kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa        Forum        Loca        Hakkımızda        İletişim        Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  12. Hukuk Dairesi 2008/22373 E., 2009/3193 K.
  • KDV
  • MUAFİYET
  • YARGI HARÇLARI

     

  • 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 366 ]
  • 3065 S. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU [ Madde 17 ]
  • 3065 S. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU [ Madde 1 ]

    "İçtihat Metni"

    Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :

    5766 Sayılı Kanunla Değişik 492 Sayılı Harçlar Kanununa ekli yargı harçları ile ilgili 1 sayılı tarifenin A bendine ilave edilen IV numaralı bölüm uyarınca temyiz başvurularında harca tabi davalarda daha önce alınmakta olan matbu temyiz harcına ilaveten 60 TL temyiz başvurusu harcının alınması zorunlu olduğu ve başvurunun da 6.6.2008 tarihinden sonra olmasına rağmen temyiz başvuru harcı alınmadığı anlaşılmış ise de bu hususun mahallinde giderilmesi mümkün bulunduğundan dosyanın bu hususta işlem yapılmak üzere geri çevrilmesine gerek olmadığına oy birliği ile karar verilip temyiz incelenmesine geçildi;

    Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

    Alacaklı banka, kredi alacağı sebebi ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiğini alacağa mahsuben banka adına alınan taşınmazlara ilişkin olarak KDV bedelinin bankadan talep edilmemesi gerektiğini KDV bedelinin ödenmesine ilişkin kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece bankanın KDV den muaf olmadığından şikayetin reddine karar verilmiştir.

    3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunun 1. maddesinde,'Türkiye'de yapılan aşağıdaki işlemler katma değer vergisine tabidir.' hükmü yer almaktadır. Aynı kanunun 1. maddesinin (d) bendinde 'müzayede mahallerinde ve gümrük depolarında yapılan satışların katma değer vergisine tabi olduğu hükme bağlanmış 15 ve 48 seri nolu Katma Değer Vergisi genel tebliğlerinin müzayede mahallinde yapılan satışları düzenleyen bölümünde cebri icra, izaleyi şuyu, ipoteğin paraya çevrilmesi ve tasfiye nedenlerle müzayede mahallerinde yapılan açık artırma, pazarlık ve diğer şekillerdeki satışların katma değer vergisine tabi olduğu açıkça belirtilmiştir. Yasa maddesi ve uygulamaya ilişkin tebliğler birlikte değerlendirildiğinde müzayede mahallerinde yapılan aleni ve özel satışlar ile cebri satışların ticari olup olmadığına bakılmaksızın katma değer vergisine tabi olması gerekmektedir. Yüksek Mahkeme olan Danıştay'ın kararları da bu yöndedir. Uygulamada Cebri icra satışlarında KDV alınmakta olup KDV kanununda cebri icra ile ilgili özel bir düzenleme mevcut değildir. Cebri icradaki KDV alımı Katma değer Vergisi Kanunun 1/3-d bendi uyarınca yapılmaktadır. Yasa koyucu Katma Değer Vergisi kanunun 11. ve sonraki maddelerinde kanunun 1. maddesine göre KDV den sorumlu olanlarla ilgili olarak bazı hallerde muafiyete ilişkin düzenlemeler getirmiştir. Katma Değer Vergisi kanunun

    17.maddesinin değişik (r) bendinde 'bankalara borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallinde yapılan satışlar dahil) bankalara devir ve teslimleri'nin KDV den muaf olduğu açıkça belirtilmiştir. Bu durumda Danıştay kararları Yargıtay ve diğer Daire görüşlerine ve uygulamaya uygun olarak yeniden oluşturulan içtihatlarımız doğrultusunda, alacaklı bankanın alacağına karşılık borçlu ve kefilinin borçları ile ilgili olarak onlara ait taşınmazları cebri icra yolu ile aldığı takdirde KDV den muaftır.

    Somut olayımızda alacaklı banka kredi borcuna karşılık almış olduğu ipoteğe dayalı olarak takip başlatmış kesinleşen takip üzerine taşınmazı ihalede alacaklı banka alacağına mahsuben almıştır. Bu durumda yukarıda açıklandığı üzere alacaklı banka KDV uygulamasından muaf olacağı için kendisinden bu konuda ödeme yapılması istenemez.

    Mahkemece şikayetin kabulü ile KDV alınmasına ilişkin İcra Memuru işleminin iptaline karar verilmesi gerekir iken aksi düşünce ile şikayetin reddi isabetsizdir.

    SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA),60 TL temyiz başvuru harcının mahallinde temyiz edenden tahsiline 19.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

     

  •  

     

     

    Ceza Hesaplama          Yargılama Giderleri Hesaplama          Avukatlık Ücreti Hesaplama          Avukat Rehberi

     

    Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Hukuk)          Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Ceza)          İstatistikler

     

     

     

    Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

    Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

    Copyright 2010 BETA