kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

Ana Sayfa        Forum        Loca        Hakkımızda        İletişim        Arama Yardımı

 

 
 
 
 
 

 

 
 

 

13. Hukuk Dairesi 2010/3958 E., 2011/1717 K.
  • KREDİ KARTI AİDATI

     

  • 5464 S. BANKA KARTLARI VE KREDİ KARTLARI KANUNU [ Madde 25 ]
  • 4077 S. TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN [ Madde 5 ]

    "İçtihat Metni"

    Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    Davacı, davalı bankanın kredi kartını 1997 yılından beri kullandığını, kendisine Ekim 2008 tarihli faturada 45 TL üyelik ücreti yansıtıldığını, bu bedeli iptal ettirmek için Konak Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı'na yaptığı başvurunun kabul edilmesi üzerine, davalı bankanın kendisini arayarak sonraki yıllarda üyelik ücreti alabilmek için onay istediğini, onay vermediği takdirde kartın kapatılacağını bildirdiğini, kendisinin bunu kabul etmemesi üzerine de, kartının kapatıldığını belirterek, kartın kullanıma açılmasına 1,000 TL manevi tazminata hükmedil meşini istemiştir.

    Davalı Banka; istemediği bir sözleşmeyi sürdürmeye zorlanamayacağını, hiçbir bankanın talepte bulunan kişiye kredi kartı verme zorunluluğu bulunmadığı gibi, bir kredi kartı hamilinin de kredi ilişkisini sürdürmeye zorlanamayacağını, aralarındaki sözleşmeye göre her iki tarafın tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetme hakkı bulunduğunu, dava konusu işlemin 5464 sayılı Yasa'ya uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.

    Mahkemece, 4077 sayılı Yasa'nın 5. maddesi uyarınca bankanın hizmet sağlamaktan haklı bir sebep olmaksızın kaçınamayacağı gerekçesiyle kredi kartının kullanıma kapatılması işleminin iptaline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.

    1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun ge-rektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.

    2- Davalı bankanın, davacıyı arayarak bundan böyle verdikleri kredi kartını kullanmaya devam edebilmesi için üyelik ücreti Ödemesi gerektiğini, buna onay vermediği takdirde aralarındaki üyelik sözleşmesini feshedip kredi kartını kullanıma kapatacağını ihtar ettiği, davacının buna yanaşmaması nedeniyle de verdikleri kredi kartını kullanıma kapattıkları, davacının bu yüzden eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.

    Sözleşme özgürlüğü yasalarca güvence altına alınmış olup, bu özgürlüğün ancak kamu yararı ile sınırlandın la bileceği kabul edilmiştir. Kural olarak herkes dilediği sözleşmeyi yapmakta serbest olduğu gibi, istemediği bir sözleşmeyi sürdürmek zorunda da değildir. Bunun istisnası "ittihaki sözleşmeler" olarak adlandırılan kamu hizmeti görmekte olan (Elektrik, su işletmeleri gibi) kamu idare ve müesseseleri ile bunlardan hizmet alan şahıslar arasında kurulan sözleşmelerdir. Bu tür sözleşmelerde kamu idare ve mü-esseseleri kâr amacından ziyade kamu hizmeti görmekle yükümlü olduklarından talep eden her şahısla sözleşme yapma zorunlulukları vardır.

    Bankalar bunun aksine kâr amacıyla kurulan müesseselerdir. Bu yüzden gördükleri hizmetin karşılığını da isteyebilirler. Ayrıca çok sayıda banka bulunduğuna göre de, davacı kendi yükümlülüklerini yerine getirmek kaydıyla dilediği bankadan kredi kartı kullanma imkanına da sahiptir. Bu durumda davacı ile davalı banka arasındaki sözleşmenin iltihaki bir sözleşme olmadığının kabulü gerekir. Bankalar gördükleri hizmetin uygun bir karşılığını istemek hakkına sahiptir. Kredi kartı hizmetinin banka için riski bulunduğu gibi bir maliyeti de bulunmaktadır. Bankanın bu maliyeti kredi kartı kullanıcılarına yansıtması doğaldır. Bankaların 5464 sayılı Yasa'nın 25. maddesi gereğince belirledikleri bu ücreti kart kullanıcılarından istediklerinde, bunu ödemeye yanaşmayan kişilerle sözleşme yapmaya zorlanamayacakları gibi, mevcut sözleşmeleri de bundan sonra sürdürmeye zorlanamazlar. Taraflar arasında mevcut sözleşme hükümlerine göre davalı bankanın davacıdan üyelik ücreti isteminin kabul edilmemesi nedeniyle sözleşme özgürlüğü çerçevesinde aralarındaki sözleşmeyi feshetmesi ve kredi kartını kullanıma kapatmasına engel bir hüküm de bulunmamaktadır. Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

    Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 07.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

     

  •  

     

     
     

    Ceza Hesaplama          Yargılama Giderleri Hesaplama          Avukatlık Ücreti Hesaplama          Avukat Rehberi

     

    Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Hukuk)          Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Ceza)          İstatistikler

     
     

    Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

    Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

    Copyright 2010 BETA