kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

Ana Sayfa        Forum        Loca        Hakkımızda        İletişim        Arama Yardımı

 

 
 
 
 
 

 

 
 

 

13. Hukuk Dairesi 2009/1088 E., 2009/2553 K.
  • SENET DÜZENLENMESİ
  • TAKSİTLE SATIŞ

     

  • 4077 S. TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN [ Madde 6/A ]

    "İçtihat Metni"

    Semra vekili ile 1- Müflis E... İnş. ve Turizm Ltd. Şti. 2- M...-A... Factoring Finans Hiz. A.Ş. vekili aralarındaki dava hakkında (Ankara Dördüncü Asliye Tüketici Mahkemesi)'nden verilen 21.02.2008 gün ve 315-83 sayılı hükmün Dairemizin 27.10.2008 tarih ve 6727-12380 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.

    Davacı, davalı E... Ltd. Şti.'nin kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yaptığı dairelerden birisini 24.10.2002 tarihli harici sözleşme ile satın aldığını, davalıya satış bedeline karşılık bonolar verdiğini, bu güne kadar 264.000.000.000 TL ve 24.250 USD ödeme yaptığını, ancak davalının sözleşmeden doğan yüküm-lülüğünü yerine getirip daireyi teslim etmediğini, bundan sonra da teslim ede-meyeceğinin anlaşıldığını, davalıda halen ödenmemiş her biri 12.000.000.000 TL'lik 8 adet bononun bulunduğunu, satıcının bu bonoları diğer davalı M...-A... A.Ş.'ye ciro ettiğini belirterek, bu bonolardan dolayı borçlu olmadığının tes-pitine karar verilmesini istemiştir.

    Davalılar, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.

    Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karann, M...-A... A.Ş. tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 2008/6727-12380 sayılı ve 27.10.2008 tarihli kararı ile bozulmuş, davacı karar düzeltme talebinde bulunmuştur.

    Davacı ile davalılardan E... İnş. Ltd. Şti. arasında, 24.10.2002 tarihinde bu davalının yüklenici olarak yapmakta olduğu binadan 21 nolu dairenin 400.000.000.000 TL bedelle davacıya satıldığı, konutun en geç 31.12.2004 tarihinde davacıya teslim edildiği, davacının 24.10.2002 keşide tarihli her biri 12.000.000.000 TL bedelli 31 adet toplam 360.000.000.000 TL bedelli bonoları davalıya verdiği, bu bonolardan dava tarihi itibariyle 25.09.2004 vade tarihinden başlayıp her ay teselsül eden 8 adet toplam 96.000.000.000 TL bedelli bonoların ödenmediği, buna karşılık satıcının da sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu bonoların diğer davalı M...-A... A.Ş.'ye ciro edildiği dosya içeriği ile sabit olduğu gibi, bu hususlar tarafların ve mahkemenin kabulündedir.

    4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Yasa'nın 6/A maddesi taksitli satışlarda; sözleşmeden ayrı olarak kıymetli evrak niteliğinde senet dü-zenlenecekse, bu senet bir taksit ödemesi için ayn ayrı olacak şekilde ve sadece nama yazılı olarak düzenlenir. Aksi halde kambiyo senedi geçersizdir, düzenlemesini getirmiştir. Ancak bu yasal düzenleme 14.06.2003 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, somut uyuşmazlıkta sözleşme 24.10.2002 tarihinde yapılıp, davaya konu bonolar da aynı tarihte keşide edildiğinden, uyuşmazlığın çözümünde 4077 sayılı Yasa'nın 6/4. maddesi hükümleri değil, 4077 sayılı

    Yasa'nın değişiklikten önceki 6. maddesi hükümlerinin uygulanması gerekir. 4077 sayılı Yasa'nın 4822 sayılı Yasa ile değişiklikten önceki dönemde ise, taksitli satışlarda sadece nama yazılı senet düzenlenebileceği, emre muharrer senet düzenlenemeyeceğine dair kısıtlayıcı hüküm yoktur. Öyleyse davaya konu emre muharrer senetler tanzim tarihi itibariyle geçerli olup, bu senetlerin iptali genel hükümler doğrultusunda istenebilir. Şayet bonolar ciro edilmişse, TTK'nın 690-599. maddesi hükümleri karşısında keşideci, lehdar ile kendi arasındaki doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan defileri müracaatta bulunan hamile karşı ileri süremez. Meğer ki poliçeyi iktisap ederken, bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.

    Öyle olunca dava konusu bonoların M...-A... AŞ.'nin vadeden önce ciro yoluyla hamili olup olmadığı, geçerli bir ciro varsa iyiniyetli hamil olup olmadığı konusunda, her iki tarafın delilleri toplanarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekçesi ile mahkeme kararının bozulması gerekirken, zuhulen somut olayda uygulama yeri olmayan 4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Yasa'nın 6/A maddesi hükmüne göre bozulduğu bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin bozma kararı kaldırılmalı ve mahkeme kararı açıklanan değişik gerekçe ile bozulmalıdır.

    Sonuç: Davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 2008/6727-12380 sayılı ve 27.10.2008 tarihli bozma kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ile (BOZULMASINA), 26.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

     

  •  

     

     
     

    Ceza Hesaplama          Yargılama Giderleri Hesaplama          Avukatlık Ücreti Hesaplama          Avukat Rehberi

     

    Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Hukuk)          Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Ceza)          İstatistikler

     
     

    Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

    Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

    Copyright 2010 BETA