kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa        Forum        Hakkımızda        İletişim        Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

11. Ceza Dairesi 2002/9950 E., 2002/9332 K.

DOLANDIRICILIK

EMNİYETİ SUİİSTİMAL

“İçtihat Metni”

T.C.
YARGITAY
Onbirinci Ceza Dairesi
Esas : 2002/9950
Karar : 2002/9332
Tebliğname : 11/2001102905
YARGITAY İLAMI

Dolandırıcılık suçundan sanık Lale’nin yapılan yargılanması sonunda: TCK. nun 504/3 ve 522. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay ağır hapis ve 13.750.000.000 lira ağır para cezasıyla mahkümiyetine dair ANKARA 8. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.5.2001 gün ve 2000/297 Esas, 2001/151 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 18.6.2002 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kişiye kandırabilecek nitelikte hile ve desiselerle hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisi veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Yalan belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olma, sergileniş açısından mağdurun denetleme olanağını ortadan kaldırmalıdır. Desise ise maddi nitelikte fiil ve hareketlerle mağduru hataya düşürmek için kullanılan aldatıcı vasıtalardır. Kullanılan hile ve desiseler ile mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu kandırıcı davranışlarla yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Somut olayda; arkadaşı Enver’den sanık Lale’nin Vakıflar Bankasında çalışması nedeniyle yüksek getirisi olan faizle para değerlendiğini öğrenen müdahilin, kendi parasını değerlendirmek amacıyla Lale ile hiç görüşmeden 3.000.000.000 lirasını Enver’le Lale’ye gönderdiği, bilahare kendisinin de aynı amaçla 2.500.000.000 lirasını Lale’ye verdiği vadesi geldiğinde parasını alamadığı bu paraların verilmesinin temini hususunda sanık Lale’nin hile ve desise kullanmadığından dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, eylemin emniyeti suistimal suçunu oluşturup oluşturmadığı üzerinde durulup 4616 Sayılı Kanun da dikkate alınarak hüküm tesisi gerektiği, gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı istem gibi CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.11.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

 

 

 

Yargılama Giderleri Hesaplama        Avukatlık Ücreti Hesaplama        Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Ceza)        İstatistikler

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA