kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa        Forum        Loca        Hakkımızda        İletişim        Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

14. Hukuk Dairesi 2009/5197 E., 2009/8021 K.
  • TAPU KAYDINDA ŞERHİN KALDIRILMASI

     

  • 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 1012 ]

    "İçtihat Metni"

    Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.07.2008 gününde verilen dilekçe ile şerhin terkini ve maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; şerhin terkini bakımından davanın kabulüne, tazminat talebinin reddine dair verilen 17.02.2009 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 23.06.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı A vekili Av. M ile karşı taraf davalı vekili Av. N geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

    Dava, 1090 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesindeki "Devri yapılamaz, ipotek, haciz, irtifak hakkı, rehin, teminat ve sair mülkiyeti kısıtlayıcı hak ve şerh tesis edilemez" belirtmesinin terkini ve şerhin varlığı sebebiyle uğranılan zararın tahsili istemleriyle açılmıştır.

    Davalı, çekişmeli parselin ihaleyle davacıya satıldığını ancak ihaleye esas teşkil edecek 5335 sayılı Kanunun 32. maddesine göre çıkartılan yönetmelik hakkında idari yargıda açılan dava sonucu Anayasa Mahkemesine başvurulduğunu, Danıştay'ın da yürütmeyi durdurma kararı verdiğini, şerhin bu gelişmeler sebebiyle tapu kaydına işlendiğini, açılan davanın reddini savunmuştur.

    Mahkemece, şerhin terkinine ilişkin istek kabul edilmiş, tazminata yönelik talep reddedilmiştir.

    Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.

    1-Gerçekten, "Beyanlar" başlıklı Türk Medeni Kanununun 1012. maddesi hükmü "Bir taşınmazın eklentileri, malikin istemi üzerine kütükteki beyanlar sütununa yazılır. Bu kaydın terkini, kütükte hak sahibi görünen bütün ilgililerin rızasına bağlıdır. Taşınmaz mülkiyetine ilişkin kamu hukuku kısıtlamalarının beyanlar sütununa yazılması ve bu sütuna yazılabilecek diğer hususlar tüzükle belirlenir. Özel kanun hükümleri saklıdır" şeklindedir. Yasanın sözü edilen bu hükmü uyarınca genellikle tapu kütüğüne yazılarak alenileştirilmesinde fayda umulan hukuki ilişki ve fiili durum şeklinde tarif edilen her beyanın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilebilme olanağı yoktur. Başka bir anlatımla, tapu kütüğünün beyanlar hanesine "beyanda" bulunulabilmesi için ya Türk Medeni Kanununda bir hüküm olması veya özel kanunlarda bu konuda bir hükme yer verilmesi yahut Tapu Sicil Tüzüğünde bir düzenleme yapılmış olması gerekir. Tapu Sicil Tüzüğünün 60. maddesi hükmü gereğince de kütüğün beyanlar sütununa ancak mevzuatın yazılmasını öngördüğü hususlar yazılabilir. Ne var ki; yasal düzenlemelerdeki belirsizlikler nedeniyle Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü genelge ve talimatlarıyla açıklayıcı olmak koşuluyla örneğin; bina yapılamaz beyanı, yıkım kararları, uygulanamayan mahkeme ilamları, orman içi binalar gibi belirtmeler de tapunun beyanlar sütununa işaretlenebilir.

    Birbirinden farklı konularda beyanlar sütununa yapılan kayıtların bazıları, üçüncü kişilerin iyiniyetini bertaraf etmeye yararken, bazıları ilgilisi yararına karine yaratır. Bazıları ise taşınmaza bağlı bir ayni hakkı ya da şahsi hakkı, bazı beyanlar da kamu hukukundan kaynaklanan kısıtlamaları açıklar. Bir diğer anlatımla, beyanın niteliğine göre beyana bağlanan sonuç değişmektedir (Oğuzman-Seliçi, Eşya Hukuku, İstanbul 2004, s.204).

    Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden; 5335 sayılı Kanunun 32. maddesi ile davalı TCDD Genel Müdürlüğü'ne ait taşınmazlardan, ihtiyaç fazlası olanların satışı için TCDD Yönetim Kurulu'na yetki tanındığı, anılan bu kanun üzerine Ulaştırma Bakanlığı'nın TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğüne ait taşınmazların satışı ve değerlendirilmesi hakkında yönetmelik düzenlediği, yönetmeliğin 09.11.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımından sonra TCDD Genel Müdürlüğü tarafından açılan 12.04.2007 tarihli ihalede diğer bazı taşınmazlarla beraber 1090 ada 11 parsel sayılı taşınmazın davacıya ihale edildiği, ihalenin 22.05.2007 tarihinde onaylanarak 1090 ada 11 parselin 20.06.2006 tarihinde davacı adına tescil edildiği, bu arada dava dışı Liman-İş Sendikasının Danıştay'a başvurusu üzerine Danıştay 13. Dairesinin 07.12.2007 tarihinde taşınmaz satış ihale işleminin dayanağı olan yönetmeliğin Anayasa Mahkemesince karar verinceye kadar yürütmesinin durdurulmasına karar verdiği görülmektedir.

    Somut olayda da; çekişme konusu 1090 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine 19.03.2008 tarihinde işlenen belirtmenin nedeni ileride TCDD Yönetim Kurulu'na kanunla tanınan satış yetkisine ilişkin 5335 sayılı Kanunun 32. maddesinin ve bu kanuna göre çıkartılan Yönetmeliğin iptali durumunda TCDD Genel Müdürlüğü tarafından mülkiyetin iadesi talebi halinde yeni bazı mülkiyet karmaşalarının önüne geçmektir. Yapılan belirtme saptanan bu durum nedeniyle Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Taşınmaz Mallar Daire Başkanlığı'nın istemesi üzerine tapuya işlenmiştir.

    Yukarıda belirtildiği gibi tapu kaydında yer alacak beyanların amacı gayrimenkulle ilgili bazı fiili veya hukuki durumlara ya da zaten mevcut bulunan bazı haklara aleniyet sağlamaktan ibarettir. Davacıya ait taşınmazdaki "Devri yapılamaz, ipotek, haciz, irtifak hakkı, rehin, teminat ve sair mülkiyeti kısıtlayıcı hak ve şerh tesis edilemez" şeklindeki belirtme de buradaki hukuki durumu alenileştirme ve üçüncü kişileri koruma amacına yöneliktir. Diğer bir anlatımla, kamu düzenini koruma amaçlı bu hususun beyanlar sütununda gösterilmesi yasal düzenlemelere ve beyanların fonksiyonuna aykırılık oluşturmamaktadır. Mahkemece, bu yön gözardı edilerek belirtmenin terkinine ilişkin açılan davanın da reddi yerine kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

    2-Yukarıdaki bozma sebebine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesi gerekmemiştir.

    SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2. bent uyarınca davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 625.00 YTL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 25.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

  •  

     

     

    Ceza Hesaplama          Yargılama Giderleri Hesaplama          Avukatlık Ücreti Hesaplama          Avukat Rehberi

     

     

    Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Hukuk)          Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Ceza)          İstatistikler

     

     

     

    Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

    Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

    Copyright 2010 BETA