YARGI KARARLARI İNCELEMELERİYLE MALPRAKTİS DAVALARINDA MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT – Av. Nazlı Özkul

Loader Loading...
EAD Logo Taking too long?

Reload Reload document
| Open Open in new tab

Tıbbı yanlış uygulama (malpraktis – malpractice) davalarında zarar gören tarafa idare tarafından ödenecek maddi ve manevi zarar kalemlerini ve yüksek yargı kararları ışığı altında tazminata neler dahil olduğunu bu yazımızda inceledik.

Malpraktis durumunda açılan tazminat davalarında maddi zarar kalemleri aşağıdaki hususları kapsamalıdır:

• Maddi zararlar
• Tıbbi tedavi ve ilaç masrafları
• Geçici ve muhtemel işgücü kayıpları
• Ücret ve aylık kayıpları
• Mevcut şartlarda ortaya çıkan büyük değişiklikler
• Yoksun kalma zararları

Peki yanlış tıbbi uygulama sonucu hafif kısıtlı kalınması durumunda tazminat istenebilir mi?
Bu konuda Danıştay 10. Dairesinin 1997 yılında verdiği emsal karar önem teşkil etmektedir.

Danıştay’ın E:1995/7754, K:1997/1071 li kararında şöyle belirtilmiştir: “Yanlış tedavi sonucu sağ ayak ön kas grubunu yitiren davacının hafif kısıtlılığa rağmen rahatça yürüyebildiği ve davalı idarede memur olması nedeniyle tüm tedavi giderlerinin karşılandığı anlaşıldığından maddi tazminat ödenemez. Ancak katlanılan sıkıntı nedeniyle manevi tazminat ödenmesi gerekir.”

Karardan da anlaşıldığı üzere hafif kısıtlılık ve buna bağlı olarak daha fazla efor sarf edilecek olması maddi bir tazminat gerekçesi olarak kabul edilmemektedir.

Bir Cevap Yazın