir etkisi yoktur. Bir veya iki kişiyle ih­tilat ederek de mağdura hakaret edilebilir. Bu gibi durumlarda da esasında bir haksızlık gerçekleşmektedir. Ancak, izlenen suç siyaseti gereğince, gı­yapta hakaretin cezalandırılabilmesi için, mağdurun gıyabında en az üç ki­şiyle ihtilat edilerek, yani en az üç kişi muhatap alınarak hakaretin yapılması şart olarak aranmıştır.
    Maddenin ikinci fıkrasında, hakaretin mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir mesajla yapılması hâlinde, birinci fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmedileceği kabul edilmiştir. Buna göre, kişiyi muhatap alan mektup, telgraf, telefon ve benzerî araçlarla yapılan hakaret de, huzurda hakaret olarak cezalandırılmalıdır.
    Maddenin üçüncü fıkrasında, hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi, bu suçun bir nitelikli hâli olarak kabul edilmiş­tir. Keza, hakaret suçunun dinî, siyasî, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve ka­naatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, men­sup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı ya da kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle iş­lenmesi hâlinde, verilecek cezanın bir yıldan az olamayacağı hüküm altına alınmıştır.
    Maddenin dördüncü fıkrası hakaret suçunun alenen işlenmesi, bu su­çun bir nitelikli şekli olarak kabul edilmiştir. Aleniyet için aranan temel öl­çüt, fiilin, gerçekleştiği koşullar itibarıyla belirli olmayan ve birden fazla kişiler tarafından algılanabilir olmasıdır.
    Keza, aleniyetin basın ve yayın yoluyla gerçekleşmesi durumunda ar­tırma oranı ayrıca düzenlenmektedir.
    Maddenin son fıkrasında, kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine gö­revlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde, suçun kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır.

  3. YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ
    ESAS NO.2020/12636
    KARAR NO.2021/1495


    1)TCK’nın 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunm ası yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekmekte olup, katılanların bir arkadaşlarının söylemesi üzerine tanık …’ye ait facebook hesabından bahse konu yorumları görerek şikayetçi olduklarına ve tanık …’nin 18/06/2015 tarihli duruşmada facebook sayfasının herkese açık olduğuna, isteyenin istediği yorumu yapabildiğine yönelik anlatımları karşısında, tanık …’ye ait hesabın herkese açık nitelikte olup olmadığı araştırılıp aleniyet unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediği açıklanıp tartışılmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,

  4. YARGITAY 18.CEZA DAİRESİ
    ESAS NO:2018/7790
    KARAR NO:2019/1445

    İncelenen dosyada, şüphelinin ad ve soyadının yazılı olduğu @… kullanıcı adlı twitter hesabından müştekiden bahsedilerek paylaşımlar (retweetler) yapıldığının anlaşılması karşısında; CMK’nın 170/2. maddesi uyarınca dosyadaki mevcut delillerin şüpheli hakkında hakaret suçunun işlendiği hususunda iddianame düzenlenebilmesi için yeterli şüphe oluşturduğu açıktır. Şüphelinin eyleminin sübut bulup bulmadığı hususu, tüm kanıtların, mahkemece birlikte tartışılıp değerlendirilmesi sonucu belirlenmesi gerekmektedir. Yapılan açıklamalara göre, şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar ve bu karara itiraz sonucunda verilen itirazın reddine dair mercii kararı hukuka aykırıdır.

  5. YARGITAY 18. CEZA DAİRESİ
    ESAS NO.2015/10377
    KARAR NO.2015/12777

    Sanığın, twitter adlı sosyal paylaşım sitesinde diğer sanık tarafından paylaşılan tweeti retweetlediğinin, kendi ikrarı ile de sabit olması karşısında, kamu görevlisine görevinden dolayı zincirleme şekilde hakaret suçunun unsurları itibariyle oluştuğu gözetilmeden, sanığın mahkumiyeti yerine beraat kararı verilmesi,

  6. YARGITAY 18. CEZA DAİRESİ
    ESAS NO: 2016/4005
    KARAR NO: 2018/2719

    TCK’nın 125/1. maddesi uyarınca, gıyapta hakaret suçunun en az üç kişi ile ihtilat edilerek işlenmesi gerekmekte olup, Mahkemece sanığın müştekiler hakkında iddianamede belirtilen hakaret içerikli sözleri, tanık olarak dinlenilen kişilerin yanında söylediği kabul edilmiş ise de, katılanın ”sanık iddianamede belirtilen hakaretleri eşimin yanında ve tanıkların yanında yapmış” şeklinde, tanığın ”iddianamede geçen hakaret sözlerini gerek benim yanımda gerekse diğer çalışanların yanında sürekli kullanıyor” şeklindeki beyanları karşısında, işletmede çalışan görevlilerin beyanlarına başvurularak, eylemde ihtilat unsurunun oluşup oluşmadığı araştırılıp, gerekçede tartışılmaksızın eksik inceleme ve yeterli olmayan gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,

  7. HAKARET SUÇU VE KAPSAMI/TCK m125
    Genel Olarak Hakaret Suçu
    Bu başlıkta, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125’inci maddesinde düzenlenen “Hakaret” suçu, özet olarak incelenmiştir. Bu maddenin birinci fıkrasında hakaret suçunun basit şekli düzenlenmiş, devam eden fıkralarda ise, bu suçun nitelikli hâlleri hüküm altına alınmıştır.
    Hakaret Suçunun Madde Metni
    Hakaret
    Madde 125:
    (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…) veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
    (2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
    (3) Hakaret suçunun;
    a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
    b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
    c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
    (4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
    (5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır.
    Hakaret Suçunun Özellikleri
    A. Soruşturma Usulü
    alenen hakaret suçuHakaret suçunun temel hali 5237 sayılı TCK gereğince takibi şikayete bağlı bir suçtur. Bu da demek oluyor ki cumhuriyet savsıcısı mağdurun şikayeti üzerine soruşturma işlemlerine başlayabilecektir. Ancak TCK’daki şekli bakımından hakaret suçunun kamu görevlisine, dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı ve yine kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi de mümkündür. İşte şayet hakaret suçu kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işleniyor ise (Cumhurbaşkanına hakarette de) şikayet bir dava şartı olmaktan çıkarılmıştır. Bunun temel sebebi ise kamu yönetiminin itibarının korunmasının kamu görevlisinin şeref ve itibarından daha evveliyatlı olmasıdır. Nihayet hakaretin diğer şekilleri bakımından ise şikayet bir soruşturma şartı olmaya devam etmektedir.
    B. Kovuşturma Usulü
    Suçu düzenleyen 5237 sayılı TCK’nın 125’inci maddesinin 3’üncü fıkrasındaki “kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi” halinde(Cumhurbaşkanına hakarette de) hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, şikayete tabi olmayıp re’sen gerçekleştirilir. Diğer bütün hallerde hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun/mağdurenin yahut belirli şartlar mevcut bulunduğunda suçtan zarar gören 3. kişilerin şikayetine tabidir.
    C. Gözaltı Hükümleri
    Hakaret suçunu oluşturan fiil ve davranışlar hukuka aykırı olmakla birlikte nitelik itibari ile haksızlık derecesi failin hürriyetinin kısıtlanması ile ölçülü bulunmadığından yalnızca bu suçun sübut ettiği gerekçesi ile kişinin gözaltına alınması hukuka aykırı olacaktır.
    D. Tutuklama Tedbiri
    Tutuklama hükümlerinin uygulanabilmesi için CMK’nın 100’üncü maddesi gereğince, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması gerekecektir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında sayılan ve bir tutuklama nedeninin var sayılabileceğini ifade eden suçlar arasında TCK 125 hakaret suçu bulunmamaktadır. Buna rağmen sulh ceza hakimi şüpheli veya sanığın davranışları; delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme / tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma hallerinden biri hususunda kuvvetli şüphenin vaki olduğu durumda tutuklama koruma tedbirine hükmedebilecektir. Ancak bu teoride mümkün görünmekle birlikte ölçülülük prensibi gereğince yalnızca hakaret suçunun işlendiği gerekçesi ile tutuklama tedbirine hükmedilmemesi gerekir.
    E. Uzlaşma Kurumu
    5271 sayılı CMK’nın 253’üncü maddesi gereğince soruşturulması ve kovuşturulması takibi şikayete bağlı olan suçlar uzlaştırma kapsamındadır. Dolayısıyla hakaret suçu uzlaşma kurumunun işletilebileceği/ uzlaşılabilecek suçlar arasındadır. Ancak kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret suçu ve cumhurbaşkanına hakaret suçu uzlaştırma kapsamında olan suçlardan değildir. Zira bu suçların takibi şikayete tabi olmayıp suçun mağduru kamudur.
    F. Korunan Hukuki Değer
    Hakaret suçunda korunan hukuki değer şeref ve sosyal saygınlıktır. Nitekim TCK 125’in gerekçesinde de hakaret fillinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değerin; kişilerin şerefi, haysiyeti ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olduğu belirtilmektedir.
    G. Hakaret Suçunun Unsurları
    G.1. Maddi Unsur
    G.1.1. Fail
    Bu suç bakımından fail herhangi bir özellik arz etmemektedir. Herhangi bir kişi kadın veya erkek bu suçun faili olabilir. Ancak irdelendiğinde kanun koyucunun hakaret suçu bakımından tüzel kişilerin(şirket, dernek, vakıf vs.) tedbir sorumluluğunu kabul etmek istemediği sonucuna ulaşılmalıdır.
    G.1.2. Mağdur
    TCK 125’de “bir kimse” denmektedir. O halde mağdurun sıfatı herhangi bir özellik taşımamaktadır. Dolayısıyla suçun mağduru herhangi bir kimse olabilecektir.
    G.1.3 Fiil
    hakaret suçu cezası avukat ankara tazminatTCK 125’inci madde suçun oluşması için somut bir fiil veya olgu isnat edilmesini veyahut sövmeyi aramaktadır. Dolayısıyla suçun unsurunun oluşması için mağdura yöneltilen isnadın belirli olması şart değildir. Bu noktada mühim olan husus şudur; isnat edilen fiil veya olgu veya sövme “bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte” değilse mağdurun kendi şerefinin ve onurunun lekelendiğini ileri sürmesi yeterli değildir. Her somut olayda kişisel baz da sübjektif, meydana gelen hukuka aykırılığın değerlendirilmesi ve haksızlık derecesinin nitelendirilmesi bakımından objektif bir değerlendirilmeye tabi tutulacaktır. Diğer bir deyişle kişinin kendi şeref ve onuru hakkında gösterdiği aşırı hassasiyet fiile böyle bir nitelik vermez.
    TCK 125’inci madde gereğince “Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için, fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.” hükmünü getirmektedir.
    G.2. Manevi Unsur
    Bu suç, kasten işlenebilen bir suçtur. TCK da ayrıca belirtilen suçlardan olmaması sebebiyle taksirle işlenmesi mümkün değildir. Bu da demek oluyor ki failin fiili işlerken kastı maddede öngörülen hukuki değeri ihlal ederek suçun unsurlarını gerçekleştirmeye yönelik olmalıdır.
    H. Suçun Özel Görünüş Hâlleri
    H.1. Suça Teşebbüs
    5237 sayılı TCK’nın 35’inci maddesinde düzenlenmiştir. Suça teşebbüs, kişinin, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaması durumunu ifade eder.
    Teşebbüs aşamasında kalmış bir eylem için verilecek ceza, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onüç yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasıdır. Diğer hâllerde ise verilecek cezadan, cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.
    Hakaret suçu tehlike suçu olduğu için kural olarak bu suça teşebbüs mümkün değildir. Ancak örneğin, fail hakaret içeren bir mektubu postaya verse ve fakat bu mektup mağdura ulaşamadan mağdurun karısı tarafından açılsa ve imha edilse suçun teşebbüs aşamasında kaldığı söylenmelidir. O halde hakaret suçunun huzura eşit sayılan yazılı araçlardan biriyle işlenmiş olması haline münhasır olmak üzere bu suça teşebbüs mümkündür.
    H.2. Suça İştirak
    Suça iştirak, 5237sayılı TCK’nın 37’nci maddesinde “Faillik”, 38’inci maddesinde “Azmettirme”, 39’uncu maddesinde “Yardım etme”ve 40’ıncı maddesinde “Bağlılık kuralı”başlığı altında düzenlenmiştir. İştirak bu suç bakımından bir özellik göstermez.
    H.3. Suçların İçtimaı
    Hakaret suçunun birden fazla farklı kişiye karşı işlenmesi sonucu mağdur sayısınca suçun oluştuğu söylenmelidir. Hakaret suçu zincirleme suç şeklinde de işlenebilir. Örneğin bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı şahıs hakkında farklı zamanlarda hakaret suçu işlenebilir. Buna karşı aynı fiille aynı zamanda birden fazla kişiye karşı da işlenebilecektir. Bu durumlarda ise tek bir cezaya hükmedilecek ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar arttırılacaktır. Hakaret suçunda da içtima hükümlerinin uygulanmasına engel bir durum söz konusu değildir.
    H.4. Tekerrür
    küfür hakaret sövme suçu cezasıSuçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular, 5237 sayılı TCK’nın 58’inci maddesinde düzenlenmiştir. Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
    Şüphelinin adli sicil kaydında sabıkası varsa ve silinme koşulları henüz oluşmamışsa, 5237 sayılı TCK’nın 58’inci maddesi uyarınca, tekerrüre esas sabıkası bulunduğu takdirde, tekerrür hâlinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
    I. Hukuka Aykırılık
    Suç ve cezalarda kanunilik ilkesi geçerlidir. Dolayısıyla suç ve ceza öngören kanunlardaki düzenlemelerdeki suçun unsurlarını meydana getiren fail cezalandırılacaktır. Bununla birlikte bir hukuka uygunluk sebebi yahut kusurluluğu ortadan kaldıran sebep bulunduğu takdirde, fiil ya hukuka uygun hale gelip suç unsuru oluşturmayacaktır ya da kusur yeteneği ortadan kalktığı ölçüde ceza verilemeyecektir.
