kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa        Forum        Loca        Hakkımızda        İletişim        Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  12. Hukuk Dairesi 2010/18928 E., 2010/31368 K.
  • SU REJİMİ KURULMASI
  • SUYA VAKİ EL ATMANIN ÖNLENMESİ

     

  • 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 366 ]
  • 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 443 ]

    "İçtihat Metni"

    Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :

    HUMK.'nun 443/4. maddesi gereğince gayrimenkule ve buna ilişkin ayni haklara dair hükümler kesinleşmedikçe icra edilemez. Bu nedenle aynı ilamda yazılı eklentilerin de infazının istenebilmesi için ilamın kesinleşmesi zorunludur. Buna karşılık, gayrimenkulün aynına ilişkin olmayan (gayrimenkul üzerindeki kişisel "şahsi" haklara ilişkin olan) ilamların icraya konulabilmesi için bunların kesinleşmelerine gerek yoktur. Yani, bu ilamlar kesinleşmeden icraya konulabilir (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 3. Cilt, Sahife 2212).

    Somut olayda takip konusu Salihli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24.02.2010 tarih ve 2008/648 Esas, 2010/139 K..ar sayılı ilamının incelenmesinde; davaya konu "…

    …beton su deposu olarak gösterilen bölümden davalı karşı davacının 1 / 4 oranında aynı genişlikte plastik su borusuyla su almasının engellenmesine yönelik davacı karşı davalıların elatmalarının önlenmesine, karşı davacının 1 / 4 oranında, davacı karşı davalıların 3 / 4 oranında su kullanmasına imkan verecek şekilde belirtilen su kaynağı üzerinde su rejimi kurulmasına" karar verildiği görülmektedir. Bu durumda, taşınmazın aynı ihtilaflı olmadığından ilamın infazı için kesinleşmesine gerek bulunmadığı gibi, ilamın ferilerinden olan vekalet ücreti ve yargılama giderleri alacağı yönünden takip başlatılması için kararın kesinleşmesi koşulu bulunmamaktadır. O halde, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken ilamın taşınmazın aynı ile ilgili bulunduğu ve kesinleşmeden icra takibine konulamayacağından bahisle kabulü yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.

    SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 23.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

     

  •  

     

     

    Ceza Hesaplama          Yargılama Giderleri Hesaplama          Avukatlık Ücreti Hesaplama          Avukat Rehberi

     

    Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Hukuk)          Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Ceza)          İstatistikler

     

     

     

    Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

    Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

    Copyright 2010 BETA