kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa        Forum        Hakkımızda        İletişim        Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

Ceza Genel Kurulu 2007/9-182 E., 2007/196 K.

HAPİS CEZASI

MALA ZARAR VERME

YASA YARARINA BOZMA

“İçtihat Metni”

Mala zarar verme suçundan yapılan yargılama sonunda; Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesince 17.10.2002 gün ve 1297-789 sayı ile; hükümlü T.... T....’ın “765 sayılı Yasanın 516/ilk ve 522. maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay hapis ve 106.470.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına” karar verilmiş ve bu hüküm temyiz edilmediğinden 21.11.2002 tarihinde kesinleşmiştir.

Hükmün infazı sırasında; hapis cezası yanındaki para cezasının ödenmesi için ödeme emri çıkartılmış, bunun ödenmemesi üzerine de, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 20.01.2003 gün ve 2-5106 sayılı kararı ile para cezasının günlüğü 17.339.274 liradan 6 gün hapse çevrilmiş, daha sonra anılan para cezasının başka suçlardan verilen para cezaları ile içtima ettirilmesi üzerine bu kez toplam para cezası olan 163.416.240 lira, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2003 gün ve 2-5106 sayılı kararı ile 9 gün hapis cezasına tahvil edilmiş, son olarak yapılan içtima üzerine 193.836.000 lira olarak belirlenen ağır para cezası ise Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2005 gün ve 946 ilamat sayılı kararı ile günlüğü 100 YTL den 1 gün hapis cezasına çevrilmiş olup, henüz bu kararlar infaz edilemeden 01.06.2005 tarihinde yeni yasal düzenlemelerin yürürlüğe girmesi üzerine, infaz işlerini yürüten Zonguldak Cumhuriyet savcısının talebi üzerine, Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesince 21.06.2005 gün ve 1297-789 Ek sayı ile duruşma açılmaksızın evrak yapılan incelemede;

”1-Hükümlünün mala zarar verme suçu ile ilgili olarak 5237 sayılı Yasaya göre uygulama yapılması yönündeki istemin kabulüne,

Hükümlünün eylemine uyan 5237 sayılı Yasanın 151. maddesi gereğince takdiren günlüğü 20 YTL hesabıyla 100 gün karşılığı 2.000 YTL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve bu suçla ilgili olarak bu cezanın infazına,….

Kararın diğer hususlarının aynen yerine getirilmesine,

Kararın hükümlü T.... T....’a yazı işleri müdürlüğünce tebliğine,

Karar kesinleştirildikten sonra infazı için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı infaz bürosuna gönderilmesine….” şeklinde hüküm verildikten sonra, bu hüküm yasa yollarına başvurulmayarak kesinleşmiştir.

Uyarlama kararının ardından, Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığınca, 31.10.2005 gün ve 646 İlamat sayılı yazı ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından; T.... T....’ın hükümlü olduğu birden fazla mahkumiyet bulunduğundan, anılan hükümlerdeki para cezalarının içtimaına ilişkin bir karar alınması talep edilmiş, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca da 01.12.2005 gün ve 2-5106 sayı ile Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinden; “..Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2004 gün ve 46 müteferrik sayılı içtima kararının çözdürülerek, adı geçene ait ilamların 765 sayılı Yasanın 71, 72, 77 ve 5275 sayılı Yasanın 99. ve 101/2. maddeleri gereğince 2.085 YTL adli para cezası yerine 101 gün hapis olarak içtimaına karar verilmesi” yönünde talepte bulunulmuş ve bunun üzerine Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesince 07.12.2005 gün ve 224 müteferrik sayı ile;

”1-Eskipazar Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2001 gün ve 18-137 karar sayılı ilamıyla verilen 56.946.000 lira ağır para cezası ile Ankara 18. Asliye ceza Mahkemesinin 10.10.2001 gün ve 22-1322 sayılı ilamıyla verilen 30.420.000 lira ağır para cezasının hapse çevrilmesi sonucu elde edilen 1 gün hapis cezası ile;

2-Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2005 gün ve 1297-789 ek sayılı kararında para cezasına esas alınan gün miktarı olan 100 gün hapis cezasının,

5275 sayılı Yasanın 99. maddesi gereğince 101 hapis cezası olarak içtimaına,

3-Karar ve infaz evrakının Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,

4-Kararın Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlüye tebliğine,..” biçiminde karar verilmiştir.

Bu karara karşı ilk başta itiraz edilmemiş ise de; kararın infazın yapıldığı Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi üzerine, Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığınca 06.03.2006 gün ve 646 ilamat sayılı yazı ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına bu kararın doğru olmadığı, Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2005 gün ve 1297-789 ek sayılı kararındaki 2.000 YTL adli para cezasının, suç tarihinin 01.06.2005 ten önce olması nedeniyle hükümlü lehine değerlendirme yapılarak günlüğü 100 YTL den 20 gün hapse çevrilmesi gerektiği bildirilerek içtima hususunda yeni bir karar alınmasının istenmesi nedeniyle, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 21.03.2006 gün ve 2-5106 sayı ile aynı doğrultuda yeni bir talepte bulunulmuş ise de; Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesince 21.03.2006 gün ve 80 sayı ile; bu istemin reddine karar verilmiş ve bu karara karşı Ankara Cumhuriyet Savcısı tarafından 27.03.2006 gün ve 2-5106 sayı ile itiraz yoluna başvurulunca da; Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca 30.03.2006 gün ve 636 değişik iş sayı ile;

”..5275 sayılı Yasanın geçici 1. maddesi uyarınca 5275 sayılı Yasa dışındaki diğer kanunlarda yer alan adli para cezasının ödenmemesi halinde hükümlüler 1 gün 100 YTL hesabı ile hapsedilir, demekle uyarlama sonucu 21.06.2005 tarihli ek kararda ceza 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca verildiğinden, itiraza konu karar yerinde görülmekle, C.Savcılığı itirazının reddine,

Evrakın gereği için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı infaz bürosuna gönderilmesine,

Evrak üzerinde, talebe uygun ve kesin olarak, oybirliği ile” karar verilmiştir.

İtiraz üzerine verilen red kararına karşı Ankara Cumhuriyet Savcısının başvurusu ile TC Adalet Bakanı tarafından;

”5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5. maddesinin 5349 sayılı Kanunla eklenen 3. fıkrasında ağır para cezasından dönüştürülen, adli para cezasının ödenmemesi halinde, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106. maddesi hükümlerine göre hapis süresinin belirlenmesinde bir gün karşılığı olarak 100 milyon TL nın baz alınmasının belirtildiği, yine 5275 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinde, 26.09.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki diğer kanunlarda yer alan adli para cezasının ödenmemesi halinde, hükümlüler bir gün yüz TL hesabı ile hapsedilirler, hükmü gözetilmeden, doğrudan adli para cezası verilen hükümlü hakkında, ödenmeyen adli para cezasının, bir gün karşılığı olarak 100 YTL üzerinden hesap edilerek söz konusu 2000 YTL adli para cezasının 20 gün hapis cezasına çevrilmesi yerine, hükümlü aleyhine olacak şekilde bir günü 20 YTL dan olmak üzere 100 gün hapis cezasına çevrilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklinde yasa yararına bozma yasa yoluna başvurulmuş ve bu başvuru Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 20.07.2006 gün ve 163335 sayı ile ihbar olunduğunda; Yargıtay 9. Ceza Dairesince 09.11.2006 gün ve 5029-5991 sayı ile; “Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2005 tarihli ve 1297-789 sayılı ek kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılıp tebliğ edilmemiş ise taraflara tebligat yapıldıktan sonra iade edilmesinin temini için dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine..” karar verilirken; eksiklik tamamlandıktan sonra ise; 31.05.2007 gün ve 5252-4835 sayı ile; “…Hükümlü hakkında tayin olunan adli para cezasının hapis cezasından çevrili olmayıp, doğrudan hükmolunmuş bulunması nedeniyle, kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran sonucu itibarıyla yerinde görüldüğünden, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.03.2006 gün ve 636 değişik iş sayılı kararının CMK nun 309. maddesi uyarınca bozulmasına, bozma gereğince işlem yapılarak “Hükmolunan 2000 YTL adli para cezasının ödenmemesi halinde ödenmeyen adli para cezasının bir gün karşılığı olarak 100 YTL üzerinden 20 gün hapis cezasına çevrilmesine” karardaki diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın buna göre yapılmasına,….” karar verilmiş olup, bu karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 12.07.2007 gün ve 96838 sayı ile; “Esas itibarıyla Özel Daire Kararının aksine itiraz merciinin red kararının doğru olduğu, bununla birlikte uyarlama yargılamasının duruşmalı yapılması gerekirken duruşmasız yapılmış olması nedeniyle ortaya çıkan hukuka aykırılığın yasa yararına bozma istemine konu edilmediği belirtilmiş, sonuç olarak ise, uyuşmazlık konusunda doğru bir karar verilebilmesi için öncelikle kesin hükümde değişiklik yargılaması sonunda verilen hükümdeki hukuka aykırılıkların yasa yararına bozma konusu yapılması gerektiğine, bu hükümdeki yasaya aykırılıklar giderilmeden, uyuşmazlık konusunda karar verilmesinin, hukuka ve yasa yararına bozma kurumunun amacına uygun olmayacağına işaret edilmek suretiyle, öncelikle dosyanın Özel Dairesine gönderilerek, kesin hükümde değişiklik yargılaması sonucu verilen hükümdeki belirtilen ve tespit edilecek hukuka aykırılıklarla ilgili olarak kanun yararına bozma başvurusu sağlanmasından sonra, istemle ilgili karar verilmesi gerektiğinden Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 31.5.2007 tarih ve 2007/5252-5838 sayılı kanun yararına bozma isteminin kabulüne ilişkin kararının kaldırılmasına ve dosyanın Özel Dairesine gönderilmesine karar verilmesi” istemiyle itiraz yoluna başvurulmuştur.

Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

İnceleme, hükümlü T.... T.... hakkında mala zarar verme suçundan verilen karara hasren yapılmıştır.

1)Yargılama konusu maddi olayın;

”T.... T....’ın 15.06.2000 tarihinde sarhoş vaziyette arkadaşları ile birlikte otomobille gezerken, yanında kız arkadaşı olduğu halde otomobili ile gitmekte olan Edil Zurushav Adamoviç’in kullandığı araca kasıtlı olarak çarpması” tarzında gerçekleştiği,

2)Yargıtay 9. Ceza Dairesi ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nca çözülmesi gereken hukuki ihtilafın;

İnfaz aşamasına ait olduğu ve “01.06.2005 tarihinden önce işlenen suç nedeniyle 5237 sayılı TCY uyarınca doğrudan hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda, beher günün kaç YTL üzerinden hapse çevrileceği” ve “yasa yararına bozma yasa yoluyla Yargıtay incelemesine konu edilen hükmün, yasa yararına bozma istemine konu edilmeyen başka hukuka aykırılıkları da taşıması halinde Özel Dairenin ne şekilde karar vermesi gerektiği” noktalarında toplandığı,

3 -Genel Kurul’ca yapılan değerlendirmede;

Hükümlünün eyleminin; mala zarar verme suçunu oluşturacağı konusunda Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında bir uyuşmazlığın bulunmadığı,

Görüldüğü gibi; Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesince 17.10.2002 gün 1297-789 sayı ile hükümlü T.... T....’ın 765 sayılı Yasanın 516/ilk ve 522. maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay hapis ve 106.470.000 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve temyiz edilmeyen hükmün 21.11.2002 tarihinde kesinleştirilerek infaz sürecinin başlatıldığı,

Hükmün olayımızı ilgilendiren kısmının; ilk başta sadece para cezası ile ilgili kısım olduğu, ancak verilen uyarlama kararı sonunda hapis cezasının tamamen ortadan kalkması ve hükümlü hakkında sadece para cezasına hükmedilmesi nedeniyle sonuç itibarıyla ızrar suçundan verilen tüm cezanın bu kapsama dahil edildiği,

Yasa yararına bozma yoluyla temyiz incelemesine getirilen kararın Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin itiraz mercii sıfatıyla verdiği karar olduğu,

Genel Kurul’da yasa yararına bozma yasa yoluna konu edilen hukuki uyuşmazlığa geçilmeden önce, itirazda da belirtilen “uyarlama yargılamasının duruşmalı yapılması gerekirken duruşmasız yapılmış olması”ndan kaynaklanan hukuka aykırılığın üzerinde durulduğu,

Bu bağlamda, Genel Kurulun yerleşik kararları ve duraksamasız Özel Daire uygulamaları da dikkate alındığında, olayımızda söz konusu olduğu gibi takdir hakkının kullanılması ve farklı seçenek yaptırımların uygulanması olasılığının bulunduğu durumlarda, kesin hükümde değişiklik yargılamasının mutlaka duruşmalı yapılmasının gerektiği,

Somut olayda ise; uyarlama yargılamasının duruşma yapılmaksızın evrak üzerinde icra edilmesi suretiyle usule aykırı davranıldığı,

Belirtilen usule aykırılığın bir başka işlemle telafi edilmesinin mümkün olmadığı gibi, uyarlama yargılaması sonunda verilen hükümdeki hukuka aykırılık giderilmeden, bu hükme dayalı olarak oluşturulan sonraki kararlarda yer alan hukuka aykırılıkların giderilmesine çalışmanın, ülkede uygulama birliğini sağlama amacına hizmet için öngörülen yasa yararına bozma kurumunun amacının dışına çıkılması, bünyesinde hukuka aykırılık taşıyan hükümlerin uygulanması, onaylanması sonucunu doğuracağı,

Uyarlama yargılamasının duruşmalı yapılmasının sağlanması halinde ise; diğer hukuka aykırılıkların giderilebilmesinin yolunun kendiliğinden açılacağı,

Görüş ve kanaati benimsenmekle;

Her ne kadar Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.03.2006 gün ve 636 değişik iş sayı ile itiraz mercii sıfatıyla verdiği karar aleyhine yasa yararına bozma yasa yoluna başvurulmuş ise de; infaz aşamasında verilen bu karara da dayanak oluşturan Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2005 gün ve 1297-789 Ek sayılı uyarlama kararının takdir hakkının kullanılması ve yeni seçenek yaptırımların uygulanma olasılığı nedeniyle duruşmalı yapılması gerekirken, duruşmasız yapılan yargılama sonunda verilmiş olmasından kaynaklanan hukuka aykırılığın da aynı yolla Yargıtay Özel Dairesi önüne getirilmesi gerekmektedir. Aksi halde, uyarlama kararı ile ilgili hukuka aykırılık giderilmeden, sonradan verilen kararlardaki hukuka aykırılıkların giderilmesi yönünde inceleme yapılması, hukuka ve yasa yararına bozma yasa yolunun amacına uygun düşmeyecektir

Bu itibarla; itirazın kabulü ile; Özel Daire Kararının kaldırılması: dosyanın Özel Dairesine gönderilerek, duruşma yapılmamış olması nedeniyle Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2005 gün ve 1297-789 ek sayılı kararı aleyhine de yasa yararına bozma başvurusu sağlandıktan sonra, istemle ilgili karar verilmesi, bunun sağlanamaması veya bu karar aleyhine yasa yararına bozma yasa yoluna başvurulmaması halinde ise, belirtilen hukuka aykırılık giderilmeden yasa yararına bozmaya konu edilen hususla ilgili karar verilmesi olanaklı görülmediğinden yasa yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi gerekmektedir.

SONUÇ :

Açıklanan nedenlerle;

1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2-Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 31.05.2007 gün ve 5252-4835 sayılı yasa yararına bozma isteminin kabulüne ilişkin kararının KALDIRILMASINA,

3-Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2005 gün ve 1297-789 ek sayılı kararı aleyhine de yasa yararına bozma yasa yoluna başvurulmasının sağlanması için dosyanın Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderilmesi amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine 02.10.2007 günü yapılan müzakerede oybirliği ile karar verildi.

 

 

 

 

 

Yargılama Giderleri Hesaplama        Avukatlık Ücreti Hesaplama        Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Ceza)        İstatistikler

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA