kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa        Forum        Hakkımızda        İletişim        Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

1. Ceza Dairesi 2002/4673 E., 2003/1408 K.

 

ADAM ÖLDÜRMEK

FERİ CEZA TAYİNİ

HAKSİZ TAHRİK

KAVGADA ÖLENE EL UZATMAK

 

 

 

 

 

 

 

 

 

“ÖZET”

POLİS KRİMİNAL LABORATUARI’NDAN ALINAN RAPORUN FARKLI YORUMLARA SEBEBİYET VERECEK ŞEKİLDE DÜZENLENMİŞ İSE, DÜZENLEME MERCİİNE GÖNDERİLEREK FARKLI YORUMLARA NEDEN OLABİLECEK BÖLÜMLERİN NETLEŞTİRİLMESİ İSTENİP, BU GELDİKTEN SONRA SANIĞIN HUKUKİ DURUMUNUN TAYİNİ GEREKİR. SANIKTAN ELDE EDİLEN VE EMANETTE BULUNAN SUÇ ALETİ BIÇAK MAKTULE AİT OTOPSİ RAPORU İLE BİRLİKTE ADLİ TIP KURUMU’NA GÖNDERİLEREK SUÇUN HUKUKİ NİTELEMESİNİ SAĞLAYACAK ŞEKİLDE AYRINTILI RAPOR ALDIRILMALIDIR. İNGİLİZ MAKTULLERİNDAVRANIŞLARI BASİT TAHRİK OLARAK NİTELENDİRİLMEKLE BİRLİKTE, SANIK ALİ’NİN DAYISININ BIÇAKLANDIĞINI GÖRMESİ ÜZERİNE MAKTULLERE BIÇAKLA SALDIRMASI OLAYINDA AĞIR TAHRİK OLUP OLMADIĞI DEĞERLENDİRİLMELİDİR. BIÇAK SATIN ALARAK SİLAHLANMA; SALAMDAN KORUNMAYA YÖNELİK BİR HUKUKA UYGUNLUK HALİ OLMAYIP, SALDIRGANLARLA YAKIN TEMASA GİREREK GEREKTİĞİNDE KULLANMA HEDEF SEÇİLMİŞTİR. SANIKLARIN EYLEMLERİ BU YÖNÜYLE TCK’NUN 452/1 MADDESİ GÖZÖNÜNE ALINARAK DEĞERLENDİRİLMELİDİR. HAZIRLIKTAKİ SAVUNMALARI İNKARA YÖNELEN SANIKLARIN OLAY MAHALİNDE VEYA YAKIN ÇEVREDE OLDUKLARI ANLAŞILDIĞI HALDE SON SORUŞTURMADA SAVUNMALARI ALINMADAN CMUK 223/SON ‘DAN HAKLARINDA KARAR VERİLMESİ İSABETSİZDİR. OLAYIN NETLEŞMESİ AÇISINDAN GEREKİRSE SANIKLAR YÜZLEŞTİRİLİP AYRINTILI OLARAK DİNLENMELİDİR. TCK.NUN 31. VE 33. MADDESİ HER BİR CEZA İÇİN AYRI AYRI KARARA BAĞLANMALIDIR. 33. MADDE İLE GETİRİLEN YASAL KISITLILIK “İNFAZ KURUMUNDA GEÇİRİLECEK HAPİSLİK SÜRESİYLE SINIRLI OLACAK ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMALIDIR.

 

“İçtihat Metni”

Christopher ile Kevin’i müstakil faili belli olmayacak şekilde kasten birlikte öldürmekten sanıklar Ali Ümit ile Süleyman Gökhan, işbu ölümle biten kavgaya katılmaktan sanıklar Özkan, Süleyman, Kazım ile Hasan ve işbu ölümle biten kavgada suç delillerini gizlemekten sanık Çetin’in yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ve diğer sanıklar Murat, İbrahim Emrah, Savaş, Gökhan, Uğur, Burak, Sinan Cem, Umut, Muhammet, Serkan Hamit, Yılmaz ile Zafer’in üzerlerine atılı müsnet suçtan beraatlerine ilişkin (Beyoğlu Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 1.5.2002 gün ve 130/139 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi C.Savcısı, sanıklar Ali Ümit, Süleyman Gökhan, Süleyman, Özkan, Kazım, Hasan, Çetin ile müdahiller taraflarından istenilmiş sanık Ali Ümit ile müdahil Philip duruşmada talep etmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık Ali Ümit’in duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle müdahilin de duruşma istemeye yetkisi bulunmadığından duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Ali’nin iki kişiyi öldürme, sanık Özkan, Kazım ve Hasan’ın ölümle biten kavgaya katılma, sanık Çetin’in suç kanıtlarını saklayarak failin soruşturmadan yararlanmasını sağlama suçlarının ve sanık Süleyman Gökhan’ın ölümle sonuçlanan olayda bıçak temin edip dağıttığının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık Ali Ümit’in maktul Chritopher’e yönelik eylemiyle sanıklar Özkan, Kazım ve Hasan’ın kavgaya katılmak ve sanık Çetin’in TCY.nın 296/1. maddesine aykırılıkta suç niteliği tayin, sanıkla Özkan, Kazım ve Hasan yönünden basit tahrike ve mahkum olan tüm sanıklar yönünden takdire dayalı cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, bu kapsamdaki sanıkların savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip kısmen kabul ve kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Ali Ümit müdafiinin öldürmelerde sübuta, sanık Süleyman Gökhan müdafiinin sübuta ve kabul halinde teşdiden ceza tertibinin yersizliğine, TCY.nın 49/2 ve 51/2. maddelerinin tatbiki gereğine yönelen, sanık Süleyman müdafiinin lehte temyizinde sebep içermeyen, sanık Özkan müdafiinin bir sebebe dayanmayan, Cumhuriyet Savcısının sanık Hasan’a kavgaya katılmaktan verilin cezanın teşdiden tayini gerektiğine, müdahiller vekillerinin maktul Christopher’in öldürülmesinde TCY.nın 463. maddesi koşullarının bulunmadığına, tahrikin yokluğuna, sanık Özkan’ın öldürmelerde asli maddi fail olduğu gerekçesiyle suçunun vasfını, sanıklar için takdiri indirimin gerekmediğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar Özkan, Kazım, Hasan ve Çetin’in mahkumiyetine dair hükümlerle sanıklar Murat, İbrahim, Emrah, Savaş, Uğur, Burak, Sinan Cem ve Umut’un beraatine ilişkin hükümlerin kısmen tebliğnamedeki görüş doğrultusunda (ONANMASINA),

2) Ancak;

 

A) Sanık Ali Ümit’in adam öldürme eylemlerinde hukuki durumu yönünden;

 

a) İstanbul Polis Kriminal Laboratuarından alınan 11.4.2000 gün ve BYL 2000/12.h sayılı rapor farklı yorumlara sebebiyet verecek tarzda kaleme alındığından düzenleme merciine gönderilerek, 5. paragrafta açıklanan; “şüpheli Ali Demir’den elde edildiği bildirilen tahta saplı bıçağın namlu uç kısmındaki lekelerde ise maktul Christopher John’un genotip özelliklerinin yanı sıra ...” biçimindeki anlatımlı, bıçak namlusunda maktul Christopher’in de kanının bulunduğunun mu yoksa bulunmadığının mı ifade edildiğinin netleştirilmesi ve buna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken, yerel mahkeme heyetince dahi değişik yorumlara sebebiyet verecek muğlak ifadeyle yetinilmesi

b) Sanık Ali Ümit’den elde edilen ve İstanbul Polis Kriminal Laboratuarında inceleme konusu yapılan bıçağın, sap kısmına yakın namlu kısmı üzerinde maktul Kevin’in kanı açıklıkla saptandığından, bu konudaki 11.4.2000 gün ve BYL 2000/12.h sayılı raporda, Adli emanetteki bıçak ve maktul Kevin’e ait otopsi raporunun İstanbul Adlı Tıp Kurumuna gönderilerek;

aa) Bıçağın sap kısmına yakın namlu kısmı üzerinde maktul Kevin’in kanına rastlanmasının, namlunun, bu kısma kadar vücuduna nafiz olduğunun kanıtı sayılıp sayılmayacağına,

bb) Evsafı itibari ile maktul Kevin’de hasıl olan öldürücü nitelikteki iki yaradan herhangi birisinin ve açıkça saptanabiliyorsa hangilerinin bu bıçakla yapılmış olabileceğine fenni açıklık kazandırılarak, adı geçen maktul yönünden sanık Ali Ümit’in TCY.nın 463. maddesinden yararlanmaya hak sahibi bulunup bulunmadığının, Yargıtay denetimine elverişli düzeyde tartışılması gerekirken, yetersiz tıbbi raporlarla ve eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması,

 

B) Sanık Süleyman’ın ölümle sonuçlanan kavgaya katılım düzeyi yönünden;

 

Sanığın 6.4.2000 günü polise verdiği; “...bir şahıs tarafından sol bacağımdan yaralandım, ben de kendimi savunmak amacıyla çevrede yani olay yerinde bulunan sandalyelerle karşılık verdim. Daha sonra görevli memurlar beni Taksim ilkyardım Hastanesi’ne getirdiler.Bıçak kullanmadım, sadece sandalye vurdum.” Biçimindeki anlatımı ile, 8.4.2000 günü polise ve 10.4.2000 günü Sulh Ceza Yargıcına verdiği “Ben yaralanıp yere düşünce yeğenim Ali bana vurana gidip bıçak vurdu” tarzındaki beyanlarının birlikte değerlendirilmesi sonucu, maktullerden birine sandalye vurmak suretiyle el uzattığını kabul etmek ve TCY.nın 464/1. maddesince cezalandırmak gerekirken, suç vasfında yanılgı ile sanık Süleyman’ın, Yasanın 464/3. maddesince mahkum edilmesi,

C) Sanıklar Süleyman ve Ali Ümit’e yönelen haksız kışkırtma yönünden; İngiliz maktuller ve yandaşlarının toplumun infialine neden olacak genel nitelikli davranışları basit kışkırtma düzeyinde değerlendirilmekte ise de, sanık Süleyman’ın, maktullerden biri tarafından bıçaklanması üzerine sandalye vurarak maktule el uzattığı, sanık Ali Ümit’in ise, dayısı olan Süleyman’ın bıçaklandığını görerek maktullere bıçaklı saldırıda bulunduğu oluş ve kabulden anlaşıldığı halde, bu sanıklar yönünden açıklanan kışkırtıcılığın inzimamının TCY.nın 51/2. maddesinde tanımlanan ağır haksız kışkırtmayı oluşturacağının gözetilmemesi suretiyle, adı geçenlerin cezalarından eksik indirim yapılması,

D) Sanıklar Süleyman Gökhan ve Yılmaz’ın eylemlere katılımları yönünden;

 

Anlatımlarına göre sanık Süleyman Gökhan’ın; “sen gidiyorsun İngilizler bize saldırırsa kendimizi nasıl koruyacağız?” diyerek ve bıçak satın alma gereği üzerinde anlaşarak sanık Yılmaz’dan para aldığı, bu parayla yakındaki bir seyyar satıcıdan satın almış olduğu altı bıçağı kendisi ile Ali Ümit ve Fil Ali lakaplı zata dağıttığı ve bilahare girilen kavgada bu bıçakların kullanıldığı ifade olunmakta ve bu yöndeki beyanları değerlendiren yerel mahkemenin; sanık Yılmaz’ın bıçak almak üzere para vermesinde suç teşkil eden bir durum olmadığını sanık Süleyman Gökhan’ın ise, aldığı bıçakların birini kendi yedinde tutup diğerlerini arkadaşlarına dağıtarak girdiği kavgada, maktullere darbe vurduğunun açıklık kazanmaması karşısında, ölümle sonuçlanan kavgaya dahil olmaktan cezalandırılması gerektiğini hükme bağladığı anlaşılmakta ise de;

Maktullerin de içinde bulunduğu İngiliz holiganların yarattığı taşkınlıkların engellenmesinin Türk kolluğunun görevi dahilinde olduğu gözetildiğinde; bıçak satın alarak silahlanmanın, saldırıdan korunmaya yönelik bir hukuka uygunluk halini değil saldırganlarla yakın temasa girerek gerektiğinde kullanmayı hedef seçmiş olacağı, bu nedenle sanık Yılmaz’ın, birden fazla bıçak alınması için sanık Süleyman Gökhan’a para verirken bu bıçakların birkaç kişiye dağıtılacağını hamillerince de birden fazla kişiye karşı kullanılacağını, bu kullanımın ise asgari yaralama düzeyinde olabileceğini öngördüğünün kabulü gerekeceği, bıçakların, hamitlerince öldürücü şiddette vurulacağının bilinciyle hareket edildiğine ve bu niyette anlaşma sonucu bedelinin verilip satın aldırıldığına dair kesin kanıt bulunmadığından, sanık Yılmaz’ın fiilinin, her bir maktul yönünden ve ayrı ayrı; TCY.nın 452/1, 65/2-3, 51/1, 71. maddelerine uygun bulunduğu, sanık Süleyman Gökhan’ın fiilinin ise, satın aldığı bıçakları aynı öngörü koşulları içinde ve asgari yaralamada kullanılacağı bilinciyle birkaç kişiye dağıtması ve birisini de kendi yedinde tutarak kavgaya dahil olması nedeniyle, her bir maktul yönünden ve ayrı ayrı; TCY.nın 452/1, 51/1, 71 .maddelerine uyar olduğu gözetilmek ve bu yönde hükümler kurulmak gerekirken, CYUY.nın 254. maddesine uygun düşmeyen ve mukayeseli değerlendirmeyi dışlayarak savunmaların salt bazı bölümlerine itibar eden sınırlı yorumlamalarla, sanık Yılmaz’ın beraatine, sanık Gökhan’ın ise TCY.nın 464/3. maddesince cezalandırılmasına karar verilmesi,

E) Savunmaları alınmadan beraatlerine hükmedilen sanıklar yönünden; Hazırlık soruşturmasındaki savunmaları inkara yönelmiş olsa da, olay mahallinde veya yakın çevrede oldukları anlaşılan sanıkların, son soruşturmada alınacak beyanlarını da sübuta kanıt tutulabileceği gerçeğinden hareketle dinlenmeleri gerekirken, bu hallerde uygulanmayan CYUY.nın 223/son maddesine dayanılarak, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış içtihatlarına aykırı biçimde, sanıklar Gökhan, Muhammet, Serkan ve Halit’in savunmaları alınmadan, kanıt yetersizliği gerekçesiyle beraatlerine karar verilmesi,

F) Sanık Zafer’in olaydaki konumu yönünden;

 

Eylemler dizesinin ölümle sonuçlanan evresinden önce olay muhiti olan Beyoğlu semtinden ayrıldığını beyan edip sanık Süleyman Gökhan’ın kavgaya katılan olarak tarif ettiği kişi olmadığım, isim benzerliği nedeniyle suçlandığını açıklayan sanık Zafer’in;.Süleyman Gökhan ile yüzleştirilip ayrıntılı dinlenilerek, “Otuz yaşlarında, esmer tenli, kendisinden biraz daha boylu”-diye tarif ettiği, ölümle sonuçlanan yaralama evresinde de “yaralı şahsa suni teneffüs yapan İngiliz’e sopayla vurduğunu” ifade ettiği kişi olup olmadığına açıklık kazandırılarak, o kişi ise, ölümle sonuçlanan kavgaya dahil olmaktan . mahkum edilmesi gerekirken beraatine hükmedilmesi,

G) TCY.nın 31 ve 33. maddelerinin uygulanma biçimi yönünden;

 

Sanık Ali Ümit hakkındaki hükümlerde;

aa) TCY.nın 31. maddesi uyarınca hüküm altına alınacak kamu hizmetlerinden yasaklama feri cezasıyla, mahkumiyetin neticesi olarak TCY.nın 33. maddesince hüküm altına alınacak yasal kısıtlılığın, her bir ceza için ayrı ayrı karara bağlanması yerine, TCY.nın 76. maddesine aykırı şekilde, ağır hapis cezalarının içtimalı sonucu üzerinden hükme bağlanması,

bb) Türk Medeni Yasasının 471. maddesindeki düzenlemeyle yapılan zımni değişiklik uyarınca; TCY.nın 33. maddesi kapsamında karara bağlanan yasal kısıtlılık halinin, “infaz kurumunda geçirilecek hapislik süresiyle sınırlı” olduğu gözetilmeyerek, “ceza süresince devamına hükmedilmesi,

 

H) Firari sanıklar yönünden;

 

Olaya katıldıkları ifade olunan firari sanıklar, “Fil Ali” lakaplı Ali ile gerçek kimliği saptanamamış “Arap Veysi” lakaplı kışının, ciddiyet ve süreklilikle ancak kamu davasının hükme bağlanmasını geciktirmeye müncer olmayacak makul sürede araştırılarak, haklarında hüküm kurulmasının sağlanması gereğinin ortaya çıkması,

Bozmayı gerektirmek ve müdahiller vekilleri, yerel Cumhuriyet Savcısı ve bir kısım sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu yönleriyle isabetli görülmekle konu hükümlerin kısmen tebliğnameye uygun kısmen aykırı olarak ve kısmen farklı nedenlerle (BOZULMASINA), 16.6.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.

 

 

 

 

 

Yargılama Giderleri Hesaplama        Avukatlık Ücreti Hesaplama        Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Ceza)        İstatistikler

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA