Türkiye’de sosyal ağ platformları için yeni yaptırımlar sırada mı?


Av. Begüm Yavuzdoğan Okumuş / GÜN+PARTNERS

Ülkemizde son dönemde Sosyal Medya Yasası olarak adı geçen 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (5651 sayılı Kanun) 31 Temmuz 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak 1 Ekim 2020 tarihinde yürürlüğe girdi. Bu kapsamda yetkili kurum olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), daha detaylı açıklamaları içeren ikincil mevzuat düzenlemelerini 2 Ekim 2020 tarihinde yayımladı. 5651 sayılı Kanun kapsamında yeni getirilen hükümler, kanuna sosyal ağ sağlayıcıları şeklinde yeni bir tanım getirerek ve önemli yükümlülük ve yaptırımlar düzenlendi. Bu düzenlemelerin yürürlük tarihinden bu yana BTK’nın, sosyal ağ sağlayıcılarının, getirilen bu yeni yükümlülüklere uyum sağlayıp sağlamadığını, özellikle Türkiye’de bir temsilci atanıp atanmadığını yakından takip ettiği görülmüştür.

Şimdiye kadar yalnızca YouTube ve VKontakte’nin Türkiye’de bir temsilci atamaya karar verdikleri biliniyor. Facebook, Twitter, Linkedin, Instagram, YouTube gibi önde gelen global sosyal ağ sağlayıcılarına temsilci atamadıkları gerekçesiyle şimdiden 1 milyon TL ve 30 milyon TL’lik idari para cezası verildi. Bu platformlardan bazılarının temsilci ataması konularında BTK yetkilileriyle iletişimde olduğu da takip edildi.

Sosyal ağ sağlayıcılarına verilen 10 milyon TL’lik para cezasından sonra uygulanan 30 milyon TL’lik ikinci idari para cezası kesilmesinin ardından temsilci atama yükümlülüğüne uymak için 30 günleri bulunuyor, sosyal ağ sağlayıcılarının bu süre içerisinde yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde 5651 sayılı Kanun uyarınca Türkiye’deki gerçek ve tüzel kişilerin (vergi mükellefi olanlar) bu sosyal ağ sağlayıcılarına reklam vermesi yasaklanacaktır. Yasak ile birlikte sosyal ağ sağlayıcılarıyla yeni sözleşmeler yapmak ve bunlara para transferi yapılması yasaklanacağından, BTK’nın reklam yasağı kararının Resmi Gazete’de duyurulması gerekmektedir. Kamu kurumlarının reklam yasaklarına uyulup uyulmadığını takip edecekleri de ayrıca belirtilmektedir.

Son günlerde Türkiye’de ilgili paydaşların (reklam verenler, ajanslar) yeni projeler için sosyal ağ sağlayıcılarıyla işbirliğinde tereddüt yaşadıkları ve halihazırda devam eden işbirlikleri kapsamında sözleşmelerinin geçerliliğini ve ilerleyen süreçteki nasıl bir uygulama takip etmeleri gerektiği hususunda soru işaretleri taşıdıklaro görülmektedir.

Kanunun lafzının özellikle reklam verenlere yönelik olması sebebiyle reklam yasağının doğrudan sosyal ağ sağlayıcılarına uygulanabilir olmadığını belirtmek gerekir. Bununla birlikte 5651 sayılı Kanun’da reklam verenlere ilişkin olarak özel bir ceza ya da yaptırım düzenlenmemiştir. Reklam verenler için pratikte doğabilecek risk, BTK kararlarına uymadıkları için idari para cezasına çarptırılmak olabilir ancak bu meblağın da düşük olmasından hareketle göz ardı edilebilir durumdadır. Bununla birlikte, reklam yasağı halihazırda Türkiye’deki ilgili paydaşları arasında büyük bir tereddüt yarattığından ve henüz yasak kararı yayınlanmadan reklam faaliyetlerinin askıya alınmasına sebep olduğundan ve BTK’nın reklam yasağı kararı vermesi halinde bu yasağın uygulamasının nasıl olacağı, ilgili tarafların buna nasıl yanıt verecekleri ve sözleşmelerini nasıl gözden geçirecekleri yahut bu yasağa ragmen, platformlara reklam vermeye devam edip etmeyecekleri ve devam ederlerse BTK’nın nasıl bir yaptırım uygulayacağı belirsizdir, bu konuda detaylı düzenleme de bulunmamaktadır.

Özellikle pandemi sırasında dijital reklamcılığın yükselişi göz önüne alındığında BTK’nın kararının KOBİ’leri ciddi şekilde etkileyeceği açıktır. Buna ek olarak 5651 sayılı Kanun, BTK’nın reklam yasağı kararından itibaren 3 ay içerisinde temsilci atama yükümlülüğüne uyulmaması halinde Sulh Ceza Hakimliğine başvurularak ilgili sosyal ağ sağlayıcısının internet bant genişliğinin %50 ila %90 arasında azaltılmasını düzenlemektedir. Bu durum ise, bir sonraki aşamada bu platformların düzgün bir şekilde faaliyet gösterememesi anlamına gelecektir.

Daha önce de belirtildiği gibi, diğer çokça eleştirilen yükümlülük ise sosyal ağ sağlayıcılarının kullanıcı verilerini Türkiye’de tutmaları yükümlülüğüne ilişkindir ve bu yükümlülüğün yerine getirilmesi global platformlar açısından temsilci atamasından da zor olarak değerlendirilmektedir. İkincil düzenleme, sosyal ağ sağlayıcılarının, kullanıcılarının temel bilgilerini ve BTK tarafından gerekli görülen bilgileri Türkiye’de tutma konusuna öncelik vermesi gerektiğini ve verileri Türkiye’de depolamak için alınan önlemlerin her raporlama döneminde raporlanması gerektiğini belirtmektedir. İkincil düzenleme, raporlama yükümlülüğüne aykırılık halinde 10 milyon TL tutarında bir para cezası öngörmektedir.

Özetle, getirilen yeni yaptırımlarla birlikte ekonominin bir bütün olarak olumsuz etkileneceği aşikardır. YouTube ve VKontakte’nin uyum haberleri sonrasında diğer sosyal ağ sağlayıcılarının da yasanın gerektirdiği şekilde Türkiye’de bir gerçek kişi temsilci atamak veya bir kuruluşa sahip olmak için çalışmalar yapmaya başlayabileceği düşünülmektedir Nitekim, BTK’nın herhangi bir sosyal ağ sağlayıcısı için reklam yasağı kararı vermesi halinde bu platformların mevzuatla uyumlu hale gelmek için önlerinde sadece son 3 ayları kalacaktır.



Haberin Tam Metni

Bir cevap yazın