kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa        Forum        Hakkımızda        İletişim        Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

11. Ceza Dairesi 2002/9617 E., 2002/9247 K.

DOLANDIRICILIK

HİLE VE SANİA

“İçtihat Metni”


T.C.
YARGITAY
Onbirinci Ceza Dairesi

Esas : 2002/9617
Karar : 2002/9247
Tebliğname : 6/ 2001135725

YARGITAY İLAMI

Dolandırıcılık suçundan sanık Cebrail’in yapılan yargılanması sonunda: TCK. nun 503/1, 522, 59, 72 ve 647 Sayılı Kanunun 4-6. maddeleri gereğince 4.953.588.000 lira ağır para cezasıyla mahkümiyetine dair TARSUS 1.Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 13.7.2001 gün ve 2000/611 Esas, 2001/826 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık ve müdahil vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen bila tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
I-Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kişiye kandırabilecek nitelikte hile ve desiselerle hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisi veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır.Yalan belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun denetleme olanağını ortadan kaldırmalıdır. Desise ise, maddi nitelikteki fiil ve hareketlerle mağduru hataya düşürmek için kullanılan aldatıcı vasıtalardır. Kullanılan hile ve desiseler ile mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu kandırıcı davranışlara ve yalanlara inanan mağdur tarafından sanığa veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hile ve desisenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi kullanılan hilenin şekli ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda ise; alışveriş nedeniyle sanık tarafından müdahile verilen çeklerden karşılıksız çıkan 18.9.2000 tarihli olanı ile henüz ödeme tarihi gelmemiş olan 25.10.2000 tarihli olanının bedellerinin elden ödendiğini, bu nedenle müdahile geri vermediğini savunmasına, müdahilin ileri sürdüğü ve tanık tarafından doğrulanan “çekleri ver, ben bankadan parayı çekip getireyim” şeklindeki sözleri yukarıda açıklanan hile boyutuna ulaşan yalan olarak kabul edilemeyeceği, çeklerin bedellerinin ödenip ödenmediğine ilişkin iddia ve savunmanın hukuki uyuşmazlık niteliği arzettiği, yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkümiyetine dair hüküm kurulması,
II-Kabule göre; sanığın borcuna karşılık farklı tarihlerde ve miktarlarda üç adet çeki müdahile verdiği, çeklerden 18.9.2000 gün, 4.000.000.000 lira ve 25.10.2000 gün, 2.000.000.000 lira meblağlı iki çeki ödeme yapacağını belirterek müdahilden geri aldığı, bu çeklerle ilgili herhangi bir ödeme yapmadığı, ödeme yapıldığı kabul edilen çekin ise müdahilin elinde kalan 9731703 seri nolu çeke ilişkin olup bu ödemenin sanığın sağladığı haksız menfaatten düşülerek temel ağır para cezasının 6.000.000.000 lira yerine 4.000.000.000 lira olarak kabulü suretiyle eksik ağır para cezası tayini,
Kanuna aykırı, sanık ile müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi CMUK’nun 32l nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.11.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

 

 

 

Yargılama Giderleri Hesaplama        Avukatlık Ücreti Hesaplama        Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Ceza)        İstatistikler

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA