kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa        Forum        Hakkımızda        İletişim        Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

1. Ceza Dairesi 2005/4811 E., 2007/2533 K.

MEŞRU SAVUNMA

SINIRIN AŞILMASI

5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 27 ]

5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 81 ]

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 448 ]

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 49 ]

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 50 ]

“ÖZET”

SANIĞIN, KARDEŞİNE 2-3 METRE MESAFEDEN BİRDEN ÇOK ATEŞ EDEN VE HALEN SİLAHLI SALDIRISINA DEVAM EDEN MAKTULE, MEŞRU SAVUNMA KOŞULLARI BİR HEYECAN, KORKU VE TELAŞTAN DOLAYI 10 KEZ ATEŞ EDEREK MEŞRU SAVUNMA SINIRINI AŞTIĞININ ANLAŞILMASINA GÖRE, 5237 SAYILI TCK’NIN 27/2. MADDESİ UYARINCA SANIĞA CEZA VERİLMEMESİ GEREKİR.

“İçtihat Metni”

Zaruretin tayin ettiği hududu tecavüz etmek suretiyle Murat’ı kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanıklar Hasan’ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, sanık Fikret’in öldürmekten beraatine ilişkin (Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesi)’nden verilen 04.10.2005 gün ve 230/147 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle, incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1-Sanıklar Hasan ve Fikret haklarında izinsiz tabanca taşımak suçlarından kurulan hükümlerle ilgili olarak;

a)Suç tarihi itibariyle eksik para cezasına hükmolunması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

b)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların izinsiz tabanca taşımak suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri ve düzeltme sebepleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafiinin sanık Hasan hakkında 647 sayılı Yasa’nın 4 ve 6. sanık Fikret hakkında ise 647 sayılı Yasa’nın 6. maddesinin uygulanmasının gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle CMUK’nın 322. maddesindeki yetkiye istinaden sanık Fikret hakkında içtima sonucu hatalı olarak verilen 3612 YTL’nin 3611 YTL olarak değiştirilmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),

2-Sanık Hasan hakkında adam öldürmek suçundan kurulan hükümle ilgili olarak;

Sanıklardan Hasan ve Fikret’in kardeşi olan Murat’ın işlettiği ve sanık Hasan’ın da boş zamanlarında yardım için bulunduğu şehir kulübünde maktul ve arkadaşları tanıklar Zafer, Serdal ve Ahmet’le alkol aldıkları, “ilahare kendi aralarında tartışıp yumruklaşmak ve ayrıca maktulün bardağı yea atıp kırması suretiyle taşkın hareketlerde bulunmaları üzerine sanık Hasan’ımnce maktulü tanıyan ve sözünü dinleyeceğini düşündüğü ağabeyi sanık Fikre’i arayıp olayı anlatıp yardım istediği, sonra da maktul ve arkadaşlarını ikaz derek “içmeyi bilmiyorsan gelme, bu yaptığın bir değil iki değil” dediği, çıkan özlü tartışma sırasında maktulün resepsiyona giderek önceden bıraktığı silah alması üzerine, maktulün olay çıkaracağını düşünen tanık Serdal’ın da >

>ndan alarak beline taktığı, arkadaşları tarafından dışarı çıkarılan maktulün oada da tanık Zafer’le tartışmasını sürdürdüğü, bu sırada arkadaşları ile olayyerine gelen sanık Fikret’in hep birlikte maktulü evine gitmesi için ikna etmee çalıştıkları, buna rağmen maktulün gitmemekte direnip ısrarla sanık Hasn’la konuşup “neden bana öyle dediğini soracağım” dediği, bu arada oradan ayılmakta olan tanık Serdal’ı darp ederek belindeki tabancayı ele geçirdiği /e tanıkların arasına dalarak sanık Fikret’le tartışırken aniden tabancasını çekerek 2-3 metre mesafedeki sanık Fikret’e 4 el ateş ettiği, atışlardan 3 taesinin sanık Fikret’e isabet ederek sağ popliteal bölge, sol tibia ve sol arktan yaralanmasına neden olduğu, bir tanesinin de olay yerinde bulunan tnık Sabri’nin dizine isabet ettiği, maktulün ateşine sanık Fikret’in de tabancas/la 3 el ateş etmek suretiyle karşılık verdiği, bu sırada kardeşinin yaralandığınım maktulün halen tabanca ile atışına devam ettiğini gören sanık Hasan’ın a kardeşinin canına yönelik saldırıyı defetmek için 10 el ateş ederek maktu) öldürdüğü olayda;

Sanığın, kardeşinin canına yönelik olarak 2-3 metre mesa2den birden çok ateş eden ve halen silahlı saldırısı devam eden maktule, meru savunma koşulları içerisinde hareket edip mazur görülebilecek bir heyecn, korku ve telaştan dolayı 10 kez ateş ederek meşru savunma sınırını açığının anlaşılmasına göre, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 27/2. maddesi uarınca ceza verilmemesi gerekirken, yazılı şekilde 765 sayılı TCK’nın 50. maddsinin uygulanması,

Yasaya aykırı, sanık Hasan müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 09.04.2007 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Her iki taraf ve yakınlarının yer aldığı olayda sanık Hasan’ın abisi Fikret ile maktulün yakın mesafeden karşılıklı tabanca ile birbirlerine vaki atışları sonucu ağabey Fikret ayaklarından yaralanmış ve yere düşmüştür.

Bu aşamada olay bitmiş sayılamaz. Öldürülende ikinci bir tabanca bulunup bulunmadığı, mevcut silahı ile atışlarını sürdürüp saldırısına devam edip etmeyeceği belli değildir. Başka bir ifade ile yenilenmesi her an ve hemen beklenen saldırının da sona ermemiş sayılması gerekir. Bu durumda sanığın kısa sürede gerçekleşen ve abisi Fikret ile maktul arasında cereyan eden karşılıklı tabanca atışları nedeniyle paniğe kapılması doğaldır. Bu nedenle meşru müdafaa şartları içinde öldürülene ateş ettiğini kabulde zorunluluk olmakla beraber, yaralı haldeki maktulün hayati önemi olmayan vücut nahiyelerine örneğin ayaklarına ateş edip onu durdurması, hiç olmazsa öldürülenin yaralı olduğunu gördükten sonra ateş etmeye devam etmemesi, etkisiz kaldıktan sonra da savunma ve tepkilerinde ısrar etmek suretiyle aşırılığa kaçmaması gerekirdi.

Bu oluş içinde sanığın 12 yerinden yaralanan maktule 10 el ateş ederek onu öldürdüğüne göre, zaruretin sınırını aşarak öldürme suçunu işlediği kabul edilmelidir.

Şu hale göre, suçun vasıf bakımından mevcut delilleri tahlil ederek oluşa uygun bir şekilde sanığın öldürme suçunu zaruretin tayin ettiği sınırı aşarak işlediği şeklinde takdir eden yerel mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığı düşüncesiyle sayın çoğunluğun sanık Hasan hakkında 5237 sayılı TCK’nın 27/2. madde ve fıkrasının uygulanarak ceza verilmemesi, bu nedenle de hükmün bozulması gerektiği yönündeki görüşünü benimsemiyoruz.

 

 

 

Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Hukuk)          Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Ceza)          İstatistikler

 

Yargılama Giderleri Hesaplama          Avukatlık Ücreti Hesaplama

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA