kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa        Forum        Hakkımızda        İletişim        Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

Ceza Genel Kurulu 2007/4.MD.115 E., 2008/53 K.

HAKARET SUÇU

HAPİS CEZASI

“İçtihat Metni”

Adalet Bakanının soruşturma izni üzerine Beyoğlu C.Başsavcılığının 11.08.2005 gün ve 8954 sayılı iddianamesine istinaden Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2005 gün ve 301-312 sayılı son tahkikat kararıyla; İstanbul 6. Vergi Mahkemesi Başkanı M..... C....Demirci ile İstanbul 6. Vergi Mahkemesi Üyesi S..... K.....’nun birbirlerine görevde hakaret suçunu işlediklerinden bahisle 765 sayılı TCY.nın 266/3. maddesine mümas yargılanmaları istemiyle açılan kamu davasının Yargıtay 4. Ceza Dairesince yürütülen koğuşturması sonunda, anılan Dairenin 8.3.2007 gün ve 49-13 sayılı hükmü ile; 765 sayılı TCY.nın uygulamada 5237 sayılı TCY’den daha lehte sonuç vereceğinin kabulüyle her bir sanığın 765 sayılı TCY.nın 266/3, 251, 59 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddesi uygulamasıyla 2688 YTL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına ancak görevde hakaret fiillerinin karşılıklı olması ve her bir sanığın keyfi davranışlarıyla yekdiğerinin eylemine sebebiyet vermesi nedeniyle aynı Yasanın 272. maddesi uyarınca cezalarının ayrı ayrı kaldırılmasına, her bir sanığın davaya müdahil olarak katılıp kendisini vekille temsil ettirdiği gözetilerek 1.000’er YTL ücreti vekaletin diğer katılan sanıktan alınmasına, yargılama nedeniyle sarf edilen 50.81 YTL giderin, paylarına düşen oranda katılan sanıkların her birinden tahsiline karar verilmesi sonunda hükümlerin her bir katılan sanık müdafiince süresinde temyiz edilmesi üzerine;

Yargıtay C.Başsavcılığınca düzenlenen ve hükmün onanması istemini taşıyan tebliğnamenin 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CYUY.nın 316/son maddesi uyarınca sanıklara tebliği sonrasında mahsus müzakere gününde Yargıtay Ceza Genel Kurulunca yapılan değerlendirmede;

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Katılan sanıkların 1. sınıfa ayrılmış yargıç olmaları nedeniyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinde ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılamaları sonunda; koğuşturmanın ve kanıt toplanması işlemlerinin yasaya uygun yöntemle ve eksiksiz yapıldığı, hukuka uygun olarak toplanan kanıtların usule uygun tarzda CYY.nın 216. maddesi kapsamında tartışılıp değerlendirildiği, hükmün CYY.nın 223. maddesi kapsamında usule uygun biçimde kurulduğu,

Maddi olayın toplanan delillere uygun nitelikte saptanarak;

İstanbul 6. Vergi Mahkemesi Üyesi iken Bölge İdare Mahkemesi Üyeliğine atanan bir diğer hakimin sorumluluğundaki dosyaların bir kısmının mahkeme başkanınca katılan sanık üye S..... K.....’ya tevdi edilmesi üzerine, adı geçenin mahkeme kaleminde “başkasının s…b…u ben mi temizleyeceğim” biçiminde konuşması sonrasında mahkeme başkanı katılan sanık M..... C....Demirci’nin bir yazı yazarak kendisini uyardığının, uyarıya muhatap olan üye katılan sanık S..... K.....’nun başkanın odasına giderek “bana uyarı yazısı yazamazsınız” deyip yazıyı yırtmak suretiyle tepki gösterdiğinin, başkanın ise “saygısızlık yapıyorsun, şerefsizlik yapma” sözleriyle karşılık vermesi üzerine üyenin, “şerefsiz sizsiniz” biçiminde mukabelede bulunduğunun belirlendiği,

Bu oluş itibarıyla; her bir katılan sanığın, görev sırasında ve görevden kaynaklanan nedenle yekdiğerini sözlü ve eylemli biçimde tahkir ettiğinin ancak bu tahkir halinin karşılıklı olup muhatabın keyfi hareketinden kaynaklandığının isabetle saptanarak, 765 sayılı TCY.nın 272. maddesinin tatbiki ile her bir katılan sanığa verilen cezanın büsbütün kaldırılmasına hükmedildiği,

Dairenin açıklanan doğrultudaki takdir ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,

Bu değerlendirmeler karşısında; katılan sanıklar M..... C....Demirci ile S..... K.....’nun her birinin; “hakaret suçunu işlemediğine, fiilin karşı taraftan kaynaklandığına, herhangi bir keyfi harekette bulunmadığına, TCY.nın 272. maddesinin uygulamasından karşı tarafın yararlanmaması gerektiğine” ilişkin temyiz itirazlarının kabul edilebilir olmadığı sonucuna varılmış, bu nedenle usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin onanması gerekmiştir.

Değerlendirme konusu yapılması icap eden diğer husus;

Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin, sanıklar hakkında uygulanıp uygulanmayacağı keyfiyetidir.

5271 sayılı Yasanın, 5728 sayılı Yasa ile değişen ve 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasıyla hükümlendirilen kişilere belli koşullarda atıfet sağlanmasına ve haklarındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına elverişli olan 231. maddesi hükmü, CYY.nda yer alışından dolayı usul kuralı sayılabilir mahiyette ise de, yaratacağı ceza yaptırımından kurtulmaya yönelik sonucu itibarıyla maddi ceza hukukunu ilgilendirmesi nedeniyle lehe yasa uygulaması kapsamında değerlendirmeye konu edilecek normlar cümlesindendir.

Ne var ki, anılan maddenin uygulanabilmesi için, kişiye koğuşturma neticesinde 2 yılı aşmayacak süreli hapis ya da adli para cezası verilmesi gerekmektedir.

Oysa konu olayımızda, sanıklara verilmiş bir ceza yoktur.

Her ne kadar önce verilen ve sonra bütünüyle kaldırılan bir cezanın varlığı nedeniyle tertip olunmuş ücreti vekalet ve yargılama gideri sorumluluğu söz konusu ise de bu tür tali yükümlülüklerin, yasa koyucunun amaçladığı düzeyde ceza olmadığı ve salt bu nedenle hükmün açıklanmasının ertelenmesinden yararlanılmak gerekmeyeceği kabul edilmelidir.

Kaldı ki, 5271 sayılı CYY.nın 325. maddesinin 5560 sayılı Yasayla değişik 2. maddesi hükmü “hükmün açıklanmasının geri bırakılması ….hallerinde de yargılama giderlerinin sanıklara yükletileceğini öngörmekle, bu atıfetten yararlanmanın katılan sanıklar yararına bir sonuç doğurmayacağını, aksine hükmün açıklanması ertelendiğinde 5 yıllık bir denetim süresine hükmedileceğinden daha aleyhe bir sonuç doğuracağını ortaya çıkarmaktadır.

Bu değerlendirmeler sonucu;

765 sayılı TCY.nın 272. maddesi uyarınca işlediği hakaret suçundan dolayı verilen cezası büsbütün kaldırılan katılan sanıkların 5271 sayılı Yasanın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231. maddesi hükmünden yararlanamayacağı kabul edilmelidir.

SONUÇ:

Açıklanan nedenlerle;

1- Sanık müdafilerinin temyiz itirazlarının reddiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 08.03.2007 gün ve 49-13 sayılı hükmünün ONANMASINA,

2- Dosyanın Yargıtay 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 18.03.2008 günü yapılan müzakerede oybirliği ile karar verildi.

 

 

 

 

 

Yargılama Giderleri Hesaplama        Avukatlık Ücreti Hesaplama        Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Ceza)        İstatistikler

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA