kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

Ana Sayfa        Forum        Loca        Hakkımızda        İletişim        Arama Yardımı

 

 
 
 
 
 

 

 
 
 

 

13. Hukuk Dairesi 2006/2066 E., 2007/6765 K.
  • ALACAK DAVASI
  • TAPULU TAŞINMAZIN HARİCE SATIŞI
  • ZİLYETLİK

     

  • 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 706 ]
  • 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 213 ]

    "İçtihat Metni"

    Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

    Davacı, davalı ile 15.10.1992 tarihinde yaptığı harici satım sözleşmesi ile davalıya ait tapulu taşınmazı 50.000.000 Tl bedel ile satın aldığını, satın aldığı taşınmazı kullanmaya başladığını ancak taşınmazın tapusunun tarafına verilmediğini, açtığı tapu iptal ve tescil davasının reddedildiğini ileri sürerek, taşınmazın dava tarihindeki değeri olan 7.000,00 YTL'nin tahsilini istemiştir.

    Davalı, davanın reddini savunmuştur.

    Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

    Tapulu taşınmazların haricen satışı TMK. 706., BK. 213 ve Tapu Kanunun. 26. maddelerine göre geçersiz olup, geçersiz satışlarda herkes aldığını iade ile mükelleftir. Somut olayda davacı taşınmazın ikame değerini talep etmiştir. Ne var ki davacı ödediği paranın iadesini denkleştirici adalet kurallarına göre geri isteyebilir. Satış bedelini ödeyen satıcı satışa konu olan taşınmazın bedeli ödeninceye kadar elinde bulundurma hakkına sahiptir. Davacının zilyetliği sürdüğü sürece alacak muaccel olmadığından zamanaşımı süresi işlemeye başlamaz. Zilyetliğin davacıya teslim edildiği 15.10.1992 tarihli sözleşmeden anlaşılmakta olup Yavuzeli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/73 Esas, 2005/199 Karar sayılı dosyasında dinlenen bilirkişi ve tanıklarda zilyetliğin halen davacıda olduğunu beyan ettiklerine göre zamanaşımı henüz işlemeye başlamamıştır. Kaldı ki, burada sözkonusu olan zamanaşımı satış bedelinin iadesi taahhüdünden kaynaklandığından Borçlar Kanunu 125. maddesine göre 10 yıldır ( 1936/31 esas, 1939/47 karar sayılı ve 7.6.1939 tarihli Yargıtay Tevhidi İçtihadı Kararı ) açıklanan bu yasal hükümler gözetildiğinde mahkemece işin esasına girilerek hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

    SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 15.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

     

  •  

     

     
     

    Ceza Hesaplama          Yargılama Giderleri Hesaplama          Avukatlık Ücreti Hesaplama          Avukat Rehberi

     

    Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Hukuk)          Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Ceza)          İstatistikler

     

     

     

    Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

    Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

    Copyright 2010 BETA