kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa        Forum        Loca        Hakkımızda        İletişim        Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  Ceza Bölümü 2005/40 E., 2005/48 K.
  • O L A Y: Şırnak/Silopi 2. J. Snr. Tb. Komutanlığı emrinde görevli sanık J. Er Cuma Yarboynu'nun, 24.12.2004 tarihinden itibaren Silopi Gümrük Koruma Kapısında, Türkiye'ye giriş çıkış yapan araçlarda arama ve kontrol yapmakla görevlendirildiği, 1.1.2005 günü, birlikte yapılan arama sırasında kendisine ait dolap içerisinde bulunan eşofmanın yaka, paça ve cep kısımlarında saklanmış şekilde toplam 870 dolar, 1000 Irak dinarı, 645.000.000.TL'si paranın ele geçirildiği, ifadesinde paraları yirmi gün kadar önce görevli olduğu 47 Nolu Gümrük Giriş Kapısının bulunduğu sazlık bölgede poşet içerisine sarılı şekilde bulduğunu beyan ettiği, yapmakta olduğu görev gereği bulduğu paraları komutanlığa teslim etmesinin zorunlu olduğu, böylece, teslim etmesi gereken paraları teslim etmeyip yedinde bulundurmak suretiyle memuriyet görevini kötüye kullanmak suçunu işlediği ileri sürülerek, sanığın eylemine uyan Askeri Ceza Kanunu'nun 144. maddesi delaletiyle Türk Ceza Kanunu'nun 240. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle 2. Hava Kuvveti Komutanlığı Askeri Savcılığı'nın 24.3.2005 gün E:2005/574, K:2005/143 sayılı iddiana-mesiyle kamu davası açılmıştır.

    2. HAVA KUVVETİ KOMUTANLIĞI ASKERİ MAHKEMESİ: 20.4.2005 gün ve E: 2005/893, K:2005/53 sayıyla; sanığa yüklenen eylemin Gümrük Kapısında yapılan görev sırasında işlendiği ileri sürüldüğüne göre Jandarmanın mülki görevleri kapsamında bulunduğundan, yargılama görevinin adli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, temyiz edilmeyen karar kesinleşerek, dava dosyası, Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderilmiştir.

    SİLOPİ 2. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ : 20.7.2005 gün ve E:2005/1296, K:2005/357 sayıyla; sanığın bulduğu parayı üstlerine haber vermemesi şeklindeki eylemi Türk Ceza Kanununda düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturmayıp, askeri disiplini sağlamak için getirilmiş olan Emir ve Talimatlara İtaatsizlik suçunu oluşturabileceği, sanığın gümrük kapısında yaptığı görevin mülki ve askeri görevlerine ilişkin olduğu, bu nedenle yargılama görevinin askeri yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, kararın temyiz edilmeyerek kesinleşmesi üzerine, dava dosyası, Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, Mahkememize gönderilmiştir.

    İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi Ceza Bölümünün, AHMET AKYALÇIN'ın Başkanlığında, Üyeler; İhsan AKÇİN, Mehmet YALÇIN, Muvaffak TATAR, Erdoğan GENEL, Hasan DENGİZ, M. Sadık LİMAN'ın, katılımlarıyla yapılan 26.12.2005 günlü toplantısında;

    I-İLK İNCELEME : Yapılan incelemede, usule ilişkin işlemlerde 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş Ve İşleyişi Hakkında Kanun'da belirtilen süre ve biçim yönünden bir eksiklik bulunmadığı, askeri ve adli yargı yerleri arasında Yasa'nın 14. maddesinde öngörüldüğü biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu anlaşıldığından, esasın incelenmesine oybirliği ile karar verildi.

    II-ESASIN İNCELENMESİ : Raportör-Hakim G.Fatma BÜYÜKEREN'in, davanın çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu yolundaki raporu ve dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ahmet BEŞİNCİ'nin adli yargı, Askeri Yargıtay Başsavcı Yardımcısı Haluk ZEYBEL'in, davanın çözümünün adli yargı yerinin görev alanına girdiğine ilişkin yazılı ve sözlü açıklamaları dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

    353 Sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu Ve Yargılama Usulü Kanunu'nun "Askeri Mahkemelerin Görevleri" başlığı altında düzenlenen İkinci Bölümünde yer alan "Genel Görev" başlıklı 9. maddesinde; "Askeri Mahkemeler Kanunlarda aksi yazılı olmadıkça asker kişilerin askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askeri mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler" denilmektedir.

    "Askeri suç" ise öğretide ve uygulamada:

    a) Unsurları ve cezalarının tamamı Askeri Ceza Kanunu'nda yazılı olan, başka bir anlatımla, Askeri Ceza Kanunu dışında hiçbir ceza yasası ile cezalandırılmayan suçlar,

    b) Unsurları kısmen Askeri Ceza Kanunu'nda kısmen diğer ceza yasalarında gösterilen suçlar,

    c) Türk Ceza Kanunu'na atıf suretiyle askeri suç haline dönüştürülen suçlar, olmak üzere üç grupta mütalaa edilmektedir.

    Sanık, Jandarma Personeli olduğuna göre, Jandarmanın hangi nitelikteki görevler ile görevlendirildiğine ilişkin yasal düzenlemenin göz önünde tutulması, suça konu olayın meydana geldiği sırada yerine getirilmekte olan görevin, Yasa'da belirtilen görevlerden hangisine uygun olduğunun incelenmesi gerekmektedir.

    2803 sayılı Jandarma Teşkilat Görev Ve Yetkileri Kanunu'nun 7. maddesinde, Jandarmanın sorumluluk alanlarında genel olarak görevleri:

    a)Mülki görevleri;

    Emniyet ve asayiş ile kamu düzenini sağlamak, korumak ve kollamak, kaçakçılığı men, takip ve tahkik etmek, suç işlenmesini önlemek için gerekli tedbirleri almak ve uygulamak, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinin dış korunmalarını yapmak,

    b)Adli görevleri;

    İşlenmiş suçlarla ilgili olarak kanunlarda belirtilen işlemleri yapmak ve bunlara ilişkin adli hizmetleri yerine getirmek,

    c)Askeri görevleri;

    Askeri kanun ve nizamların gereği görevlerle GenelkurmayBaşkanlığı'nca verilen görevleri yapmak,

    d)Diğer görevleri;

    Yukarıda belirtilen görevler dışında kalan ve diğer kanun ve nizam hükümlerinin icrası ile bunlara

    bunlara dayalı emir ve kararlarla Jandarmaya verilen görevleri yapmak, şeklinde sayılmıştır.

    Jandarma Teşkilatı Görev Ve Yetkileri Yönetmeliğinin Dördüncü Kısım Altıncı Bölüm'de "Özel Kanunlara İlişkin Yetki ve Görevler" başlığı altında düzenlenen 80. maddesinde "Jandarma bu yönetmelikte ayrıntıları gösterilen görev ve yetkileri dışında, diğer genel ve özel kanunlarda yer alan ve Jandarmanın mülki görevleri içinde olup, idari kolluk makamlarınca;

    a.İzin verme,

    b.Beyanname ya da bildirim alma,

    c.Gözetim ve denetimde bulunma,

    d.Emir verme ve uyarıda bulunma,

    konularına ilişkin görevleri yürütür.

    Ayrıca Kanun ve nizamlara uygun olarak; kapatma, elkoyma, yasaklama ve diğer yetkilerini kullanır" denilmiş,

    4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun "Tanımlar" başlığı altında düzenlenen 2. maddesi (n) bendinde, "Memur: Türk Ceza Kanununun 279 uncu maddesi (5237 sayılı Yasa'nın 6. maddesi) ile Askeri Ceza Kanununun 13 üncü maddesinde sayılan kişileri,

    İfade eder" denildikten sonra, 16. maddesinin birinci fıkrasında, "Mülkî amirler, gümrük ve gümrük muhafaza amir ve memurları, Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı personel bu Kanunun suç saydığı fiilleri önleme, izleme ve soruşturmakla yükümlüdür ve kaçakçılık olayını öğrendikleri veya haber aldıkları veya rastladıkları andan itibaren bu Kanunun kendilerine yüklediği görevleri hemen yerine getirmeye mecburdur." Denilmekte, "Aramalar" başlığı altında düzenlenen 17. maddesinde "16 ncı maddede sayılanlar bu Kanuna göre aramalara da yetkilidir", 18. maddesinde de "Gümrük bölgesine 4458 sayılı Gümrük Kanunu gereğince belirlenen kapı ve yollardan başka yerlerden girmek, çıkmak veya geçmek yasaktır.

    Bu yerlerde rastlanacak kişi ve her nevi taşıma araçları yetkili memurlar tarafından durdurulur ve kişilerin eşya, yük ve üzerleri ile varsa taşıma araçları aranır" denilmektedir.

    Olay tarihinde sanığın, Gümrük Koruma Kapısında arama ve kontrol yapmakla görevli olduğu, yüklenen eylemin, yapmakta olduğu görev sırasında, dosya içinde bulunan ve bu görevi düzenleyen arama ve kontrol noktaları genel talimatında, "arama noktalarında yakalanan her türlü kaçak madde, Habur Kaç. İsth. Nar. Gümrük Muhafaza Müdürlüğüne teslim edilecektir. Arama esnasında elde edilen suçla ilgili bilgi ve belgeler tutanakla tespit edilir." Denildiği halde, ele geçirilen kaçak maddeleri, bilgi ve belgeleri tutanak düzenleyerek teslim etmesi gerekirken, sanığın bu yükümlülüğü yerine getirmeyerek ele geçirilen kaçak 870 dolar, 1000 Irak dinarı ve 645.000.000.-TL parayı yedinde bulundurması eyleminin, yukarıda açıklandığı üzere Jandarmanın idari (mülki) görevleri sırasında işlenen suç olduğu kuşkusuzdur. Biran için adli yargı yerince sanığa yüklenen eylemin "Emir ve Talimatlara İtaatsizlik" suçunu oluşturduğu düşünülse dahi suçun Jandarmanın mülki görevleri sırasında işlendiği belirlendiğinden bu durumda dahi yargılama görevinin adli yargı yerine ait olduğu açıktır.

    2803 sayılı Kanun'un 15 ve Yönetmeliğin 186. maddelerine göre jandarma personelinin ancak askeri hizmete ilişkin eylemlerinden dolayı askeri yargıya tabi bulundukları kuşkusuzdur.

    Açıklanan nedenlerle, sanık hakkında açılan kamu davasının adli yargı yerinde görülmesi ve Silopi 2. Asliye Ceza

    Mahkemesi'nin görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.

    SONUÇ : Davanın çözümünde ADLİ YARGI yerinin görevli olduğuna, bu nedenle Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 20.7.2005 günlü ve E:2005/1296, K:2005/357 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26.12.2005 günü OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.

  •  

     

     

     

    Ceza Hesaplama          Yargılama Giderleri Hesaplama          Avukatlık Ücreti Hesaplama          İnfaz (Yatar) Hesaplama

     

    Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Hukuk)          Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Ceza)          Anketler          İstatistikler

     

     

     

    Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

    Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

    Copyright 2010 BETA