kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

İçtihatları Birleştirme BGK 1953/2 E, 1954/7 K.

"Özet"

KARŞILIK DAVA OLARAK AÇILMAYAN İPTAL DAVALARINA İCRA MAHKEMESİNDE DEĞİL GENEL MAHKEMELERDE BAKILIR.

"İçtihat Metni"

İcra Memurluğunca haczedilen mala üçüncü şahıs tarafından satış vesikasına istinaden istihkak iddia edilmesi üzerine alacaklı tarafından mezkur vesikanın iptali hakkında doğrudan açılacak davaya umumi hükümler dairesinde mahkemeler tarafından mı, yoksa İcra Tetkik mercilerince mi? Bakılması lazım geldiğine dair 13/04/1949 tarih ve 9/6 esas ve 8 karar sayılı Hukuk Umumi Heyeti Kararı ile 30/09/1950 tarih ve 949/4979 esas ve 4043 karar sayılı İcra ve İflas Dairesi Kararlan arasında husule gelen mübayenet ve ihtilafın halli gerekli görülmesine mebni 24/02/1954 tarihinde toplanan umumi heyette keyfiyet müzakere ve tetkik olundu.

Genel Kurul 13/04/1949 tarihli kararında İcra ve İflas Kanununun doksanyedinci maddesi mucibince haciz yaptıran alacaklı; Üçüncü şahsın istihkak iddiasına karşı bu kanunun onbirinci babı hükümlerine istinatla muvakkat veya kati aciz vesikası ibrazına mecbur olmaksızın mütekabilen iptal davası açabileceğine ve dava konusu olan hadisede alacaklı tarafından mütekabilen açılmış bir dava olmayıp İcra Kanununun doksandokuzuncu maddesine dayanılarak ve asli bir dava şeklinde vaki temlikin iptalinin dava edildiği anlaşılmasına binaen taraflar arasındaki uyuşmazlığın zikri geçen doksanyedinci madde gereğince incelenmesine kanunen mesağ bulunmadığı ve bu babtaki davanın umumi hükümler dairesinde ve asliye mahkemelerince tetkik ve halli lazımgeleceği beyan olunmuş; İcra ve İflas Dairesinin 30/09/1950 tarihli kararında ise alacaklının İcra ve İflas Kanununun doksandokuzuncu maddesi uyarınca üçüncü şahıs aleyhine açtığı meni muaraza davasından sonra haczolunan hak ve alacağın kendilerine temlik edildiğim ileri süren üçüncü şahsın istinat ettiği temliknamenin iptalini istemesi üzerine mezkur kanunun doksanyedinci maddesinin sondan bir evvelki fıkrasının kıyas suretiyle tatbik ve kabulüne kanuni mani bulunmadığı cihetle bu hususa matuf temyiz itirazının yerinde olmadığından bahisle alacaklı tarafından doğrudan açılan iptal davasının mercice bakılmasının tavsip edildiği anlaşılmıştır.

İcra Memuru tarafından haczedilen mal hakkında üçüncü şahıs istihkak iddia ettiği takdirde; Mahcuz mal borçlunun elinde iken haczedilmiş ise İcra ve İflas Kanununun doksanyedinci maddesi hükümleri dairesinde üçüncü şahsın tetkik merciinde usulen istihkak davası açması lazımgelir. Haczolunan şey borçlunun elinde olmayıp da üçüncü bir şahsın nezdinde bulunursa mezkur kanunun doksandokuzuncu maddesi uyarınca alacaklının üçüncü şahıs aleyhinde yine tetkik merciinde dava ikamesi icap eder. Alacaklı tarafından açılacak bu dava meni muaraza davası mahiyetinde olup bununla alacaklı; Haczedilen mala karşı üçüncü şahsın muarazasının menini taleple beraber mahcuzun borçluya aidiyetini ispat etmek mevkiindedir. Şayet üçüncü şahıs bu malın kendisine borçlu tarafından satıldığını iddia ile bu hususda bir de vesika ibraz ederse alacaklı bu vesikanın ya muvazaa suretiyle tanzim edilmiş olduğunu iddia eder veyahut kendisini ızrar kastiyle ve mal kaçırmak niyetiyle olduğunu beyanla bunun iptalini talep eder. Muvazaa iddiasının tetkiki mevzu harici olduğundan bunun üzerinde durulmamıştır.

Üçüncü şahıs böyle bir vesikaya istinaden doksanyedinci madde mucibince istihkak davası açarsa mezkur madde hükümlerine göre alacaklı da aciz vesikası istihsaline mecbur olmaksızın mütekabilen bu vesikanın iptalini tetkik merciinden dava ve talep edebilir. Ancak alacaklı bu suretle mütekabilen olmayıp da müstakilleri ve doğrudan iptal davası açarsa İcra ve İflas Kanununun onbirinci babı hükümleri dairesinde bu davaya mahkemelerce bakılmak lazım gelip icra tetkik merciinin vazifesi haricindedir. Çünki tetkik merciince bakılacak iptal davaları doksanyedinci maddede tasrih olunduğu veçhile ancak mütekabilen açılacak iptal davalarına mahsustur. Bu bir istisnai hükümdür. Mevridine münhasırdır. Bu hükmün bütün iptal davalarına teşmili caiz değildir. Hadise vazifeye taalluk ettiğinden mezkur maddenin kıyas yoliyle tatbiki de mümkün görülmemiştir. Açılacak bu dava; Üçüncü şahsın istihkak iddiasından ve memurlukça üçüncü şahsın mahcuza zilyet olduğu anlaşılarak dava külfetinin doksansokuzuncu maddeye tevfikan alacaklıya tahmil edilmesinden sonra dahi olsa yine aynı usulün tatbiki icap eden Zira netice birdir.

Binaenaleyh Genel Kurulun 13/04/1949 tarihli içtihadının kanunun ruh ve metnine uygun bulunduğuna ve mütekabilen açılmayıp da müstakilen açılan iptal davalarının mahkemelerce görülmesi lüzumuna ve tetkik mercilerinin vazifeleri haricinde olduğuna İçtihadı Birleştirme Kurulunun 24/02/1954 tarihli oturumunda ittifakla karar verildi.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA