kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

YARGITAY
6. Ceza Dairesi 2007/9459 E.N , 2009/10326 K.N.

İlgili Kavramlar

ETKİN PİŞMANLIK
YAĞMA

Özet
SANIĞIN YAKINANIN BOYNUNDAKİ ALTINI YAĞMALADIKTAN SONRA KARISINA VERDİĞİ, KOLLUK TARAFINDAN AYNI GECE YAPILAN ARAMADA BULUNAMADIĞI, KOLLUK SAVUNMASINDA SUÇU KABUL ETMEDİĞİ, C.SAVCILIĞI'NDA YAPTIĞI SAVUNMADA SUÇUNU KABUL EDEREK ALTININ EŞİNDE OLDUĞUNU SÖYLEYİP BULUNMASININ ANLAŞILMASI KARŞISINDA, 5237 SAYILI YASA'NIN 168/3. FIKRASININ UYGULAMA KOŞULLARININ OLUŞTUĞU GÖZETİLMELİDİR.


İçtihat Metni

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-Tüm dosya içeriğine göre, hükümlünün, yakınanın boynunda bulunan iki adet altını olay gecesi saat 02.20 sıralarında yağmaladıktan sonra, evine götürüp karısına teslim ettiği ve kendisinden şüphelenilmesi üzerine kolluk tarafından aynı gece saat 03.30'da evinde yapılan aramada herhangi bir suç kanıtının bulunamadığının tutanakla belirlendiği ve sanığın da kolluk savunmasında atılı suçlamayı kabul etmemesine karşın, C.Savcılığı'nda yaptığı savunmasında suçlamayı kabul edip altınları karısına verdiğini söylemesi üzerine, kolluğun, sanığın karısının yer göstermesiyle altınların gömüldüğü ahırdaki yerden çıkartarak ele geçirdiği ve bu şekilde yakınana iade edildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCY'nin 168/3. fıkrasının uygulanma koşulları oluştuğu gözetilmeden, dosya içeriğiyle bağdaşmayan gerekçe ile etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasına karar verilmesi;

2-Sanığın, 5237 sayılı TCY'nin 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;

Bozmayı gerektirmiş, hükümlü Musa savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğname gibi (BOZULMASINA), 17.06.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA