kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa        Forum        Loca        Hakkımızda        İletişim        Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  Ceza Bölümü 2004/31 E., 2004/39 K.
  • OLAY: Narlıca 2. Hd. A. 1. Hd. Tb. 3. Bl. Komutanlığı emrinde görevli olup 21.3.2001-14.5.2001 tarihleri arasında, kontörlü telefon sorumlusu olarak görevlendirilen sanık P.Onb. Murat Karataş'ın, kendi şahsi görüşmelerini deftere kaydetmediği ve karşılığı 2.079.600.000.-TL. olan parayı komutanlığa teslim etmeyerek zimmet suçunu işlediği ileri sürülerek, eylemine uyan Askeri Ceza Kanunu'nun 131/1.maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle 6. Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı'nın 22.8.2001 gün ve E:2001/2696, K:2001/884 sayılı iddianamesiyle kamu davası açılmıştır.

    6. KOLORDU KOMUTANLIĞI ASKERİ MAHKEMESİ:31.12.2002 gün ve E:2002/1067, K:2002/1322 sayıyla; sanığın, sorumlusu bulunduğu kontörlü telefon ile yapılan görüşme ücretlerini zimmetine geçirmek gibi bir kastının bulunmadığı, telefon ile ücret ödeyerek görüşme yapması gerekirken yapmış olduğu görüşmelerin bedelini ödemediği, bu şekilde gerçekleşen eyleminin Türk Ceza Kanunu'nun 521/b. maddesinde düzenlenen "Otomatik Aletlerden Karşılıksız Yararlanma" suçunu oluşturduğu, bu suçun da askeri suç olmadığı, askeri bir suça bağlı bulunmadığı, sanığın terhis edilmesiyle askeri mahkemede yargılan-masını gerektiren ilginin kesildiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, temyiz edilmeyen karar kesinleşerek, dava dosyası, Hatay 2. Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderilmiştir.

    HATAY 2. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ: 27.6.2003 gün ve E:2003/596, K:2003/629 sayıyla; askerlik görevini yaparken, asker kişilere karşı, askeri mahalde işlendiği ileri sürülen zimmet suçu nedeniyle sanığı yargılama görevinin askeri yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş ve karar kesinleşmeden Mahkememize gönderilen dava dosyasında, Uyuşmazlık Mahkemesi'nce 17.11.2003 gün ve E:2003/60, K:2003/60 sayılı kararı ile, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş Ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 1 ve 14. maddesinde belirtilen koşullar oluşmadığından, aynı Yasa'nın 27. maddesi uyarınca yöntemine uygun bulunmayan başvurunun reddine karar verilip, dosyanın Mahkemesine gönderilmesinden sonra, bu kez dosyadaki eksiklik giderilerek, karar kesinleştikten sonra, dava dosyası, kendisine gelmekle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Mahkememize gönderilmiştir.

    İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi Ceza Bölümünün, Tülay TUĞCU'nun Başkanlığında, Üyeler; Süleyman ÖZCAN, Hamdi Yaver AKTAN, Muvaffak TATAR, Recep SÖZEN, Tamer KORKMAZ, M. Sadık LİMAN'ın katılımlarıyla yapılan 1.11.2004 günlü toplantısında;

    I-İLK İNCELEME : Yapılan incelemede, usule ilişkin işlemlerde 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş Ve İşleyişi Hakkında Kanun'da belirtilen süre ve biçim yönünden bir eksiklik bulunmadığı, askeri ve adli yargı yerleri arasında Yasa'nın 14. maddesinde öngörüldüğü biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu anlaşıldığından, esasın incelenmesine oybirliği ile karar verildi.

    II-ESASIN İNCELENMESİ :Raportör-Hakim G.Fatma BÜYÜKEREN'in, davanın çözü-münde adli yargı yerinin görevli olduğu yolundaki raporu ve dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ahmet BEŞİNCİ ile Askeri Yargıtay Başsavcı Yardımcısı Sevilay BATIR'ın, davanın çözümünün askeri yargı yerinin görev alanına girdiğine ilişkin yazılı ve sözlü açıklamaları dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

    353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu Ve Yargılama Usulü Kanunu'nun "Askeri Mahkemelerin Görevleri" başlığı altında düzenlenen İkinci Bölümünde yer alan "Genel Görev" başlıklı 9. maddesinde; "Askeri Mahkemeler Kanunlarda aksi yazılı olmadıkça asker kişilerin askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askeri mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler" denilmektedir.

    "Askeri suç" ise, öğretide ve uygulamada;

    a) Unsurları ve cezalarının tamamı Askeri Ceza Kanunu'nda yazılı olan, başka bir anlatımla, Askeri Ceza Kanunu dışında hiçbir ceza yasası ile cezalandırılmayan suçlar,

    b) Unsurları kısmen Askeri Ceza Kanunu'nda, kısmen diğer ceza yasalarında gösterilen suçlar,

    c) Türk Ceza Kanunu'na atıf suretiyle askeri suç haline dönüştürülen suçlar, olmak üzere üç grupta mütalâa edilmektedir.

    Aynı Yasa'nın 13.10.1996 gün ve 22786 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4191 sayılı Yasa'yla değişik 17. maddesinde; "askeri mahkemelerde yargılanmayı gerektiren ilginin kesilmesi, daha önce işlenen suçlara ait davalara bu mahkemelerin bakma görevini değiştirmez. Ancak suçun askeri bir suç olmaması askeri bir suça bağlı bulunmaması ve sanık hakkında kamu davası açılmamış olması halinde askeri mahkemenin görevi sona erer" denilmektedir.

    Ancak, Anayasa Mahkemesi'nin 11.3.2000 gün ve 23990 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1.7.1998 gün ve E:1996/74, K:1998/45 sayılı kararı ile maddenin ikinci tümcesinde yer alan "... ve sanık hakkında kamu davası açılmamış olması ..." sözcükleri iptal edilmiştir.

    Bu duruma göre, askeri mahkemelerde yargılanmayı gerektiren ilginin kesilmesiyle birlikte sanığa yüklenen suçun askeri bir suç olmaması, askeri bir suça bağlı bulunmaması halinde, askeri mahkemenin görevinin sona ereceği açıktır. İptal kararı nedeniyle, sanık hakkında kamu davasının açılmış olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır.

    Olumsuz görev uyuşmazlığına konu kamu davasında, görevsizlik kararı veren askeri yargı yerince, sanığın kontörlü telefon sorumlusu olarak görev yaptığı sırada ücret ödeyerek görüşme yapması gerekirken yaptığı görüşmelerin ücretini ödemediği, böylece sanığa yüklenen eylemin, unsurları ve cezalarıyla Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen "otomatik aletlerden karşılıksız yararlanma" suçunu oluşturduğu ve yargılama sırasında sanığın terhis edilmesiyle askeri mahkemede yargılanmasını gerektiren ilginin kesildiği gerekçesine yer verilmiş ise de, olay kısmında ve iddianamede belirlendiği üzere sanığa yüklenen eylem şahsi görüşmelerini deftere kaydetmeyip karşılığı 2.079.600.000.-TL olan parayı Komutanlığa teslim etmeyerek zimmetine geçirdiği iddiasından ibarettir. Bu durumda eylemin Türk Ceza Kanunu'nun 521/b. maddesinde düzenlenen suç kapsamında bulunmadığı açıktır.

    Sanığa yüklenen eylemin iddianamede ve adli yargı yerince verilen görevsizlik kararında belirlendiği üzere zimmet suçunu ya da Askeri Ceza Kanunu'nun 144. maddesi delaletiyle Türk Ceza Kanunu'nun 240. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği ve bu suçların da "askeri suç" olduğu kuşkusuzdur.

    Açıklanan nedenlerle, 353 sayılı Yasa'nın 4191 sayılı Yasa ile değişik 17. maddesi hükmü uyarınca, yüklenen suçun askeri suç olması nedeniyle davanın askeri yargı yerinde görülmesi ve 6.Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nin görevsizlik kararının kaldırılması gerekmektedir.

    SONUÇ : Davanın çözümünde ASKERİ YARGI yerinin görevli olduğuna, bu nedenle 6. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nin 31.12.2002 günlü ve E:2002/1067, K:2002/1322 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 1.11.2004 günü OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.

  •  

     

     

     

    Ceza Hesaplama          Yargılama Giderleri Hesaplama          Avukatlık Ücreti Hesaplama          İnfaz (Yatar) Hesaplama

     

    Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Hukuk)          Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Ceza)          Anketler          İstatistikler

     

     

     

    Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

    Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

    Copyright 2010 BETA