    Hakaret suçunda, hukuka aykırılığı kaldıran neden olarak, tahkir edici fiilin muhatabı kişinin rızanın bulunması, fiili suç olmaktan çıkarır.
    J. Görevli Mahkeme
    Hakaret suçunun cezası, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası olarak belirlenmiştir dolayısıyla hakaret suçu bakımından görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir.
    K. Yetkili Mahkeme
    Çeşitli ihtimalleri Ceza Muhakemesi Kanunu’nda düzenlenmiş olmakla ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekmekle birlikte, bu suçun kovuşturma aşamasını yürütecek olan yetkili yargı mercii esasen hakaret suçunun işlendiği yer mahkemesidir.
    L. Hakaret Suçunun Cezası / Yaptırımı
    Hakaret suçunun cezası, suçun basit veya nitelikli şekillerinden hangisinin işlendiğine göre farklılık arz eder.
    Hakaret Suçunun Temel Halinin Cezası (TCK 125/1)
    Suçun basit şeklinde, yani kamu görevlisi olmayan bir kişinin yüzüne karşı işlenmesi halinde, hakaret suçunun cezası 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Suçun basit şeklinde hakim ya hapis cezası ya da adli para cezası verecektir. Her iki cezanın aynı anda verilmesi mümkün değildir. Hakimler pek tabii kararlarını gerekçelendirmek zorundadır(!).
    Nitelikli Hakaret Suçu Cezası (TCK 125/3)
    Nitelikli hallerinde hakaret suçunun cezası, 1 ila 2 yıl arasıdır. Mağdurun kamu görevlisi olması (avukat, hakim, memur vs.) ve hakaretin görevinden dolayı yapılmış olması, kişinin mensup olduğu dinin kutsal değerlerine veya din özgürlüğünün kullanılmasına hakaret edilmesi, cezası ağırlaştırılmış nitelikli hakaret suçu olarak kabul edilmektedir.
    Alenen Hakaret Suçu Cezası (TCK 125/4)
    Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza 1/6 oranında ayrıca arttırılacaktır. Örneğin, bir tv programında veya bir caddede bağırarak hakaret etmek hakaret suçunun aleni bir şekilde işlenmesine neden olur.
    Aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmadığı gibi şartta değildir. Ölçü ise hakaret konusu söz veya davranışın belirlenemeyen sayıda kişi tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması hali olarak tanımlanmaktadır. Hakaret suçunda aleniyetin gerçekleşmesi için herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi şarttır. Tabii bu herkese açıklığın tabiri her geçen gün değişmektedir. Zira evden atılan bir mesaj sonucu sosyal medyada vuku bulan hakarette alenidir.
    Kurul Halinde Çalışan Kamu Görevlilerine Hakaret Suçu Cezası (TCK 125/5)
    Kurul halinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret halinde zincirleme suç hükümleri gereği belirlenen cezanın miktarı ayrıca 1/4’ten 3/4’e kadar arttırılır. Örneğin, kamu görevi icra eden disiplin kurulu heyetine veya mahkeme heyetine hakaret suçlarında suçun nitelikli şeklinden belirlenen ceza arttırılacaktır.
    Karşılıklı Hakaret Suçu ve Cezası TCK 129/3
    TCK md. 129/3’e göre hakaret suçunun iki kişi tarafından karşılıklı işlenmesi halinde “karşılıklı hakaret suçu” meydana gelir. Karşılıklı hakaretin aynı zaman diliminde gerçekleşmesi şart değildir. Örneğin, medya yoluyla kendisine “yılan” denildiğini öğrenen bir kişinin de karşı tarafa birkaç gün sonra “kertenkele” demesi halinde karşılıklı hakaret suçu meydana gelir.
    Karşılıklı hakaret suçunun işlenmesi halinde mahkeme, taraflardan birine veya her iki tarafa ceza vermeyebilir veya cezayı 1/3’üne kadar indirebilir.
    M. Hakaret Suçu ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
    hakaret suçu tck 125Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB), sanığın 5 yıl gözlenmesi ve sanık hakkında verilen hükmün bu süre boyunca hiçbir sonuç doğurmaması anlamına gelir. Zira kurumun isminden anlaşılacağı üzere henüz açıklanmış bir hüküm yoktur ortada. Sanık bu sürede yeni bir suç işlememesi halinde hakkındaki dava düşer ve herhangi bir sonuç doğurmaz.
    HAGB kararı verilmesinin önemli şartlarından biri mağdurun uğradığı zararın giderilmesi şartıdır. Hakaret suçu açısından dikkat edilmesi gereken nokta, HAGB kararı verilmesi için aranan şart suçtan kaynaklanan doğrudan bir maddi zarar yoksa, zararın giderilmesi şartının aranmaması gerektiğidir. HAGB için kişinin uğradığı manevi zarar dikkate alınmaz.
    Nihayet işlenen hakaret suçlarının her suçun özelliğine göre teknik olarak nasıl incelenmesi gerektiği ve ne şekilde ortaya çıkarılacağı bir ceza avukatı ile görüşülmelidir. Zira Ceza Hukukunda ufak ayrıntılar fazlasıyla önem arz etmektedir

Bir Cevap Yazın