kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

Ana Sayfa        Forum        Loca        Hakkımızda        İletişim        Arama Yardımı

 

 
 
 
 
 

 

 
 
 

 

13. Hukuk Dairesi 2006/13374 E., 2007/4196 K.
  • İCRA T AKİBİNE İTİRAZ
  • İTİRAZIN İPTALİ
  • SÖZLEŞMENİN ÖDEME KOŞULLARI VE ZAMANI
  • TEMERRÜDE DÜŞME

     

  • 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 67 ]
  • 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 101 ]
  • 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 11 ]

    "İçtihat Metni"

    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

    Davacı, Çankırı Devlet Hastanesinin ihtiyacı olan ilaç ihalesinin üzerinde kaldığını, ihaleye konu ilaçların temin edilip, davalı hastanesine teslim edildiğini, bedelin ödenmemesi üzerine takibe geçildiğini, davalının icra takip tarihinden sonra anapara borcunu ödediğini, ödemenin B.K.nun 84. maddesi gereğince alacağın ferilerine sayılacağını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 11.800.000.000 TL alacağa, 24.6.2006 tarihli islah dilekçesi ile de 101.375.932.000 TL. alacağa yönelik, davalının itirazının iptaline, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

    Davalı, sözleşmenin 21. maddesi gereğince Çankırı mahkemelerinin yetkili olup, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, takipten ve ödeme emri tebliğinden önce anapara borcunun ödendiğini, ödenen bir borç için icra inkar tazminatına da hükmedilemeyeceğini savunarak, esastan da davanın reddini dilemiştir.

    Mahkemece, yetki itirazının reddine, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda itirazın iptaline, takibin, 101.375.932.000 TL asıl alacağın 4.12.2003 takip tarihinden itibaren %48 avans faizi üzerinden devamına, fazla istemin reddine, davacı yararına %40 icra inkar tazminatına karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

    1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

    2-Davacı, ihale ile teslimini yükümlendiği ilaçları fatura karşılığ teslim ettiği halde, bedelinin ödenmediğinden alacağının tahsili için yaptığı icra takibine vaki itirazın iptali istemi ile bu davayı açmıştır. Davacı yüklenici ve davalı idare (Çankırı Devlet Hastenesi) arasında 21.7.2003 tarihli "Mal Alım ihalelerine Ait Tıp Sözleşme" imzalanmıştır Sözleşmenin 4. maddesine göre sözleşme bedeli KDV hariç 111.841.800.000 TL olarak kararlaştırılmıştır. Davacı borcun ödenmediği talebi ile davalı aleyhine Şişli 1.İcra Müdürlüğünün 2003/15601 esas sayılı dosyası ile 4.12.2003 günlü takip talebiyle icra takibine girişmiş, faturaya dayalı olarak 111.490.182.000 TL asıl alacak, 15.425.187.254 TL işlemiş faiz olmak üzere 126.915.369.254 TL üzerinden icra takibi başlatmış, takip borclularından eldeki davanın davalısı suresi içerisindeki 22.12.2003 günlü dilekçesiyle borca itiraz etmiştir. Dosyaya sunulan muavin defter dökümleri ile ödeme belgelerine göre faturalara karşılık, 21.10.2003, 18.11.2003, 2.12.2003 tarihlerinde toplam 31.476.020.000 TL; 4.12.2003 takip tarihinde 100.325.500.000 TL ki, toplam 132.851.952.000 TL takip dosyası haricinde davacı tarafından tahsil edilmiştir.

    Uyuşmazlık, icra takibinden sonra ve davadan önce yapılan ödemelerin borçtan düşülmesi gerekip, gerekmediği hususuna ilişkindir.

    İ.İ.K'nunu 67/1 maddesi hükmüne göre, takip talebi itiraza uğrayan alacaklı itirazın iptalini isteyebilir. Açtığı bu davada takip tarihi itibarıyle alacağının varlığını ve miktarını genel hükümler çerçevesinde ispatlamalıdır. Böylesi bir ispat, doğal olarak, ispatlanan alacak tutarı bakımından borca itirazın, itiraz tarihi itibariyle haksızlığını da ortaya koyacaktır. Ne var ki; henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü de yoktur. Borçlu itirazın iptali davası açılmamış iken, itirazına konu borçu tamamen ( o yolda istek bulunması koşuluyla, ödeme tarihine kadar işlemiş olan faizi ve varsa ferileriyle birlikte) öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacağı ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı olmayacağı açıktır. Zira, takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre; gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasın da hukuki yararın mevcut olmayacağı açıktır. Bu noktada; takibe konu borcun tamamen ödenmiş olması halinde alacaklının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından, açtığı dava bu gerekçeyle reddedileceği; böylesi bir davanın kısmen de olsa kabulü söz konusu olamayacağı için, icra inkar tazinatına da hükmedilemeyecektir.

    Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmenin ödeme koşulları ve zamanı başlıklı 11/2 maddesinde; teslim edilen ilaç karşılığı kesilen fatura 2003 yılı ilaç tertibinden itibaren 30 gün içinde ödemesi yapılacaktır hükmü bulunmaktadır. Bu ödeme süresi kesin bir vadeyi ihtiva etmemektedir. B.K.'nun 101. meddesi borcun ifa edileceği gün taraflarca tayin edilmemiş ise muaccel bir borcun borçlusunun ancak alacaklının ihtarıyle mütemerrit olacağını öngörmüştür. Dosyada takip tarihinden önce davalının temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir ihtara rastlanmamıştır. Öte yandan davacı yüklenicinin davalı idareye hitaben yazıdığı 16.12.2003 tarihli yazısındaki "asıl alacak tutarının borçlu tarafından 4.12.2003 tarihinde alacaklının T.C. Ziraat Bankası Şişli Şubesi nezdindeki hesaba ödenmesi nedeni ile icra takibinin durdurulduğuna" ilişkin beyanı da kendisini bağlayacı niteliktedir. Bu durumda davalı borçlunun icra takibinin yapıldığı 4.12.2003 tarihinde tüm borcunu tamamen ödediği ve davacıya borcu kalmadığı anlaşıldığından mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

    3-İcra takibi, asıl alacak ve takip tarihine kadar işlemiş faiz için yapılmış, davalı borcun tamamına itiraz etmiş, davacı tarafça asıl alacağa yönelik olarak itirazın iptali istenilmiş, işlemiş faize yönelik bir dava olmadığı halde işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir.

    Mahkemece, davacının işlemiş faize yönelik davası olmadığı nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi ve davalı lehine ücreti vekalete hükmedilmesi usul ve yasaya ayrıkı olup bozma nedenidir.

    SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle davacı yaranına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

     

  •  

     

     
     

    Ceza Hesaplama          Yargılama Giderleri Hesaplama          Avukatlık Ücreti Hesaplama          Avukat Rehberi

     

    Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Hukuk)          Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Ceza)          İstatistikler

     

     

     

    Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

    Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

    Copyright 2010 BETA