kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

Ana Sayfa        Forum        Loca        Hakkımızda        İletişim        Arama Yardımı

 

 
 
 
 
 

 

 
 
 

 

13. Hukuk Dairesi 2008/4107 E., 2008/10634 K.
  • ALACAK DAVASI
  • AVUKATIN İSTİFA ETMESİ
  • AVUKATLIK VEKALET SÖZLEŞMESİ

     

  • 1136 S. AVUKATLIK KANUNU [ Madde 164 ]

    "İçtihat Metni"

    ÖZET

    Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

    KARAR

    Davacı, eşini trafik kazasında kaybettiğini ,davasını takip etmesi için davalı avukatı vekil tayin ettiğini, davalının mahkemece lehine verilen kararı icraya koyduğunu,icradan toplam 93.355 YTL tahsil etmesine rağmenhesap vermediğini,ihtarname gönderip,hesap istediğini,davalının kendisine verdiği çeklerle birlikte toplam 70 950 YTL ödediğini,bakiye 20 450 YTL yi vekalet ücretine saydığını ve vekilliğinden de istifa ettiğini bildirdiğini, icra dosyasında faiz hesabını yanlış yaptığını, haksız olarak istifa etmesi nedeniyle ücrete hak kazanmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik vekalet ücreti olarak kestiği 20.450 YTL nın tahsiline karar verilmesini istemiştir

    Davalı, icra dosyasından tahsil ettiği paraları davacıya teslim ettiğini, istifasının haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.

    Mahkemece, davalı avukatın uhdesinde tuttuğu herhangi bir para bulunmadığı gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş;hüküm,davacı tarafından temyiz edilmiştir.

    1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

    2-Hükme esas alınan 20.9.2007 tarihli bilirkişi raporu ve ek raporunda davalı avukatın davacı tarafa vekaleten takip ettiği Söke Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/1104 esas sayılı dava dosyası yönünden dava değeri 22 000 YTL kabul edilmek ve Avukatlık Kanununun 164 maddesi ile bu yasaya 5043 sayılı yasa ile eklenen geçici 21 madde hükmü de gözetilmek suretiyle bu miktara %20 oranının uygulanması halinde davalının 4 400 YTL ücrete hak kazanacağı belirtilmiş; yine anılan kararın takibe konulduğu Söke 4.İcra Müdürlüğünün 2004/2163 esas sayılı dosyası yönünden de asıl alacağa ve işlemiş faize Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kademeli tarife hesabına göre hesaplama yapmak suretiyle İcra Dosyası yönünden de karşı tarafa yükletilen avukatlık ücretiyle birlikte davalı avukatın 13 900 82 YTL ye hak kazandığını rapor etmiş,davacı ise 20.9 2007 tarihli rapora itiraz dilekçesinde davacının dava dosyası yönünden %20 oranında ücret isteyemeceğini,İcra Dosyası yönünden de asgari tarifeye göre ancak 6 218 91 YTL isteyebileceğini bildirmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, Anayasa Mahkemesi ,8.2.2008 tarihinde Avukatlık Kanununa 5043 sayılı kanun ile eklenen geçici 21.maddeyi iptal etmiştir. Bu durumda avukatlık ücretinden kaynaklanan uyuşmazlıklara, sözleşmelerin kurulduğu tarihte yürürlükte olan Avukatlık Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekir. Somut olayda taraflar arasında yazılı bir avukatlık ücret sözleşmesi yoktur. Davalı avukat, davacının vekili olarak Söke Asliye Hukuk Mahkemesinde 16.11.1998 tarihinde görev üstlenerek dava açmıştır.. Öyle olunca o tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Kanununun 2.5.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4667 sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki 163/son maddesi gereği, o tarihteki yürürlükte olan Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplama yapılması gerekir. Diğer taraftan davalı avukat, Söke .İcra Müdürlüğü’nün 2004/2163 esas sayılı dosyasına da davalı vekili olarak 18.6..2004tarihinden itibaren hizmet vermeye başlamıştır. Bu dosya yönünden de o tarihte yürürlükte bulunan ve 13.1.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5043 sayılı yasa ile değişik Avukatlık Kanunun 164/4 maddesi hükmünce avukatın yaptığı iş ve emeği de gözetilmek suretiyle %10-20arasında uygun bulunacak bir orana göre takibe konu asıl alacak miktarı yönünden hesaplama yapılıp,sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekir ise de, davalı avukat bu yönü temyiz etmemiş, böylece davacı yararına usuli kazanılmış hak doğduğundan anılan icra dosyası yönünden de yalnızca asıl alacak yönünden Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplama yapılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekir. Bu yönlerin göz ardı edilirek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması,usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir.

    SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 16.9.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

     

  •  

     

     
     

    Ceza Hesaplama          Yargılama Giderleri Hesaplama          Avukatlık Ücreti Hesaplama          Avukat Rehberi

     

    Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Hukuk)          Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Ceza)          İstatistikler

     

     

     

    Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

    Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

    Copyright 2010 BETA