kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

YARGITAY
6. Ceza Dairesi 2005/12479 E.N , 2005/10382 K.N.

İlgili Kavramlar

KANUNUN LEHE UYGULANMASI
UYARLAMA KARARI VE BUNUN HUKUKİ SONUÇLARI
ZAMAN BAKIMINDAN KANUNUN UYGULANMASI

Özet
765 SAYILI YASAYA GÖRE BELİRLENEN CEZANIN; TÜRÜ, ALT VE ÜST SINIRLARI KAKIMINDAN LEHE OLAN 5237 SAYILI YASA 'NIN MADDELERİNE UYARLAMA KARARININ; ÖNCEKİ VE SONRAKİ YASADA SUÇUN YASAL ÖĞELERİNDE DEĞİŞİKLİK BULUNMAMASI, HER İKİ YASAYA GÖRE DE ERTELEME KAPSAMI DIŞINDA KALMASI, ÖNCEKİ VE SONRAKİ YASALARA GÖRE TEMEL CEZANIN ALT SINIRDAN BELİRLENMESİ, CEZADA İNDİRİM YAPAN HÜKÜMLER YÖNÜNDEN DE BİREYSELLEŞTİRMEYİ GEREKTİREN BİR ORAN TAKDİRİNİN SÖZ KONUSU OLMAMASI NEDENLERİYLE UYARLAMA KARARININ DOSYA ÜZERİNDEN VERİLMESİ DOĞRU OLUP BU KARAR İTİRAZA TABİDİR.


İçtihat Metni

Hırsızlık suçundan hükümlü Davut hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK.nun lehe hükümlerinin uygulanmasının talep edilmesi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; 5237 sayılı TCY.nın 142/1-d, 53/1, 58, 63. maddeleri gereğince 3 yıl hapis cezasına ilişkin (Ulukışla Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 15.07.2005 tarihli ek kararın Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından bozma isteyen 03.10.2005 tarihli tebliğname ile 12.10.2005 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:

Tebliğnamedeki "hükmün zat ve mahiyetine etkili değişiklik" nedeniyle duruşma açılması gerektiğine ilişkin görüş; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.11.1980 gün ve 267/360, 28.02.1983 gün ve 409/81, 01.06.1987 gün ve 114/326 sayılı kararlarına dayanmakta olup bu kararlarda; öncelikle, dosya üzerinden karar verilebilmesi için yasada açık hüküm bulunması gerektiği, bu karar tarihleri bakımından böyle bir düzenleme bulunmadığından duruşma açılmasında zorunluluk bulunduğu belirtilmiştir.

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasanın 98/1, 101/1 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddelerinin açık hükmü karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemişir.

Ulukışla Asliye Ceza Mahkemesi'nce 15.07.2005 gün ve 1992/58-1999/31 sayılı ek kararı İle 765 sayılı TCY.nın 493/1, 522, 81/1. maddelerine göre, cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından lehe olan 5237 sayılı TCY.nın 142/2-d maddesi gereğince belirlenen uyarlama kararının; önceki ve sonraki Yasada suçun yasal öğelerinde değişiklik bulunmaması, her iki Yasaya göre de cezanın erteleme kapsamı dışında kalması, önceki ve sonraki Yasalara göre temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi, cezada indirim yapan hükümler yönünden de bireyselleştirmeyi gerektiren bir oran takdirinin söz konusu olmaması nedenleriyle 5275 sayılı Yasanın 98/1, 101/1 ve 5252 sayılı Yasanın 9/1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden verilmesi doğru ve bu kararın temyiz yeteneği bulunmayıp itirazı olanaklı bulunduğundan ve 5271 sayılı CMUK.nun 264/1. maddesi uyarınca hükümlü yönünden yasa yoluna başvuruda mercide yanılma haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli Mahkemeye iletilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına (GÖNDERİLMESİNE), isteme aykırı olarak, 17.11.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA