kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa        Forum        Hakkımızda        İletişim        Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

10. Ceza Dairesi 2007/6338 E., 2009/115 K.

ADLİ PARA CEZASININ İNFAZI

KULLANMAK İÇİN UYUŞTURUCU MADDE BULUNDURMAK

“İçtihat Metni”

Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık Murat A… hakkında İSKENDERUN 2. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 29.11.2006 tarihinde 2003/902 esas, 2006/385 karar sayı ile mahkûmiyet kararı verildiği; hükmün sanık müdafii tarafından süresi içinde temyiz edildiği; Yargıtay C. Başsavcılığınca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 17.04.2007 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Uzlaşma kurumunun uygulanabilmesi için ise, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 24. maddesinde, kasten işlenen suçlarda, alt sınırın iki yılı aşmayan hapis veya adlî para cezası olması gerektiği belirtilmiş olup, somut olayda, sanık hakkında verilen ve seçenek yaptırıma dönüştürülen hapis cezası ile birlikte “tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine” hükmedilmesinin gerekmesi, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin geciktirilmesinin bunların niteliği ve amacı ile bağdaşmayacak olması karşısında, tebliğnamedeki (3) numaralı bozma düşüncesi benimsenmemiştir.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre, yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;

1- Uyuşturucu madde kullanmış olan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinin (2). fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2- Hükümden sonra 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde, uyuşturucu madde kullanmış olan sanık hakkında, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği gibi altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine de hükmedilebileceği öngörüldüğünden; sanığın hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

3- Kabule göre; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106. maddesinin (4). fıkrası hükmü uyarınca, çocuk sanığın ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesinin olanaklı olmayıp, anılan maddenin (11). fıkrası uyarınca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tahsil edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, kararda, “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” belirtilmesi,

Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 19.01.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

 

 

 

Yargılama Giderleri Hesaplama        Avukatlık Ücreti Hesaplama        Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Ceza)        İstatistikler

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA